SON DAKİKA
header-ad

Jandarmadan havadan denetim

Antalya İl Jandarma Komutanlığı Trafik Şube Müdürlüğünce planlanan özel denetim kapsamında Aydın Filo Komutanlığından gelen özel maksatlı helikopter ile Antalya-Kemer ve Kumluca Turizm bölgelerinde havadan trafik denetimleri icra edildi.

Trafik Jandarması ekiplerince havadan yapılan denetimlerde emniyet kemeri, hatalı sollama gibi kural ihlalleri yapan sürücüler tespit edilerek haklarında idari yaptırım para cezası uygulanmıştır.
Antalya İl Jandarma Komutanlığınca trafik kazaları ile kazalarda meydana gelen ölüm ve yaralanmaları önlemek amacıyla başta ana arteller olmak üzere tüm yollarda denetim ve kontrollere aralıksız devam edeceği kaydedildi. * Antalya Valiliği
Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.07.02 21:19:39
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






EMO, Antalya’yı Yangın Riskine Karşı Uyardı!

Yaz aylarının yaklaşmasıyla birlikte orman yangınları yeniden kamuoyunun en önemli gündem başlıklarından biri haline geldi. Çoğu zaman yangınların nedeni olarak mangal ateşi ya da sigara izmariti gösterilirken, uzmanlar elektrik kaynaklı risklerin de ciddi boyutlara ulaştığına dikkat çekiyor.


TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası Antalya Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Şaban Tat, 7 Mayıs 2026 tarihinde yaptığı açıklamada, hem enerji şebekelerindeki teknik kusurların hem de konut ve işyerlerindeki elektrik tesisatı ihmallerinin yangınların önemli nedenleri arasında yer aldığını belirtti.


Açıklamada, özellikle rüzgârlı havalarda birbirine temas eden iletkenler, bakımsız trafolar ve devrilen direklerin yangın riski oluşturduğu ifade edilirken; aşırı yük altında çalışan tesisatlar, eskiyen kablolar, kontrolsüz yapılan ekler ve uygun olmayan cihaz kullanımının da benzer şekilde yangınlara davetiye çıkardığı vurgulandı.


Son yıllarda yaşanan büyük yangınların tesadüf olmadığının altı çizilen açıklamada, ihmal edilen her bakımın ve ertelenen her kontrolün büyüyen bir riske dönüştüğü belirtilerek, teknik ihmallerin ağır sonuçlar doğurabileceği kaydedildi.


Elektrik kaynaklı yangınların hem doğada hem de yaşam alanlarında giderek büyüyen bir tehdit haline geldiğine dikkat çekilen açıklamada, elektrik dağıtım şirketlerinin ormanlık alanlardan geçen enerji hatlarını düzenli olarak denetlemesi, eski ve riskli ekipmanları yenilemesi ve hat altı temizliklerini eksiksiz yapmasının hayati önem taşıdığı ifade edildi.


Ancak sorumluluğun yalnızca kurumlara ait olmadığına işaret edilen açıklamada, konut ve işyerlerinde kullanılan elektrik tesisatlarının da periyodik olarak kontrol edilmesi gerektiği belirtildi. Yıllarca kontrol edilmeyen tesisatlar, bilinçsizce artırılan elektrik yükleri, uygun olmayan uzatma kabloları ve yetkisiz müdahalelerin; özellikle yaz aylarında artan enerji tüketimiyle birlikte ciddi yangın riskleri oluşturduğu kaydedildi.


Birçok yangının, aslında önceden tespit edilebilecek küçük arızaların zamanında giderilmemesi nedeniyle çıktığına dikkat çekilen açıklamada, vatandaşlara da çağrıda bulunuldu. Ev ve işyerlerindeki elektrik tesisatlarının mutlaka kontrol ettirilmesi gerektiği belirtilirken, güç aşımı yapılan veya yoğun elektrikli cihaz kullanılan alanlarda uzman görüşü alınmasının önemine vurgu yapıldı. Elektrik tesisatlarının bir kez yapılıp unutulacak sistemler olmadığı ifade edildi.


Açıklamada ayrıca gelişen teknolojinin riskleri önceden tespit etmeye imkân sağladığı belirtilerek, termal kameralar, sensör sistemleri ve akıllı şebeke uygulamaları sayesinde hem enerji hatlarında hem de tesisatlarda oluşabilecek risklerin erken aşamada belirlenebileceği ifade edildi. Ancak bu teknolojilerin etkin kullanılabilmesi için öncelikle riskin ciddiyetinin kabul edilmesi gerektiği kaydedildi.


TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası Antalya Şubesi, 2026 yaz sezonu öncesinde yaptığı çağrıda, gerek enerji şebekelerinde gerekse yaşam alanlarında gerekli önlemlerin alınmaması halinde benzer acı olayların yeniden yaşanabileceği uyarısında bulundu.


Açıklamanın sonunda ise elektrik kaynaklı yangınların önlenmesinin mümkün olduğu belirtilerek çözümün; “denetim, bakım ve sorumluluk” olduğu vurgulandı.



Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2026.05.07 10:59:49
Son Düzenlenme Tarihi :





Başkan Çandır: Üretici kesimin ne kadar zararda olduğu kolaylıkla görülebilir

Antalya Ticaret Borsası (ATB) ve Antalya Tarım Konseyi (ATAK) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı Mayıs 2026 Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi’ni (Tarım-GFE) değerlendirdi.

Çandır, Mayıs ayı için açıklanan tarımsal girdi fiyatları enflasyonunun bir önceki aya göre aylıkta ve yıllıkta son 3 yılın Mayıs aylarının altında ilan edildiğini belirtirken, “10 yıllık Mayıs ayı ortalamalarına göre bakıldığında ise aylıkta ortalamanın altında, yıllıkta ortalamanın üzerinde bir artış gerçekleşmiştir” dedi.

Tarım-GFE’nin Mayıs ayında aylık yüzde 0,44 olarak ilan edildiğini kaydeden Çandır, “Bu rakam, endeksin ölçülmeye başlandığı 2015 yılından itibaren Mayıs ayları ortalamasının yüzde 1,48 olan seviyesinin yüzde 33 altında ilan edilmiştir” değerlendirmesinde bulundu.

Tarım-GFE’nin Mayıs ayında yıllık yüzde 36,65 düzeyinde açıklandığını belirten Çandır, “Bu yıllık rakam, son 10 yılın Mayıs ayları ortalaması olan yüzde 32,71’in yüzde 15 üzerine çıkmıştır” dedi.

GÜBREDE YILLIK ARTIŞ YÜZDE 63,56

Mayıs ayı Tarım-GFE’nin alt kalemlerini değerlendiren Başkan Çandır, tarımda kullanılan mal ve hizmetlerin fiyatlarında aylık yüzde 0,35, yıllık ise yüzde 39,29 artış ilan edildiğine dikkat çekti. Çandır, aylık artışın son 3 yılın en düşük artışı olduğunu, yıllık artışın ise geçen yılın üzerinde ilan edildiğini belirtti.

Tohumda aylık yüzde 0,71, enerjide yüzde -4,39, gübrede yüzde 1,28, ilaçta yüzde 1,92, veteriner hizmetlerinde yüzde 0,18, yemde yüzde 1,61 ve diğer kalemlerde yüzde 1,28 değişim ilan edildiğini kaydeden Çandır, aynı kalemlerdeki yıllık değişimleri şöyle sıraladı:

“Tohumda yüzde 34,94, enerjide yüzde 40,75, gübrede yüzde 63,56, ilaçta yüzde 22,72, veteriner hizmetlerinde yüzde 36,02, yemde yüzde 35,49 ve diğer kalemlerde yüzde 34,70 artış ilan edilmiştir.”

Çandır, “Tarımsal yatırıma katkı sağlayan mal ve hizmetlerin fiyatlarında ise aylık yüzde 1,04 ve yıllık yüzde 21,52’lik artış ilan edilmiştir” dedi.

Tarımsal girdi maliyetlerinde aylıkta ilaç ve yemin sırasıyla yüzde 1,92 ve yüzde 1,61’lik artışlarla en dikkat çekici yükselişleri gösterdiğini belirten Çandır, enerjideki yüzde -4,39’luk değişimin ise en düşük değişim olarak öne çıktığını kaydetti.

Yıllık değişimlerde gübrenin yüzde 63,56 ile en yüksek artışın yaşandığı girdi kalemi olduğuna dikkat çeken Çandır, ilacın ise yüzde 22,72 ile en düşük artışı gösterdiğini belirtti. Çandır, diğer girdi kalemlerindeki yıllık artışların bu iki değer arasında ve birbirine yakın seviyelerde gerçekleştiğini söyledi.

ÜRETİCİ FİYATLARI GİRDİ MALİYETLERİNİ KARŞILAMIYOR

TÜİK tarafından Mayıs ayı Tarımsal Üretici Fiyat Endeksi’nin (Tarım-ÜFE) aylık yüzde 0,61 olarak ilan edildiğini anımsatan Çandır, şunları kaydetti:

 “Geçmiş 15 yıllık Mayıs ayları ortalaması olan yüzde -0,33 ile karşılaştırıldığında ortalamanın üzerinde bir artış söz konusu olmaktadır. Ancak tarımsal girdi maliyetlerinin aynı dönemdeki yüzde 1,48’lik ortalama artışıyla karşılaştırıldığında, üretici kesimin uzun yıllar ortalaması itibarıyla aylık göstergelerde ne kadar zararda olduğu kolaylıkla görülebilir.”

Tarım-ÜFE’nin yıllık yüzde 43,08 olarak açıklandığını belirten Çandır, “Geçmiş 15 yıllık Mayıs ayları ortalaması olan yüzde 25,90 ile karşılaştırıldığında ortalamanın üzerinde bir artış söz konusu olmaktadır. Ancak tarımsal girdi maliyetlerinin aynı dönemdeki yüzde 32,71’lik ortalama artışıyla karşılaştırıldığında, tarımsal faaliyette bulunanların yıllık kayıpları açıkça ortaya çıkmaktadır” dedi.

Yurt içi ve yurt dışı üretici enflasyonlarının da tarım sektörünü dolaylı olarak etkilemeye devam ettiğini belirten Çandır, Yurt Dışı Üretici Fiyat Endeksi’nin (YD-ÜFE) Mayıs ayında aylık yüzde 1,71 ve yıllık yüzde 34,16 arttığını kaydetti.

 Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi’nin (Yİ-ÜFE) aylık yüzde 2,75 ve yıllık yüzde 28,93 olarak ilan edildiğine işaret eden Çandır, “Üretici düzeyindeki gıda kalemi ise aylık yüzde 1,55 ve yıllık yüzde 32,91 artmıştır. Bu durum, Mayıs ayında da tarıma dayalı imalat sanayindeki enflasyonun tarımdan daha düşük seyrettiğini göstermektedir” değerlendirmesinde bulundu.

GIDA ENFLASYONU YILLIKTA YÜKSEK SEYRİNİ KORUDU

Mayıs ayında üretici kesimindeki bu enflasyonlara karşılık Tüketici Fiyat Endeksi’nin (TÜFE) aylık yüzde 1,71 ve yıllık yüzde 32,61 arttığını belirten Başkan Çandır, “Bu rakamlar, 4 yılın en yüksek rakamları olurken ortalama aylık yüzde 1,06 ve yıllık yüzde 18,75 olan TÜFE’nin hâlâ çok ciddi düzeyde üzerinde seyretmektedir” dedi.

Tüketici tarafındaki gıda enflasyonunun Mayıs ayında aylık yüzde -0,48 ve yıllık yüzde 34,86 olarak ilan edildiğini kaydeden Çandır, işlenmemiş gıda enflasyonunun aylık yüzde -4,05 ve yıllık yüzde 34,76 düzeyinde gerçekleştiğini belirtti.

Çandır, yaş meyve ve sebze enflasyonunun ise Mayıs ayında aylık yüzde -9,34 azalış ve yıllık yüzde 39,96 artış olarak ilan edildiğine dikkat çekti.

KÜRESEL GELİŞMELERİN ETKİSİ

Mart ayından bu yana yaşanan küresel olayların tarımsal üretim maliyetleri üzerindeki etkilerine dikkat çeken Çandır, şunları söyledi:

“Mart ayından bu yana yaşanan küresel olaylar dikkate alındığında, özellikle enerji ve gübre kalemleri başta olmak üzere tarımsal girdi kalemlerinde ciddi artışların yaşanma riski gerçekleşmeye başlamıştır. Ancak burada önemli olan, küresel ortalama düzeyin neresinde kalabileceğimiz konusudur.”


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2026.07.21 12:14:25
Son Düzenlenme Tarihi :