SON DAKİKA
header-ad

IBB Avusturya Delegasyonu üyeleri Mersin Üniversitesinde

İş insanlarından oluşan International Institute of Business Enterprises (IBB) Avusturya Delegasyonu üyeleri, Mersin Teknoloji Transfer Ofisi (TTO) koordinatörlüğünün iş birliğiyle bilişim teknolojileri ile endüstriyi bir araya getiren ’Endüstri 4.0’ konusunda görüş alışverişinde bulunmak üzere Mersin Üniversitesini ziyaret ettiler.
Senato Odasında, IBB Avusturya Delegasyonu Koordinatörü Recep Tanrıkulu, IBB Başkanı Muhammed Ali Toptaş, Başkan Yardımcısı Jan Walprecht, iş insanları Holger Walprecht ve Uwe Dybamer’den oluşan heyeti kabul eden MEÜ Rektörü Erol Yaşar, Mersin Üniversitesi İleri Teknoloji Eğitim Araştırma ve Uygulama Merkezi (MEİTAM) ve Mersin TTO’nun hem üniversiteye hem de bölgeye büyük katkı sunacağını belirterek, Mersin TTO’yu canlandırarak öğretim üyelerinin çalışmalarına daha çok destek vereceklerinin altını çizdi. Yaşar, “MEİTAM, Türkiye ve bölgemiz için önemli bir laboratuvar. MEİTAM ve TTO’nun bölgemize daha fazla hizmet etmesi için çalışmalarımıza ivme kazandırdık ve bu birimlerimiz için de gerekli bütçeyi aktardık. Tüm birimlere alt yapı desteği verdik. Bu çalışmalar bize mutluluk veriyor” dedi. Ekip ruhunun önemine değinen Yaşar, üniversitede birçok projenin hayata geçirildiğini ve birbirinden bağımsız olarak çalışan öğretim üyelerini bir araya getirerek proje sayısını artırmayı amaçladıklarını belirtti.

“Üniversite ve sanayi iş birliğinin sağlanmasında Teknoloji Transfer Ofisimiz bir köprü görevi görüyor”
Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Hakan Öztürk de MEÜ ile bölgenin tanıtılması ve anlatılmasının önemine değinerek, “Üniversite adına temaslar kurulunca bir takım şeylerin de olabileceğini gördük. Üniversite ve sanayici iş birliğinin sağlanmasında Teknoloji Transfer Ofisimiz bir köprü görevi görüyor. Endüstri 4.0 ve Ar-Ge çalışmalarını Türkiye’nin kaçırmaması gerekiyor. Özellikle Endüstri 4.0 gelişen ülkeler için çok daha önemli” diye konuştu.

“Endüstri 4.0 iki yıl içinde standartlaşacak”
IBB Avusturya Delegasyon üyeleri daha sonra Mühendislik Fakültesi akademisyenleri ile bir toplantı yaptı. Mühendislik Fakültesinin tanıtım filminin izlenilmesiyle başlayan toplantıda, Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Emre Akın tarafından fakültenin kuruluşu, öğretim elemanı ve öğrenci sayıları ve Erasmus programı hakkında bilgiler verildi. IBB Avusturya Delegasyonu Koordinatörü Recep Tanrıkulu da ziyaret nedenleri hakkında bilgilendirmelerde bulundu. Üretim yapmanın sanayi için tek başına yeterli olmadığını, sanayinin kompleks bir yapı olduğunu belirten Tanrıkulu, bu kapsamda ’Endüstri 4.0’ın önemine değindi ve Almanya’nın ’Endüstri 4.0’ sürecine geçişi hakkında bilgi verdi. Tanrıkulu, “Tanınmış bazı markalar gibi şirketler ’Endüstri 4.0’a tam geçişin neden olmadığı ile ilgili çalışmalar yürüttüler. Yan sanayi de Endüstri 4.0 konusunda yüzde yüz bir uygulamaya gitmedi henüz. Dolayısıyla Almanya’da üniversiteler ve teknoparkların da içinde bulunduğu bir oluşum tarafından toplantılar yapıldı. Toplantılar sonrasında Endüstri 4.0 için bir standart olması yönünde bir sonuç çıktı. Avrupa Birliği Komisyonu ile görüşüldü. İki yıl içerisinde Endüstri 4.0 standartlaşacak. Endüstri 4.0 ile birlikte emisyon azaltılması, karbon ayak izi gibi konular da önem kazanacak. Yan sanayi, Endüstri 4.0 ve emisyon azaltılması konusunda çalışmalar yapmadıkları takdirde büyük firmalar tarafından tedarikçi listelerinden çıkarılacaklar” ifadelerini kullandı.

“Öğrencileriniz sanal gerçeklik gözlüğüyle Almanya’daki fabrikaları gezebilecek”
Pandemi nedeniyle mal alımında sorunlar yaşandığı için de Avrupa’nın Çin dışında alternatif ülkeler arayışına girdiğini kaydeden Tanrıkulu, iş insanlarının Vietnam gibi ülkelere yöneldiğini ancak mesafe olarak bu ülkelerin Çin ile aynı olması nedeniyle Bulgaristan, Romanya’yı ziyaret ettiklerini söyledi. Bu kapsamda da IBB olarak devreye girdiklerini kaydeden Tanrıkulu, Türkiye’nin de bu süreçte yer alması için girişimleri başlattıklarını belirtti. Tanrıkulu şöyle devam etti; “Bu çerçevede üniversitelerin mühendislik fakülteleri için Mühendislik Fakültelerinde Endüstri 4.0 için bir konsept hazırlandı. Bir sınıfa ’Endüstri 4.0’ın bir minyatürünü yapacağız. Almanya’da beyaz eşya ve otomotiv sektöründe işbirliği içinde olduğumuz iki fabrika bulunuyor. Endüstri 4.0 işbirliğinin sağlanması halinde Türkiye’deki öğrenciler sanal gerçeklik gözlüğüyle Almanya’daki bu fabrikaları gezebilme imkanı sağlayacaklar. Ayrıca öğrenciler fabrikadaki makinelerin ayarlarını yapabilecek, makinelerle çalışabilecekler.”
Almanya’da bir üniversite ile Endüstri 4.0 konusunda çalışmalar yürüttüklerini de söyleyen Tanrıkulu, bu çalışmaları Türkiye’ye taşımak istediklerini ve bu konuda da Mersin Üniversitesinin iyi bir pilot üniversite olacağını kaydetti.

“Endüstri 4.0’ın Türkiye’deki sanayiye hizmet edebilmesi için her türlü iş birliğine hazırız”
TTO Koordinatörü Abdi Kurt, ’Endüstri 4.0’ın MEÜ’de uygulanması konusunda Mersin TTO olarak üzerlerine düşen görevleri yapmaya hazır olduklarını belirtti. Kurt, “Bu, ’Endüstri 4.0’ın ilk uygulaması olacak ve öğrencilerimizin daha yetkin, uluslararası donanımlı mühendisler olmaları için gerekli ortamı hazırlayacak. Süreç, müfredatın geliştirilmesi, eğitim metodu ve teknolojilerinin belirlenmesi, sertifikasyon modeline karar verilmesi gibi benzeri alt süreçleri de kapsayacak ve Mühendislik Fakültesi ile birlikte yönetilecek. Mühendislik Fakültesinde uygulanacak bu model ile sadece bölgemize değil, Türkiye’deki sanayiye de buradan hizmet verilmeye başlanacaktır“ dedi.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.09.13 21:26:23
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Fazla mükemmeliyetçi olanların 8 ortak özelliği

Fazla mükemmeliyetçilik kaygısının kimi zaman kalp hastalıkları, huzursuz bağırsak sendromu, hastalık derecesinde uyku sorunları, depresyon ve anksiyeteye neden olduğu, yapılan araştırmalara göre her 5 kişiden 2’sinde bu yönde eğilim olduğunu söyleyen Medline Adana Hastanesi’nden Uzman Klinik Psikolog Fulda Karaçiçek, mükemmeliyetçilikte aşırıya kaçanlarda görülen 8 ortak özelliğe değindi.
Modern yaşamın yan etkilerinden biri olarak değerlendirilebilecek mükemmeliyetçilik kaygısı uzaktan bakıldığında her ne kadar zararsız gibi görünse de aşırıya kaçtığında bireyi ve çevresini yormaya başlıyor. Bu gibi durumlar ise başta sağlık problemleri ve ikili ilişkiler olmak üzere olmak üzere hayatın birçok alanında sorun oluşturuyor.
Fazla mükemmeliyetçilik kaygısı kimi zaman kalp hastalıkları, huzursuz bağırsak sendromu, hastalık derecesinde uyku sorunları, depresyon ve anksiyeteye neden oluyor. Yapılan araştırmalara göre her 5 kişiden 2’sinde bu yönde bir eğilimin söz konusu olduğunu söyleyen Medline Adana Hastanesi’nden Uzman Klinik Psikolog Fulda Karaçiçek, mükemmeliyetçilikte aşırıya kaçanlarda görülen 8 ortak özelliği şöyle sıraladı:
“1. Hatalarını kabul etmezler
Hayatlarında hatalara asla yer yoktur. Olması gerektiğini düşündüğü bir şeyin olmamasını veya olmaması gereken bir şeyin olmasını tolere edemezler ve tahammülsüzlük gösterirler. Küçük de olsa bir hata gördüklerinde hemen ona müdahale ederek düzeltmek isterler.

2. Ya hep ya hiç düşüncesi hakimdir
Düşünce sistemleri ‘ya hep ya hiç’ şeklinde çalışır. Bir şeyi en iyi şekilde yapamıyorlarsa hiç yapmamayı tercih ederler. Öyle ki tek bir olumsuz yoruma dahil olmak için kimi zaman olumlu geri bildirimleri bile görmezden gelerek istemezler.

3. Asla tatmin olmazlar
Tatminsizlik duygusu ile başa çıkmak çoğu zaman hepimiz için zordur. Herkesin bazen yeterince başarılı olmadığı, yeterince mutlu olamadığı veya yeterince iyi kazanmadığı dönemler vardır. Bu gibi anlarda tatminsizlik duygusunun yaşanması ise normaldir. Ancak mükemmeliyetçi bireyler asla tatmin olmazlar ve kendilerine karşı da acımasızdırlar. Yaptıkları ufacık bir hatanın bile etkisinden uzun süre çıkamaz ve sürekli olarak kendilerini suçlarlar.

4. Sadece sonuç odaklıdırlar
Yaşanan süreçler umurlarında olmaz, sadece sonuçla ilgilenirler. Onu tatmin edecek tek şey başarılı bir sonuçtur. Oysa ki süreci ve sonuçları kontrol etmek her zaman ve gerçek anlamda mümkün olmadığından, eninde sonunda başarısız duruma düşmek kaçınılmazdır. Bu ise onlar açısından tek kelimeyle mutsuzluk demektir.

5. Detaylarda boğulurlar
Bazı insanların işleri bir türlü bitmek bilmez. Ayrıntıya kapılıp gitmek onların hayatlarının adeta bir parçasıdır. Ancak ağaca bakarken ormanı gözden kaçırırlar ve ormandaki diğer güzelliklerin farkına bile varmazlar. Bu yüzden de bir türlü kusursuzluğa erişemez ve hem kendilerine hem de çevresindekilere hayatı çekilmez hale getirirler.

6. Her konuda olumsuzdurlar
Hayata hep olumsuz bakar, bardağın dolu kısmını asla görmezler. Büyük veya küçük hiçbir hataya tahammülleri olmadığından diğer insanları devamlı eleştirir ve yargılarlar. Esasında eleştirel tutum tamamen sağlıksız olmasa da sağlıksız olan bunun sürekli ve yanlış üslupla yapılmasıdır.

7. Eleştirilere kapalıdırlar
Eleştiriye açık olmak demek elbette herkesin olumsuz yorumlarını kabul etmek ya da hoşgörmek demek değildir. Ancak olası bir başarısızlık, mükemmeliyetçiler için kabul edilemez bir durumdur. Bu yüzden en ufak bir öneri olsa bile savunmaya geçerler. Eleştiriyi kişisel olarak algılarlar ve yapanlarla aralarına sınır koyarlar.

8. Her durumda haklıdırlar
Mükemmeliyetçi bireyler yanıldıklarını ve hata yaptıklarını hiçbir zaman kabul etmediklerinden karşıdakinin duygularını ve ihtiyaçlarını fazla önemsemezler. Onlar her durumda haklıdırlar. Çünkü ya empati yetenekleri düşüktür ya da empati yapmayı tercih etmezler."
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.05.25 14:48:09
Son Düzenlenme Tarihi :





İsmail Baha Sürelsan Konservatuvarı öğrencilerinden konser

Antalya Büyükşehir Belediyesi İsmail Baha Sürelsan Konservatuvarı Enstrüman Eğitimi Bölümü ve kurs öğrenciler, klasik batı müziği eserleri ve türkülerle performanslarını sergiledi.
İsmail Baha Sürelsan Konservatuvarı Enstrüman Eğitimi Bölümü ile kurs öğrencileri bir bahar konseri verdi. Doğu Garajı Kültür Merkezi Performans sahnesinde düzenlenen bahar konserinde 50 öğrenci sahne aldı. öğrenciler piyano, keman, klasik gitar, yan flüt, çello, viyolonsel ve bağlama eğitimi alan öğrenciler klasik batı müziği eserleri ve türkülerle performanslarını sergiledi.
Öğrenciler konserde solo performans dışında, Duo Drio ve Quartet olarak da performans sergileyerek ortak sahne heyecanı yaşadı. Eserlerinde, baro, klasik, romantik ve çağdaş dönemi hissettiren, popüler kültür eserleriyle keyifli bir akşam geçirten, Türk Halk Müziği’nin eşsiz ezgileriyle başarılı bir konser veren öğrencileri aileleri de yalnız bırakmadı. Salonu tıklım tıklım dolduran aileler unutulmaz bir geceye tanık oldu. Genç sanatçılar yetenekleriyle dinleyenlerden tam not aldı. Alkışların bol olduğu gecede hem öğretmenler hem de aileler öğrencilerinin ve çocuklarının performanslarını gururla izledi.
Konservatuvar Eğitim Bölümü Başkanı Sonay Yener öğrenci ve öğretmenlerin bir yıllık eğitimin ardından konser programıyla performans sergilediklerini belirterek, geleceğin müzisyenlerini yetiştirdiklerini söyledi. Antalya Büyükşehir Belediyesi İsmail Baha Sürelsan Konservatuvarı Müdürü Okan Atila da konser sonunda öğrencilere çeşitli hediyeler takdim ederek Başkan Muhittin Böcek’in sevgi ve selamlarını iletti.

Kaynak : İHA
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.05.03 13:16:47
Son Düzenlenme Tarihi :