SON DAKİKA
header-ad

Elmalı'da derece alan öğrencilere ödülleri verildi

18 Mart Ça­nak­ka­le Şe­hit­le­ri­ni Anma Günü ve Ça­nak­ka­le Za­fe­ri’nin 108. yıl dö­nü­mü El­ma­lı’da da et­kin­lik­ler­le kut­lan­dı.

Cu­mar­te­si saat 10.30'da Cum­hu­ri­yet Mey­da­nı’ndaki Ata­türk Anıtı’na çe­lenk su­nul­ma­sı, saygı du­ru­şu ve İstik­lal Marşı’nın okun­ma­sı ile baş­la­yan et­kin­lik­ler Yusuf Öner­toy Mes­le­ki ve Tek­nik Ana­do­lu Li­se­si’nde devam etti.
Bu­ra­da­ki tö­ren­ler de saygı du­ru­şu ve İstik­lal Marşı’nın okun­ma­sı ile baş­la­dı.
Günün an­la­mı­nı be­lir­ten ko­nuş­ma­nın ar­dın­dan bir öğ­ren­ci şiir okudu.
Ça­nak­ka­le Ora­tor­yo­su ve ko­ro­nun ar­dın­dan et­kin­lik 18 Mart Ça­nak­ka­le Za­fe­ri ve Şe­hit­le­ri Anma Günü ne­de­niy­le ya­pı­lan ya­rış­ma­lar­da de­re­ce­ye gi­ren­le­re ödül­le­ri­nin ve­ril­me­siy­le devam etti. Aynı et­kin­lik içe­ri­sin­de 5 Mart An­tal­ya’nın Fethi ve 6 Mart Ata­türk’ün An­tal­ya’ya ge­li­şi ko­nu­lu kom­po­siz­yon ya­rış­ma­sın­da de­re­ce­ye giren öğ­ren­ci­le­re ödül­le­ri ve­ril­di.
18 Mart Ça­nak­ka­le Za­fe­ri ve Şe­hit­le­ri Anma Günü ya­rış­ma­sın­da de­re­ce­ye giren öğ­ren­ci­ler şöyle :
Bi­rin­ci­ler : Se­ba­hat Çınar İlko­ku­lu’ndan İbra­him Metin Öz­türk (Resim), Osman Nuri Çınar Or­ta­oku­lu’ndan Ayşe Kı­lın­ças­lan (Şiir), İbra­him Bed­red­din Dalan Fen Li­se­si’nden İrem Serin (Kom­po­zis­yon).
İkin­ci­ler : Resim - Ra­ma­zan Öz­türk - Meh­met Su­ba­şı İlko­ku­lu, Şiir - Dilan Kınız - Ömer Paşa Or­ta­oku­lu. Kom­po­zis­yon - Na­ge­han Gül - Züm­rü­to­va İlko­ku­lu’ndan Hu­ri­ye Nisa Son­gür (Şiir), Yusuf Öner­toy Mes­le­ki ve Tek­nik Ana­do­lu Li­se­si
Üçün­cü­ler : Se­ba­hat Çınar İlko­ku­lu’ndan Musab Mah­mud Hü­da­yi Duran (Resim), Yuva Or­ta­oku­lu’ndan Tur­gut Eren Ünal (Şiir), El­ma­lı Ana­do­lu İmam Hatip Li­se­si’nden Ha­ti­ce Mıkçı (Kom­po­zis­yon)
5 Mart An­tal­ya’nın Fethi Ko­nu­lu Ya­rış­ma:
Bi­rin­ci­ler : Züm­rü­to­va İlko­ku­lu’ndan Hu­ri­ye Nisa Son­gür ( Şiir), Yusuf Öner­toy Mes­le­ki ve Tek­nik Ana­do­lu Li­se­si’nden Rabia Vural (Kom­po­zis­yon).
İkin­ci­ler : Züm­rü­to­va İlko­ku­lu’ndan Rüya Dur­kan (Şiir), Yusuf Öner­toy Mes­le­ki ve Tek­nik Ana­do­lu Li­se­si’nden Elif Fi­dan­cı (Kom­po­zis­yon)
Üçün­cü : Yusuf Öner­toy Mes­le­ki ve Tek­nik Ana­do­lu Li­se­si’nden Ela Rey­han Yıl­maz (Kom­po­zis­yon)
Mart Ata­türk’ün An­tal­ya’ya Ge­li­şi Ko­nu­lu Ya­rış­ma :
Bi­rin­ci­ler : Meh­met Su­ba­şı İlko­ku­lu’ndan Ra­ma­zan Öz­türk (Resim), Züm­rü­to­va Or­ta­oku­lu’ndan El­fi­da Kısır (Şiir), Züm­rü­to­va İlko­ku­lu’ndan Hu­ri­ye Nisa Son­gür (Şiir), Yusuf Öner­toy Mes­le­ki ve Tek­nik Ana­do­lu Li­se­si’nden Fırat El (Kom­po­zis­yon)
İkin­ci­ler : Se­ba­hat Çınar İlko­ku­lu’ndan Sı­dı­ka Beren Çak­mak (Resim), Yusuf Öner­toy Mes­le­ki ve Tek­nik Ana­do­lu Li­se­si’nden Yiğit Ali Doruk (Kom­po­zis­yon)
Üçün­cü : Yusuf Öner­toy Mes­le­ki ve Tek­nik Ana­do­lu Li­se­si’nden Ela Rey­han Yıl­maz (Kom­po­zis­yon)
* FERUDUN ÖZGÜNSÜR

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.03.19 13:21:00
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






AK Parti Sözcüsü Çelik: "Türkiye’de hiçbir şekilde milli güvenlik sorunu yoktur”

AK Parti Sözcüsü ve Adana Milletvekili olan Ömer Çelik, “Kılıçdaroğlu’nun koltuğunu korumak için milli iradeye saldırdığı apaçık ortadadır” dedi.
Adana Valisi Yavuz Selim Köşger’i ziyaret ettikten sonra Ak parti il başkanlığına gelerek burada gündem hakkına ve muhalefet parti hakkında açıklamalarda bulundu.
Çelik, Adana Valisi Yavuz Selim Köşger’i ziyaretinden sonra AK Parti Adana İl Başkanlığında basın toplantısı düzenledi. Çelik burada yaptığı konuşta, “Seçimlerden bu kadar zaman geçtikten sonra bütün Türkiye çok garip bir tartışmayı maalesef izlemek zorunda kaldık. Bu garip tartışma esasında Sayın Kılıçdaroğlu’nun koltuğunda kalmak ve kendi tek adam rejimini Cumhuriyet Halk Partisi’nde sürdürmek için ortaya koyduğu çeşitli argümanlar ve yaklaşımlar. Her gün yeni bir durumla karşılaşılsa da temel olarak seçimden bu tarafa sayın Kılıçdaroğlu ve bu çizgiyi sürdüren birkaç kişi sürekli olarak seçimlerin meşruiyetini tartışmaya açmaya çalışıyorlar. Seçimler şöyle kazanıldı, böyle kazanıldı diyerekten. Tabii bu tartışmayı yürütenlerin aslında bütün seçim kampanyaları boyunca Türkiye Cumhuriyeti Tarihi’nin en meşru derelerine saldıran bir kampanyanın parçası olduğunu unutmamalı” diye konuştu.
Kılıçdaroğlu’nun Cumhuriyet Halk Partisi’ni yanlış bir siyasi çizgiye sürüklendiğini vurgulayan Çelik, “Bütün seçim kampanyası boyunca ne kadar terör örgütü varsa çıktı onlara desteklerini ilan etti ama Kılıçdaroğlu ve arkadaşları bunun karşısında biz terör örgütlerinin desteğini reddediyoruz. Biz meşru bir alanda seçim yapıyoruz diyebilecek bir dirayeti göstermemek. Bu durum sürekli olarak seçim sonuçlarının meşruiyetini tartışmak gibisinden maalesef Cumhuriyet Halk Partisi’nde son derece yanlış bir çizgiye sürüklüyor” dedi.

Türkiye’de seçim sonuçlarının meşruiyetini tartışmaya açanlar geçmiş zamanlarda her zaman darbeciler ve vesayet rejimi taraftarları olduğuna dikkat çeken Çelik, şunları kaydetti:
“Cumhuriyet Halk Partisi’nin tarihinde maalesef böyle kötü bir sabıka vardır. Seçimleri kaybettiği zaman, geçmişte askeri vesayet ve yargı vesayeti üzerinden meşru seçimleri baltalamaya ya da sabote etmeye dönük bir siyasi gelenekleri vardır. Bu gelenek kuşkusuz demokrasiyle uzlaşmamaktadır ve kuşkusuz demokratik bir gelenek değildir. Cumhuriyetin temel değerlerine de her zaman zarar vermiştir. Ama şimdi ilk defa doğrudan Kılıçdaroğlu’na birkaç arkadaşının sahiplenmesiyle seçim sonuçlarını kendi kendilerine tartışmaya açtıklarını gördüm. Tabii bunun millet nezdinde bir karşılığı yok. Demokratik kültürde bir karşılığı yok. Demokratik kültürde bir karşılığı yok. Siyasi tarihimizde de sadece kötü ve kötü niyetli bir yaklaşım olarak tarihe geçmekten başka da bir akıbeti olmayacak ama bir siyasi parti genel başkanının meşru seçimlerin sonuçlarını kendince tanımadığını söylemesi ve bunu bir şekilde tartışmaya açmaya çalışması kuşkusuz siyasi hayatının bu aşamasında Kemal Kılıçdaroğlu’nun kendisine yapıştıracağı en kötü etiket olmuştur”

“Kılıçdaroğlu hayatı boyunca yenilmeye mahkûmdur”
Kılıçdaroğlu’nun hayatı boyunca hiç seçim kazanmamış ve sürekli yenilmeye mahkum olduğunu belirten Çelik, “Sayın Kılıçdaroğlu’nun bunun gereğini yapması gerekiyor. Siyasi etikten bu kadar çok bahseden birisinin kendisinin seçim kaybetmesine rağmen üst üste bu derece kendi partisinde bir tek adam rejimi kurmaya çalışması bir siyasi etik, bir siyasi ahlak meselesi değil midir? Dolayısıyla Sayın Kılıçdaroğlu’nun demokratik yolla şeffaf bir biçimde yapılmış yüksek katılımla gerçekleşmiş seçimlerde en yüksek oyu almış AK Parti’yi ve Cumhur İttifakı’nı eleştirmek yerine kendisinin ortaya koyduğu mağlubiyetin siyasi ahlak vereceğinden ve siyasi etik penceresinden değerlendirmesini yapması ve bununla yüzleşmesi gerek” diye konuştu.

“Kılıçdaroğlu koltuğunu korumak için milli iradeye saldırdığı apaçık ortadadır”
Kılıçdaroğlu’nun kendi koltuğunun meşruiyetini kaybetmesiyle ilgili tartışmaları örtbas etmek için milli iradeye saldırdığını ifade eden Çelik, “Siyasi etik ve ahlaktan bahsediyorsak sürekli olarak kendi partisinden ve ittifak ortaklarından sakladığı protokoller ortaya çıkıyor. Her gün yeni bir tartışmayla karşı karşıya akıllanıyor. Birtakım partililer ortaklarından gizli kendi siyasi partisinden bile gizleyerek kendi siyasi heyetinden bile gizleyerek birtakım protokoller imzaladı, birtakım anlaşmalar yaptı ortaya çıkıyor. O zaman sormak gerekir. Bu şekilde kapalı kapılar ardında karanlık bir siyasi süreç yürütmenin siyasi ahlak bakımından ve siyasi etik bakımından bedenin ne olması gerekir ve neticesinin ne olması gerekir? Dolayısıyla biz Kılıçdaroğlu’nun kendi koltuğunun meşruiyetini kaybetmesiyle ilgili tartışmaları örtbas etmek için milli iradeye saldırdığını net bir biçimde görüyoruz. Bunu siyasi tarihimizde çeşitli zamanlarda yönelt halk partisi yönetimi içinden çeşitli zamanlarda yapanlar oldu. Bizim dönemimizde de buna cüret edenler oldu. Ama her seferinde milli iradeye çarparak bunun cevabını aldılar. Dolayısıyla biz sayın Kılıçdaroğlu’na pek umudumuz kalmasa da demokratik perspektiften, siyasi ahlak perspektifinden kendisinin şu anda koltukta kalma ısrarının ve gizli protokollerle kendi partisini düşürdüğü durumu değerlendirmesi gerektiğinin tekrar hatırlatılması gerektiğini ifade ediyoruz” şeklinde konuştu.

“Kılıçdaroğlu partisini sürekli yanlış tarafa sürüklüyor”
Türkiye’de insanların hayat tarzlarının sürekli tehdit altında olduğu iddialarına yanıt veren Çelik, “Bizim iktidarlarımız döneminde Türkiye’de herkesin inandığı gibi yaşaması hak ve hürriyetler rejiminin genişletilmesi konumunda adımla atılırken karşımızda askeri vesayet ve yargı vesayetinin hemen yanında Cumhuriyet Halk Partisi’nin siyasi çizgisi oldu. Ne zaman Türkiye’de hak ve hürriyetler rejimini genişletmek üzere bir adım atmışsak sürekli olarak karşımıza Cumhuriyet Halk Partisi çıkardı. En son bunu beceremediğinde, bunu engelleyemediğinde de mutlaka konuyu Anayasa Mahkemesine götürüp iptal ettirmek isterdi. Dolayısıyla önce kendi siyasi tarihle, kendi siyasi tavrıyla yüzleşmesi gerekir. Bizzat Kemal Kılıçdaroğlu’nun grup başkan vekili olduğu, genel başkan olduğu dönemlerde dahi bu siyasi çizgiyi sürdürmüşler, hak ve hürriyetler rejiminin genişletilmesi konusunda atılan her adıma karşı durgun bir tavır ortaya koymuşlardır. Dolayısıyla bütün bunları değerlendirmeden tutup da Türkiye’de iktidarın, vatandaşlarımızın bir kısmının hayat tarzlarına tehdit ettiği gibisinden bir yaklaşım ortaya koymasının gerçeklikle hiçbir alakası yoktur. Burada önemli olan Kılıçdaroğlu’nun hukuk açısından da siyasi açıdan da aslında genel başkanlığı döneminin sona erdiği bir dönemdir. Nitekim genel başkan olarak hukuki açıdan da durumu tartışmalı olmasına rağmen bunu sürdürmeye devam etmektedir. Bu tartışmayı örtbas etmek için sürekli olarak seçim sonuçlarına saldırmakta, kendince toplumsal fay hatlarına cinnet etmeye çalışmaktadır” ifadelerini kullandı.

“Türkiye’de hiçbir şekilde milli güvenlik sorunu yoktur”
Türkiye’de devletimizin her hangi bir güvenlik sorunun üstesinden geleceğini belirterek Türkiye’de bir güvenlik zaafı olduğuna dair ortaya koyduğu açıklamaları hepsinin yalan olduğunu söyleyen Çelik, “Netice itibariyle de hepsinin yalan olduğu ortaya çıktı. En son hatırlarsanız seçimlerin ikinci turunun yapıldığı gece ikinci turunun sonuçların açıklanmaya başlandığı geceden önce bir açıklama yaptı. Seçim gecesi hiç kimse sokağa çıkmasa Türkiye’de büyük olaylar olabilir, büyük provokasyonlar olabilir. Biz de dedik ki Türkiye’de devletin ve güvenlik kurumlarının baş edemeyeceği bir güvenlik zaafı varmış gibi bir yaklaşım ortaya koymanız yanlıştır. Kendi devletinizi ve kurumlarınızı zaaf içinde gösterip bu provokasyon söyleminden uzak durmanız gerekir. Netice itibariyle ne oldu? Kendisinin söylediğinin yalan olduğu ortaya çıktı. Seçim gecesi bütün siyasi partilerden vatandaşlarımız hem sandık başlarındaydı. Hem sokaklardaydı. Türkiye güvenli bir biçimde ufak tefek olaylar hariç herhangi bir sistematik olay olmadan gayet güvenli bir biçimde seçimleri yaptı ve süreci tamamladı” diye konuştu.

“Türkiye yüzyılı kadınların yüzyılıdır”
Konuşmasının sonuna gelirken Kadın A Milli Voleybol takımının şampiyonluğunu kutlayan Çelik, Türkiye yüzyılı aynı zamanda kadınların yüzyılıdır demiştik. Bunun son örneği olarak, dün gece hepimizin göğsünü kabartan bir biçimde kadın A milli voleybol takımımız Avrupa’nın da en büyüğü olduğunu gösterdi. Filenin sultanları aynı zamanda Türk kadınlarının gücünü, istiklal maaşımızı Avrupa Birliği’nin başkenti sayılabilecek bir yerde okutarak bütün dünyaya göstermiş oldu. Biz bu kardeşlik iklimi, barış iklimi içerisinde yolumuza devam edeceğiz. Onun dışındaki ortaya koyulmaya çalışılan kendi koltuklarını koymak, kurmak için ortaya koydukları bu provokasyonlarla bu manipülasyonlarla da bu dezenformasyonlarla da mücadelemizi en güçlü şekilde sürdüreceğiz ve bu yalan siyasetine hiçbir alanda geçit vermeyeceğiz” ifadelerine yer verdi.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.09.05 17:48:54
Son Düzenlenme Tarihi :





Dersimiz öğretmenlik, konu fedakarlık

Antalya’da bir okulun müdürü, yardımcıları ile öğretmenleri, okul aile birliği ve düzenlenen etkinliklerden elde edilen gelirle aldıkları boyayla, okulun bakım ve onarımını gerçekleştiriyor. Yaz tatili yerine gönüllü olarak boyacılık yapan öğretmenler, ellerine aldıkları fırçalarla okul koridorlar..

Antalya’da bir okulun müdürü, yardımcıları ile öğretmenleri, okul aile birliği ve düzenlenen etkinliklerden elde edilen gelirle aldıkları boyayla, okulun bakım ve onarımını gerçekleştiriyor. Yaz tatili yerine gönüllü olarak boyacılık yapan öğretmenler, ellerine aldıkları fırçalarla okul koridorlarını ve sınıflarını boyuyor.
Kepez ilçesinde 2 bini geçkin öğrenciye aynı binada eğitim veren Kepez İlkokulu, Kepez Ortaokulu ve Yunus Emre İmam Hatip Ortaokulu idaresi ile öğretmenleri, 2022-2023 Eğitim-Öğretim yılının tamamlanmasının ardından yeni sezon hazırlıklarına erken başladı. Okul aile birliği ve sene boyunca düzenlenen şenliklerden elde edilen gelirin bir bölümünü boya alımında kullanan okul idaresi, öğrencilerin steril ve sorunsuz bir eğitim yılına başlamaları için kolları sıvadı. İlk olarak sıraların tadilatı ve klimaların bakımlarını yaptıran öğretmenler, okulun koridor ile sınıf duvarlarını da gönüllü olarak boyama, boyacıya verilecek tutarı da okulun başka giderleri için kullanma kararı aldı. Yaz tatiline gitmeyip her sabah okula gelen müdür, müdür yardımcıları ve 5 öğretmen, ellerine fırçaları alıp boyama işlemlerine başladı.

“Gönüllü ve istekli bir şekilde yapıyoruz”
2023-2024 eğitim ve öğretim yılının tamamladıktan sonra yeni dönem için çalışmaya başladıklarını belirten Okul Müdürü Ramazan Burak Kahyaoğlu, “Okulumuz kalabalık, 2 bin 50 öğrencimiz var. Öğrencilerimizi hijyenik bir ortama sokmak bizim için önemliydi. Bu nedenle işlerimizi sıraya koyduk. İlk etapta sıralarımızı onarıp klima bakımlarımızı yaptırdık. Ardından boya işine girdik. Boya işi biraz maliyetli olduğu için arkadaşlarımızla bir araya geldik ve bu işin üstünden gelebileceğimize karar kıldık. Bu iş yapmaktan dolayı çok mutluyuz. Öğrencilerimizin hak ettiği ortamlarda yaşamalarını arzuluyoruz. Böyle bir zorunluluğumuz yok ama işimizi çok seviyoruz, gönüllü ve istekli bir şekilde yapıyoruz” dedi.

“Önceliğimiz çocuklarımız”
Kendileri için önceliğin öğrencileri olduğunu aktaran Kahyaoğlu, “Öğrencilerimiz ve öğretmenlerimizin bir kısmı tatildeler. Öncelikle okulumuz 2023-2024 Eğitim ve Öğretim Yılına hazırlayıp biz de tatile gideriz düşünce içerisindeyiz. Bizim için önceliğimiz çocuklarımız. Buraya emek veren tüm ekip arkadaşlarıma sonsuz minnettarım” diye konuştu.

“Seve seve yapıyoruz”
Öğretmenlerde Şaban Keleş de “Okulumuzun eğitime hazır olması için birilerinin elini taşın altına koyması gerekiyordu. Seve seve yapıyoruz. Boyayı bitirdiğimiz zaman biz de tatilimizi gönül rahatlığıyla yapacağız. Her mesleğin kendine göre zorluğu var ama okul için yapınca kolay oluyor” ifadelerine yer verdi.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.07.08 11:46:11
Son Düzenlenme Tarihi :