SON DAKİKA
header-ad

Kaldırım üzerinde cansız bedeni bulundu, üzerine yorgan örttüler

Antalya’da kaldırım üzerinde bir kişinin cansız bedeni bulundu. Vatandaşların şahsın cansız bedeninin üzerine yorgan örttüğü görülürken, polisin olayla ilgili incelemesi devam ediyor.
Olay, saat 08.00 sıralarında Muratpaşa ilçesi Kızılsaray Mahallesi 78 Sokak üzerinde meydana geldi. Alınan bil..

Antalya’da kaldırım üzerinde bir kişinin cansız bedeni bulundu. Vatandaşların şahsın cansız bedeninin üzerine yorgan örttüğü görülürken, polisin olayla ilgili incelemesi devam ediyor.
Olay, saat 08.00 sıralarında Muratpaşa ilçesi Kızılsaray Mahallesi 78 Sokak üzerinde meydana geldi. Alınan bilgiye göre, mahallede görev yapan belediye temizlik görevlisi, üzeri çıplak bir şekilde yerde hareketsiz yatan birini gördü. İhbarın ardından olay yerine gelen sağlık ekipleri, şahsın hayatını kaybettiği belirledi. Vatandaşların üzerini yorganla örttüğü cenaze, polis ekipleri ve belediye tabibi incelemesinin ardından kimliği ve kesin ölüm sebebinin tespiti için otopsi yapılmak üzere Antalya Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.05.22 13:39:13
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Hasarlı binaların onarılmaya başlandığı enkaz kentte, günlüğü bin 500 TL’ye usta bulunamıyor

Hasarlı binaların tadilatının başladığı enkaz kent Hatay’da günlüğü bin 500 TL’ye inşaat ustası bulunamıyor.
Kahramanmaraş merkezli depremlerde en büyük hasarı alan Hatay’da eğitim öğretim döneminin başlamasına sayılı günler kala Hatay’dan ayrılan depremzedeler geri dönmeye başladı. Vatandaşların dönmeye başlamasıyla asrın felaketinde hasar alan evlerde onarılmaya başlandı. Deprem sonrası iş göçünün olduğu Antakya’da inşaat ustası yevmiyeleri günlük bin 500 TL’yi buldu. Diyarbakır, Bingöl, Adana, Gaziantep başta olmak üzere Türkiye’nin dört bir yanından ustanın geldiği kentte hala usta bulmakta sıkıntı yaşanıyor.
“Deprem bölgesinde hayli bir iş yoğunluğu var ama usta bulamıyoruz”
İnşaat ustası Hikmet Karaköse, deprem bölgesindeki iş yoğunluğuna dikkat çekerek, “Bingöl’den deprem bölgesi olan Hatay’a çalışmaya geldik. Burada büyük sıkıntılar var; işçi bulamıyoruz, usta bulamıyoruz. Deprem bölgesinde hayli bir iş yoğunluğu var ama usta bulamıyoruz. Şuanda bin 500 TL usta yevmiyesi, bin- bin 200 TL arası işçi yevmiyesidir” dedi.
“İnsanlar, az hasarlı evlerini tadilat yapıp tekrar oturmaya çalışıyor”
Müteahhit Mehmet Erdoğan, deprem sonrası yaşanan iş göçüyle birlikte usta bulmakta güçlük çekildiğini ifade ederek, “Şuan orta ve az hasarlı binalarda tadilat başladı. İnsanlar, az hasarlı evlerini tadilat yapıp tekrar oturmaya çalışıyor. Şuan Hatay’da aşırı bir iş yoğunluğu var. Hatay’daki iş gücünün dışarıya gitmesi de Antakya’da usta ve yardımcı eleman ihtiyacını ortaya çıkardı. O yüzden aşırı bir yoğunluk var, yeteri kadar ekip yok. Şuan Antakya’da 1 bin 500 TL ve üstü. Bu paraya yeteri kadar eleman bulamıyoruz” ifadelerini kullandı.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.08.26 17:29:55
Son Düzenlenme Tarihi :





JMO ANTALYA: GERİ DÖNÜŞÜ OLMAYACAK!

Antalya’nın Akseki ilçesinde, Değirmenlik Havzası’nı doğrudan etkileyen 34107 ruhsat numaralı boksit ocağı kapasite artışı projesine yönelik hazırlanan ÇED raporu, TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Antalya Şubesi tarafından kapsamlı şekilde incelendi. Oda yönetimi, projenin mevcut haliyle uygulanmasının bölgenin yeraltı su sistemi üzerinde geri dönüşü zor etkiler yaratabileceği uyarısında bulundu.


Yapılan açıklamada, meslek hayatlarının önemli bölümünü Devlet Su İşleri’nde geçiren ve bölgenin jeolojisi ile yeraltı su sistemleri üzerine uzun yıllar saha çalışmaları bulunan İbradı Ürünlü doğumlu Jeoloji Mühendisi Önder Yazıcı ile Akseki Emiraşıklar doğumlu önceki dönem şube başkanı Jeoloji Yüksek Mühendisi Ali Keleş tarafından hazırlanan teknik raporun esas alındığı belirtildi.


İncelemelere göre projede mevcut 0,26 hektarlık çalışma alanının yaklaşık 1295 kat büyütülerek 340,9 hektara çıkarılması ve yıllık üretimin 33,8 milyon tona yükseltilmesi planlanıyor. Ancak oda yönetimi, asıl riskin üretim miktarından değil, uygulanacak açık ocak ve patlatmalı üretim yönteminden kaynaklandığını ifade etti.


ÇED dosyasındaki bilgilere göre sahada delme–patlatma yöntemiyle üretim yapılacak. Birinci ocakta 10 metre yüksekliğinde 37 basamakla yaklaşık 375 metre derinliğe inilerek taban kotunun 950 metreye düşürülmesi, ikinci ocakta ise 13 metre yüksekliğinde 15 basamakla yaklaşık 190 metre derinliğe inilerek 1040 metre kotuna kadar kazı yapılması planlanıyor.


Açıklamada, bölgede yeraltı su seviyesinin 1147–1155 metre kotları arasında bulunduğuna dikkat çekilerek, her iki ocakta da kazıların yeraltı su seviyesinin onlarca metre altına ineceği vurgulandı. Bu durumun yoğun susuzlaştırma faaliyetlerini zorunlu hale getireceği ve doğal hidrojeolojik dengenin bozulmasına neden olabileceği kaydedildi.


TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Antalya Şubesi, başta Değirmenlik Kaynağı olmak üzere Akseki’nin içme ve kullanma suyu kaynaklarının ciddi risk altında olduğunu belirtti. Bölgenin ileri derecede karstlaşmış bir yapıya sahip olduğuna işaret edilen açıklamada, yeraltı sularının klasik akifer sistemlerinden farklı olarak düdenler, çatlaklar ve yeraltı kanalları boyunca hareket ettiği, bu nedenle yapılacak müdahalelerin etkisinin geniş bir coğrafyaya yayılabileceği ifade edildi.


Ortalama 1900 litre/saniye debiye sahip Değirmenlik Kaynağı’nın mevsimsel olarak 50 litre/saniyeden 15 bin litre/saniyeye kadar değişebilen güçlü bir karstik sistemin ürünü olduğu belirtilirken, boya izleme çalışmaları ve bilimsel araştırmaların bu suların bir bölümünün Manavgat Vadisi’nde Pamuklu ve Karamiyarlar kaynakları olarak yeniden yüzeye çıktığını ortaya koyduğu aktarıldı.


Açıklamada, sistemin tüm boşalım noktalarının hâlen tam olarak bilinmediği vurgulanarak, böylesine hassas bir hidrojeolojik yapı içerisinde planlanan patlatmalı açık ocak işletmesinin etkisinin yalnızca ocak sahasıyla sınırlı kalmayacağı ifade edildi. Yeraltı su yollarının değişmesi, kaynak debilerinin azalması veya tamamen kuruması gibi risklerin Manavgat Irmağı’na kadar uzanabileceği belirtildi.


Jeoloji Mühendisleri Odası ayrıca, ÇED raporunda yer alan hidrojeolojik modelleme çalışmalarında Değirmenlik Kaynağı’nın beslenim alanının bölgesel ölçekte olduğunun ortaya konulmasına rağmen, sonuç bölümünde “yeraltı sularına olumsuz etki olmayacaktır” değerlendirmesinin yapılmasının ciddi bir bilimsel çelişki oluşturduğunu savundu.


Açıklamada, Değirmenlik Kaynağı ve bölgedeki içme suyu kuyuları için mevzuat gereği belirlenmesi zorunlu olan mutlak, birinci ve ikinci derece koruma alanlarının Devlet Su İşleri tarafından henüz tanımlanmamış olmasının da önemli bir eksiklik olduğuna dikkat çekildi.


TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Antalya Şubesi, madencilik faaliyetlerinin ülke açısından gerekli olduğunu ancak bu faaliyetlerin yalnızca ekonomik kazanç odaklı değil; kamusal yarar, çevresel değerler ve doğal kaynakların sürdürülebilirliği gözetilerek yürütülmesi gerektiğini belirtti.


Oda yönetimi, projenin mevcut haliyle ilerletilmemesi, yeniden değerlendirilmesi, karst hidrojeolojisine uygun detaylı çalışmalar yapılması ve DSİ tarafından koruma alanları belirlenmeden herhangi bir karar verilmemesi çağrısında bulundu.


Açıklamanın sonunda ise “Aksi halde geri dönüşü mümkün olmayan çevresel ve toplumsal sonuçlarla karşı karşıya kalınacağı açıktır” ifadelerine yer verildi.


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2026.05.11 13:54:07
Son Düzenlenme Tarihi :