SON DAKİKA
header-ad

FRAPORT TAV Antalya Havalimanı Artık Daha Erişilebilir

Antalya ili Erişilebilirlik İzleme ve Denetleme Komisyonu tarafından yapılan değerlendirmeler sonucunda, Fraport TAV Antalya Havalimanı bünyesindeki önemli alanlar için Erişilebilirlik Sertifikası verildi.


Komisyonun incelemeleri neticesinde;


  • İç Hatlar Terminali,
  • İç Hatlar Terminali Katlı Otoparkı ve
  • 1. Dış Hatlar Terminali



erişilebilirlik kriterlerini başarıyla karşılayarak sertifika almaya hak kazandı.


Engelli bireyler, yaşlılar, hamileler ve hareket kısıtlılığı bulunan tüm yolcuların havalimanı hizmetlerinden eşit, güvenli ve bağımsız şekilde yararlanabilmesini amaçlayan çalışmalar kapsamında; fiziki düzenlemeler, yönlendirme sistemleri, rampalar, asansörler, erişilebilir tuvaletler ve bilgilendirme alanları detaylı şekilde denetlendi.


Yetkililerden alınan bilgiye göre, sertifika kapsamı dışında kalan alanlar için de erişilebilirlik çalışmalarının sürdüğü, eksikliklerin giderilmesi adına planlamaların devam ettiği belirtildi.


Erişilebilirlik Sertifikaları, Antalya Valisi Hulusi Şahin tarafından düzenlenen törenle Fraport TAV Antalya Havalimanı yönetimine takdim edildi. Sertifika teslim töreninde, Antalya’nın hem turizm hem de ulaşım altyapısında erişilebilirlik standartlarının yükseltilmesinin önemine vurgu yapıldı.


Antalya Havalimanı yetkilileri, erişilebilirlik konusunda yürütülen çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceğini belirterek, hedeflerinin havalimanının tüm alanlarını herkes için tam erişilebilir hale getirmek olduğunu ifade etti.



Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2026.01.27 16:46:34
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Sunay Akın “Mahya Işıkları” sohbetiyle Antalyalılarla buluştu

Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin Karaalioğlu Parkı’nda düzenlediği Geleneksel Ramazan Etkinlikleri’nde sahne alan şair-yazar Sunay Akın “Mahya Işıkları” adlı programıyla Antalyalılara keyifli bir Ramazan akşamı yaşattı.
Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin Karaalioğlu Parkı içinde düzenlediği Ramazan Etkinlikleri yoğun ilgi görüyor. Ramazan Ayı’nın 24’üncü gününde ünlü yazar-şair Sunay Akın, ikinci kez Antalyalı vatandaşlarla buluştu. Kendi has üslubu ve anlatımıyla Sunay Akın, “Mahya Işıkları” adlı programıyla tarihin bilinmeyenleriyle dinleyicileri geçmişe götürdü. Anlatımıyla geçmişten günümüze köprü kuran Sunay Akın, izleyenlere keyifli bir Ramazan akşamı yaşattı. Akın, Ramazan öyküleriyle hem düşündürdü hem de güldürdü.
“Farklı düşünceler bizi zengin kılar “
Sohbetinde demokrasinin farklı düşüncenin önemine değinen Sunay Akın, “Her farklı düşünce bizi daha zengin kılar. Farklı düşünmek bir enstrüman gibidir. Çünkü her enstrüman çok güzeldir. Demokrasi bu farklı enstrümanlarla kurulan orkestradır” dedi
“Geleceğe bilginin ışığını taşıyacağız”
Sohbetinde “Biz geleceğe bilginin ışığını taşıyacağız” diyen Sunay Akın, şöyle konuştu. “Tarih geçmişte değildir. Tarih dün değildir, bugünde değildir, tarih yarındır. Yarınımızı daha güzel, daha yaşanılabilecek, sevgi dolu, daha bilgi dolu yapmayacaksa bize ne geçmişteki bilgiden. Biz geleceğimizi aydınlatacak olan bilgiyi taşırsak, tarih yaparız. Yoksa atalarımız demiş; “İflas etmiş tüccar eski defterleri karıştırır” işte bu ışıkları taşımalıyız. Cumhuriyet’ten önceki tarihimizdeki heykel öykülerini sabaha kadar anlatabilirim. Ama biz bu bilginin ışığına hakim olsaydık, cehaleti Cumhuriyet’in heykellerine düşman ettirmezdik. Tarihi tarih yapan insandır. Sadece insan.”
“Antalya’nın ayrı bir önemi var”
Programın sonunda Antalya’nın kendi için ayrı bir önemi olduğunu söyleyen Sunay Akın, kendini Antalyalı izleyiciyle buluşturan Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’e teşekkür etti. Daha sonra ise Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkanı Danışmanı Önder Bilgin, günün anısına çiçek takdim etti.

Kaynak : İHA
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.04.16 14:18:10
Son Düzenlenme Tarihi :





Subaşı, Avlan ve Karagöl’deki yanlış su politikasını meclise taşıdı

İYİ Parti Antalya Milletvekili Hasan Subaşı, su zengini ülkeler arasından çıkan Türkiye’de Ülkemizin en değerli varlığı su kaynaklarımız hoyratça boşa akıtıldığını belirterek, Antalya’nın tarım üretim merkezi Elmalı’da Devletin yanlış su politikası yüzünden bölgenin kuraklıkla mücadele eder hale geldiğini söyledi.

    Tarım-Orman Bakanı Vahit Kirişçi’nin cevaplandırması istemi ile TBMM Başkanlığına bir soru önergesi veren Hasan Subaşı, suyun insan hayatındaki önemine dikkat çekerek ‘’Su, hayatın ve medeniyetin kaynağıdır. Pek çok ülke su kaynaklarını korumak için zorunlu tedbirler alırken, ülkemizde sularımız hoyratça kullanılmakta ve boşa akıtılmaktadır. Türkiye’de artan nüfus, küresel ısınma, kuraklık gibi nedenlerle suya talep artarken, tatlı su kaynakları her geçen yıl azalmaktadır. Araştırma ve tahminlere göre Türkiye, sanıldığının aksine su zengini değil ‘su azlığı yaşayan ülke’ kategorisinde yer almaktadır. Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü verilerine göre, Türkiye’de son 20 yılda kişi başına düşen su miktarı 4000 m3’den 1430 m3’e düşmüştür’’ “Ülkemizde suyun kötü kullanımına en somut örnek Ellmalı’da on yıllardır sürdürülen kurutma çalışmasıdır’’dedi.
    Bir yanda susuzluk, diğer yanda yeraltına deşarj edilen 150 milyon metreküp su
    Antalya’nın en büyük ovalarından biri olan su zengini sayılabilecek Elmalı ilçesinde, 150 milyon metreküp suyun, Devlet Su İşleri tarafından 40 yıldır yılda 6 ay düdenler vasıtasıyla yeraltına deşarj edildiğini hatırlatan Hasan Subaşı, bölge halkının ve özellikle üreticilerin tüm itirazlarına rağmen bu uygulamanın devam ettirilmesini anlamakta zorluk çektiğini söyledi. Subaşı, konu ile ilgili görüşlerini şöyle aktardı:
Avlan Gölü iyi bir örnek
‘    ’Elmalı ilçesinde yer alan Karagöl 50’li yıllarda muhacirlere iskan amacıyla tahsis edilmişti. Ama Karagöl’ün Elmalı ovasında en düşük kotta yer aldığı için kış aylarında göl oluşur, yaz aylarına doğru göl çekildikçe kısmen tarım imkânı bulunurdu. Bundan rahatsız olan çiftçiler yıllarca mücadele vererek kurutma, çalışması yapılması için dönemin Hükümet’ine karar aldırdılar. Dönemin Hükümeti kuzeydeki Karagöl’ü kanalla güneydeki Avlana bağlamış ve Finike’ye tünel açmak suretiyle biriken suları boşaltma yoluna gitmişti. Böylece Karagöl, Avlan ve havzanın tüm su kaynakları 70’li yıllarda kurudu. Kuraklık nedeniyle Avlan’ın çevresindeki ormanlar, iklim ve tarım zarar görmeye başladı ve gölün tekrar su tutması için Finike tüneli kapatıldı. Ancak Karagöl’ün kurutulmasına devam edildiği için Avlan’da su tutmak mümkün olmuyor ve havzada kuraklık devam ediyor. Çünkü Avlanı da besleyen Karagöl’ünsu kaynaklarıdır. 2018 yılında su havzası olarak tescil edilen Avlan’da doğal hayat dengesi bozulmuş, yaz mevsiminde görülen şiddetli kuraklık nedeniyle, çiftçiler yazın ürün alamamakta, meyve ağaçlarını sökmek zorunda kalmaktadır. Subaşı önergesinin son bölümünde de Tarım-Orman Bakanı Vahit Kirişçi’ye şu soruları yöneltti:
    1- Antalya’nın yeraltı ve yerüstü su kaynaklarının korunması amacıyla, Bakanlığınızca ve Devlet Su İşleri (DSİ) ile Su Yönetimi Genel Müdürlüğü (SYGM) tarafından alınan tedbirler nelerdir? Bu konu yapılan çalışmalar, raporlar ve faaliyetler nelerdir? 
    2- Değişen iklim şartları nedeniyle Elmalı, Avlan ve Karagöl’de uygulanan su 
politikasının değiştirilmesi artık bir zorunluluktur. Bu konuda bir inceleme raporu, yapılan ya da yapılması planlanan bir çalışmanız var mıdır? 
    3- Doğal hayatı ve çevreyi korumak amacıyla 2018 yılında su havzası olarak tescil edilen Avlan Gölü’nün su tutması ve beslenmesi için Bakanlığınızın yapılan ya da yapılması planlanan çalışmaları var mıdır?
    4-.   Geçmiş yıllarda yapılan hatalardan devletler dönmüş doğal çevrenin ve canlı yaşamın korunması için çevre projelerine yönelmiştir!.. Biz de; “ DSİ’nin kurutma projesi var ve uygulanmalıdır!” Mantığıyla bütün yeraltı suları yok olana tüm bağ, bahçe ve seralar sökülene kadar sürdürülecek mi? 
    5-.  Boşa akıtılan sular çağımızda insan hakları ihlali sayılıyor. Bakanlık bu görüşe katılır mı?  Geçmişin hatasından dönerek tekrar doğal yaşama geçmek için Karagöl’de kamulaştırma düşünülür mü?      


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2022.09.01 07:58:36
Son Düzenlenme Tarihi :