SON DAKİKA
header-ad

Hacısüleyman’dan; konut sorununun çözümü için kiralık mülkiyet önerisi

ATSO Şubat Meclisi’nde konuşan Başkan Yusuf Hacısüleyman, tarımda yüzde 43’e ulaşan yıllık artışa, politika faizinin yüzde 37’de sabit kalmasına, jeopolitik risklerin turizm ve ticarete etkilerine dikkat çekti. Sanayi için uzun vadeli düşük faizli kredi çağrısı yapan Hacısüleyman, konutta “leasehold” modelini gündeme getirirken kredi kartı düzenlemelerinde kademeli geçiş uyarısında bulundu.

 Konut sektörünün ekonominin lokomotif sektörlerinden biri olduğunu belirten Hacısüleyman, inşaat maliyetlerindeki artışın yeni konut üretimini zorlaştırdığını ve erişilebilir konut üretimini olumsuz etkilediğini söyledi. Hacısüleyman, “Sanayi sektörleri için Toplu Konut İdaresini örnek verdim ama bizim inşaat tarafında da yeni bir modele ihtiyacımız var. Konut sektörü, ekonominin lokomotif sektörlerinden biri” dedi. İnşaat maliyetlerindeki yükselişe dikkat çeken Hacısüleyman, “Son yıllarda inşaat maliyetlerinde yaşanan hızlı artış, yeni konut üretimini zorlaştırmakta ve fiyatların erişilebilirliğini azaltıyor. Demir, çimento, enerji, işçilik ve arsa maliyetlerindeki artış konut fiyatlarının hızla yükselmesine neden oldu. Konut maliyetlerini düşürmek zorundayız” diye konuştu. Antalya’daki konut talebine de değinen Hacısüleyman, “500 bin sosyal konut projesi kapsamında Antalya’da 13.213 konut için 113.440 başvuru olmuş. Antalya’da kura ile kabul edilen kişi sayısı 13.213. Yaklaşık 85 bin aile konut hayaliyle yaşıyor. Bu ihtiyacı gidermeliyiz” ifadelerini kullandı. Leasehold sistemi önerisini dile getiren Hacısüleyman, “Leasehold yani kiralık mülkiyet sistemi dediğimiz, devletin araziyi tahsis ettiği bir modeli Türkiye’de uygulayabilir miyiz? Turizm tahsislerinde olduğu gibi, hazine arazileri konut yapımı için tahsis edilebilir. Arsa devlette kalır, yapı kişiye ait olur. Bu modeli komitemizle birlikte çalışarak netleştirip bakanlığa iletmek isteriz” dedi.

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2026.02.26 10:52:58
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






CHP’DEN ELEKTRİK ZAMMI PROTESTOSU

İl Başkanı Nail Kamacı : “Bugün ülkemizde elektrik; yiyecekten, içecekten, ısınmadan, aydınlanmadan fedakârlık ederek kullanabildiğimiz, adeta bir lüks haline gelmiştir. Bu durumun nedeni yalnızca yapılan zamlar değildir. Bu, yıllardır uygulanan yanlış enerji politikalarının, plansız ve rant odaklı özelleştirmelerin acı bir sonucudur.” Dedi.

CHP Antalya İl Başkanı Nail Kamacı, elektrik faturalarına gelen son zamları protesto etmek için CK Akdeniz Elektrik A.Ş.’nin Muratpaşa Şubesi önünde eylem yaptılar.

İl Başkanı Nail Kamacı : “Bugün ülkemizde elektrik; yiyecekten, içecekten, ısınmadan, aydınlanmadan fedakârlık ederek kullanabildiğimiz, adeta bir lüks haline gelmiştir. Bu durumun nedeni yalnızca yapılan zamlar değildir. Bu, yıllardır uygulanan yanlış enerji politikalarının, plansız ve rant odaklı özelleştirmelerin acı bir sonucudur.” Dedi.

 

 

ELEKTRİK DAĞITIMI KAMUNUN DENETİMİNE ALINMALI

CHP Antalya İl Başkanı Nail Kamacı, PM Üyemiz Niyazi Şen, Milletvekillerimiz Cavit Arı, Aykut Kaya, İl yöneticilerimiz,  İlçe Başkanlarımız ve yöneticilerimiz, İl Disiplin Kurulu Başkanımız, İl Kadın Kolları Başkanımız, partililer ve vatandaşlar katıldı.

İl Başkanı Nail Kamacı; “Buradan açıkça ilan ediyoruz: “Elektrik dağıtımı yeniden kamunun denetimine alınmalıdır, Faturalardaki dağıtım bedeli şeffaf, makul ve denetlenebilir hale getirilmelidir Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK), şirketleri değil halkı korumalıdır. Özelleştirilen bölgeler ve enerji tesisleri kamulaştırılmalıdır Enerji politikaları, siyasi ve ticari çıkarların değil, halkın refahının merkezinde olmalıdır.” Diye konuştu.

 

CHP Antalya İl Başkanı Nail Kamacı, basın açıklamasında şunları söyledi;

“Bugün burada, her ay elimizi yakan, aile bütçemizi sarsan elektrik faturalarının ardındaki gerçekleri konuşmak için toplandık. Çünkü artık yeter! Elektrik bir lüks değil, temel bir insan hakkıdır. Ancak bugün ülkemizde elektrik; yiyecekten, içecekten, ısınmadan, aydınlanmadan fedakârlık ederek kullanabildiğimiz, adeta bir lüks haline gelmiştir. Bu durumun nedeni yalnızca yapılan zamlar değildir. Bu, yıllardır uygulanan yanlış enerji politikalarının, plansız ve rant odaklı özelleştirmelerin acı bir sonucudur.

 

Hatırlatalım: 2012 yılında Antalya’nın da içinde bulunduğu Akdeniz Elektrik Dağıtım A.Ş., 546 milyon dolara özel sektöre satıldı. O günün dolar kuru 1.60 TL idi. Şirket bu bedeli cebinden ödemedi; bankalardan dövizle kredi çekti. Yani Türk lirası geliri olan bir işe dövizle borçlandı. Bu borcun halka yıkılacağı o günden belliydi.

 

Bugün dolar 38 TL’yi aştı. Şirketler borçlarını ödeyemiyor. Peki çözüm ne? Yine halka fatura edilmek. Yapılan her zamla, gelen her faturayla halk bu borcu ödüyor. 5 Nisan 2025 itibarıyla elektriğe %25 zam yapıldı. Bu sadece bir oran değildir. Bu, sofradaki ekmeğimizden, çocuğumuzun defterinden, cebimizdeki son kuruştan alınan bedeldir. Türkiye’de 42 milyon elektrik abonesi vardır. Bu zamlardan konut abonelerinin %97’si doğrudan etkilenmektedir. Her ay vatandaşın cebinden 5 milyar lira daha fazla para çıkacak.

 

Ve bu paralar nereye gidiyor? AKP eliyle özelleştirilen elektrik dağıtım şirketlerinin kasasına. 2004 yılında başlatılan özelleştirme süreciyle TEDAŞ üçe bölündü: EÜAŞ, EİAŞ ve EDAŞ. Üretim (EÜAŞ) ve dağıtım (EDAŞ) özel sektöre devredildi. İletim (EİAŞ) ise kamuya bırakıldı çünkü rant yoktu! Bu süreçte yaklaşık 70 milyar dolar gelir elde edildi. Bugün bu altyapıları yeniden kurmaya kalksanız o para yetmez. Ülkemizde elektrik üretiminin %85’i özel şirketler tarafından gerçekleştiriliyor. Dağıtımın tamamı özel sektörde. AKP’nin yarattığı sistemde bu şirketler birer kartel haline geldi. Devlet, elektriği özel sektörden pahalıya alıp onlara ucuza satıyor. Aradaki fark Hazine’den, yani sizden karşılanıyor. Buna da “devlet desteği” deniyor! Aslında bu, halktan alınanın halka bir kısmının geri verilmesi değil, özel sektöre yeni kaynak aktarımıdır.

 

ELEKTRİK FATURASININ SADECE %19’U GERÇEK ENERJİ BEDELİDİR.

 

AKP, faturalarla ilgili vatandaşlara hileli ve yanıltıcı mesajlar gönderiyor. “Devlet desteği indirimi” adı altında mesaj atıyorlar. Oysa böyle bir destek yok. Tıpkı mağazaya önce zam yapıp sonra “%50 indirim” tabelası asmak gibi. Vatandaşla dalga geçiliyor.

 

Bugün bir elektrik faturasının sadece %19’u gerçek enerji bedelidir. Kalan %81’i dağıtım, vergi ve fonlardır. Yani biz elektriği değil, ona ulaşmayı pahalıya ödüyoruz! Kullandıkları altyapı hâlâ kamuya ait. Ama bu hizmet, belli şirketlerin kâr makinesine dönüşmüş durumda. Bu sadece aile bütçesini değil, ülke ekonomisini de çökertmektedir.

 

Buradan açıkça ilan ediyoruz: “Elektrik dağıtımı yeniden kamunun denetimine alınmalıdır, Faturalardaki dağıtım bedeli şeffaf, makul ve denetlenebilir hale getirilmelidir Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK), şirketleri değil halkı korumalıdır. Özelleştirilen bölgeler ve enerji tesisleri kamulaştırılmalıdır Enerji politikaları, siyasi ve ticari çıkarların değil, halkın refahının merkezinde olmalıdır.

 

Geçiş sürecinde bağımsız ve güçlü bir Kamulaştırma İdaresi kurulmalı, kamu kaynakları yeniden halk yararına kullanılmalıdır. Biz, Cumhuriyet Halk Partisi Antalya İl Başkanlığı olarak bu düzene sessiz kalmayacağız. Elektrik faturası şirketlerin borcunu değil, halkın yaşamını aydınlatmalıdır! Bu ülke birkaç ayrıcalıklı şirkete değil, 85 milyona aittir. Bu kaynaklar bizimdir. Bu topraklar bizimdir. Bu enerji bizimdir. Bu mücadele hepimizindir.”



Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2025.04.22 09:05:17
Son Düzenlenme Tarihi :





Burdur’da Roma Dönemi’ne ait 36 adet tarihi eser ele geçirildi

Burdur İl Jandarma ekiplerinin tarihi eser kaçakçılığına yönelik yaptığı operasyonlarda 36 adet Roma Dönemi’ne ait tarihi eser ele geçirildi.
Burdur İl Jandarma Komutanlığı unsurları tarafından Bucak Cumhuriyet Başsavcılığı ile koordineli olarak yapılan araştırma ve fiziki takip sonucunda Burdur’un Bucak ilçesi sınırları içerisinde B.C., N.A. ve H.D. isimli şahısların üzerinde ve kullandıkları araçta yapılan adli aramada; 1 adet altın sikke, 5 adet heykelcik, 4 adet yüzük, 6 adet broş, 20 adet obje olmak üzere toplam 36 adet Roma Dönemi’ne ait olduğu tespit edilen tarihi eser ele geçirildi.
Bucak Cumhuriyet Savcısı’nın kararı ile ele geçirilen tarihi eserler Burdur Müze Müdürlüğüne teslim edilerek, gözaltına alınan şüpheliler, yapılan adli yargılama sonucunda adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.10.06 21:53:55
Son Düzenlenme Tarihi :