SON DAKİKA
header-ad

Elmalı'da 51 Göçmen Yakalandı !

Antalya Elmalı İlçe Jandarma Komutanlığı Timlerince Gerçekleştirilen Kontrolde, 51 Afgan Uyruklu Göçmen Yakalandı !

Elmalı İlçe Jandarma Komutanlığı timlerince suç ve suçlularla mücadele kapsamında, gerçekleştirilen faaliyette ülkeye yasa dışı yollarla giren 51 Afganistan uyruklu göçmen yakalandı.

Edinilen bilgiye göre, ilçenin Bayralar Mahallesi'nde A.B. adlı şahsa ait sera kenarında bulunan bir barakada çeşitli illerden toplanarak E.B. adlı organizatör tarafından Elmalı'ya getirilen 51 Afganistan uyruklu göçmen Jandarma timleri tarafından yakalanırken, olayla ilgili olarak göçmenlere yer ve imkan sağlayan A.B. adlı şahıs yakalandı ve hakkında adli işlem başlatıldı. Organizatör E.B.'yi yakalama çalışmaları devam ederken, göçmen başına yaklaşık 3.000 TL idari para cezası kesildi. İşlemleri biten göçmenler, sınır dışı edilmek üzere il göç idaresine teslim edilecek. 


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2018.11.02 21:02:49
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Plajdan toplanan çöplerde sergi

Dünyada plaj çöplerinin yüzde 73'ü plastik atıklar. Biliyor musunuz; plastik poşetin 20 yıl, plastik çatal bıçağın 100 yıldan fazla, plastik pipetin 200 yıl, plastik bardağın 450 yıl, plastik şişenin 450 yıl, bebek bezinin ise 500 yıl doğada kaldığını.Büyükşehir Belediyesi’nin, kıyıları ve denizleri tehdit eden plastik kirliliği konusunda farkındalık yaratmak ve plastik kirliliğiyle mücadele edebilmek amacıyla Ekolojik Araştırmalar Derneği (EKAD) ve Türkiye Çevre Eğitim Vakfı (TÜRÇEV) ortaklığıyla başlattığı “Plastiksiz Kıyılar, Plastiksiz Sular” projesi kapsamında Serik Boğazkent Halk Plajı’nda da farkındalık etkinliği düzenlendi toplanan atıklar sergilendi

    Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin, kıyıları ve denizleri tehdit eden plastik kirliliği konusunda farkındalık yaratmak ve plastik kirliliğiyle mücadele edebilmek amacıyla Ekolojik Araştırmalar Derneği (EKAD) ve Türkiye Çevre Eğitim Vakfı (TÜRÇEV) ortaklığıyla başlattığı “Plastiksiz Kıyılar, Plastiksiz Sular” projesi sürüyor. Proje kapsamında Konyaaltı Sahili’nin ardından Serik Boğazkent Halk Plajı’nda da farkındalık etkinliği düzenlendi.  


    Antalya Büyükşehir Belediyesi, Başkan Muhittin Böcek’in planlı, kurallı, kimlikli bir kent için çevre ve doğa dostu çalışmaları kapsamında Antalya’nın kıyılarına ve denizlerine sahip çıkıyor. The Conservation Collective, MAVA Foundation, The GEF Küçük Destek Programı (SGP) ve Sivil Toplum için Destek Vakfı işbirliği ile hayata geçirilen Turquoise Coast Environment Fund – Turkey’in finansal desteği ile yürütülen “Plastiksiz Kıyılar, Plastiksiz Sular” projesi Antalya’nın dünyaca ünlü Konyaaltı Sahili’nin ardından Serik Boğazkent Halk Plajı’nda gerçekleştirildi. 

PLAJDAN TOPLANAN ÇÖPLER SERGİLENDİ

    Proje kapsamında temel çevre bilinci ve ekoloji eğitimi verilen yurt içi ve yurt dışından gönüllü gençler Boğazkent Halk Plajı’nda sahil temizliği yaptı. Sahil temizliğinde pet şişe ve kapakları, plastik bardaklar, izmarit, metal içecek kutuları ve kapaklar, cam içecek şişeleri toplandı ve sınıflandırılarak sergilendi. Tek kullanımlık plastiklerin sahilleri ve denizleri tehdit eden en önemli tehlike olduğu anlatıldı. 

PLASTİĞE ALTERNATİF ÜRÜNLER TANITILDI

    Dünyada plaj çöplerinin yüzde 73’ünü plastik atıkların oluşturduğu vurgulanırken plastik poşetin 20 yıl, plastik çatal bıçağın 100 yıldan fazla, plastik pipetin 200 yıl, plastik bardağın 450 yıl, plastik şişenin 450 yıl, bebek bezinin ise 500 yıl doğada kaldığına dikkat çekildi. Plajları temiz tutmak için sadece belediyenin yaptığı temizlik çalışmalarının yeterli olmayacağı, sahilleri kullananların da daha bilinçli ve duyarlı olması gerektiği söylendi. Kurulan stantlarda tek kullanımlık plastiklere alternatif ürünleri de görme fırsatı bulan vatandaşlar birçoğunu ilk kez gördükleri nişasta bazlı ve doğaya zarar vermeyen bardak, tabak gibi ürünlere yoğun ilgi gösterdi. 

DAHA AZ ATIK DAHA AZ PLASTİK

    Projenin önemine dikkat çeken Antalya Büyükşehir Belediyesi Deniz ve Kıyı Yönetimi Şube Müdürü Mustafa Yıldırım, plastiğin kıyı ve deniz ekosisteminin en büyük problemlerinden biri olduğunu söyledi. Yıldırım, “Tüketim alışkanlıklarımızı gözden geçirmeli, daha az atık ve daha az plastik tüketimi için çaba harcamalıyız” diyerek herkesi duyarlı olmaya davet etti. 

DENİZ KİRLİLİĞİ ÖNLENEBİLİR

    Projenin ortaklarından TÜRÇEV’in  Antalya Koordinatörü Mustafa Ergiydiren de dünyanın en önemli kirlilik sorunlarından bir tanesinin büyük çoğunluğu plastiklerden oluşan deniz kirliliği olduğunu söyledi. Projede görev alan EKAD Eğitim Programları Koordinatörü Biyolog Deniz Candaş ise, sahilleri buna bağlı olarak da denizleri tehdit eden kirliliğin önlenebilir olduğunu ifade ederek sürdürülebilir ekoloji kavramı ve bilincini yaygınlaştırmanın bu noktada birinci öncelik olduğunu söyledi. * Büyükşehir Belediyesi Basın Bürosu



Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.08.05 17:07:15
Son Düzenlenme Tarihi :





Uzmanından sınav stresini yok eden doğru beslenmenin altın kuralları

Alanya Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Öğretim Üyesi Prof. Dr. Birol Saygı, sınav öncesi doğru beslenme konusunda önemli bilgiler aktardı.
Alanya Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Öğretim Üyesi Prof. Dr. Birol Saygı, sınav öncesi doğru beslenme konusunda önemli bilgiler a..

Alanya Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Öğretim Üyesi Prof. Dr. Birol Saygı, sınav öncesi doğru beslenme konusunda önemli bilgiler aktardı.
Alanya Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Öğretim Üyesi Prof. Dr. Birol Saygı, sınav öncesi doğru beslenme konusunda önemli bilgiler aktardı. Hem sağlıklı yaşam tarzı elde edilmesine hem de sınav öncesi öğrenciye faydı sağlayacak sağlıklı beslenme ipuçları hakkında bilgiler veren, Prof. Dr. Birol Saygı, "Sınav döneminde sağlıklı bir yaşam tarzı elde etmenize ve bunu sürdürmenize yardımcı olacak ipuçları şunlardır; bazen bir bölümü daha bitirmek için bir öğünü atlamak isteyebilirsiniz, ancak açlık belirtilerinizi görmezden gelmek ve bir öğünü atlamak sizi yalnızca geriletecektir. Beyninizin glikoza ihtiyacı vardır. Ancak şekerden elde edilen ve glikoz seviyenizi zirveye çıkarabilen ve sonra aniden düşen şekerden bahsetmiyoruz. Karmaşık karbonhidratlardan alabileceğiniz sürekli bir glikoz iletiminden bahsediyoruz. Sürekli bir glikoz kaynağı, sık sık aç hissetmeden odaklanmanıza yardımcı olacaktır" ifadelerine yer verdi.

“Beyni besleyen yiyecekler tüketin”
Sınav sırasında beyni besleyecek yiyeceklerin çok önemli olduğuna vurgu yapan Üyesi Prof. Dr. Birol Saygı; sebzeler ve baklagiller/fasulye, meyve, tahıl (tahıl gıdaları) ekseriyetle kepekli ve/veya yüksek tahıl çeşitleri, yağsız et ve et alternatifleri ile süt, yoğurt, peynir (ekseriyetle yağı azaltılmış) yiyeceklerin tüketilmesi gerektiğine dikkat çekti.

“Kahvaltınızı mutlaka yapın”
Metabolizmanın sağlıklı çalışması bakımından kahvaltı yapılmasının doğru bir önemli olduğu söyleyen Prof. Dr. Saygı, “Metabolizmanızı başlatmak için kahvaltı yapınız, öğle yemeği yerken etrafta dolaşınız ve gerininiz, akşam yemeğinden önce biraz egzersiz yapınız. Öğünlerinize mutlaka şunlara yer verin; yarım tabak dolusu sebze, tabak karbonhidrat ve tabak protein. Sizi tok ve odaklanmış tutmak için öğünlerinize dahil edebileceğiniz bazı yiyecek örneklerimiz var. Bu önerilere göre hareket etmek çok sağlıklı olacaktır. Tam tahıllı ekmek, bulgur gibi tam tahıllar gibi Patates ve kabak gibi karbonhidrat porsiyonunuzun bir parçası olarak nişastalı sebzeleri de ekleyebilirsiniz. Protein açısından zengin Tavuk, hindi, balık ve yağsız kırmızı et gibi yağsız etler (az yağlı etler) tüketmelisiniz. Her tür sebze yani nişastalı olmayan sebzelerden daha fazlasını seçiniz” dedi.

“Atıştırmalık yiyecekler önemli”
Alanya Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Öğretim Üyesi Prof. Dr. Birol Saygı, toplum dilinde atıştırmalık olarak nitelendirilen yiyeceklerin tüketilmesinin önemli olduğuna vurgu yaptı. “Sağlıklı öğünler ve atıştırmalıklar, beyin fonksiyonunu destekleyen, yavaş ve sürekli glikoz salınımı sağlayan ve bağırsak mikrobiyomunuzu ve bağırsak-beyin ekseninizi destekleyen dirençli nişasta açısından zengin besinlerle doludur. Güne mahallede, sahilde veya yerel parkınızın çevresinde tempolu bir yürüyüşle başlayın” diyen Prof. Dr. Saygı, şu ifadelerle bilgilendirmelerine devam etti:
“Stresli ve/veya endişeli hissettiğimizde, cips, şeker veya kurabiye gibi tatlı veya tuzlu bir şeye ihtiyacımız olduğunu hissedebiliriz. Yüksek miktarda şeker ve tuz yemek, yalnızca boş kalori sağlamakla kalmaz (besleyici kalori içermez), aynı zamanda kısa süre sonra kendinizi acıkmış hissetmenize de neden olur. Kan şekerinizi ve enerji seviyenizi sabit tutmak için bir şeyler atıştırmak için çalışma molaları planlayınız. Karbonhidratlar beyninizin tercih ettiği enerji kaynağıdır, ancak karbonhidratın kalitesi önemlidir. Kalıcı enerji için tam tahıllar, meyveler ve sebzeler gibi lif içeren atıştırmalıklar yiyiniz. Bu hem daha uzun süre tok kalmanızı sağlayacaktır. Meşgul olduğunuzda, mutfakta sakladığınız yiyecekleri almak kolaydır. Bu nedenle besleyici ve kullanışlı yiyecekleri mutfakta bulundurun. Bunlara taze meyveler, çiğ sebzeler, kabuklu kuruyemişler, peynir, yoğurt, az şekerli, yüksek lifli kahvaltılık tahıllar, patlamış mısır (yağlı değil) ve konserve ton balığı dahildir. Öğünleriniz 4 veya daha fazla saat arayla olduğunda bir atıştırmalık ekleyiniz.”

Aşırı kafein tüketimine dikkat
Gün içinde alınması gereken kafein miktarının sınırlanması gerektiğini söyleyen Saygı, yoğun kafein alımının vücutta gerginlik ve endişe gibi hislere neden olabileceğini söyledi. Bu neden daha az kafein tüketilmesi gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Saygı, “Bir yığın çalışma notunu bitirmek için kafein mi arıyorsunuz? Kafein size kısa bir süre için enerji artışı sağlarken, daha sonra gergin ve/veya endişeli hissetmenize neden olabilir. Ayrıca, vücudunuzun ne kadar kafeini tolere edebileceğine bağlı olarak, mide rahatsızlığı ve uykusuzluk yaşayabilirsiniz. Kafein tüketmeyi seçerseniz, gün içinde alımınızı sınırlayınız. Bunun yerine su, maden suyu, bitki çayları veya kafeinsiz kahveyi seçiniz. Sınavdan önce yeterince dinlenmek istediğinizi ve yüksek miktarda kafein alımının sınavdan önceki gece uyuyamamanızın nedeni olabileceğini unutmayınız” diye konuştu.

"Günde 1,5 litre su içmeliyiz"
Gastronomi ve Mutfak Sanatları Öğretim Üyesi Prof. Dr. Birol Saygı, öğrencilere son olarak günde 1,5 litre suç içmelerini önerdi. Düzenli su içilmesinin beyni nemlendirdiğini aktaran Saygı, “Günde en az 1,5 litre su içmeliyiz, ancak çoğu zaman özellikle meşgul olduğumuz zamanlarda su içmeyi unutuyoruz. Susuzluk üzerimize sinsice yaklaşabilir ve susuzluktan dolayı başımız dönebilir ve hatta baş ağrıları yaşayabiliriz. Bir su şişesi taşımak, muhtemelen gün boyunca su şişesini doldurma ihtiyacı hissedeceğiniz için su içmeyi hatırlatabilir. Sade su tipik olarak vücudunuzun sulu kalmasının en iyi yolu olsa da sıvı alımınızı artırmak için aşağıdaki seçenekleri göz önünde bulundurunuz. Soyunuza taze kesilmiş meyveler, sebzeler veya otlar ekleyiniz. Örneğin salatalık, portakal, limon, nane yaprakları ekleyin. Narenciye (limon, portakal, greyfurt) ile tatlandırılmış saf, şekersiz demlenmiş buzlu çayı deneyin. Meyve ve sebzeler su ile doludur ve sıvı alımını artırmanıza yardımcı olabilirler. Bunlar kavun, salatalık, narenciye, kereviz içerir. Meşgul olduğumuzda uykuya öncelik vermek zordur, ancak yeterince uyumamak sizi sinirli yapabilir çünkü elinizden gelenin en iyisini hissetmiyorsunuz. Uyku kalitesi ve miktarı sınav haftasında ve tüm akademik yıl boyunca önemlidir. Her gece 7-9 saatten az uyumak sizi daha az uyanık ve zayıflamış bir bağışıklık sistemi riski altında bırakabilir” sözlerine yer verdi.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.06.05 15:59:22
Son Düzenlenme Tarihi :