SON DAKİKA
header-ad

Doğa dostu ürünlerle tüm dünyanın beğenisini kazandı

Dünyanın birçok ülkesine doğa dostu ürünler ihraç eden Mersin’deki ambalaj firması, plastik ürünlere adeta savaş açtı. Tamamen geri dönüştürülebilen ürünler üreten firma, Türkiye’de de farkındalık oluşturmak istiyor. Worldpack Ambalaj Yönetim Kurulu Başkanı Volkan Beşenk, doğa dostu ürünlerden kesinlikle vazgeçmediklerine dikkat çekerek, "Plastik ürünlerine savaş açan bir firmayız. Ürünlerimizin tamamı geri dönüştürülebilir ve sertifikalı ürünlerdir" dedi.
Dünyanın en büyük problemlerinden biri olan mikroplastik sorununa karşı 2013 yılında kurdukları fabrikayla doğa dostu ürünler üretmeye başlayan Worldpack ambalaj firması, tamamen geri dönüştürülebilir ürünleriyle Avrupa, Amerika, Kanada ve İngiltere pazarında söz sahibi konuma geldi. Türkiye’de 6 fabrikasıyla üretim yapan firma, yeni yatırımlarla da potansiyelini güçlendirme hedefinde.
Yaptıkları üretimle ilgili açıklamalarda bulunan Worldpack Ambalaj Yönetim Kurulu Başkanı Volkan Beşenk, doğa dostu ambalajlar ürettiklerini söyledi. Çevre dostu ürünlerle müşterilerinin değerlerine değer kattıklarını belirten Beşenk, "6 farklı lokasyonda üretim yapıyoruz. Bunların her biri farklı kalemlerde kağıt ve kartondan ürünler yapıyor. Kimi tesislerimizde çanta, kimi tesislerimizde de kese kağıdı, kutu grubu ve endüstriyel ürünler üretiyoruz. 2013 yılından beri faaliyet gösteriyoruz. Yurt içi ve yurt dışı pazarlara çalışıyoruz. Şu anda ülkemizin ekonomisine katkıda bulunmak amacıyla ağırlıklı olarak ihracat yapmaya da başladık. Ürünlerimiz yurt dışında büyük beğeni topladı. Amacımız müşterilerimizin memnuniyetini daha da arttırmak" diye konuştu.

"Ürünlerimiz geri dönüştürülebilir ve sertifikalı ürünlerdir"
Üretimde hijyene çok ciddi önem verdiklerini vurgulayan Beşenk, "Ürettiğimiz ambalajların bazıları gıdayla temas ettiği için hijyen bizde birinci sırada ve kullanmış olduğumuz kağıt ürünleri tamamen yüzde yüz selülozdan üretiliyor. Ayrıca yurt dışının tamamen dikkate aldığı ürünler, geri dönüştürülebilir ve sertifikalı ürünlerdir. Biz de bu sertifikaların tamamını aldık ve ürünlerimiz geri dönüştürülebiliyor. Bu ürünlerin sürekliliğini sağlayabilmek içinde çok ciddi ithalat yapıyoruz. Çünkü Türkiye’de selüloz üretimi olmadığı için ham maddeyi mecbur yurt dışından getirtiyoruz. Gıdayla temas eden her türlü kutuyu üretebiliyoruz. Taşıma, kraft çantalar üretiyoruz. Bu da bütün dünyada beğeni topluyor. Bunların tamamını geri dönüştürülebilir kağıttan üretiyoruz. Kese kağıdını da yüzde yüz selülozdan üretiyoruz. Bu kriterlerin tamamına uyduğumuz için ürünlerimiz Avrupa’da, Amerika’da ve Kanada’da büyük beğeni topladı. Üretimimizde yapay zekayı kullanıyoruz. Müşteri odaklı çalıştığımız için bizi sektörde bir adım daha öne geçirdi" şeklinde konuştu.
Dünya genelinde çok hareketli bir sektöre sahip olduklarını kaydeden Beşenk, "Tüketim odaklı ürünler ürettiğimiz için dünyada tüketim arttığı zaman bizim üretimimiz artıyor, düştüğü zaman bizim de üretimimiz düşüyor. Özellikle çanta grubunda dünyanın çok dikkat ettiği konular var. İngiltere’de, Almanya gibi ülkeleri gerçekten domino etmiş durumdayız. Amerika’da yavaş yavaş işlerimizi büyütüyoruz. Şimdi Avrupa ve Amerika’dan sonra yönümüzü Ortadoğu’ya döndük. Özellikle Dubai, Birleşik Arap Emirlikleri’nde yapılanmak istiyoruz. O bölgelerde de görüşmelerimiz devam ediyor" ifadelerini kullandı.

"Plastik ürünlerine savaş açan bir firmayız"
Doğa dostu ürünlerden kesinlikle vazgeçmediklerinin altını çizen Beşenk, "Bu doğa dostu ürünleri kendi vizyonumuzla birlikte bütün pazara çok hızlı bir şekilde yayılmasını istiyoruz. Plastik ürünlerine savaş açan bir firmayız. Onun üzerine bütün dünyada paneller düzenliyoruz, konuşmalar yapıyoruz. Türkiye’de de en büyük eksiklik aslında ambalaj bilgisi eksikliği. Çünkü insanlar ambalaj ürünleri alıyor ama bunların ne şekilde ne şartlarda üretildiğini bilmiyor. Kesinlikle insanların bu konuda bilgilendirilmesi gerekiyor. Çünkü Avrupa’da ve Amerika’da insanlar çok bilgili. Firmalar özellikle gıdayla temas eden ürünlerde kesinlikle şartları yerine getirmeyen ürünler kullanmıyorlar. Ancak Türkiye’de bazen piyasayı geziyoruz. Gördüğümüz gıdayla temas etmemesi gereken bazın ürünler gıdayla temas ediyor. Bu konuda insanları, firmaları uyarıyoruz. Gıdayla temas aldıkları ürünlerde kesinlikle gerekli belgeleri istesinler" dedi.
Fabrikalarının tam kapasite çalıştığını aktaran Beşenk, "Kağıt grubundan ortalama aylık 200 ton civarında üretim yapıyoruz. 6-7 milyon adet arasında çanta üretimimiz var. Kutu grubunda ise ortalama 75-80 konteyner üretimimiz totalde baktığınız zaman çok ciddi bir üretime sahibiz. Halen biz yatırımlarımıza devam ediyoruz. Çünkü müşterilerimiz sürekli taleplerde bulunuyorlar. Biz de bu talepleri karşılamak için çalışmalarımıza devam ediyoruz" ifadelerine yer verdi.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.06.12 18:40:41
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap







Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2022.01.11 07:52:49
Son Düzenlenme Tarihi :





Topuk dikenine tek doz botoks ile dakikalar içerisinde çözüm

Topuk dikeni rahatsızlığının kadınlarda ve erkeklerde daha sık ileri yaşlarda görülen önemli bir sağlık problemi olduğuna dikkat çeken Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Bahtiyar Demiralp, hastaların tek doz botoks yöntemi ile kısa sürede sağlıklarına kavuşabileceklerine dikkat çekti.
T..

Topuk dikeni rahatsızlığının kadınlarda ve erkeklerde daha sık ileri yaşlarda görülen önemli bir sağlık problemi olduğuna dikkat çeken Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Bahtiyar Demiralp, hastaların tek doz botoks yöntemi ile kısa sürede sağlıklarına kavuşabileceklerine dikkat çekti.
Topuk dikeni hem kadınlarda da erkeklerde de daha çok ileri yaşlarda görülen önemli sağlık problemleri arasında yer alıyor. Topuk kemiğinin hemen alt kısmında biriken kalsiyumdan kaynaklı ortaya çıkan topuk dikenin oluşmasında birçok farklı neden bulunuyor. İnsanların günlük yaşantılarını kısıtlayan bu önemli sağlık sorunundan kurtulmanın birçok yöntemi olsa da botoks işlemi ile de kısa sürede hastalar sağlıklarına kavuşabiliyor.

"Topuk dikeninin başlangıcını topuk tabanı zarının gerginleşmesi oluşturur”
Medical Park Antalya Hastane Kompleksi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Bahtiyar Demiralp, Plantar Fasiit olarak bilinen topuk dikeninin bir sebepten çok, bir sonuç olduğunu söyledi. Hastalığın nasıl ortaya çıktığı ile ilgili bilgiler veren Demiralp, “Hastaların düz ve çukur tabanlı olması, ramotolojik ve nörolojik sebeplerle hastalarımız bize topuk dikeni şikâyetiyle başvuruda bulunuyor. Genellikle orta ileri yaşta vatandaşlarımız bize şikayette bulunuyor. Topuk dikeninin başlangıcını topuk tabanı zarının gerginleşmesi oluşturur” dedi.

“Burada en sık karşımıza çıkan ’plantar fascia’ dediğimiz ayakta gerginliktir”
Tedavi yöntemleri hakkında da açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Demiralp, “Ağrılı topuk sendromunun nedenlerine baktığımız zaman öncelikli olarak nedenini araştırmamız gerekir. Biz öncelikli olarak hastalarımızın şikayetlerini dinliyoruz. Ardından muayene yapıp gerekirse röntgen çekiyoruz. Burada en sık karşımıza çıkan plantar fascia dediğimiz ayakta gerginliktir. Ayakta yaşanan bu gerginliğin ardından uzun dönemde zarın çekmesiyle topuk kemiğinde uzaması sonucu gül dikenine benzer ince bir kemik yapı oluşturur” sözlerine yer verdi.

“Bu uygulama daha konforlu ve daha kısa sürede sonuç alınabiliyor”
Hastanın iki dakikalık botoks yöntemi ile sağlığına kavuştuğunu belirten Prof. Dr. Demiralp, “Çeşitli tedavi yöntemleri olsa da biz daha çok botoks tedavisini tercih ediyoruz. Bu uygulama diğerlerine göre daha konforlu ve daha kısa sürede sonuç alabiliyoruz. Hastamızı muayene edip filmlerini gördükten sonra enjeksiyona karar verirsek, eğer tıbbı bir problemi yoksa botoks uygulamasını gerçekleştiriyoruz. Hastamıza uygun bir doz seçerek topuğa çok ince bir iğneyle botoks enjeksiyonu yapıyoruz. Amacımız gerginliğe sebep olan, topuk dikenine sebep olan Plantar Fasiitin gevşetilmesidir. Hasta birkaç gün içerisinde bu gevşemenin farkına varıyor. Ağrısı azalıyor. Çok uzun süre ağrısız bir dönem geçirebilir. Hastamız hemen normal hayatına dönebiliyor. Hiçbir kısıtlamamız yok. Cerrahi yöntemde ise hasta en az 2-3 hafta hayatını kısıtlayabilir. Her zaman cerrahiye ihtiyaç yoktur” açıklamasına yer verdi.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.06.23 10:57:04
Son Düzenlenme Tarihi :