SON DAKİKA
header-ad

Diş sarf malzemesi ve kırtasiye malzemesi satın alınacaktır

AĞIZ VE DİŞ SAĞLIĞI HASTANESİNE 37 KALEM DİŞ SARF MALZEMESİ VE 17 KALEM KIRTASİYE MALZEMESİ SATIN ALINACAKTIR

 Basın İlan Kurumu’nun ilan portalı ilan.gov.tr’de yer alan ilana göre İhale 24.03.2022 - saat 10:30'da Antalya Ağız ve Diş Sağlığı Hastanesi Ahatlı Mahallesi 75. Yıl Caddesi No:148 Kepez / ANTALYA  adresinde yapılacaktır. * DETAYLAR İÇİN TIKLAYIN



Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2022.02.28 19:41:09
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Korkuteli kadınları üretiyor, Antalya’nın lezzetleri Türkiye’ye yayılıyor

Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin kadınlara destek olmak amacıyla hayata geçirdiği üretim alanlarında kış hazırlıkları başladı. Kadınların el emeğiyle hazırladığı, özellikle kış aylarında sofraların vazgeçilmezleri arasında yer alan erişte, tarhana, salça, reçel ve turşu gibi ürünler, Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından kadın kooperatiflerine tahsis edilen satış alanlarında vatandaşlarla buluşuyor.

Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından kadınların üretime daha fazla katılmasını sağlamak, istihdam olanaklarını artırmak ve aile bütçelerine katkı sunmak amacıyla hayata geçirilen kadın kooperatifleri, çalışmalarını sürdürüyor. Kooperatiflerin üretim alanlarında her yıl olduğu gibi bu yıl da kış hazırlıkları başladı.Kadınların emeği ve özverisiyle hazırlanan tarhana, erişte, reçel, turşu ve salça gibi yöresel ürünlerin yanı sıra el emeğiyle üretilen çeşitli ürünler de Büyükşehir Belediyesi tarafından kooperatiflere tahsis edilen satış noktalarında vatandaşlarla buluşuyor. Kadınların üretimlerini ekonomik değere dönüştürmelerine katkı sağlayan bu alanlar, aynı zamanda doğal ve el emeği ürünlerin tüketiciye ulaştırılmasına imkân sunuyor.

KADIN KOOPERATİFLERİNDE ÜRETİM BÜYÜKŞEHİR DENETİMİNDE

Antalya Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’nda görevli Gıda Mühendisi Meltem Uz, kadın kooperatiflerinde kış hazırlıklarının başladığını belirtti. Uz, “Eylül ayının gelmesiyle birlikte kadın kooperatiflerimizde kış hazırlıklarımız başladı ve devam ediyor. Görevim gereği kooperatiflerimizde üretilen tarhana, turşu, reçel ve salça gibi ürünlerin üretim süreçlerini denetliyorum. Kış hazırlıklarımızdaki temel amacımız, yaz aylarında uygun fiyatlı ve kaliteli şekilde temin edilen meyve ve sebzeleri doğru koşullarda değerlendirerek kış aylarına taşımak” dedi.

YAZ ÜRÜNLERİ KADIN KOOPERATİFLERİYLE KIŞA TAŞINIYOR

Kooperatiflerde üretilen ürünlerin doğal ve sağlıklı koşullarda hazırlanmasına özen gösterdiklerini ifade eden Uz, “Üretimlerimizi herhangi bir katkı ve koruyucu madde kullanmadan gerçekleştiriyoruz. Ürünlerin besin değerlerinin korunmasına büyük önem veriyoruz. Böylece yaz mevsiminin taze ürünlerini kış aylarında da vatandaşlarımızın mutfaklarına ulaştırıyoruz. Vatandaşlarımız, kooperatiflerimizde üretilen doğal ürünlere Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne ait Korkuteli Kadın Kooperatifleri Satış Mağazası’ndan ulaşabilirler” diye konuştu.

VATANDAŞLAR KADIN KOOPERATİFLERİNDEN MEMNUN

Kooperatif üyesi kadınlar tarafından hazırlanan ürünlerden alan Zehra Şeker, “Kooperatif satış alanında turşu, erişte ve tarhana gibi gıda ürünlerinin yanı sıra el emeği çanta ve takılar da bulunuyor. Antalya’dan buraya özellikle alışveriş yapmak için geliyorum. Kadınlara yönelik bu tür çalışmaların daha da artırılmasını gerçekten çok isterim. Ürünler hem temiz hem doğal hem de çok lezzetli. Üstelik fiyatları da oldukça uygun. Bu hizmetlerin sunulmasından dolayı Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne tüm vatandaşlar adına teşekkür ediyorum” diye konuştu.

MEVSİMİNDE ÜRETİYOR, TÜRKİYE’NİN HER YERİNE GÖNDERİYORLAR

ANTKOR Ekolojik Armoni Kadın Girişim Kooperatifi Başkanı Hayriye Alimoğlu, tüm ürünleri Korkutelili kadınlarla birlikte ürettiklerini belirtti.Alimoğlu, “Antalya’ya özgü turunç, bergamot, vişne, çilek, kayısı, patlıcan ve karpuz kabuğu reçellerinin yanı sıra daha birçok çeşidin satışını gerçekleştiriyoruz.Aynı zamanda mevsiminde tarhana, erişte, salça ve sos üretimi yapıyoruz. Üretim aşamasında tarlada yetişen sebze ve meyveleri özenle seçiyor, ürünleri mevsiminde toplayıp temizliyor ve fırında kurutarak vatandaşların kullanımına hazır hale getiriyoruz.Kış aylarında tüketilecek reçellerimizi hazırlıyor, turşularımızı ve zeytinlerimizi kuruyoruz. Tarhana üretimimizi de sürdürüyoruz. Yıl boyunca sürekli üretim gerçekleştiriyoruz.Ürettiğimiz ürünlerin satışını e-ticaret platformları üzerinden de gerçekleştiriyoruz. Böylece Antalya’mızın doğal ve yöresel ürünlerini Türkiye’nin dört bir yanındaki vatandaşlarla buluşturuyoruz” dedi.


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2026.10.05 14:09:25
Son Düzenlenme Tarihi : 2026.10.05 14:13:17





"Çay kaşığı ile verir gibi yapıp kepçeyle geri aldılar”

Saadet Partisi Demre İlçe Teşkilatı ülkemizde yaşanan ve vatandaşlara zor günler yaşatan ekonomik sıkıntılara ilişkin basın toplantısı düzenledi. 
Çok sayıda vatandaş ve teşkilat mensubunun katıldığı basın açıklamasında milyonlarca insanın muzdarip olduğu konular ele alındı.
"Çay Kaşığı ile Verir Gibi Yapıp Kepçeyle Geri Aldılar /Almaya Devam Ediyorlar" diyen Saadet Partisi Demre İlçe Başkanı Nuri Tural, "Sözde fahiş fiyatlarla mücadele ettiklerini söyleyenler, en fahiş vergi zamlarını yine kendileri yapıyorlar." ifadelerini kullandı.
Saadet Partisi Demre İlçe Başkanı Nuri Tural açıklamasında şunları söyledi: " Yılın ilk yedi ayını, seçim sonrasının ilk iki ayını geride bıraktık. Üç ay sonra da Cumhuriyetimizin 100. yılını idrak etmiş olacağız.
Çok iyi hatırlıyorsunuzdur. Seçimden önce, iktidarın sürekli tekrar ettiği bir sloganı vardı. 21. Yüzyıl “Türkiye Yüzyılı” olacak. Ancak, seçimlerden hemen sonra bambaşka bir süreç yaşıyoruz. Yaşadığımız bu süreçteki gelişmeler şunu göstermektedir:
Bu yıl, “ZAM YILI”, “VERGİ YILI” ve “ENFLASYON YILI”, en önemlisi “BELİRSİZLİKLER YILI” olacak. Demokrasi tarihimizde Milletimizin zihinlerine öyle kazınmış olacak.
Başta ekmek olmak üzere temel gıda maddelerine gelen zamlar; enerji ve akaryakıt ürünlerine gelen zamlar;. Tüm ulaşım hizmetlerine gelen zamlar; şuna zam, buna zam, ona zam… Önündeki kelime değişiyor, ardından gelen zam kelimesi ise hiç değişmiyor. Zam kavramı milletimizin üzerine çökmüş adeta bir “karabasan” haline geldi maalesef.
ÇAY KAŞIĞIYLA VERİP, KEPÇEYLE GERİ ALDILAR
İktidarın söylemleri ile yaptıkları arasındaki makas her geçen gün daha çok açılıyor.
- Sözde fahiş fiyatlarla mücadele ettiklerini söyleyenler, en fahiş vergi zamlarını yine kendileri yapıyorlar.
- Sözde faize karşı olduklarını söyleyenler, hem faiz oranlarını insafsızca yükseltiyorlar hem de faizci rantiye kesimine ödenen miktarı sürekli artırıyorlar. Unutulan nass hükümleri ise hala bir tarafta duruyor.
- Sözde IMF’den kurtulduk diye algı politikası uygulayanlar, IMF’den daha beter, daha acı reçeteler uyguluyorlar. Uyguladıkları yanlış ve verimsiz politikaların bütün yükünü de dar gelirlinin sırtına yükleyerek.
- Bu arada, sözde “enflasyonun boynu” da seçimden sonra kırılacaktı; ancak enflasyon yeniden şahlandı, isabetsiz politikalarla daha da palazlanan enflasyonun boynunun kırılması daha da güç hale getirildi. 
Sonuçta Merkez Bankası enflasyon tahminlerini “güncelledi”, şimdilik %61 olarak tespit etti. Yarın nasıl bir tespitte bulunacağını hep birlikte göreceğiz. Yapılan ve insafla bağdaşmayan akaryakıt zamlarının maliyet etkilerinin ne kadar olacağı ise henüz belli değildir.
Seçim döneminde 20 tl olan mazot bugün itibarıyla 40 tl olmuştur
ÇİFTÇİNİN ÜRETEMEZ DURUMA GELMESİ SÜRPRİZ OLMAZ
Başta enflasyon olmak üzere ekonomide 2023 öngörülerinin hiçbiri tutmayınca, şimdilerde artık iyileşme için 2025 ve sonrası işaret edilmeye başlandı.
Kira fiyatları ortada, çarşı-pazarın durumu ortada! Yani, durum gayet açık ve net. Durumu vatandaşlarımızın takdirlerine bırakıyorum.
Söz gelimi, Büyükşehirlerde 8 ila 10 bin, diğer şehirlerimizde ise 5-6 bin lira kira yardımı muhakkak verilmelidir.
Kötü ekonomi yönetimi artık toplumun huzur ve barışını da bozar hale gelmiştir.
Her gün bir başka yerden ev sahibi-kiracı tartışması, alacak verecek kavgası haberlerini duyuyoruz, okuyoruz. Arkası yazılan çek ve senetler her gecen gün hızla artmaktadır
Yanlış dış politika, ardından hatalı göç politikası ve üstüne bir de yanlış iç güvenlik politikaları eklenince sokaklar güvensiz hale gelmiştir. İnsanımız  endişelidir, tedirgindir. Ülkede gittikçe artan bir karamsarlık  havası oluşmaktadır.
Biz Milli Görüş Hareketi olarak ilk adımımızı “Önce Ahlak ve Maneviyat” diyerek atmış bir siyasi hareketiz.
Yarım asrı aşkın bir süredir ahlaki ve manevi değerlerimizin önemini her daim vurguluyoruz. Bugün yaşadığımız problemlerin temelinde, yine ahlaki ve manevi değerlerimizin tahrip edilmesi yatmaktadır.
Maalesef en tepeden en alt kademelere varıncaya dek bir bozulmuşluk, bir kokuşmuşluk söz konusu.. Rüşvet ve yolsuzluk adeta kanıksanmış, uyuşturucu meselesi bir kangrene dönüşmüş, mafyalar ülkemizde cirit atar hale gelmiştir. Veya bir takım mihraklar tarafından bilinçli şekilde bu hale getirilmiştir.
İktidar, en ufak bir eleştiriye dahi tahammül edemezken, en cılız sesle dile getirilen hak taleplerini en sert şekilde sustururken, köyünü, ağaçlarını koruyan insanlara TOMA’larla, biber gazıyla en ağır şekilde müdahale ederken; diğer tarafta belinde silah, elinde uyuşturucu paketleri olan gruplar elini kolunu sallayarak sokaklarda, aramızda gezer hale gelmektedir.
Ama işte biz burada, milletimizin problemlerini ve bunlara dair çözüm tekliflerimizi dile getirmeye devam ediyoruz ve getirmeye de devam edeceğiz.
Ülkemizin problemleri bir bütündür. Dolayısıyla çözümler de bütüncül bir yaklaşımla ele alınmalıdır.
İlk adım; “Önce Ahlak ve Maneviyat” olmalıdır. Siyasi hayatımızdan iş ve toplum hayatımıza varıncaya dek her sahada ahlaki ve manevi değerlerimiz esas alınmalıdır. Toplumsal ahlak ve sorumluluk bilincini geliştirmemiz ve yerleştirmemiz gerekmektedir.
Ardından “Üretim ve İstihdam Odaklı” yatırımlara öncelik verilmeli; en önemli kaynağımız olan insan kaynağımız başta olmak üzere kaynaklarımızın israfına bir an evvel son verilmelidir.
Gençlerimizi işsiz bırakan hatalı eğitim ve ekonomi anlayışı son bulmalı; ülkemiz genelinde “Hızlı ve Yaygın Kalkınma Hamleleri” başlatılmalı, “Nitelikli Eğitim”e ağırlık verilmelidir.
Tarım, acilen bir “milli güvenlik meselesi” olarak ele alınmalı; üreticimiz, çiftçimiz, besicimiz mutlaka desteklenmelidir. Maliyet artışları altında ezilmesine engel olunmalıdır.
Tüm bunları gerçekleştirebilmek için kuşkusuz ehliyet ve liyakat sahibi insanlarımızın önünün açılması gerekir; partizanlığa, adam kayırmaya derhal son verilmesi gerekir.
Unutulmamalıdır ki, yoksulluğu bitirebilmenin ilk şartı yolsuzlukların kökünü kazımaktır! Bu da ehliyet ve liyakat sahibi kadrolarla olur.
Herkes bilir ki, bir yerde yoksulluk hızla artış gösteriyorsa, orada “sistematik bir yolsuzluk düzeni” hâkimdir ve siyasetle özdeşleşen bir yönü vardır.
 “Yaşanabilir ve Yeniden Büyük Türkiye’yi inşa etmenin yolu işte buralardan geçmektedir. Ardından  “Şahsiyetli Bir Dış Politika” gelir ki o da “Adil ve Yeni Bir Dünya’nın kurulabilmesi için gerekmektedir.
Saadet Partisi olarak bizler, her zaman iktidarı ve sorumluları uyardık, bugün de uyarıyoruz. Yarın da uyarmaya devam edeceğiz.
İnsanımızın haklı talep ve beklentilerinin destekçisi, verilen sözlerin, yapılan işlerin doğru, verimli ve gerekli olup olmadığının  takipçisi olmaya devam edeceğiz.”
* SP Basın

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.08.13 15:35:56
Son Düzenlenme Tarihi :