SON DAKİKA
header-ad

Kalıcı çözüm : PARKMETRE

Eski otogar alanına yapılan otopark inşaatı halen devam ederken, Elmalı’da ‘otopark’ sorunu da artarak devam ediyor. İlçede açık ya da kapalı otopark bulunmaması, araç sahiplerini kimi zaman dakikalarca araçlarını park edebilecekleri uygun bir yer aramalarına neden oluyor.

Ticaretin iki-üç ana arter üzerinde yoğunlaşması ve işyerlerinin de bu arterler üzerinde yer alması, dükkan sahiplerinin sabah park ettikleri araçlarını akşam işyerlerini kapatıncaya kadar aynı yerde saatlerce bırakması otopark sorununun daha da fazla hissedilmesine ve yaşanmasına neden olurken, ilçede bu sorunun kalıcı olarak çözümlenmesinin tek yolu, ana caddelerde ‘PARKMETRE’’ uygulamasının süratle başlatılması. 
Bu uygulamanın başlatılmasıyla beraber ana caddelerde uzun süreli araç park edilmesinin önüne geçilmiş, dolayısıyla da kısa süreli araç parkı içinde yer bulunmuş olacak.
Sözkonusu uygulamanın Antalya’nın bir çok caddesinde uygulandığı hatırlatılırken, “Elmalı’nın ilk otoparkı ne zaman hizmete girecek belli değil. Hizmete girse bile ücretli olursa ilçede yine otopark sorunu yaşanmaya devam eder. Yeni otopark hizmete girse bile, ana caddelerde ‘PARKMETRE’ uygulamasına mutlaka geçilmeli. Yine Antalya’da olduğu gibi bu uygulamada ücret tahsili görevliler tarafından yapılır ve bu sayede birçok insan içinde istihdam oluşturulmuş olur.
PARKMETRE NEDİR,
NASIL ÇALIŞIR ?
Antalya’da bugün 10 cadde yol kenarında;
ÇARŞI BÖLGESİ: Cengiz Toytunç Caddesi, Hüsnü Karakaş Caddesi, Teomanpaşa Caddesi, Milli Egemenlik Caddesi ve Hasan Subaşı Caddesi
TERRACİTY BÖLGESİ : Tekelioğlu 1 Caddesi ile Tekelioğlu 2 (Laura Caddesi)
HASTANE BÖLGESİ : Kazımkarabekir Caddesi, Defterdarlık Bulvarı ve Tarık Akıltopu Caddesi’nde ‘parkmetre ‘ uygulanıyor. 
Araçlarını park eden sürücülerden  belirli bir süre dilimi için ‘otopark’ ücreti tahsil edilmiyor. Bu süre genelde 30 dakika oluyor. Ücretsiz zaman diliminden sonra ise belirlenmiş süre aralığı  içindeki  ‘otopark’ ücreti alınıyor. Orada görevli olan personel ya da personeller, park eden aracın camına  aracın park ediliş zamanını gösteren bir  bilgi notu asıyor. Araç hareket edeceği zaman görevli geliyor, yanında bulunan mini bilgisayardan  aracın ne kadar kaldığını, ne kadar ücret ödeneceğini gösteren bilgi notunu araç sahibine vererek ücreti nakit ya da kredi kartıyla tahsil ediyor.
Günümüzde bazı ilçelerde de ‘parkmetre’ uygulaması devam etmektedir.    * 
* Abdültalip GÜNGÖR



Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2025.05.27 11:16:15
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Muhtarların arkasına SIĞINAN BAŞKAN !

1980 yılında Milliyet Gazetesi’nde GAZETECİLİK mesleğine adım attığım ilk günden itibaren bugüne kadar ki süreçte çok başkan gördüm. Gördüm derken resimlerde ya da yolda falan değil...Düzenledikleri basın toplantılarında, çalıştığım gazete ya da gazetelerimi ziyaretlerinde, toplantılarda, vatandaşı dinlerlerken, esnafları dolaşırken, meclis toplantılarında.

    Bir örnek vereyim, İYİ Parti’den. Bugünün milletvekili Hasan Subaşı 1989 yılında belediye başkanı olduğu zaman kendi özel Renault marka aracı ile gerçekleştirdiği ev ziyaretlerinin birini Yüksekalan Mahallesi’nde gerçekleştirmiş ve o ziyarette gazeteci olarak ta sadece ben bulunmuş ve ziyareti haber yapmıştım. Rahmetli Yener Ulusoy’un aday olduğu süreçte seçim çalışmalarını gazeteci bir arkadaşımın babası yürütürken ben GAZETECİ’ydim. Sırasıyla yine rahmetli Metin Kasapoğlu, Bekir Kumbul, Menderes Türel ve  Mustafa Akaydın döneminde de aktif olarak bu mesleği yapıyordum, şimdi ki başkan Muhittin Böcek döneminde de yapmaya devam ediyorum.
    Antalya, büyükşehir statüsünü kazanınca merkezde beş ilçe belediyesi kurulmuş ve ben ilk başkanlarından son başkanlarına kadar gazeteci olarak onlarla birlikte çalışma (habercilik açısından) imkanı olmuştur, olmaya da devam ediyor.
    Elmalı’da bile Hüseyin İnce, Hüseyin Altıntaş,  rahmetli Hüseyin Yapıcı ve Ümit Öztekin  dönemlerinde gazeteci olarak onlarla tanışma, görüşme, toplantılarına katılma imkanı bulmuşumdur, onları aileleri kadar yakın tanımışımdır.
    Ama onca tanıdığım başkandan hiçbirini bir kişinin, bir kurumun arkasına sığındığını görmemişimdir. Elmalı Belediye Başkanı Halil Öztürk,  muhtarların arkasına sığınan bir başkan olarak tarihe geçmiştir, hayırlı olsun.

******
    Gazeteciliğin ilk kuralı cesaretli olmaktır.
    Çünkü eleştirdiğiniz, yanlışlarını kamuoyuna duyurduğunuz, beceriksizliklerini gün ışığına çıkardığınız  kişi ve kurumlardan hiçbir zaman olumlu tepki almazsınız, çoğu zamanda hedef tahtası haline getirilirsiniz. 
    En yakın bir örnek ;Elmalı Belediye Başkanı Halil Öztürk. 
    2 Ekim 2019 günü sosyal medya hesaplarımızdan önce “Karapınar’da Mangal Partisi mi ?”, ardından “Hem de eşli” ve son olarak ta “Öğretmenevi’nde ciğer ziyafeti mi ?” paylaşımlarında bulundum.
    İsim vermedim.
    Meğer o mangal partisine eşiyle katılan tek kişi Halil Öztürk’müş.
    Kendisine de ifade ettim, “bana telefon açan Elmalı protokolünün eşleriyle orada olduğunu söyledi, ben ne senin, ne de kimlerin katıldığını bilmiyorum. Bana sakin bir dille Erkin oraya eşiyle katılan sadece bendim deseydin, isim vermeme rağmen yine de senden özür dilerdim” dememe rağmen...
    Bir meclis toplantısı öncesi...
    Kapıyı kapattırdı...
    Meclis salonunda bulunan ve görüntü alınan kameranın da kapatılmasını istedi..
    Hışımla yerinden kalktı...
    Yanıma gelip, bağırıp çağırmaya başladı.
    Hakaretlerde bulundu.
    Beni belediyeye sokmamakla tehdit etti..
    Hatta daha da ileri giderek “bundan sonra görüşürüz” dedi..
    Mehmet Çetin araya girdi, Öztürk’ü yanımdan uzaklaştırdı, onu ve beni sakinleştirmeye çalıştı.
    Bir başka zaman “ hadi gir bakalım girebilirsen belediye” ifadesini de kullandı.
    Peki ne mi oldu ? Bu tehditvari konuşmanın gerçekleşmesinden sonraki ilk belediye meclis toplantısını izlemek üzere TEK BAŞIMA Elmalı Belediyesi’ndeydim.

******
    Muhtarlar konusuna gelince... 
    Kıbrıs gezisini eleştirdim ama gezi güncelliğini kaybettiği için ısıtıp birileri önüme getirmedikten sonra da gazeteme  taşımıyorum.. 
    Hemen belirteyim Kıbrıs gezisi ile yazdıklarıma, eleştirilerime 60 muhtardan sadece 4’ü yorum yaptı.  Bunlardan biri “ gazetecisin elbette eleştireceksin, sözüm sana değildi” dedi. Birisi çok kızgındı,  konuştuk niye tepki gösterdiğini anlattı sonuçta bugün kendisiyle yakın iki dost olduk...
    İki muhtarın sosyal medyadan yaptığı yorumlara ise cevap vermedim.
******
    Muhtarlar Derneği’ne tahsis edilecek yer ile ilgili ise eleştirdiğim konu tahsis değil, tahsisin zamanlamasıydı.  Halil  Öztürk’e “Madem tahsis edecektin, o halde neden sözkonusu yeri önceden ihaleye çıkardın, belediyenin kasasından az da olsa fazla para çıkmasına sebep oldun ?” diye sordum.
    Böyle bir tahsise karşı olmak mümkün mü ?
    Nitekim yazımda Muhtarlar Derneği’nin Elmalı’nın ilk STK’sı olduğunu belirterek tahsis edilen yeni yerlerinin hayırlı olması temennisinde bulundum.
    Başkan Salih Ergül yazımın bu bölümünü atlamış ...
    Halil Öztürk aklı sıra beni muhtarlarla karşı karşıya getirecek. Üstelik birde beni kışkırtıyor. Neymiş, cesaret edip meclis toplantısına katılmamışım.
    Halbuki unutmuş olsa gerek; Kıbrıs gezisi eleştirilerimin hemen sonrasında gerçekleşen ve muhtarların bu gezi sebebiyle başkana plaket verdiği meclis toplantısını yerinde takip etmiştim... 
    Meclis toplantısının bitiminde Muhtarlar Derneği’nin çiçeği burnunda Başkanı Salih Ergül’ü aradım, haziran ayı toplantısının yapıldığı derme çatma salonda bende olsaydım sizin yani  muhtarların sözlü ya da filli saldırılarına mı maruz kalacaktım? diye sordum.
    Olur mu öyle dedi...
    Olmayacağını ben de biliyorum. 
    Bu arada Halil Öztürk bilmiyor,  benden öğrensin. Muhtarlar Derneğinin mevcut hizmet binası İkiz Kule altında bulunuyordu ve Hüseyin Altıntaş döneminde tahsis edilmişti.. 

******
    Neymiş şimdiye kadar şahsına yöneltilen hiçbir yazıdan, ne gazeteden, ne televizyondan ne etkilenmiş, ne de cevap vermiş... 
    Veremezsin ki...Şahsınla ilgili ya da şahsının başında olduğu belediye ile ilgili gazetemde yayınladığım, sosyal medyada paylaştığım haber, eleştiri, köşe yazım, hepsi belgeye dayalı, dolayısıyla gerçeklik payı yüzde 100. 
    Gerçek olan bir şeye yalan diyemezsin, biliyorsun dediğin an bu kez belgeleriyle yazarım.
    Bu arada kin tutmuyormuş. Bunu ayrı bir zamanda değerlendireceğim, özelikle bana karşı nasıl kin güttüğünü ispatlarıyla  kamuoyuna sunacağım. 
******
    Bana soru soruyor: Elmalı’ya ne hizmet ettin ?  ve ardından da ekliyor  “Para karşılığında ne aldınız, ne sattınız ? Hangi yazıları yazdınız ?
     Elmalıların yeri geldi dili, yeri geldi gözü oldum. Onların sorunlarından başta sen olmak üzere ilgili kişi ve kurumların haberdar olmasını ve bu sorunların çözümlenmesini sağladım, sağlamaya da devam ediyorum.
    Yetmez mi ?

*******
    Ne demiştin, makamda üzerime yürürken....
    “Sen ilan için bana gelirsin”
    Çok şükür başkan koltuğuna oturduğun ilk günden bugüne kadar ki zaman diliminde başta bu konu olmak üzere bir kez bile kapısını çalmadım, telefon açmadım, araya adam koymadım.
    Demek ki neymiş, para için yazı yazmıyormuşum...
    Peki sen haberleri ve anketlerini hangi gazeteye, televizyona/televizyonlara ya da birilerine kaç para ilan ya da başka adlarla para ödeyerek yaptırdın/yazdırdın ?  

     * Erkin ÖZGÜNSÜR


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2022.06.05 22:47:20
Son Düzenlenme Tarihi :





Endurocular deniz seviyesinden 2 bin 365 metre yükseklikteki Tahtalı Dağı’nın zirvesine çıktı

Bu yıl 14.’sü düzenlenen Sea To Sky Enduro Motosiklet Yarışları, Tahtalı Dağı’nda düzenlenen dağ etabıyla sona erdi. 42 ülkeden 400’ü aşkın sporcunun katıldığı yarışlarda sporcular 2 bin 365 metre yükseklikteki Tahtalı Dağı’nın zirvesine çıktı.
Kemer Belediyesi’nin destekleriyle Kemer Enduro M..

Bu yıl 14.’sü düzenlenen Sea To Sky Enduro Motosiklet Yarışları, Tahtalı Dağı’nda düzenlenen dağ etabıyla sona erdi. 42 ülkeden 400’ü aşkın sporcunun katıldığı yarışlarda sporcular 2 bin 365 metre yükseklikteki Tahtalı Dağı’nın zirvesine çıktı.
Kemer Belediyesi’nin destekleriyle Kemer Enduro Motosiklet Kulübü (KEMK) tarafından düzenlenen yarışların ödül töreni, 2 bin 365 metre yükseklikteki Tahtalı Dağı’nın zirvesinde yapıldı. Toplam 42 ülkeden 400’ü aşkın sporcunun katıldığı yarışların en zorlu etabı olarak nitelendirilen dağ etabında sporcular, deniz seviyesinden 2 bin 365 metre yükseklikteki Tahtalı Dağı’nın zirvesine çıktı. Yarış sırasında sporcular, ormanlık alanlardan, su birikintilerinden, dar patikalardan ve dağlık alanlardan geçerken zaman zaman zor anlar yaşadı.
Kıyasıya mücadelelere sahne olan yarışların dağ etabını Güney Afrikalı Wade Young kazandı. İkinciliği Güney Afrikalı Travis Teasdale elde ederken aynı ülkeden Matty Green ise üçüncü oldu.

Hedefimiz Dünya Şampiyonası’nı Kemer’de yapmak
Cumhuriyet’in 100’üncü yılında yarışların sorunsuz şekilde tamamlanmış olmasından dolayı mutlu olduklarını belirten Kemer Kaymakamı Ahmet Solmaz, yaptığı konuşmasında, “İlçemizin en iyi şekilde tanıtılmasından dolayı mutluyuz. Yarışta dereceye giren sporcuları tebrik ediyorum. Hedefimiz dünya şampiyonasını Kemer’de yapmak. İnşallah bu gerçekleşecektir. Emeği geçenlere teşekkür ediyorum” diye konuştu.
Kemer Belediyesi olarak yarışlara büyük destek verdiklerine işaret eden Kemer Belediye Başkanı Necati Topaloğlu ise, “Dört gün boyunca süren yarışlar güzel geçti. Denizden zirveye çıktılar. Bu tür organizasyonları yapmak gerçekten zor. 14 yıldır bu işe gönül veren KEMK Başkanı Semih Özdemir ve ekibine teşekkür ediyorum. Kemer Belediyesi olarak biz de her sene içinde oluyoruz ve yarışlara destek vermeye devam edeceğiz. En güzel tanıtım budur. Yarışa katılan tüm sporcuları kutluyorum” dedi.
Yarışta dereceye giren sporculara ödüllerini Kaymakam Solmaz, Belediye Başkanı Topaloğlu ve Antalya Gençlik ve Spor İl Müdürü Gürhan verdi.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.10.21 17:16:46
Son Düzenlenme Tarihi :