Doğu Akdeniz’de etkili olan yağışlı hava Hatay’da bölge bölge etkisini hissettirmeye devam ediyor. Hatay’ın Altınözü ilçesinde sabah saatlerinden itibaren yağış etkili oldu. İlçeye bağlı Sivrikavak Mahallesi’nde sokaklar adeta göle döndü. Göle dönen sokaklarda vatandaşların yaşadığı zor anlarsa cep telefonu kamerasına yansıdı. Yağış sonrası bölgede olumsuz bir durum olmadığı öğrenildi.
Doğu Akdeniz’de etkili olan yağışlı hava Hatay’da bölge bölge etkisini hissettirmeye devam ediyor. Hatay’ın Altınözü ilçesinde sabah saatlerinden itibaren yağış etkili oldu. İlçeye bağlı Sivrikavak Mahallesi’nde sokaklar adeta göle döndü. Göle dönen sokaklarda vatandaşların yaşadığı zor anlarsa cep telefonu kamerasına yansıdı. Yağış sonrası bölgede olumsuz bir durum olmadığı öğrenildi.
Covidsavar mucidinden Başkan Uysal'a ziyaret
Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal, Akdeniz Üniversitesi (AÜ) Mühendislik Fakültesi öğretim görevlisi Ahmet Korkmaz’ı, geliştirip patentini aldığı kapalı ortamda havadaki bakteri ve virüsleri yüzde 99.9 oranında yok eden cihazı dolayısıyla kutladı. Başkan Uysal, “Komşumuzu tebrik ediyorum” dedi.
AÜ Mühendislik Fakültesi Makine Mühendisliği Enerji Anabilim Dalı öğretim görevlisi Ahmet Korkmaz’ın tasarlayıp patentini aldığı havadaki bakteri ve virüsleri yok eden cihazı tanıtmak için Başkan Uysal’ı makamında ziyaret etti.
Korkmaz, mekanik havalandırma ve klima sistemlerine entegre edilen Ultraviyole-C’li Virüs ve Bakteri Eliminatör Cihazı’nın kapalı mekanlarda hapşırma, öksürme ya da konuşma sonucunda ortaya çıkan damlacıkları etkisiz hale getirilmesi için tasarlandığını söyledi. Cihazın hedefinde gözle görülemeyen, havada 6-7 saat asılı kalabilen ve 30 metre uzağa gidebilen hastalık oluşturan mikroplar ve mikroorganizmaların bulunduğunu aktaran Korkmaz, eliminatörün covid-19 virüsü üzerinde de etkili olduğunu söyledi.
Korkmaz, “Cihaz, tek sarmallı bir RNA virüsü olan covid-19 virüsünün genetik yapısını milisaniyeler içerisinde parçalayarak üreme yeteneğini ortadan kaldırıyor. RNA ve DNA yapıları tahrip olmuş mikroorganizmalar başka canlıların bünyesine girerek zarar verme potansiyellerini kaybediyor” diye konuştu. Korkmaz, cihazın Türk Akreditasyon Kurumu (TÜRKAK) ve ve Sağlık Bakanlığı’nın yetkilendirdiği laboratuvarlarda yapılan testlerde kapalı alanda havadaki virüs ve bakterileri yüzde 99.9 oranında imha ettiğinin raporlandığını da sözlerine ekledi.
Başkan Uysal, cihazın toplu ulaşım araçlarından otellere geniş bir kullanım alanına sahip olabileceğini belirterek Korkmaz’ı geliştirip patentini aldığı cihaz dolayısıyla kutladı, “Komşumuzu tebrik ediyorum” dedi.
Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2021.03.11 21:52:34
Son Düzenlenme Tarihi :
Akdeniz Bilim Kafe’de ‘Gazze’de Üniversitenin Geleceği’ konuşuldu
Yükseköğretim Kurulu (YÖK) öncülüğünde, 1 Eylül Dünya Barış Günü vesilesiyle başlatılan “Gazze İçin Bilim Kafe” etkinlikleri kapsamında, Akdeniz Üniversitesi Bilim İletişimi Ofisi tarafından “Gazze’de Üniversitenin Geleceği” konulu etkinlik Antalya Bilim Merkezinde gerçekleştirildi.
Akdeniz Bilim Kafe’de ‘Gazze’de Üniversitenin Geleceği’ konuşuldu
Akdeniz Üniversitesi Bilim İletişimi Ofisi tarafından “Gazze’de Üniversitenin Geleceği” konulu Bilim Kafe etkinliği düzenlendi.
Yükseköğretim Kurulu (YÖK) öncülüğünde, 1 Eylül Dünya Barış Günü vesilesiyle başlatılan “Gazze İçin Bilim Kafe” etkinlikleri kapsamında, Akdeniz Üniversitesi Bilim İletişimi Ofisi tarafından “Gazze’de Üniversitenin Geleceği” konulu etkinlik Antalya Bilim Merkezinde gerçekleştirildi.
Sosyal Bilimler Meslek Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Orhan Özçatalbaş’ın moderatörlüğünde gerçekleştirilen etkinlikte, Akdeniz Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü doktora öğrencisi Yahya Imar ve Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi öğrencisi Suad Alsbakhi konuşmacı olarak yer aldı.
1 EYLÜL DÜNYA BARIŞ GÜNÜ VESİLESİYLE
Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı ve Bilim İletişimi Ofisi Koordinatörü Prof. Dr. Seçil Deren Van Het Hof, Bilim Kafe etkinliğini 1 Eylül Dünya Barış Günü çerçevesinde gerçekleştirdiklerini söyledi. Gazze'de yaşanan olaylara değinen Prof. Dr. Seçil Deren Van Het Hof, “Bizim çok sayıda Filistin'den gelen öğrencimiz var. Öğrencilerimizle ilgilenmeye çalışıyoruz ama aynı zamanda bu yaşananlar Gazze'deki eğitim-öğretim süreçlerini, üniversiteleri de etkiliyor. Bizim bugün burada buluşma sebebimiz, özellikle hem öğrencilerimizi tanımak hem de bu yaşananların üniversiteleri nasıl etkilediğini, onların üniversite deneyimlerini nasıl etkilediğini öğrenmek. Geldiğiniz için hepinize çok teşekkür ediyorum.” dedi.
GAZZE’DEKİ ÖĞRENCİLERİN, AKADEMİSYENLERİN VE ÜNİVERSİTELERİN YANINDAYIZ
Programın moderatörlüğünü yürüten Prof. Dr. Orhan Özçatalbaş, açılış konuşmasında üniversite performanslarını ölçen THE ve QS gibi uluslararası sıralama indekslerinin parametrelerini değerlendirdi. Savaş ve kaos ortamlarının bilimsel faaliyetlerin önündeki en büyük engel olduğunu belirten Özçatalbaş, İbn-i Sina’nın "Bilim ve sanat, itibar görmediği toplumları terk eder" vecizesine atıfta bulundu. Savaş bölgelerinde, tüm zorluklara rağmen bilim üretmeye ve öğrenmeye çalışanların varlığına dikkat çeken Özçatalbaş, çatışma ortamlarında bilimsel çalışma yapmanın neredeyse imkânsız olduğunu vurguladı. Filistin'de yaşanan saldırı ve kaos ortamının bilimsel sürdürülebilirliği yok ettiğini ifade eden Özçatalbaş, konuya ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu: “Filistin’de kampüslerin ve dersliklerin bombalandığı, akademisyenlerin şehit edildiği bir ortamda üniversitelerin başarı skorunu ya da bilimin kalitesini nasıl artıracağımızı düşünmek mümkün müdür? Bu acı gerçekleri de konuşmamız gerekiyor. Kuşkusuz, bilimsel gelişimden bahsedebilmek için öncelikle barışın yeniden tesis edilmesi ve mevcut kaosun ortadan kaldırılması gerekmektedir.”
Bu konuda yapılacak tüm desteklerin, bilimin tüm coğrafyalara ulaşmasını sağlayacak her türlü çalışmanın önemli olduğunu vurgulayan Özçatalbaş, Gazze’deki üniversite öğrencilerinin, ailelerinin, akademisyenlerin ve üniversitelerin yanında olduklarını ifade etti. Özçatalbaş, “Bu anlamda hem Yükseköğretim Kurumunun göstermiş olduğu hassasiyet hem de Rektörümüz Prof. Dr. Özlenen Özkan hocamızın desteği ve Dekanımızın öncülük etmesi bizim için son derece değerlidir. Gazze'nin, Gazze'deki genç üniversite öğrencilerinin, onların ailelerinin ve üniversite hocalarının, akademisyenlerin, üniversitelerin hepsinin yanındayız. YÖK Başkanının da söylediği gibi bu ilişkiler gelecekte de sürdürülebilir bir şekilde birlikte lisansüstü, lisans, ön lisans programlarını yürütmeyi, ortak yayın çalışmaları yapmayı ve tüm akademik alanlarda buluşmayı arzuluyoruz.” şeklinde konuştu.
BURADAN ALDIĞIM EĞİTİMLE VATANIMA HİZMET EDECEĞİM
Akdeniz Üniversitesi Gıda Mühendisliği Bölümünde doktora yapan Filistinli Yahya Imar, Gazze’deki 7 üniversitenin yüzde 95’inin ağır hasarlı veya tamamen imha edildiğini, yaklaşık 90 bin öğrenciden 5 bininin ve 190 akademisyenin hayatını kaybettiğini ifade etti. “Bir topluluğu yıkmak, imha etmek istiyorsanız bilim insanlarına saldırırsınız” diyen Imar “Buna rağmen Gazze’de öğrencilerin çadırlarda eğitimlerini sürdürdüğünü ve öğrenme isteğinin hâlâ güçlü olduğunu vurgulayarak, “Umudumuz bilimden ve ilimden hâlâ kesilmedi. Bir gün yeniden Gazze’de üniversiteler olacak, yeniden hocalar yetişecek” diye konuştu. Filistin’de lisans eğitiminin ardından Akdeniz Üniversitesinde yüksek lisans ve doktorasına devam eden Imar, burada edindiği bilgi ve birikimi ülkesinin yeniden yapılanmasına katkı sunmak istediğini belirtti. Gıda kalitesi ve ambalaj üzerine çalışmalar yürüttüğünü belirten Imar, özellikle gıdaların raf ömrünü uzatmaya yönelik çalışmalar yaptığını ve temel amacının bir unvan kazanmak değil, sahip olduğu bilgiyle vatanına hizmet etmek olduğunu söyledi.
ŞEHİTLERİMİZİN HİKÂYELERİ SAYILARDAN İBARET KALMAMALI
Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo, Televizyon ve Sinema Bölümü öğrencisi Filistinli Suad Alsbakhi de Gazze’deyken gönüllü olarak bir radyo programında çalıştığını belirterek, “Savaşla birlikte yaşadıklarımızı dünyaya anlatmam gerektiğini gördüm. Bursla Türkiye’ye geldim. İletişim Fakültesinde okuyorum. Burada biz kamerayı yalnızca teknik bir araç olarak öğrenmiyoruz, hakikati ve adaleti anlatmanın bir aracı olarak kullanıyoruz” dedi. Bitirme projesinde Filistin sineması üzerine çalışmak istediğini belirten Suad Alsbakhi şehitlerin hikâyelerini, hayallerini ve yaşamlarını dünyaya anlatmayı kendisi için bir görev olarak gördüğünü ifade etti.
GAZZE’DE ÖĞRENME VE ÖĞRETME İRADESİ HÂLÂ VAR
Gazze’de tüm zorluklara rağmen eğitim ve öğrenme isteğinin sürdüğünü vurgulayan Suad Alsbakhi annesinin de öğretmen olduğunu ve çadırlar altında ve uzaktan eğitim yoluyla ders vermeye devam ettiğini anlattı. Çocukların yeniden gülümsemesinin ve eğitimlerine devam edebilmesinin önemine dikkat çeken Suad Alsbakhi, Gazze’de öğrenme ve öğretme iradesinin güçlü olduğunu, ancak bunun için eğitim koşullarının iyileştirilmesi ve siyasi bir çözüme ihtiyaç bulunduğunu söyledi.
Konuşmaların ardından gerçekleştirilen soru-cevap bölümünde katılımcıların soruları ve paylaşımları, Gazze’de yaşananlara ilişkin ortak duyarlılığı ve gönül birliğini ortaya koydu. Program toplu fotoğraf çekimiyle son buldu.






