SON DAKİKA
header-ad

Hatay’da sıcak hava etkili oluyor

Hatay’da sıcak hava etkili oluyor. Termometrelerin 36 dereceyi gösterdiği kentte, depremzede vatandaşlar ağaç gölgelerinde ve şemsiye altında vakit geçirdi.
6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremlerin büyük yıkım yaptığı Hatay’da sıcak hava etkisini gösteriyor. Termometrelerin 36 dereceyi gösterdiği kentte, depremzede vatandaşlar ağaç gölgelerinde ve şemsiye altında vakit geçirdi. Yakıcı sıcak nedeniyle vatandaşlar sık sık yüzlerini yıkayıp serinledi. Az sayıda insanın olduğu Hatay merkezde ise araç yoğunluğunun olduğu görüldü. Amik Ovası’nda çiftçiler sıcak havaya rağmen çalışmalarını sürdürürken, bazı otomobillerin içindeki termometre göstergeleri 40 dereceyi buldu.

"Bugün çok sıcak"
Amik Ovası’nda sıcak havaya rağmen sulama yapan Muhammet Lök, "38 dereceye yakın sıcaklık var. Biz de tarla suluyoruz. Bugün çok sıcak. Şapka ve şal ile korunuyoruz, sıcak fazla etkilemiyor bizi" ifadelerine yer verdi.

"Bizim için normal bir sıcaklık"
Sıcaktan dolayı gölgede oturan Orhan Çolakoğlu ise, "Bugünden belli sıcak. Bizim için normal sıcaklık ama daha da artabilir. Yaz geldi sıcaklık daha da artacaktır. Sıcak havada dinlenmek lazım" dedi.
Sıcak havaya rağmen tezgahının başında şemsiye altında satış yapan Cemil Avcı da, "Çiftçiyiz, çalışıyoruz tarlada. Allah’a şükür sıcaklığa alışmışız. Bizim burası Akdeniz Bölgesi’ne göre yine güzel. Sıcaklar başladı artık. Şemsiye, çadırla güneşten korunuyoruz. Sıcak bizi etkilese bile rızkımızı satacağız, mecburuz" diye konuştu.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.05.17 16:16:48
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






“Naftalin Kokulu Öyküler” Perşembe günü sahnelenecek

AKS’ta Tiyatro: “Naftalin Kokulu Öyküler” 4 Mayıs Perşembe günü saat 20.30'da sahnelenecek.
Dünden günümüze uzanan, seyyar sokak satıcıları müessesesinin, yaşanmış hayat hikayelerini anlatan bir fayton yolculuğudur. Zaman zaman salına salına yaptığınız bu yolculukta tebessüm yüzünüze yansır ve iç geçirip “gerçekten ne güzeldi…” ” evet ya hatırlıyorum…” dedirtirken, zaman zaman da fayton, sanki bir taşın üzerinden geçerek, içinde sizi yerinizden hoplatmış hissini uyandırır.  
Döneminin müziklerini kendine fon yapan, Tamamı yaşanmış insan öykülerinden oluşan müzikli  oyun, İstanbul, Eskişehir ve  Antalya Kaleiçi’nin tarihinden renkli sayfaları sahneye taşıyor. 
Bülent Patoğlu’nun kaleminden sahneye taşınan bu eser, Sadrettin Savaş’ın Müzikleri ve Heykel sanatının minyatür eserleriyle hazırladığı sergi ise, oyuna başka bir boyut daha kazandırıyor. -HBR.MRK

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.05.02 10:25:42
Son Düzenlenme Tarihi :





Sığla ağacı Antalya, Muğla, Denizli, Isparta ve Burdur bölgesinde bulunuyor

Halk arasında günlük ve amber ağacı olarak da bilinen (Hamamelidaceae familyasına mensup Liquidambar Orientalis Miller) Ülkemiz dışında sadece Rodos Adası'nda rastlanan, Antalya, Muğla, Denizli, Isparta ve Burdur bölgesine özgü ülkemizin en gözde relik ve endemik türlerinden biri olan Anadolu Sığla ağaclarından, kadimden gelen yöntemlerle elde edilen, Sığla yağı (Styrax Liquidus) binlerce yıldan beri şifa ve güzel koku yaymaya devam ediyor.
Yüz yıllarca yaşayabilen sığla ağacı uygun koşullarda 35-40 metreye uzunluğa ulaşabilirken, bataklık alan, vadi, akarsu ve dere kenarları, deniz kıyısı gibi nemli ve taban suyu yüksek yerleri seviyor.
ÜRETİMİ MEŞEKKATLİ VE UZUN SÜRELİ
Sığla yağı elde etmek için bahar aylarında ağacın gövdesine çizikler çizilir. Temmuz ayından itibaren gövde üzerinde biriken salgı ve kabuklar özel bıçaklar ile kazınarak toplanır. Bu salgı ve kabuklar sıcak su ile kaynatıldıktan sonra özel preslerde sıkılarak sığla yağı elde edilir. Sığla yağının bileşiminde kokusunu veren sinnamik asit, uçucu yağlar ve reçine bulunur.
Meşakkatli ve uzun süren Sığla yağı üretiminin, uzman ekiplerce belirlenen ağaçta kabuk sıyırma işlemi ile başlanıp 50-70 santimetre yüksekliğinde, 10 cm genişliğinde, dış kabuk kısımları yontulmak suretiyle “kızıllatma" denilen işlem yapılıyor. 
Yapılan bu işlemden bir ay sonra “kızıllatma" yapılan tabaka boyunca 4-5 santimetre genişliğinde, 3-4 milimetre derinliğinde “göz çekme" adı verilen damar açma işlemine geçiliyor.  Damar açıldıktan 1-2 hafta sonra, yara sathını onarmak isteyen ağacın oluşturduğu "sur" adı verilen reçine sathı kaşıkla, belli zaman aralıklarında sıyrılarak alınmaya devam ediliyor. Damarlarda biriken yağ ve kabuk yongaları, damar boyutları değiştirilmeden yine kaşık denilen aletle sıyrılarak alınıyor. "Sur arkası" ismi verilen bu işlem Temmuz ayı başlarında sona eriyor.
Biriken sığla yağı sıyrılarak "margun"adı verilen kıl torbalara toplanıyor. "Sefer" adı verilen bu işleme Ekim ayı başına kadar devam ediliyor. Ekim ayı sonu ile Kasım ayı ortalarına kadar damarlarda toplanan yağ ve ağacın dip kısımlarına akarak oluşan, yağ karışımı yonga kaynayan kazandaki sıcak suya koyularak 2-3 dakika kadar kaynatılma işleminden sonra presleme işlemine geçiliyor. Presleme sonucu çıkan bileşik bir havuzda toplanarak dinlendirilmeye alınıyor. Bu işlem sonra suyun üstüne çıkarak ayrılan Sığla yağı satışa hazır hale geliyor.  
Ekonomik değeri çok yüksek olan sığla yağı, kozmetik, ilaç, kimya ve gıda sanayisi için binlerce yıldır, önemli bir hammadde kaynağı olarak kullanılırken dünya piyasalarında “Türk sitiraksı" olarak tanınıyor.
SIĞLA YAĞI BİRÇOK HASTALIĞA İYİ GELİYOR
Özellikle cilt hastalıklarında, kesi, yara ve yanıklarda çok etkili olan Sığla yağı, iyi bir antiseptik ve parazit öldürücü özellikte olup, astım, bronşit gibi solunum yolu ve akciğer hastalıklarında, pomat ve yakı halinde uyuz ve mantar gibi cilt rahatsızlıklarında, ağrı dindirici, İltihapları giderici, stres ve uyku sorunlarını azaltıcı, zihin açıcı, saç canlandırıcı olarak geleneksel ve modern tıp tarafından kullanılmakta. Buhur olarak kullanılan yongalar köz üzerine atıldığında bedeni rahatlatıcı koku yayması nedeni ile tütsü olarak tercih edilmekte.
* Orman Genel Müdürlüğü​

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.08.13 11:04:52
Son Düzenlenme Tarihi :