SON DAKİKA
header-ad

Durgun, şeref hakkını gündeme taşıdı

TBMM Genel Kurulunda Gündem Dışı ''Geleneksel Kırkpınar Yağlı Pehlivan Güreşleri'' hakkında söz alan Milliyetçi Hareket Partisi Antalya Milletvekili Hilmi Durgun ''Milliyetçi Hareket Partisi Grubu olarak Türk spor tarihi için büyük önem arz eden güreşçilerin yararlanamadıkları haklarından faydalanabilmeleri için 5774 sayılı kanunda gerekli düzenlemenin yapılması için çalışmalarımıza başladığımı buradan sizlerin huzurunda duyurmak isterim. '' dedi.
“ Tarihi Kırkpınar güreşlerinde altın kemere sahip olan güreşçilerimiz Devlet Sporcusu ünvanı almaya hak kazanmışlardır, ancak ilgili kanunun üçüncü maddesinde gerekli düzenleme yapılmadığı için sporcularımız kendilerine verilen bu haktan bu zamana kadar yararlanamamış ve şeref aylığı alamamışlardır.” diyen Antalya Milletvekili Hilmi Durgun, şunları söyledi : 
''Ne büyük şereftir ki 662 yıllık kadim geleneğin dualı çayırında Altın kemeri takmak Antalyalı hemşerimiz Yusuf Can Zeybek'e nasip oldu’
Bu vesile ile Kırkpınar yağlı pehlivan güreşlerinde kol bağlayan tüm pehlivanlarımızı ve Cumhuriyetimizin yüzüncü yılında bizlere bu mutluluğu yaşatan, Türkiye Başpehlivanı değerli kardeşim Yusuf Can Zeybek'e sizlerin huzurunda bir kez daha tebrik ve teşekkür ediyor, başarılarının devamını diliyorum.''
Antalya Milletvekili olarak üç gün boyunca Kırkpınar'da pehlivanlarımızın yanlarında bulundum
Türk'ün ata sporu, güreşin er meydanı olan Edirne Kırkpınar'da son yıllarda finalde en çok Antalyalı başpehlivanlarımız güreşmektedir. Son yedi yılda başpehlivanlık final güreşi yapmaya hak kazanan 14 pehlivandan 11'i Antalya'mızın sporcusudur. Bu haklı gururu yerinde yaşamak adına bende Antalya Milletvekili olarak üç gün boyunca Kırkpınar'da pehlivanlarımızın yanlarında bulundum.  Özellikle son yıllarda final güreşlerinde Antalya'mızın bir başpehlivanını görmek gelenek haline geldi. Hal böyle olunca hem Türk'ün ata sporu yağlı güreşi gazi meclisimizde dile getirip hem de sporcularımızın sorunlarından bahsetmek istedim. 
SOMUT OLMAYAN KÜLTÜREL MİRAS
UNESCO Somut Olmayan Kültürel Mirasında yer alan ve Türk spor tarihi için bu denli öneme sahip olan ata sporumuzu icra eden güreşçilerimizin birtakım sorunlarıda bulunmaktadır. Bunların en başında 5774 sayılı başarılı sporculara aylık bağlanması ve devlet sporcusu ünvanı verilmesi ile alakalıdır. 
Tarihi Kırkpınar güreşlerinde altın kemere sahip olan güreşçilerimiz Devlet Sporcusu ünvanı almaya hak kazanmışlardır, ancak ilgili kanunun üçüncü maddesinde gerekli düzenleme yapılmadığı için sporcularımız kendilerine verilen bu haktan bu zamana kadar yararlanamamış ve şeref aylığı alamamışlardır. Milliyetçi Hareket Partisi Grubu olarak Türk spor tarihi için büyük önem arz eden güreşçilerimizin bu haktan faydalanabilmeleri için 5774 sayılı kanunda gerekli düzenlemenin yapılması için çalışmalarımıza başladığımı buradan sizlerin huzurunda duyurmak isterim. 
Pehlivanlık Önce Sevgi Ve Saygı İşidir.
Pehlivan, Galip geldiğinde büyüğünün elini öpene, mağlup olduğunda küçüğünün alnından öpene denir. Pehlivanlık önce sevgi ve saygı işidir. Ağası, ustası, çırağı, peşrevi, cazgırı ve davul zurnasıyla 662 yıllık bu kadim kültürü yaşatan tüm yetkililere, pehlivanlara ve tüm katılımcılara teşekkür ediyor, vereceğimiz kanun teklifine şimdiden desteklerinizi bekliyoruz.”

Kaynak : Abdültalip GÜNGÖR
Ekleme Tarihi : 2023.07.15 11:15:07
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Büyükşehir Elmalı’da ana arterde asfaltlama çalışmalarına başladı

Büyükşehir Belediyesi ekipleri, doğalgaz çalışmaları nedeniyle kazılan, kazılınca ASAT’ın da asbestli içmesuyu borularını değiştirdiği Atatürk Caddesi’nde diğer güzergahta da çalışmalarına başladı.

Ekipler, asfalt öncesi dolgu malzemesi serim çalışmalarını Ömer Paşa Camii önünden başlarken, bundan sonraki aşama sıcak asfaltın dökülmesi olacak.       * İsa KAVLAK


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.11.21 06:53:15
Son Düzenlenme Tarihi :





Bir kıvılcım geleceğimizi yakmasın, ormanlarımız hep yaşasın!

Türkiye’nin bazı bölgeleri günlerdir aşırı rüzgarın etkisi altında kalırken, bugünden itibaren ise içerisinde Antalya’nın da bulunduğu bazı şehirlerde aşırı sıcak hava uyarısı yapıldı.
Ülkemizde orman yangınları açısından en riskli dönemin temmuz-eylül ayları arasında olduğunu hatırlatan TEMA Vakfı, iklim krizinin de etkisiyle, küçük bir kıvılcımın çok büyük orman yangınlarına dönüşebilme tehlikesine dikkat çekiyor. 
Orman yangınlarının %88’inin insan kaynaklı olduğunun altını çizen Vakıf, havaların ısınmasıyla birlikte artan orman yangını riskine karşı tüm vatandaşları dikkat göstermeye çağırıyor.
TEMA Vakfı’nın, Türkiye’deki orman yangınlarının çok büyük bir kısmının insan kaynaklı olduğu gerçeğinden hareketle geçen yıl başlattığı Orman Yangınları Farkındalık Projesi 2’nci yılında da devam ediyor. Başarılı 1 yılı geride bırakan projede bu yıl, orman yangınlarının daha çok yaşandığı yaz aylarında insanların ihmal ve dikkatsizliklerinden kaynaklanan yangınların önüne geçmek için farkındalığın artırılması hedefleniyor.
Projenin yeni döneminde hazırlanan “Cam Şişe”, “Mangal Ateşi” ve “Anız” konulu 3 adet film bulunuyor. Yangın temalı şarkılarla başlayan filmlerin sonunda  ‘Bu yaz yangınlar şarkılarda kalsın, doğaya cam şişe bırakma/ ormanda ve yakınında ateş yakma/anız yakma ormanlarımız hep yaşasın’ mesajı veriliyor ve izleyenler yangın öncesinde alınması gereken önlemlerin hatırlatıldığı DahaYanmadan.com web sayfasına yönlendiriliyor.
“Proje büyük ilgi gördü, farkındalık arttı”
Orman Yangınları Farkındalık Projesi’nin ilk yılında yoğun ilgi gördüğüne değinen TEMA Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Deniz Ataç, “Geçen yıl #DahaYanmadan çağrısıyla başlattığımız projede, televizyon, radyo ve dijital platformlarda yaygın iletişim çalışmaları gerçekleştirdik. Proje kapsamında hazırlanan farkındalık filmlerimiz ile gerçekleştirdiğimiz TV kampanyası ile yaklaşık 24 milyon kişiye eriştik, basında geniş yer aldık.
Yine proje kapsamında hayata geçirdiğimiz DahaYanmadan.com web sayfası üzerinden paylaştığımız bilgilendirme metinleri, görseller ve farkındalık filmleri ile orman yangınlarının önlenmesi için bireylere, kurumlara ve yetkililere düşen sorumlulukları hatırlattık. Tüm bu çalışmalarımızla çok sayıda insana ulaşmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Kampanyamız ile ilgili aldığımız çok sayıda olumlu dönüşler sonucunda da kamuoyunda büyük bir farkındalık yarattığımıza inanıyoruz. Tüm bu güzel sonuçların ışığında daha fazla insana ulaşabilmek adına projemize ikinci yılında da devam ediyoruz ” ifadelerini kullandı.
Orman yangınlarının %88’i insan kaynaklı
Orman yangınlarının büyük bölümünün önlenebilir yangınlar olması nedeniyle Orman Yangınları Farkındalık Projesi’nde insan kaynaklı yangınların azaltılmasına odaklandıklarını belirten Deniz Ataç, “Ülkemizde, son 25 yıldaki orman yangınlarının çıkış sebebinin % 12’sinin doğal, %88'sinin ise kasıt, ihmal ve kaza ve sebebi bilinmeyen olarak tanımlanması yangınlarda insan etkisinin büyük olduğunu kanıtlıyor. Orman yangın istatistikleri göstermektedir ki; her yıl çıkan orman yangınları doğrusal olarak artıyor. 2000-2010 yıllarında yılda ortalama yaklaşık 2.000 orman yangını çıkarken, 2010 yılından günümüze bu sayı %28 artarak 2.600’ü aştı. Bu artış da hiç şüphesiz yangın sezonunda orman-insan etkileşiminin artıyor olmasından kaynaklanıyor. Orman varlıklarımızın %60’ı yangın riskinin en yüksek olduğu yerlerde yer alıyor. Bu durum da ülkemiz için hayati olan ormanların korunması adına yangınlara karşı çok dikkatli olmamız gerektiğini gösteriyor. Ancak bu dikkati yeterince gösteremediğimiz ne yazık ki çok açık” diye konuştu.
Ormanlarımız hep yaşasın
İklim krizinin orman yangınlarının yayılma hızını ve şiddetini artırdığına vurgu yapan Ataç, “Artık Bir kıvılcım çok büyük orman yangınlarına dönüşebiliyor. Bu nedenle çok daha dikkatli olunmalı, ormanlarımızın korunması için yangın riski yüksek dönemlerde bırakın ormanda ateş yakmayı, bir kıvılcım bile çıkarılmamalıdır. Unutulmamalıdır ki; ormanlar sadece ağaç topluluğu değil, bir ekosistemdir. Orman yangını sadece ormandaki bitkileri yakmıyor, içinde barındırdığı çok sayıda canlıyı da yok ediyor. Karbon yutağı olan ormanlarımız, yangınlar nedeniyle karbon salımı yapar hale dönüşüyor. Mevcut karbon depolama kapasitelerine ulaşabilmeleri için ise onlarca yıl gerekiyor” şeklinde konuştu.
Orman yangınlarına sebep olmamak için izmarit ve cam şişe atma, anız yakma, mangal ateşini söndür!
“Ormana ya da ormana yakın alana atılan bir izmaritin çevresindeki otları ve bitkileri yakmaya başlayacağı, iyi söndürülmemiş bir mangal ateşinin rüzgarın etkisiyle tekrar tutuşabileceği, ormana atılan bir cam şişenin ya da benzer özelliklerdeki bir atığın, güneş ışınlarının mercek etkisi ile ateş oluşturabileceği unutulmamalı. Aynı şekilde anız yakılmasının da orman sınırına yakın alanlarda yapıldığında, bir orman yangınına dönüşebildiği göz önünde bulundurulmalı” diyen Ataç, “Bu sebeple orman alanlarında ve orman sınırlarına yakın alanlarda kesinlikle ateş yakılmamalı, ormanlarda izin verilen piknik alanları dışında piknik yapılmamalı, yakılan piknik ateşlerinin tamamen söndürüldüğünden emin olunmalı ormana çöp, plastik, cam şişe ve cam parçaları atılmamalı, ormanlık alanlarda sigara içilmemeli ve orman kenarı karayollarına, ormana yakın alanlara sigara izmaritleri kesinlikle atılmamalı, anız yakmaktan vazgeçilmeli. Yangın riski görülen durumlarda ise hemen Acil Çağrı Hattı 112 veya Orman Yangını İhbar Hattı 177 aranarak ihbarda bulunulmalı” diyerek orman yangınlarının önlenmesi için vatandaşlara düşen sorumlulukları hatırlattı.
Ataç “TEMA Vakfı olarak küçük ihmallerin felaket getirdiğini hatırlatıyor, havaların ısınmasıyla birlikte artan orman yangını riskine karşı tüm halkımızı dikkat göstermeye çağırıyoruz” dedi.
* TEMA Vakfı

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.07.10 13:30:19
Son Düzenlenme Tarihi :