SON DAKİKA
header-ad

Ders almamışlar !

Ne İzmir’deki olaydan ders almışız, ne nazilli’deki faciadan. Hatta, İsmail-Turan Balaban Caddesi’ndeki olaydan bile ders almamışız ki...Biz uyaralım, sonradan üzülmeyelim.

    Gerekli tedbirleri almıyoruz, denetim yapmıyoruz. Sonuç: İzmir’deki vinç kazasında 6 kişi hayatlarını kaybetti. 32 katlı bir rezidans inşaatında kurulu vinç, 19. kat seviyesinde kırılarak işçilerin kaldığı konteynerin üzerine düştü. 2 işçinin cesedine ezilen konteynerde ulaşıldı. İşçilerin daha önce konteynerlerin güvenli olmadığını için başka bir yere taşınmasını talep ettikleri öne sürüldü.
    Aydın’ın Nazilli ilçesinde bir döner firmasına ait restoranda meydana gelen patlamada ağır yaralanan ve kaldırıldığı İzmir Bozkaya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde 4 gün sonra hayatını kaybeden Cennet Yeldi’nin (24) cenazesi toprağa verildi.
    Faciada yaşamını kaybeden Fatma Danaş (45), Neslihan Karaboğa (38) çocukları Lale Nur Karaboğa (11), Gamze Karaboğa (10) ve Cansu Karaboğa (4) ile Emine Düztepe (37) ve kızı İrem Düztepe (14)  daha önceden toprağa verilmişti.
    O işletmenin o şekilde çalıştırılmasına nasıl izin verildi, ilerleyen süreçlerde denetim yapılmamış olmalı ki, çıkış yolu olabilecek o pencerelerin önüne konulan klima motorları kaldırttırılmamış. Ve 7 can kaybı. 4 yaralı.
    Elmalı Kent Meydanı’nda geçtiğimiz aylarda İsmail- Turan Balaban Caddesi tarafında kaldırıma konulan vinç, kaldırımın çökmesiyle beraber inşaat alanına düşmüştü. Mucize eseri o olayda  vincin düştüğü alanda çalışma yoktu, mucize eseri ölen ya da yaralananlar olmadı, sadece vinçte ciddi bir hasar oluştu. Ve bu olaydan sonra caddenin bu bölümündeki kaldırım iptal edildi.
    Mehmet Akif Ersoy Caddesi’nin bir tarafında Elmalı Kent Meydanı inşaatı bulunuyor. Kent Meydanı için  kazım çalışmaları yapılırken, caddenin bu bölümünde gerekli ve yeterli tedbirlerin alındığını söylemek mümkün değil. Resimlerde de görülebileceği gibi yol seviyesinden oldukça derine inilmiş durumda ve can ve mal güvenliği açısından tedbir alındığı söylenemez.  Uyduruk bir korkuluk, ne kadar sağlam olduğu meçhul. Peki ya bu bölümde de karşı tarafta olduğu gibi bir çökme yaşanırsa. Çökme olmayacağının nasıl bir garantisi yoksa, böyle bir olayın da can ve mal kaybıyla sonuçlanmayacağının da bir garantisi yok.
Özetle, ne İzmir’deki olaydan ders almışız, ne nazilli’deki faciadan. Hatta, İsmail-Turan Balaban Caddesi’ndeki olaydan bile ders almamışız ki...Biz uyaralım, sonradan üzülmeyelim.

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.01.05 21:00:13
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






BAŞKAN UYSAL: BELEDİYENİZİ BORÇ BATAĞINA SAPLAMAK İSTEMİYORSANIZ SAÇMA SAPAN İŞLERE GİREMEZSİNİZ

Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal FOX TV’de İlker Karagöz ile Çalar Saat Hafta Sonu proğramına katıldı.

Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal FOX TV’de İlker Karagöz ile Çalar Saat Hafta Sonu proğramına katıldı.
Başkan Uysal, Muratpaşa Belediyesi’nin yatırımlarıyla ilgili açıklamalarda bulunurken, ilçe merkezinin asfaltının komple sökülerek yenilendiğini ve bunda da 400 kilometre hedefine ulaşıldığını, toplamda 450 km yolun yeniden asfaltlanacağını belirtti.
Kısıtlı süre nedeniyle hızlı bir sunum yapmak zorunda kalan Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal şunları söyledi:  “Biz her yıl aşevimiz kanalıyla binlerce kişiye düzenli yemek yardımı yapıyoruz. Bunun için gıda malzemesi alım ihalesi yaptık. Bu ihale şartnamesi gereği bizim %20 fazla malzeme alma hakkımız var. Ama firma ihale miktarını dahi zor tamamladı. "Başka mal veremem" dedi." İsterseniz beni zorlayın veya başka yaptırımlarda bulunun" dedi.
Biz asfaltımızı kendimiz döküyoruz. Asfaltta 3 yıl önceye göre 3,5 kat fark var. Çok net bir rakam. Piyasa güvensizleşti. Kur %60 yükseliyorsa aslında piyasaya yansıyan zam %100 oluyor. Çünkü, geleceğe güven azaldığı zaman piyasadaki bütün aktörler batmayayım diye, ne olacağı belli değil bir miktar hata payı koyuyor.
Biz şöyle yapmıştık. Muratpaşa’nın merkez ilçesi. 513 bin nüfusu var. Doğalgaz çalışması yapıldı. Bizim 450 kilometre ara yolumuz var. Biz bu yolları toprağa kadar söküp yeniledik. 400.üncü kilometresinin törenini yapacağız. Bunun için 230 milyon lira civarında net para ödemişiz. 3 yıl öncesi ortalaması baz alınarak. Bugün olsa 3,5 katı. Müteahhitlik payını da koyarsak bir daha asla yapılamazmış. Bir de asfaltı biz kendi tesislerimizde üretiyoruz. maliyet olarak da çok düşük. 
Gelirlerimizde TUİK’in açıkladığı enflasyona yakın. Artıyor ama giderlerle mütenasip bir artış değil. Şimdi yeniden değerlemeyi %36,5 olarak açıkladılar. 
BELEDİYENİZİ BORÇ BATAĞINA SAPLAMAK İSTEMİYORSANIZ SAÇMA SAPAN İŞLERE GİREMEZSİNİZ.
Eğer batak bir ekonomi kurmak istemiyorsanız, çok yüksek faizlerle belediyenizi batırmak istemiyorsanız, belediye bütçenizin 7 katını borçlanırsanız , milletin geleceğinden çalan saçma işlere girmezseniz mecburen bir miktar daralıyorsunuz.
Öncelikli hizmetlere yöneliyorsunuz. Bana göre gıdaya öncelik vermeliyiz. Ne olacağı belli değil. Sosyal harcamaları esas almalıyız. Diğer bütün alanlarda tasarruf etmeliyiz.
Üç yıl önce bir spor kompleksi başlamıştık 2-2,5 yıl önce. Yüzme havuzu dahil 45 milyon lira idi maliyeti. Şu an topyekün aynı şekilde ihale etsek 140 milyon lirayı bulacaktı. Bu krizde kıyamette binalarımızı erteleyebiliriz dedik, biraz beklettik. Asfaltı bekletmedik. Gün günden kötü geliyor onu hallettik. 
Parklarımızı güneş enerjili parklara çevirmeye devam ediyorum. 
Bizim esasen bu krizleri yaşayacağımız inovasyonsuzluğumuzdan, vuruşlarımızın eksik olmasından, startab projelerimizin olmamasından, çok cılız kalmasından. Uzun yıllardır belli. Bizim ihracatımızın yapısı konvensiyonel ve ithalata dayalı. Bizim zaten sıkışacağımız 10 yıldır belli.  Bizim ihracatımızın yetersiz olduğu sır değil. Bunu sürdüremeyeceğimiz sır değil. Biz bulma para ile şuanda buralara kadar geldik. Dışardan gelen paraya nereden geldin demiyoruz. Biz pasifik adalarına rakip olduk aslında ekonomi olarak. Üretime dayalı ekonomiz yoksa eninde sonunda sıkışıyorsunuz, bulma para da bitiyor. Ne kadar, nereye kadar para bulabilirsiniz ! Yapısal olarak ekonominin üretime dayanması lazım.
Türkiye’nin 30 yıl önce vuruş çılgınlığı yaşıyor olması lazımdı. Dünya böyle yapıyor.  
ÇEVRECİ KOMŞU KART
Biz Çevreci Komşu Kart ile geri dönüştürülebilir atıklarımızı topluyoruz. Sıfır atık bizden başladı diyebiliriz. 2015'den beri bütün atıkları paraya bağladık, ekonomiye geri döndürüyoruz. İnsanlara parasal ödül veriyoruz. Sivil Toplum ve İnovasyon Merkezi kurduk, yeni projelere ücretsiz ofis veriyoruz, mentörlük hizmeti veriyoruz, o buluşu sonuna kadar destekliyoruz ve sık sık buluş yarışmaları düzenliyoruz. 
Biz bütçemizi her yıl internetten halkımıza oylatıyoruz. 
Robotik kodlama, temel yazılım eğitimi. 30 yıldır okullarımızın her yerine girmiş olması lazımdı. Ekomik olarak buraya geldik ama herkes çok sürpriz olmuş gibi konuşuyor. 
İnsanlarımız umutsuz olmasın. Yargı bağısmızlığından şikayet eden Kırcamili hemşehrilerimiz umutsuz olmasın. 
Türkiye’miz bunları aşacak güçte. Genç nüfusuyla, yeni yaklaşımlar, yeni beyinleriyle, vizyonlarıyla dünyaya bakan insanlarıyla hemen bunlar aşılabilir. Sistemik sorunları, anayasal sorunları, yargı bağımsızlığını, demokrasiyi, 5 yıllık 10 yıllık bir planlamayla Türkiye bahara adım adım atabilir.  
Ama üretmeden mümkün değil. Para bulmak, kayıt dışı paraları Türkiye’ye davet etmek bunlar sıkıntılı oluyor. Antalya cezaevinde yatanların yarısından fazlası uyuşturucu ticaretinden yatıyor. O paraların maliyeti oluyor.
İYİ Kİ TURİZM VAR
İyi ki turizm var.  Buradan büyük döviz kazanıyor memleketimiz. Ama bizim yaptığımız şey biraz otelcilik. Havaalanı operasyonu ve otelcilik. Turizmcilik olabilmesi için ülkemizin çiçek açması lazım. Antik kentlerimiz var ortalama 400'er ziyaretçisi yok. Kenti içini Kaleiçi festivali, kaleiçi çalışmaları ile bir miktar ivmelendirdik. Çok daha yolun başındayız. Potansiyelimizin %30'unu yapıyoruz. Ekonomimizin en toplu para kazandığı yer orası. “

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2021.12.05 09:51:14
Son Düzenlenme Tarihi :





Cemil Meriç Kütüphanesi 2.kuruluş yıldönümünü özel etkinlikle kutladı

Kepez Belediyesi’nin eski Dokuma Fabrikası’na enerji sağlayan trafo binasını kütüphaneye dönüştürdüğü Cemil Meriç Kütüphanesi 2’nci yaşını, okurları ve kitap bağışçılarıyla beraber ‘Pilav Günü’ etkinliği ile kutladı.

Akdeniz’in ve Antalya’nın en zengin kütüphanesi, Cemil Meriç Kütüphanesi 2 yaşında… Kepez Belediye Başkanı Hakan Tütüncü’nün 2021 yılında eski Dokuma Fabrikası’na enerji sağlayan trafo binasını kütüphaneye dönüştürdüğü Cemil Meriç Kütüphanesi’nin yıldönümü 2.Okur Buluşması ve Pilav Günü” etkinliğiyle kutlandı. Kepez Belediyesi’nin Cemil Meriç Kütüphanesi bahçesinde düzenlediği etkinlik okurlarla, kütüphaneye eşsiz eserler kazandıran kitap bağışçılarını buluşturdu. 2. Okur Buluşması ve Pilav Günü etkinliğinde, müzik dinletileri ile kulakların pası silindi, misafirler gönüllerince bir anı doğayla baş başa bir ortamda yaşama imkanı buldu.

KEPEZ’İN İLK KÜTÜPHANESİ

Kepez Belediye Başkanı Hakan Tütüncü’de, 2. Okur Buluşması ve Pilav Günü etkinliğine katıldı. Okurlar ve kitap bağışçılarının buluşma heyecanına ortak olan Başkan Tütüncü, gençlerin büyük ilgisiyle karşılaştı. Gençlerle beraber müzik dinledi, onlarla sohbet etti. 2. Okur Buluşması ve Pilav Günü etkinliğinde konuşan Başkan Tütüncü, Cemil Meriç Kütüphanesi’nin Okur Buluşması ve Pilav Günü’nün bu yıl ikincisini düzenlediklerini dile getirerek, kütüphanenin de 19 Mayıs’ta 3’ncü yaşına girdiğini söyledi. Cemil Meriç Kütüphanesi’nin Kepez’in ilk kütüphanesi olduğunu belirten Başkan Tütüncü, “Bu kütüphane 130 bin kitabı olan bir kütüphane… Hatay’dan Muğla’ya kadar, üniversiteler de dahil kitap koleksiyonu en zengin kütüphane. Kepez’e 21 tane kütüphane kazandıran anlayışın mayalandığı bir çalışma bir proje… Bu kütüphaneden sonra 20 tane daha kütüphane yaptık. “dedi.

FABRİKANIN TRAFO BİNASI KÜTÜPHANE OLDU

Cemil Meriç Kütüphanesi’nin daha önceden köhne bir fabrika binasının yıkılmaya yüz tutmuş trafosu olduğunu hatırlatan Başkan Tütüncü, “Bu yıkılmak üzere olan trafo binasına ilk baktığımda bana kübik bir yapı olarak İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nin kütüphanesini hatırlattı. Ve burayı güzel bir kütüphaneye çevirebileceğimizi düşünerek, işe başladık.”diye konuştu.

KÜTÜPHANEYİ CEMİL MERİÇ’İN ADIYLA TAÇLANDIRDIK

Kepez Belediye Başkanı Hakan Tütüncü, Dokuma Fabrikasının yıkılmaya yüz tutmuş karanlık trafo binasını, aydınlık bir kütüphaneye dönüştürdüklerini ve buraya da irfan dünyasının en önemli isimlerinden üstat Cemil Meriç’in adıyla taçlandırdıklarını da sözlerine ekledi. Cemil Meriç’in okuya okuya göz korneasını çatlattığını da hatırlatan Başkan Tütüncü, “Gözleri görmez olan Cemil Meriç’in okuma sevdası hiç bitmemiş. Parayla kitap okuması için kişiler tutmuş. Onlar kitapları okumuş, Cemil Meriç’te notlar almış ve insanlığa ölmez nice güzel eserler bırakmıştır. Gözleri görmeyen üstat kitaplara küsmemiş. Okumayı bırakmıyor. Kültür hazineleriyle dolu bizlere kitaplar, eserler bırakıyor. “dedi.

KÜTÜPHANEDE 130 BİN KİTAP

Cemil Meriç Kütüphanesi’nin 365 gün 24 saat açık olduğunu vurgulayan Başkan Tütüncü, “Türkiye’de 365 gün 24 saat açık olan bir başka kütüphane var mı? Ben bilmiyorum. “ dedi. Kütüphanede 130 bin kitabın bulunduğunu ve birçoğunun sahaflarda dahi bulabilmenin mümkün olmadığını ve bağışçılar tarafından on binlerce kitap bağışlandığını da sözlerine ekleyerek, bağışçılara teşekkür etti.

ANTALYA’NIN EN BÜYÜK KÜTÜPHANESİNİ AÇIYORUZ

Kepez’de kütüphaneler kurmaya neden bu kadar önem verdiklerini de anlatan Başkan Tütüncü, “Kitap okumayı alışkanlık haline getiren bir nesil var. Bu neslin okuma ilgisine ışık tutalım istiyoruz. Okuma ilgisini yükseltelim istiyoruz. Öğrencilerimizin ders çalışması açısından da bu kütüphaneler şehir için, gençler için, gelecek kuşaklar için eğitimde fırsat eşitliğinin yaşandığı noktalar olsun istedik. İşte bu nedenlerden dolayı Kepez’e 21 kütüphane yaptık. Antalya’nın en büyük kütüphanesini, 1 milyon kitap kapasiteli, aynı anda 2 bin kişinin çalışabileceği, 365 gün 24 saat açık olacak, Antalya Kütüphanesi’ni Cumhuriyet’in yüzüncü yılında hizmetinize sunacağız. Kütüphaneler bizden daha çok yaşayacak eserlerdir.”dedi.

KİTAPLARLA MEDENİYET KURAN MAZİNİN TEMSİLCİLERİYİZ

Başkan Tütüncü, “Biz, hayatta en hakki mürşit ilimdir, fendir, ülküsünün peşinden gidenleriz. Biz, hayatta en önemli şeyin ilim olduğu bilinciyle; Beşikten mezara ilmi arayın öğüdünün peşinden gidenleriz. Biz, kitaplarla bir medeniyet kuran, kitaplara hürmet eden bir mazinin temsilcileriyiz. “ diyerek sözlerini tamamladı. -bld.bsn.


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.05.22 11:40:01
Son Düzenlenme Tarihi :