SON DAKİKA
header-ad

Esen: Yalnız kalsam da izin vermeyeceğim

Konyaaltı Belediye Başkanı Semih Esen,ilçe nüfusunun kontrolsüz bir şekilde artmaması için her türlü önlemi alacaklarını belirterek, “Bu konuda sağduyulu kamuoyunun benim yanımda olmasını umuyorum. Ancak yalnızda kalsam da bunu geri adım atmayacağım” dedi.

Konyaaltı Belediyesi ile Jeofizik Mühendisleri Odası Antalya Şubesi’nin ortaklaşa düzenlediği ‘Deprem Konferansı’nda konuşan Konyaaltı Belediye Başkanı Semih Esen, önemli açıklamalarda bulundu. 1999’da Gölcük’te meydana gelen depremden yeteri kadar ders alınmadığını ifade eden Esen, 6 Şubat’ta Kahramanmaraş’ta meydana gelen depremden sonra, 99 depreminde bazı şeylerin eksik anlaşıldığını kaydetti. Görülmesi gereken bazı hayati eksiklerin görülmediğini yaşanan deprem felaketinden sonra anlaşıldığını dile getiren Başkan Esen, “Kahramanmaraş depremiyle zemin ve bina ilişkisi ne kadar önemli olduğunu gördük. Bunu, belediye bünyesinde çalışan konunun uzmanları, meslek odaları ve tüm kamuoyuyla konuşacağız ve tedbirlerimizi ona göre alacağız” dedi.

KONYAALTI’NDA NÜFUS ARTMAMALI

Yapılan son meclis ile zemin türüne göre Konyaaltı’nda inşa edilecek binalar için ‘fore kazık’ sistemi ile temel atılmasını mecburi kıldıklarını kaydeden Esen, bu adımınbiran önce atılması gerektiğini vurguladı. Kentlerin hızlı büyüdüğünü belirten Esen, Çukurova, Ankara ve İstanbul örneklerini vererek şöyle konuştu; “Kentler hızla büyüyorlar. Bunun çeşitli nedenleri var. Çukurova büyüdü. Urfa’dan Batman’dan, Diyarbakır’dan,  Elâzığ’dan, Erzincan’dan göç aldı. Çünkü verimliydi, tarım vardı ve işçi lazımdı. Ankara büyüdü, çünkü başkent olmuştu. Şimdi Antalya büyüyor. Kontrolsüz bir şekilde büyüyor. Belediye başkanı olarak söylemek istiyorum; bir şehir ve bir ilçe tüm göç taleplerini karşılamak zorunda değildir. Konyaaltı’nın nüfusunun kontrolsüz bir şekilde artmaması lazım. Buraya gelecek olan göç taleplerini karşılamak mecburiyetinde değil. Koşulları uygun değil. Bu birçok il ve ilçe için de geçerli. İstanbul her türlü göç talebini karşılamaya müsait değilmiş demek ki.”

YALNIZDA KALSAM DA YAPMAYACAĞIM

Konyaaltı nüfusunun kontrolsüz bir şekilde artmaması gerektiğini söyleyen Başkan Esen, bunun önüne geçmek için görevde olduğu süre boyunca yeni imar alanlarına izin vermeyeceklerinin altını çizdi. Bu konuda tek başına kalsa bile geri adım atmayacağını vurgulayan Esen, şöyle konuştu; “Batı Çevre Yolu’nun batısından başlayarak Karatepe, Kır Mahallesi ve yukarıda Doyran’a kadar olan bölge. Toplamı hemen hemen 2 bin hektar eden bir bölgenin kentsel genişleme olarak plandan değiştirilmesini ve buralara 0.80 emsalli bir yerleşim alanı oluşturulması isteniyor. Biz burada görevde olduğumuz sürece bunu yapmayacağız. Açıkça söylüyorum. Buranın kentsel genişleme olarak planlanmasını üzerlerine 0.80 emsalle daireler inşa etmelerini kabul etmeyeceğim. Açıkça söylüyorum, oraya imar açılmasına karşı duracağım. Benim görev yaptığım sürece oralar açılmayacak.  Bu konuyla ilgili beni eleştirecek olanlar olacaktır. Bu konuda sağduyulu kamuoyunun benim yanımda olmasını umuyorum. Yalnızda kalsam da bunu yapmayacağım. Bunun her türlü insanların menfaati olduğunu inşallah acı bir şekilde yaşayarak görmeyiz. Acı bir şekilde yaşayarak görmediğimiz için herkes beni suçlayacak. Onu da göze alıyorum.”

Konferansta, Dr. Selda Altuncu Poyraz ile Doç. Dr. Osman Uyanık ise deprem-yer-yapı ilişkisini ve Akdeniz Bölgesini sismotektonik açıdan değerlendirdi.

 


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.03.06 16:05:00
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Kadın Danışma Merkezlerinde kurslar sürüyor

Muratpaşa Belediyesi’nin 3 mahallede yer alan kadın danışma merkezinde yaklaşık 350 kadının katılımıyla 13 ayrı kurs programı ve eğitim çalışması devam ediyor.

    Muratpaşa Belediyesi, kadına yönelik şiddetle mücadele, kadının ekonomik konumunu ve toplumsal statüsünü güçlendirmek amacıyla devam eden çalışmalarıyla Türkiye’ye örnek olmayı sürdürüyor. Al Yazma başlığı altında toplanan çalışmalarıyla ‘Kadın Dostu Kent’ unvanı alan Muratpaşa’da, Belediye Başkanı Ümit Uysal’ın büyük bir titizlikle takip ettiği çalışmalar belediyenin 3 mahallesinde bulunan kadın danışma merkezleri aracılığıyla gerçekleştiriliyor.

AL YAZMA’DA 6 KURS

    Muratpaşa Belediyesi’nin ilk kadın danışma merkezi Bayındır Park’ta açıldı. 2016’da, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Uluslararası Mücadele Günü resmen hizmet vermeye başlayan merkez, Muratpaşa Belediyesi’nin kadına yönelik çalışmalarının başlığını da oluşturan ‘Al Yazma’ adını taşıyor. Merkezde bu dönem kadınlara yönelik 6 kurs programı gerçekleştiriliyor. Muratpaşa Belediyesi’nin Türkiye Aile Sağlığı ve Planlama Vakfı’yla (TAPV) birlikte yürüttüğü ve 13 hafta devam eden Kadın Sağlığı Eğitim Programı’yla (KSEP) birlikte çocuk gelişimi, takı tasarımı, okuma ve yazma, beden dili ve iletişim, tiyatro kursları Al Yazma Kadın Danışma Merkezi’nde devam ediyor.

GEBİZLİ’DE MESLEK KURSLARI

    Muratpaşa Belediyesi’nin 2’nci kadın danışma merkezi ise Gebizli Mahallesi’nde bulunuyor. Belediyesi’nin Türk Üniversiteli Kadınlar Derneği (TÜKD) Antalya Şubesi koordinatörlüğünde Antalya Ticaret ve Sanasi Odası (ATSO) Kadın Girişimciler Kurulu ve Azize Kahraman Halk Eğitim Merkezi işbirliğinde hayata geçirdiği ‘Zeytinköy Kadın Emeği Eğitimi’ projesinin kurs merkezi olarak Ocak 2017’de açıldı. Projenin tamamlanmasının ardından merkez Gebizli Kadın Danışma Merkezi olarak hizmet vermeye başladı.

    Antalya’nın sosyo-kültürel imkanları en kısıtlı mahallesinde kadınlara yönelik projeleriyle dikkat çeken merkezde bu dönem 5 kurs açıldı. Gebizli Kadın Danışma Merkezi’nde açılan kurslar daha çok kadınların meslek edinmelerini sağlamaya odaklanıyor. Epilasyon, mefruşat ve amigurumi oyuncak yapımı kurslarının devam ettiği merkezde okuma-yazma ve çocuk gelişimi kursları da devam ediyor.

GİRİTLİ’DE İNGİLİZCE KURSU

    Muratpaşa Belediyesi’nin 3’üncü kadın danışma merkezi ise Üçgen Mahallesi Giritli Parkı’nda yer alıyor. Aynı zamanda Antalya Giritliler Derneği Kültür Evi olarak da kullanılan merkez, Ekim 2017’de açıldı. Giritli Kadın Danışma Merkezi’nde İngilizce, örgü, biçki ve dikiş, dinle-konuş-düşün kurs ve eğitimlerini yanı sıra KSEP de uygulanıyor.


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2020.01.10 07:08:21
Son Düzenlenme Tarihi :





Antalya Müzesi’ni daha görmediniz mi ?

Antalya Türkiye’nin en zengin doğal ve tarihi hazinelerine sahiptir. Bu geniş il, Akdeniz’de uzun bir kıyı şeridine ve bereketli topraklara sahip olduğu gibi Paleolitik Çağdan başlayarak günümüze kadar kesintisiz tarih veren en ilginç arkeolojik yerleşimlerden Likya, Pamfilya, Kilikya ve Pisidiya’yı da içerir. Kendine özgü koleksiyonları ile dünyanın sayılı müzeleri arasında yer alan Antalya Müzesi’nde ise bölgenin tüm tarihini aydınlatan en seçkin eserler sergilenmekte.
Antalya Müzesi öğretmen Süleyman Fikri Erten tarafından 1922 yılında kuruldu. Bir süre Kaleiçi’ndeki Alaaddin Camii’nde, 1937 yılından sonra Yivli Minare Külliyesi’nde faaliyet gösteren Müze, 1972 yılında bugünkü binasına taşındı.
Antalya Müzesi 1988 yılında “Avrupa Konseyi Özel Ödülü”nü aldı.
Antalya Müzesi 13 adet sergi salonu ile bahçe sergilemesinden oluşmakta. Müze Koleksiyonundaki Arkeolojik eserlerin çoğu yerli-yabancı bilim adamlarının bölgede yaptıkları periyodik kazılardan elde edilmiş, Etnografik eserler ise müze uzmanlarınca bölgeden toplanmıştır.
Sergileme, yalnız Anadolu değil Yakın Doğu Paleolitiği için de büyük önem taşıyan Karain Mağarası buluntularıyla başlayıp, Bademağacı, Karataş Semayük, Bayındır Tümülüsleri, Hacımusalar, Limyra, Patara, Xanthos, Arykanda, St.Nicholas Kilisesi, Perge ve Müze kurtarma kazılarından elde edilen buluntularla devam eden ve bölgenin yakın geçmiş kültürünü yansıtan en güzel örneklerle günümüze dek süregelen kronolojik bir düzende gerçekleştirildi.
Müzenin en ilginç köşelerinden bazıları; Prehistorya salonundaki küp mezar, Kazılar salonunun orta vitrinini süsleyen Elmalı-Bayındır Tümülüslerinden elde edilen İ.Ö.7.yy buluntuları, İmparatorlar salonundaki siyah beyaz mermerden yapılmış dansöz heykeli, yeni binanın alt katında Patara oygu mezarlarına ait bir örnek ile yine aynı binanın üst katında sergilenen Sikke ve Korydella defineleri.
Ayrıca Aspendos çinileri, Selçuklu Kuran-ı Kerim’i, eski hattatlarımızın elinden çıkmış hilye, naat, icâzet ve katığ gibi yazı levhaları, tekke malzemeleri tartı aletleri, bölgenin köylerinde dokunan Döşemealtı halılarından örnekler ile 15.yy’la ait bir Uşak halısı Etnografya bölümünün en ilginç eserlerindendir Yine bu salonların bir bölümünde Yörük yaşamından kesitler verilmekte, bir bölümünde ise mütevazı bir Antalya evinin oturma ve yatak odası ile banyosunun rekonstrüksiyonları yer almakta.
Antalya Müzesi Salonları
Doğa Tarihi Ve Prehistorya Salonu
Bu salonda I.Jeolojik zamandan IV. jeolojik zamanın sonuna kadar çeşitli canlılara ait fosillerin yanı sıra Alt Paleolitik, Neolitik Kalkolitik ve İlk Tunç dönemlerine ait Karain, Hacılar, Bademağacı, Karataş-Semayük kazılarından elde edilen eserler sergilenmektedir.
Seramik Salonu
Geometrik Çağ’dan (İÖ 10.yy) Bizans Çağı’na (İS 13.yy) kadar seramiğin kronolojik sırayla aşama aşama gelişimi sergilenir. Hepsi bölgedeki değişik kazılardan gelmiştir.
Bölge Kazıları Salonu
Müzenin sorumluluk alanındaki 26 farklı kazıdan gelen yeni buluntular sergilenmektedir. Bu kazıların bazıları üniversiteler ve farklı birimler tarafından Müzenin denetiminde yapılmıştır.
İmparatorlar Salonu
İS ikinci ve üçüncü yüzyılın en ünlü Roma imparatorlarının, Traian, Hadrian, ve Septimius Severus’a ait heykeller bulunmaktadır. Hepsi Perge kazılarının farklı sezonlarında bulunmuştur. Bu görkemli heykellerinin Perge atölyelerinin özel üretimi olduğu bilinmektedir.
Tanrılar Salonu
Bu salonda sergilenen heykellerin hepsi Perge kazılarından bulunmuş olup Helenistik döneme ait orijinallerinin İ.S. 2.ve 3. yüzyıllarda yapılan kopyalarıdır.
Mozaik Salonu
Mozaiklerin en etkileyicilerinden biri Pamfilya Seleukeiası’nın agorasında bulunmuş olan “Filozoflar Mozaiği” dir. Bordürlerde antik dönem ünlü matematikçileri, hatipleri ve filozofları resmedilmiştir.
Mermer Portreler Salonu
Bu salonda sergilenen kadın ve erkek başları İS 2. yüzyıl Roma Dönemine ait olup bazıları idealize edilmiş, bazıları da kişisel karakterleri ön plana çıkarılmış olarak betimlenmişlerdir.
Perge Tiyatrosu Salonu
Bu salondaki bütün eserler Perge Tiyatrosu sahne binasının önünde ortaya çıkarılmıştır. Buluntular, bir deprem sonucunda çöken sahne binasının altında tamamen kırılmış olarak bulunmuştur. İki yıl süren restorasyon çalışmalarından sonra Müzede sergilenmekte.
Lahitler Salonu
Bu salonun giriş bölümünde, çoğu Perge nekropolünden getirilmiş farklı tiplerdeki lahitleri görmek mümkündür. Bunlar Perge atölyelerinde, Prokennessos ve Dokimeion mermerlerinden, yerel olarak üretilmiş. Hepsi İS 2. ve 3. yüzyıllara tarihlenirler. İkinci bölümde Patara toprak altı oyugu mezarlarına ait bir örnek sergilenmektedir. Yine bu bölümde Patara ve Limyra’da bulunmuş lahit ve mezar anıtlarına ait parçalar ile çeşitli ören yerlerine ait steller, yazıtlar vb. eserler görülebilir.
Sualtı-Küçük Buluntu – İkona - Sikke Salonu
Bu salonda sikke basım tekniği ile başlayan sikke sergilemesi bölgesel şehir sikkeleri ile Arkaik, Klasik, Helenistik, Roma, Bizans, Avrupa, Beylik, Osmanlı dönemi olmak üzere kronolojik bir düzende sergilenmektedir. Salondaki diğer vitrinlerde sualtı eserleri, heykelcikler, takılar, defineler ve bullalar yer almaktadır. Yine 19.yy la ait ikonalar ile Aziz Nicholas’a ait birkaç kemiğin sergilendiği vitrin salonun ilginç köşelerini oluşturmakta.

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.08.07 10:12:10
Son Düzenlenme Tarihi :