SON DAKİKA
header-ad

Elma üreticilerinin bahçelerinde eksikler belirlendi

Antalya bölgesinde elma yetiştirilen bahçe topraklarının bazı toprak özellikleri incelenmiş ve elde edilen verilerin elma yetiştiriciliğine olan etkisi değerlendirilmeye çalışıldı.
İncelenen bahçe topraklarının genellikle hafif alkali ve alkali tepkimeli olduğu belirlenmiştir. Elma için en uygun pH değeri 5.6-7.5 arasında değişmekte. 
Analiz sonuçları incelendiğinde; pH değerlerinin elma
yetiştiriciliği için uygun olmadığı görülmekte. Söz konusu toprakların kireç içeriklerinin de yüksek düzeyde olduğu saptanmış olup, bu sonuç belirlenen pH değerleri ile uyum içinde. 
Çünkü CaCO3  içeren topraklarda pH’nın arttığı ve 7.8-8.2 arasında değiştiği bildirilmiştir . Yüksek pH ve kirecin etkisiyle, topraktaki P, Fe, Cu, ve Zn’nun bitkiler tarafından alımı da engellenmekte.. Toprakların pH’sını elma yetiştiriciliğine uygun hale getirmek için fizyolojik asit karakterli gübrelerin kullanılmasına özen gösterilmelidir.
Bahçe topraklarının önemli bir bölümünde tuz miktarı düşük bulunmuş olup, tuzluluk sorununa rastlanmadı. Elmanın drenaj sorunu olmayan tınlı ve kumlu tınlı topraklarda daha iyi yetiştiği bildirildi. Toprak örneklerinin genellikle orta ve hafif bünyeli olması nedeniyle, elma yetiştiriciliğine uygun olduğu söylenebilir.
Ancak % 13.5 oranında killi bünyeli toprağa sahip olduğu belirlenen bahçelerde, ağır bünyeli topraklarda rastlanan, yetersiz kök havalanmasından kaynaklanan bazı sorunlarla karşılaşılabilir.
İncelenen toprak örneklerinde organik madde seviyesinin yetersiz olduğu belirlenmiştir. Organik madde, bitki besin maddesi kaynağı olduğu gibi toprağın fiziksel ve kimyasal özelliklerini düzenleyici çok önemli etkilere de sahiptir. Bu nedenle elma yetiştiriciliğinde, organik madde içeriği yetersiz olan topraklarda organik gübre kullanılmalıdır.
Söz konusu bahçe topraklarının genellikle orta ve yüksek düzeyde yarayışlı P içerdiği saptanmıştır. Elma yetiştirilen topraklar için Vasilakakis tarafından, Olsen metoduna göre 6.6-8.7 ppm yarayışlı P’un yeterli olduğu bildirilmiştir. Denemede elde edilen veriler incelendiğinde, genellikle bu kritik değerlerin üzerinde olduğu belirlenmiştir.
Elma yetiştirilen bahçe topraklarının K içeriği genellikle yüksek ve orta düzeydedir. Ancak bahçelerin % 11.4’ünün düşük düzeyde potasyum içerdiği belirlenmiştir. Potasyum, elmada verim ve meyve iriliği yanında renk ve aroma gibi kalite özelliklerini de etkilemekte. Bu nedenle, topraklarında yetersiz seviyede K bulunan bahçelerde, yüksek verim ve kaliteli ürün almak için potasyumlu gübrelemeye önem verilmelidir.
İncelenen toprak örneklerinin Ca içeriği orta ve iyi, Mg düzeyi ise tüm bahçelerde iyi düzeydedir. Bu duruma göre bahçe topraklarında, alınabilir Ca ve Mg miktarları ile ilgili bir olumsuzluk bulunmadığı görülmektedir.
Ancak K, Ca ve Mg’un aralarında antagonistik ilişkiler vardır. Bu elementlerin birbirlerine olan oranlarının uygun düzeyde olmaması, bitkinin besin maddesi alımında sorun yaratabilir. Bu nedenle gübrelemede mutlaka bu elementlerin toprakta varolan miktarları yanında oranları da dikkate alınmalıdır. Örneğin elma yetiştirilen topraklarda K/Mg oranı 1.5< ise magnezyumlu gübrelemenin gerekli olduğu bildirildi.
Sonuç olarak; elma yetiştiriciliğinde toprak verimliliği ve gübreleme, verim ve kalite yanında bitkinin biyotik ve abiyotik stres etmenlerine dayanıklılığını da önemli oranda etkilemekte. Bu nedenle en uygun gübreleme için, toprak analizi yapılmalı, analiz sonuçlarına göre
toprağın fiziksel ve kimyasal özellikleri düzeltilip gübreleme önerisi hazırlanmalıdır. Ayrıca yetiştirme periyodu içinde yaprak analizi yapılarak bitkilerin beslenme durumu belirlenmeli ve uygulanan gübreleme programı kontrol edilmelidir.
* Tarım Bakanlığı

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.07.01 17:26:33
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Yerli propolis üreticisi kadın girişimciye AB’den inovasyon ödülü

Türk kadın girişimci Dr. Aslı Elif Tanuğur Samancı, 28. Foodtech Vinaria Agra Fuarı’nda inovasyon ödülüne layık görüldü.
Tarım, Gıda ve Orman Bakanlığı yetkililerinin katılımıyla gerçekleşen etkinlikte Dr. Aslı Elif Tanuğur Samancı’nın yenilikçi ürünü BEE’O UP C Vitaminli Propolis Shot, jüri ü..

Türk kadın girişimci Dr. Aslı Elif Tanuğur Samancı, 28. Foodtech Vinaria Agra Fuarı’nda inovasyon ödülüne layık görüldü.
Tarım, Gıda ve Orman Bakanlığı yetkililerinin katılımıyla gerçekleşen etkinlikte Dr. Aslı Elif Tanuğur Samancı’nın yenilikçi ürünü BEE’O UP C Vitaminli Propolis Shot, jüri üyeleri tarafından büyük bir beğeni topladı.
Avrupa Birliği’nden İnovasyon Ödülü’ne layık görülen şirketin kurucusu kadın girişimci Dr. Aslı Elif Tanuğur Samancı, “BEE’O Propolis olarak, Türkiye’de ilk kez uygulamaya geçirdiğimiz Sözleşmeli Arıcılık Modeli’ni, inovatif ürünlerimiz ile ulusal ve uluslararası arenada kazandığımız bu değerli ödül ve başarıların bir parçası olarak görüyoruz. Bu model, BEE’O Propolis ürünlerini tüketicilere en doğal ve saf şekilde sunmamıza yardımcı olurken, Türkiye’deki arıcılık ve arı ürünleri sektörünün gelişmesine de önemli katkılar sağlıyor. Türkiye ve Avrupa’nın en büyük arı ürünleri üretim merkezi olarak 5 bin sözleşmeli arıcımız ve 550 bin arı kovanı varlığımız ile Ar-Ge ve inovasyon merkezinde yüzde 100 doğal ürünler geliştirmeye ve büyümeye devam ediyoruz. Aynı zamanda, satılan her üründen ayrılan yüzde 1’lik payı biriktirerek arıcılara ve arıcılık sektörüne ekipman desteği sağlıyoruz. Bu etik ticaret modeli ile üretilen BEE’O Ürünleri, arıcılığı ve arıları koruma amacını da taşıyor ve gıda üretiminde sürdürülebilirliğe katkıda bulunuyor. Böylelikle inovatif bakış açısıyla ürettiğimiz ürünlerimiz, sürdürülebilirliğe katkı sunan iş modelimizle arılara, doğaya ve bilime saygı duyuyoruz. Layık görüldüğümüz tüm ödülleri ise başarılarımızın bir göstergesi olarak görüyoruz. Arı varsa hayat var” dedi.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.09.15 10:42:46
Son Düzenlenme Tarihi :





ÇMO Antalya Şube Başkanı Ünver: "Yeraltı suyu, 20 metreden 50 metreye kadar çekildi, gerekirse kaçak sondaj timi kurulmalı"

Çevre Mühendisleri Odası(ÇMO) Antalya Şube Başkanı Derya Ünver, yeraltı sularını olumsuz etkileyen kaçak sondajların tespit edilmesi ve yenilerinin izinsiz açılmaması gerektiğini belirterek, "Yeni sondajlar kesinlikle açılmamalıdır. İzinsiz tüm sondajların kapatılması için gerekirse bir tim kurulm..

Çevre Mühendisleri Odası(ÇMO) Antalya Şube Başkanı Derya Ünver, yeraltı sularını olumsuz etkileyen kaçak sondajların tespit edilmesi ve yenilerinin izinsiz açılmaması gerektiğini belirterek, "Yeni sondajlar kesinlikle açılmamalıdır. İzinsiz tüm sondajların kapatılması için gerekirse bir tim kurulmalıdır" dedi.
Çevre Mühendisleri Odası Antalya Şube Başkanı Derya Ünver, Antalya’da son yılların en yüksek deniz suyu sıcaklığının yaşandığını bildirdi.
Deniz ekosisteminin değişmeye başladığını çok ciddi oranda zararlarının olacağını kuraklıklarla görmeye başladıklarına değinen Ünver, “Yağışlarla birlikte içme,sulama suyu besleniyor ve kuraklık olduğu dönemlerde yeraltı sularının rezervlerinde tükenme olabiliyor. Antalya’da şuan için bir sorunu yok. Ama ülkemiz su kısıtı yaşanan bir coğrafyadır. Kuraklık doğrudan bizim suya olan ihtiyacımızda sıkıntılar oluşturabilecek durumdadır. Kuraklık var, iklim değişikliği var. Ama önlemler yeterince alındı mı, su planlaması yapılıyor mu, barajların durumu, içme suyu rezervleri hangi ölçüde. Ne zaman bir kriz ortamı yaşarız bunun projeksiyonlarının çok iyi yapılması gerekir. Suyun kullanımı ve yönetiminin bu endeskte ilerlemesi gerekir” diye konuştu.

"Önlemler almalıyız"
Bu şekilde devam ederse ilerleyen yıllarda da Antalya’da su kısıtlamasının gündeme gelebileceğini dile getiren Ünver, “ Kamusal önlemler almalıyız. Atıksu arıtma tesislerinde arıtılan suyunun yeniden kullanılması, peyzajından tutunda su kullanılan her faaliyette turizmde dahil olmak üzere suyu daha az tüketen yönlere ilerlemeliyiz” dedi.

"İzinsiz sondajların kapatılması için gerekirse bir tim kurulmalıdır"
Antalya’da kaçak sondajların önüne geçilmesi gerektiğinin altını çizen Derya Ünver, “ Antalya’da ciddi oranda kaçak sondaj var ve bununla ilgili yaptırımlar çok zayıf. Önlem alacak bir yaptırım Antalya’da söz konusu değil. Yeraltı suyunu halk nasıl tükettiğinin farkında değil. O anki ihtiyaçlarını karşılıyorlar. Apartman ve otellerin bahçelerinde çok sayıda sondajlar var. Bahçe sulama diye açılmış sondajlar var. İvedilikle bu sorunun çözülmesi gerekiyor. Bu konuyu çok kez dile getirdik, umarım bir gün ciddiye alınır ve hassasiyet gösterilir. Yeni sondajlar kesinlikle açılmamalıdır. İzinsiz tüm sondajların kapatılması için gerekirse bir tim kurulmalıdır. Uzaktan görüntüleme, tek tek inceleme olur bu sondajların kapatılması gerekir. DSİ ve ASAT bu noktada asıl yetkililerdir. Bununla ilgili çalışmaya başlamaları gerekir” ifadelerine yer verdi.

"Sitelerin hepsinde yüzme havuzu var sondajlar legal mi araştırılsın"
23 yıldır Antalya’da çalışmalar yürüttüğünü ifade eden Ünver, “O yıllarda Antalya’da yerüstüne çok yakın su varken, sondajla birkaç metrede su çıkarken, bugün 50 metrenin daha altında suya ulaşabiliyorsunuz. Bu durum bize yeraltı su seviyesinin inanılmaz düştüğünü gösteriyor. Sınırsız bir kaynakmış gibi görüyoruz. Yerin altında sürekli bir su var ve biz bunu istediğimiz gibi tüketebiliriz diye düşünüyoruz. Sitelerin hepsinde yüzme havuzu var, sondajlar legal mi bilmiyoruz. Turizm tesislerinde aynı şekilde var. Bunların hepsi izinli sondaj olmak zorunda. Bu konuyla ilgili yetkilileri göreve çağırıyoruz. Su tükenen bir kaynak, kuraklık iklim krizi var, biz suyumuzu doğru yönetemiyoruz” açıklamasında bulundu.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.09.04 11:00:21
Son Düzenlenme Tarihi :