SON DAKİKA
header-ad

ENFLASYONDA SINIRLI DÜŞÜŞ SÜRERKEN MALİYET BASKISI DEVAM EDİYOR

ATSO Başkanı Yusuf Hacısüleyman, Haziran ayı enflasyon verilerini değerlendirerek, eğitim ve konut fiyatlarındaki artışların enflasyonu yukarı taşıdığını belirtti. Gıda fiyatlarındaki sakin seyirin manşet enflasyonu baskılasa da, üretici maliyetlerindeki yükselişin maliyet baskısını sürdürdüğünü vurguladı.

Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Hacısüleyman, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan Haziran ayı enflasyon verilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Haziran ayında tüketici fiyatlarının yüzde 1,17 oranında artış gösterdiğini dile getiren Başkan Hacısüleyman, “Yıllık TÜFE’nin yüzde 35,05 seviyesine gerileyerek sınırlı da olsa düşüş eğilimini sürdürdüğünü görüyoruz. Bu süreçte, eğitim ve konut kalemlerinde dikkat çekici artışlar yaşanırken, gıda grubunda fiyatların aylık bazda gerilemesi manşet enflasyonu baskılamıştır. Ancak üretici fiyatlarında gözlenen yüzde 2,46’lık artış, önümüzdeki dönemler için maliyet baskısının sürdüğünü göstermektedir” ifadelerini kullandı.

TÜFE ve Yİ-ÜFE’de Temkinli Yavaşlama Sürerken, Bazı Kalemlerdeki Katılık Dikkat Çekiyor
Haziran ayında tüketici fiyatlarının bir önceki aya göre yüzde 1,37 oranında artış gösterdiğini dile getiren Başkan Hacısüleyman, sözlerini şöyle sürdürdü;

“Altı aylık kümülatif artış yüzde 16,67 olurken, yıllık enflasyon yüzde 35,05 seviyesine gerilemiştir. Yurt içi üretici fiyatlarında ise aylık artış yüzde 2,46 olurken, yıllık artış yüzde 24,45 olarak kaydedilmiştir. Yİ-ÜFE’nin Aralık 2024’e göre artışı ise yüzde 15,71 düzeyindedir. Bu tablo, üretim maliyetlerinde hala güçlü bir yukarı yönlü eğilimin devam ettiğini ortaya koymaktadır.”

Üretici Fiyatlarında Artış Sürüyor: Hizmet Girdileri ve Enerji Belirleyici Rolde
Sanayinin dört ana sektöründe yıllık bazda en yüksek artışın yüzde 61,04 ile ‘su temini’ sektöründe gerçekleştiğini vurgulayan Başkan Hacısüleyman, “Elektrik, gaz üretimi ve dağıtımında yüzde 28,25, madencilikte yüzde 25,66 ve imalatta yüzde 23,79 oranlarında yıllık artışlar dikkat çekmektedir. Ana sanayi grupları itibarıyla, ara mallarında yüzde 21,77, dayanıklı tüketim mallarında yüzde 29,92, dayanıksız tüketim mallarında yüzde 26,45, enerjide yüzde 24,15 ve sermaye mallarında yüzde 27,40 oranında yıllık artış kaydedildi. Bu durum, üretici fiyatlarındaki artışın sadece enerjiyle değil, geniş tabanlı bir maliyet yapısıyla ilişkilendiğini ortaya koymakta” diye konuştu.

Başkan Yusuf Hacısüleyman: “Enflasyonla Mücadelede Mali Disiplin Öncelikli”
Enflasyonun yapısal ve yapışkan bir karaktere sahip olduğunu belirten Başkan Yusuf Hacısüleyman, “Gıda fiyatlarındaki görece yatay seyir ve bazı kalemlerde gözlenen düşüşler kısa vadede olumlu bir tablo çizse de eğitim, konut ve ulaştırma gibi temel hizmet gruplarındaki fiyat artışları, enflasyonun dirençli yönünü göstermektedir” dedi. Enflasyonla mücadelenin sadece para politikasıyla sınırlı kalmaması gerektiğine dikkat çeken Hacısüleyman, “Bu mücadele, eş zamanlı olarak mali disiplin, kamu harcamalarının etkinliği ve arz yönlü reformlarla desteklenmeli” ifadelerini kullandı. Haziran ayı enflasyon verilerinin, yılın ikinci yarısına girerken maliyet temelli baskıların sürdüğünü ortaya koyduğunu belirten Hacısüleyman, “Bazı temel hizmet kalemlerinde katılık sorunu devam ediyor. Bu nedenle enflasyonla mücadelede bütüncül bir yaklaşım şarttır” şeklinde konuştu.

Eğitim ve Konut Fiyatlarındaki Artış Enflasyona Yukarı Yönlü Katkı Verdi
Haziran ayında ana harcama grupları içinde en yüksek artış yüzde 4,48 ile “Eğitim” grubunda kaydedildiğini dile getiren Başkan Yusuf Hacısüleyman, “Bu kalemi yüzde 2,62 ile “Konut” ve yüzde 2,38 ile “Ulaştırma” grupları takip etti. Yıllık bazda ise yüzde 73,33 artışla “Eğitim”, yüzde 65,54 ile “Konut” ve yüzde 38,70 ile “Sağlık” grupları öne çıkarken, lokanta ve oteller grubunda da yüzde 35,59 yıllık artış yaşandı. Ters yönde ise “Gıda ve Alkolsüz İçecekler” ile “Giyim ve Ayakkabı” gruplarında aylık bazda yüzde 0,27 oranında düşüş kaydedildi. Bu iki grup, mevsimsel etkilerle manşet enflasyona sınırlı bir dengeleme katkısı sundu. Haziran ayında 143 temel başlıktan, 112’sinde artış yaşanırken, 5’inde değişim olmamış, 26 temel başlıkta ise düşüş gerçekleşti” diye konuştu. 


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2025.07.03 15:10:02
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Festivalin son oyunu “Takma Kafana”

Antalya Tiyatro festivali’nin son oyunu bugün “Takma Kafana”.
“Takma Kafana” oyunu Romanya’nın Marin Sorescu Ulusal Tiyatrosu’nca sahnelenecek.
Oyunun yazarı Laurent Baffie, çeviren Raluca Păun, yöneten Alexandru Boureanu & Raluca Păun.
Oyuncular: Romaniţa Ionescu, Ramona Drăgulescu, Costinela Ungureanu, Marian Politic, Alex Calangiu, Claudiu Mihail, Raluca Păun.
OYUNUN KONUSU
Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB) konusunda dünyaca ünlü bir nöropsikiyatrist olan Dr. Stern'in ofisinde geçen komedi türünde bir oyun. 
Çok seyahat ettiği ve nadiren Fransa'ya döndüğü için, Dr. Stern ile konsültasyon programlamak oldukça zordur. Kaprolali (küfürlü konuşma), aritmomani (sayı saplantısı), nozofobi (hastalanma korkusu), palilali (son harf veya hecenin tekrarı) Dr. Stern'in bekleme odasında buluşan altı hastanın rahatsızlıklarından sadece birkaçı.
Frankfurt havaalanında mahsur kalan Nöropsikiyatrist, randevularına gecikir. Bunun üzerine hastalar, herkesi kendi konfor alanının dışına çıkaran, kişisel hikayelerini anlattıkları doğaçlama bir grup terapisi gerçekleştirerek vakit geçirmeye çalışırlar.
* ABDÜLTALİP GÜNGÖR

Kaynak : Abdültalip GÜNGÖR
Ekleme Tarihi : 2023.05.26 16:23:36
Son Düzenlenme Tarihi :





"ANLAYIŞI VE ZİHNİYETİ DEĞİŞTİRMEKTEN BAŞKA ÇARE YOKTUR"

Saadet Partisi Antalya İl Başkanı Ramazan Düzen, Gündemle ilgili açıklamalarda bulundu. Düzen, “Milyonlarca vatandaşımız her gün derinleşen problemlerle karşı karşıya kalırken iktidar partisinin yaptığı gibi tatil amacıyla 1 Ekim tarihini bekleyecek değiliz!” dedi
Saadet Partisi Antalya İl Başkanı Ramazan Düzen, Gündemle ilgili açıklamalarda bulundu.
Düzen, Siyasette konfor arayanlardan hiç olmadık! Siyaseti bugüne kadar para, makam ve şöhret için yapanlardan olmadık, olmaya da asla niyetimiz yok diyerek; “Siyaseti inandığımız değerler çerçevesinde yapma gayreti içindeyiz. Şimdiye kadar milletin derdine derman olmak, ülkemizin problemlerine çözüm üretmek için siyaset yaptık. Bundan sonra da böyle yapmaya devam edeceğiz” diye ifade etti
Düzen, açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “Milyonlarca vatandaşımız her gün derinleşen problemlerle karşı karşıya kalırken iktidar partisinin yaptığı gibi tatil amacıyla 1 Ekim tarihini bekleyecek değiliz!... 7 bin 500 lira maaşla geçinmeye çalışan yüz binlerce emeklimize; “ne yapalım biraz daha bekleyin de Meclis açılsın, sonra bakarız.” deme lüksümüz yok. Kimsenin de yok. “Geçinemiyorum, ayın sonunu artık getiremiyorum” diye haykıran çiftçimize, üreticimize, işçimize, memurumuza, esnafımıza “yıl sonu gelsin de yeni bir düzenleme yapılır.” demekten de denilmesinden de hayâ ederiz! 
Gün, bugündür! Her ne kadar Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ve Meclis aritmetiği muhalefet partilerinin ve TBMM’nin etkinliğini kısıtlamış olsa da; biz üzerimize düşen sorumlulukları hakkıyla yerine getirme gayreti içinde olacağız.”
ANLAYIŞI VE ZİHNİYETİ DEĞİŞTİRMEKTEN BAŞKA ÇARE YOKTUR
Düzen, açıklamasını şöyle devam ettirdi: “Son 5 yıldır hiçbir öngörüsü tutmayan, sürekli olarak öngörülerini revize eden, etmek zorunda kalan iktidar, ekonomide ferahlama için şimdilerde 1,5 yıl sonrasını, yani 2025 yılı ortalarını işaret etmeye başladı. Başkanlık sistemi gelecek ve havalanıp “uçacaktık”; ancak her geçen gün irtifa kaybettik, kaybetmeye de devam ediyoruz. “2023’te şahlanışa geçecektik”; 2023 adeta “ekonomik bunalım” yılı oldu! Geçen hafta da belirttiğimiz gibi milletimiz önünü göremediği bir “belirsizlik ortamı”na sürüklendi. 14 ve 28 Mayıs seçimlerinin ardından “enflasyon canavarı” zapt edilemez hale geldi ve 2,5 ayda milletimizin boynunu büktü, belini doğrultamaz duruma getirdi. Şimdi Yerel Seçimler yaklaşıyor; buradan halkımıza bir uyarıda bulunmak istiyoruz: İktidarın seçim öncesi söyledikleri konusunda dikkatli olun. İkinci kez kanmamanızı salık veririz.
Seçim sonrası yaşananlar ortada. Aslına bakılırsa, şimdi yaşadıklarımız Mart 2024’te yapılacak Mahalli seçimlerinin ardından yaşanacakların sadece kısa bir özeti gibi görünmektedir. Bugün, dünü nasıl arar hale gelmişsek, bu anlayış ve politikalar devam ettiği sürece yarın da bugünleri arar hale gelebiliriz. Sn. Erdoğan çok doğru söylemiştir: “bu kötü gidişata son vermek için” anlayışı ve zihniyeti değiştirmekten başka çare yoktur!
İSİMLERİ DEĞİL POLİTİKALARI SİL BAŞTAN DEĞİŞTİRMEK ŞARTTIR
İsimleri değiştirmek değil politikaları sil baştan değiştirmek gerektiğini belirten Düzen, Bu olmadığı takdirde, Ahmet gitmiş Mehmet gelmiş; hiçbir önemi yoktur ve defalarca görülmüştür ki bunun bir faydası olmuyor diye belirterek; “Borç-faiz-borç sarmalından çıkaracak somut adımlar atılmadığı takdirde, dün IMF’den bugün de başkalarından borç dilenmeye devam edilecektir. Sadece borçlu olduğun yer değişir, borçluluk hali ise değişmez. Hem de nesiller boyu devam eder. Adına dün başka bir şey dersin, bugün Kur Korumalı Mevduat dersin; milletin alın terini bir avuç insana faiz olarak aktarırsın. İsminin ne olduğunun önemi mi var? Çiftçimizin toprağa döktüğü alın terinin hakkını birkaç büyük şirkete aktarmaya devam ettiğin sürece; bankanın adı Ziraat olsa ne olur, olmasa ne olur? Asgari ücretli, zamlı maaşını daha eline almadan açlık sınırının altında kalıyorsa; asgari ücret 8500 lira olsa ne olur, 11 bin 400 lira olsa ne olur?”
KİRACILAR İLE EV SAHİPLERİNİ BİRBİRİNE DÜŞMAN EDİYOR
Düzen, açıklamasında şunları konuştu: “Kira fiyatlarına kalıcı çözüm bulmadığın takdirde, sözde %25 sınırı getirerek sadece kiracılar ile ev sahiplerini birbirine düşman etmiş olursun. O kadar. Çiftçiyi, besiciyi, üreticiyi desteklemediğin sürece; yaz günü meyve-sebze fiyatları 30-40 liranın altına düşmez!  Türkiye gibi bir ülkede, “Yaz geldi ama daha bir karpuz alıp da yiyemedik.” diyen binlerce vatandaşımızı, bir dilim karpuza imrenir hale getirmiş olursun.
Bu cümlenin ne kadar ağır olduğunun farkındayım. Evet, bu cümlenin ağırlığı bir iktidarı sarsmaya, kendine getirmeye yeter de artar bile; ama hisler mefluç hale gelmişse yapılacak fazla bir şey yoktur. Bir annenin “Çocuğumu parka götürüyorum, dondurma istiyor alamadan geri dönüyorum.” cümlesi, iktidarda bulunanların uykusunu kaçırtacak ağırlıkta bir cümledir; ama nedense daha fazla, daha derin uyumayı tercih ediyorlar. “Kaç senedir tatile gidemiyoruz” diyen on binlerce ailenin olduğu bir ülkede “Meclis de tatil yapmasın, problemlerimize çözüm üretsin” beklentisi karşısında iktidar blokunun milletvekilleri ne hissediyorlar, ne düşünüyorlar doğrusu merak ediyoruz.”
MECLİS’TE KAÇSANIZ PAZARDA YAKALAYACAĞIZ
Meclis, millet iradesinin tecelligâhıdır. Bu zorlu dönemlerde Meclis’i tatile sokmak kabul edilebilir bir şey değildir diye vurgulayan Düzen, açıklamasını şöyle devam ettirdi: “TBMM tatili bırakıp bir an evvel toplanmalı ve Birinci Meclis ruhuyla çalışmalıdır. Milletimizin gözü üzerinizdedir. Bunca sıkıntıdan gözü açılan milletimizin gözünden kaçamayacaksınız! Milletimiz, kendisini mahkûm ettiğiniz yoksulluğun hesabını gün gelecek soracaktır Bir dönem IMF’nin acı reçeteleri meşhurdu. Şimdi ise AKP’nin acı reçeteleri. IMF ve AKP reçeteleri aynı anlama gelecek şekilde nitelik bakımından özdeşleşti. Bakmayın siz, “IMF’ye olan borcu bitirdik, hatta biz IMF’ye borç veriyoruz” edebiyatı yaptıklarına…
Hepsi boş! Hepsi masal! İnanın bu iktidarın reçeteleri, IMF’in reçetelerinden de beter. IMF’den eksiklikleri yok, fazlaları var! Şundan emin olabilirsiniz: IMF gelse, bu kadarını bizden isteyemezdi! İstemesine isterdi de bu kadarı aklına gelmezdi. 
Hep birlikte hatırlayalım; ne vardı IMF reçetelerinde? “Üç şeyi artıracaksın”: Vergileri arttıracaksın, zamları arttıracaksın ve faizi arttıracaksın! Peki seçimden bu yana iktidar ne yapıyor? Durmadan vergileri arttırıyor, zamlar zaten yağmur gibi yağıyor; iğneden ipliğe fiyatı artmayan hiçbir şey kalmadı. Faize gelince; “nas var nass!” diyen arkadaşlar, şimdi yeniden “faiz, dünya gerçeğidir” anlayışına sarıldılar. Tek seferde, Cumhuriyet tarihinin en yüksek faiz artış oranını gerçekleştirdiler. Yine IMF reçetelerinde, “üç şeyi de azaltacaksın” diye yazar ve borçlu ülkeleri rejime sokar. Çalışanın ücretini azaltacaksın, çiftçinin ürününe düşük taban fiyatı uygulayacaksın böylece ucuza kapatacaksın, yani çiftçinin - üreticinin gelirini azaltacaksın ve halkın alım gücünü düşüreceksin. 15 milyondan fazla emekli bugün açlık sınırının altında; 7.500 lira maaşla geçinmek zorunda bırakılan milyonlarca emekli var. Bu açlık da değil artık “hiçlik sınırı!” Ve ilginçtir, bu iktidar emekliye yapılacak artışı yük olarak görüyor. Ancak, iktidar şunu bilmelidir ki, bu ülkenin sırtındaki asıl yük; yanlış politikalarla ülkeyi bir uçurumun kenarına getirmiş ve kendi iş bilmezliğinin faturasını garip gurabaya ödetmek isteyen  iktidarın bizzat kendisidir.  IMF bunlara şapka çıkarmaktadır! Marifet, ne IMF ne de uluslararası tefecilere muhtaç olmadan, “milli görüş” bakış açısıyla fiziki ve beşeri sermaye kaynaklarını çok iyi kullanarak ülkeyi maddi ve manevi yönden kalkındırmaktır. 
Gelin, algıları değil bunları konuşalım; gerçekleri masaya yatırıp, uçurumun kenarına gelmiş ülkemizi birlikte bu çıkmazdan kurtaralım. Milletin derdine derman olacak kanunları, düzenlemeleri hep birlikte hızlı bir şekilde çıkaralım. Gelin, sırf Mart 2024’te birkaç tane daha belediye başkanlığı kazanabilmek için, her geçen gün daha da büyüyen bu ekonomik yangının üstüne benzinle gitmeyelim!
Bilelim ki, Türkiye, artık kesin ve keskin bir yol ayrımındadır: Ya ekonomideki problemler görmezden gelinmeye devam edilecek, ya da bu süreçten ders alınarak köklü yapısal reformlar gerçekleştirilecek. Ya israf ve tüketim ekonomisi devam edecek, ya da üretim ve istihdam ekonomisine bir an evvel geçilecek. Ya yanlış yatırım anlayışıyla kalan son kaynaklarımız da çarçur edilecek, ya da hızlı ve yaygın kalkınma hamleleriyle ülkemiz bir bütün olarak ayağa kaldırılacak. Bu işin ortası yoktur, bu işin lamı cimi de artık kalmamıştır!”
* SP Basın

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.08.10 19:12:06
Son Düzenlenme Tarihi :