SON DAKİKA
header-ad

Kaleiçi’nde yeni dönem

Muratpaşa Belediyesi, Antalya’nın tarihi kent merkezi Kaleiçi’nde bulunan işletmelerden ambalaj atıklarının toplanmasında yeni dönemi başlatıyor. Yeni dönemde, ayrıştırılan ambalaj atıkları işletmelerden tek tek toplanacak, işyerinde ambalaj atığı biriktirme imkanı olmayan esnaf ise beş noktada yer alan atık toplama otomatlarını kullanacak.

Otelleri, pansiyonları, restoranları, kafeleri ve eğlence mekanları ve dört mahallesinde sakinleriyle Antalya’nın yaşayan antik kenti Kaleiçi’nde, Muratpaşa Belediyesi cam, kağıt, plastik ve metalden oluşan nitelikli atıklarının toplanmasında yeni bir çalışmayı hayata geçiriyor.

AMBALAJ ATIKLARI AYRI TOPLANACAK

Yeni dönemde, işletmeler ambalaj atıklarını, yemek artıkları, sebze ve meyve kabukları, peçete, havlu kağıt gibi diğer evsel atıklardan ayrıştıracak ve ayrıştırılan atıklar Muratpaşa Belediyesi ekiplerince işyerlerinden tek tek toplanacak. Ekipler her gün 00.00–08.00 ve 13.30-15.30 saatleri arasında işletmeleri dolaşarak ambalaj atıklarını alacak. Ancak, belirlenen saat dışında ambalaj atıklarını atma gereği duyan ya da işletmesinde atıkları biriktirmek için yeri olmayanlar için atık otomatları devreye girecek.

DİJİTAL ANAHTARLIKLA AÇILACAK

Gelecek haftadan itibaren esnafa dağıtılmaya başlayacak dijital anahtarlıklarla çalışacak otomatlar, Kaleiçi’nde beş noktaya yerleştirildi. Otomatlar Barbaros Mahallesi’nde Kandiller Sokak üzerinde 2 noktada, Kılınçarslan Mahallesi’nde Ömer Efendi ve Fırın sokaklarda ve Selçuk Mahallesi’nde Karadayı Sokak’ta yer alıyor. 

ENERJİSİ GÜNEŞTEN

Muratpaşa Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Müdürlüğü’nden Bersu Erdoğdu, otomatların enerjisini güneşten sağladığını belirterek, “İşletme yetkililerine verilecek özel tasarlanmış anahtarlıklarla manyetik alana anahtarlık okutulacak. Hazne otomatik olarak açılacak ve ambalaj atıkları yerleştirildikten sonra yine el okuması ile hazne kapatılacak. Kutu dolduğunda tarafımıza uyarı mesajı gelecek. Ekiplerimiz hemen gelip boşaltacak” diyerek sistemin nasıl çalışacağını anlattı.

‘DESTEKLİYORUZ’

Kaleiçi’nde sistemin deneme çalışmalarına katılan kafe işletmecisi Fatih Doğan ise projeyi olumlu karşıladığını belirterek “Çevremizi her şekilde korumalıyız. Elimizdeki atıklarımızı geri dönüşüme bıraktığımız zaman bunlar bize tekrar faydalı olarak geri dönecektir. Bu tür projeleri destekliyoruz” dedi. 


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2021.09.25 09:07:39
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Depremde bu mahallede 4 bin 500 kişi hayatını kaybetti

Kahramanmaraş’ta meydana gelen depremlerin simgesi haline gelen Ebrar Sitesi’nin olduğu Şazibey Mahallesi Muhtarı Cemal Kaya, “Mahallemizin yüzde 80’i yıkıldı, 4 bin 500 şehidimiz var” dedi.
Kahramanmaraş merkezli depremlerde şehirde binlerce bina çöktü, yaklaşık 3’te birlik kısmı da ağır hasar aldı. Binlerce insanın hayatını kaybettiği şehirde depremin ev fazla yara aldığı mahalle ise merkez Onikişubat ilçesine bağlı Şazibey Mahallesi oldu. Depremle özdeşleşen Ebrar Sitesi’nde yaklaşık 21 blok yıkıldı. Binlerce insan enkaz altında kalarak hayatını kaybederken, binlercesi de yaralandı. Mahallede ise yaklaşık 4 bin 500 kişinin hayatını kaybettiği belirtildi.
Mahallenin son durumu hakkında açıklamada bulunan muhtar Cemal Kaya, “En büyük yıkım mahallemizde meydana geldi. 4 bin 500 civarında mahallemizde şehidimiz var. Allah rahmet eylesin. Mahallemizde 62 bloktan oluşan bina vardı. Bunun 40 bloğu yıkıldı ve 22 blok ayakta kaldı. Böyle bir felaketle karşılaştık. Mahallemizin yüzde 80’i yıkılmış durumda. Özellikle depremle özdeşleşen Ebrar Sitesi çok can aldı. Ben kendim de Ebrar’da oturmaktaydım. Burası 31 blok ve 21 bloğu yıkıldı, 10 bloğu ayakta kaldı. 10 bloklardan birinde de ben oturuyordum. Çok şükür binamız yıkılmadı, biz sağ salim çıktık ama kendi mahallem, akrabalarım gitti. İnşallah devletimiz bir an önce mahallemiz ve şehrimizi bir an önce ayağa kaldırır” dedi.
Mahallede prefabrik çarşıların da hizmete başladığını ifade eden Kaya, “Mahallemizde depremlerden sonra konteyner çarşılarımız geldi. Çarşılarda kuralar çekildi ve esnaflarımız dükkanlarını teslim aldı. Temennimiz buralarda bir nebze de olsa esnafımızın bir an önce ayağa kalkmasıdır. 3-4 farklı bölgede çarşımız var ve aktif hale geçti. Zaten Köy Garajları dediğimiz yerdeki esnaflarımız kendi dükkanlarının önüne birer konteyner bıraktı, işlerine başladılar. Şu anda sıkıntımız yok ve olmadı. Devletimiz her zaman yanımızdaydı” diye konuştu.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.05.18 17:40:01
Son Düzenlenme Tarihi :





“KENDİ YETİŞTİRDİĞİMİZ HAYVANIN ETİNİ LOKANTADA YİYEMİYORUZ”

27. Hasyurt Tarım Fuarı’nda Söz Çiftçide Paneli’nde konuşan hayvan yetiştiricisi Ali Ertuğ, “Kendi yetiştirdiğimiz hayvanın etini lokantada yiyemiyoruz” dedi.

Antalya Büyükşehir Belediyesi, Antalya Ticaret Borsası, Antalya Tarım Konseyi, Kumluca Ticaret ve Sanayi Odası, Kumluca Ticaret Borsası’nın birlikte organize ettiği Hasyurt Tarım Fuarı’nda Söz Çiftçide paneli düzenlendi. Panelin moderatörlüğünü Tarım Yazarı Ali Ekber Yıldırım yaptı. Panelde katılan genç çiftçiler, üretirken yaşadıkları zorlukları anlatırken, destek beklentisini dile getirdi.

Yaş sebze üreticisi Asiye Akkaya, tarımdaki üretim maliyetlerinin yüksekliğine dikkat çekerken, “Biz üretiriz, doğamızda üretmek var ama artan maliyetlere artık dayanamıyoruz” dedi. İşçi bulmakta sıkıntı yaşadıklarını dile getiren Akkaya, işçilik maliyetlerinin de yüksekliğine dikkat çekti. Akkaya, “Çiftçi bilinçlenmeli, biz artık birlikte hareket etmeliyiz” dedi.

ÇOBAN ÇOK DERTLİ

Çoban Ali Ertuğ, hayvan yetiştiriciliğinde yaşadıkları sıkıntıları dile getirdi. “Çok dertliyiz” diye söze başlayan Ertuğ, “Biz hayvan yetiştirmek istiyoruz ama engelimiz çok. Su yok, meramız yok, sigortamız yok. Çobanlar küçükbaş hayvancılığı bırakıyor. Geçenlerde bir çoban arkadaşımız elindeki tüm hayvanları değerinin çok altında elden çıkardı. Sosyal güvencemiz yok. Kazancımız kurtarmıyor. Kurbanlık besleyip satalım diyoruz yem masrafına yetişemiyoruz. Maliyetler yüksek ama malı değerinde satamıyoruz. Kendi yetiştirdiğimiz hayvanın etini lokantada yiyemiyoruz” diye konuştu.

Üretici Mehmet İğneli, ziraat mühendisi olduğunu ve çiftçilik yaptığını söylerken, “Bizim masraflarımız tarlanın icarından başlıyor, katlanarak da devam ediyor. Gelirler giderlerimizi karşılamıyor. Devlet tarıma destek vermeli. Çiftçi, üretici olmazsa insanlar aç kalır. İthalat yapmak zorunda kalırız” dedi.

Siyaset bilgiler fakültesi mezunu olan ve eşinin işi nedeniyle tarım sektöründe çalışmaya başlayan Seher Varoğlu, “Önce eşimi, sonra bu toprakları çok sevdim. Siyasal bilgiler okudum, 3 yıldır tarımla uğraşıyorum. Tarlanın soğuğu zor, fırtınası, yağmuru zor, işçi çalıştıramıyorsunuz, sosyal hayatınız yok. Çiftçi olmanın zorlukları çok ama çiftçi olmaktan, üretmekten mutluyum” dedi.

Hakan Gonur da girdi maliyetlerine yetişmekte zorlandıklarını söylerken, devletin yeterli ve yerinde destekleme yapması gerektiğini söyledi. Gonur, bütün ömrünü üretimine vakfeden çiftçinin ve üretimin artık değer bulması gerektiğini kaydederken, “Üretim biterse insanlar aç kalır” dedi.

Tarım Yazarı Ali Ekber Yıldırım, özellikle tarımsal üretimdeki örgütlenmenin eksikliğine dikkat çekerken, “Üretimden gelen gücünüz var, örgütlenin. Tarımda yaşanan sıkıntıların önemli bir bölümünü bu şekilde aşabilirsiniz” dedi. Yıldırım, panelistlere katılımları nedeniyle teşekkür etti. Panelin ardından Finike Belediye Başkan Yardımcısı Ömer Özdemir Ali Ekber Yıldırım ve panelistlere teşekkür plaketi sundu.


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2024.05.10 09:31:13
Son Düzenlenme Tarihi :