SON DAKİKA
header-ad

Karın ağrısı, bulantı ve kusmayla başlıyor

Dikkat! Yaz aylarında tehlike artıyor! Dünyada her yıl 600 milyon kişiyi etkiliyor! Bir kereden fazla ısıtılan yemek zehre dönüşebilir! Bu hatalar besin zehirlenmesine neden olabilir!

Besin zehirlenmesi her yıl milyonlarca insanı etkileyen yaygın bir sağlık sorunu. Dünya Sağlık Örgütü’nün verilerine göre; dünya genelinde her yıl yaklaşık 600 milyon kişi besin zehirlenmesi sorunu yaşıyor ve bu kişilerden 420 bini hayatını kaybediyor. Ülkemizde de Sağlık Bakanlığı’nın kayıtları, her yıl binlerce besin zehirlenmesi tablosuyla karşılaşıldığını gösteriyor. Özellikle yaz aylarında artış gösteren besin zehirlenmesi, genellikle bakteri, virüs ile parazit gibi mikroorganizmaların veya bunların ürettikleri toksinlerin gıdalar aracılığıyla vücuda girmeleriyle oluşuyor. Gıdanın uygun şekilde saklanmaması ve hazırlanmaması, yeterince pişirilmemesi veya çapraz bulaşma gibi durumlar besin zehirlenmesine zemin hazırlıyor. Acıbadem Ataşehir Tıp Merkezi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Ferhat Çetin,   sağlık durumu iyi olan kişilerde çoğunlukla bulantı ve kusma gibi hafif belirtilerle seyretse de karşılaşılan doz ve zehirlenmeye neden olan etkenin özelliğine göre klinik tablonun ağırlaşabileceği uyarısında bulunarak, “Özellikle çocuklar, yaşlılar, hamileler ile bağışıklık sistemi zayıf olan kişilerde zehirlenme hayati risk taşıyabilir. Zamanında müdahale edilmemiş ileri tablolarda vücutta aşırı su kaybı, böbrek yetmezliği, hatta ölüm gibi ciddi komplikasyonlara bile neden olabilir” diyor.

 

Sıcak havada mikroplar hızla çoğalıyor

 

Besin zehirlenmesi yaz aylarında daha sık görülüyor. Bunun başlıca nedeni, sıcak ve nemli havanın mikropların daha hızlı çoğalmaları için uygun bir ortam sağlaması. Piknik ve barbekü gibi dış mekan aktivitelerinde hijyen şartlarının düşük olması, suya erişim kısıtlılığı, besinlerin çevre ortamla teması ve sıcak hava maruziyeti nedeniyle besin zehirlenmesi riski artabiliyor.  Bunun yanı sıra gıdaların uzun süre oda sıcaklığında kalmaları ve soğuk zincirin bozulması, vakaların artmasında etkili rol oynuyor. Az pişmiş veya çiğ et, tavuk ve yumurta, pastörize edilmemiş süt ve süt ürünleri, tazeliğini yitirmiş deniz ürünleri, hazırlanmaları   esnasında iyi yıkanmamış salatalar ile soğuk sandviçler, uzun süre beklemiş olan pişmiş pirinç ürünleri, saklama koşulları yetersiz olan kremalı ve mayonezli pastane ürünleri, besin zehirlenmesine yol açan etkenler arasında ön sıralarda yer alıyor. 

 

 

Karın ağrısı, bulantı ve kusmayla başlıyor


Besin zehirlenmesinin belirtileri, zehirlenmeye neden olan mikroorganizmaya ve kişinin bağışıklık sistemine bağlı olarak değişiklik gösteriyor. İlk belirtiler genellikle karın ağrısı, bulantı ve kusma şeklinde oluyor. İlerleyen aşamalarda bazen kanlı veya mukuslu olabilen ishal, ateş, baş ağrısı, kas ağrıları ve genel halsizlik görülebiliyor. Tüketilen gıdadaki mikroorganizmanın türüne ve miktarına bağlı olarak belirtilerin ortaya çıkma süresi birkaç saat ile birkaç gün (genellikle 6-48 saat) arasında değişebiliyor. Bazı nadir durumlarda bu süre daha da uzayabiliyor. İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Ferhat Çetin, besin zehirlenmesinde erken teşhisin büyük bir önem taşıdığına işaret ederek, “Zamanında müdahale, dehidrasyon, yani vücutta aşırı su kaybı ve diğer ciddi komplikasyonların önlenmesine yardımcı olur, iyileşme sürecini hızlandırır ve bulaşıcılık ihtimali olan durumlarda, hastalığın başkalarına yayılma riskini azaltır” bilgisin veriyor.

 

BESİN ZEHİRLENMESİNE KARŞI 18 ÖNEMLİ ÖNERİ! 

 

Acıbadem Ataşehir Tıp Merkezi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Ferhat Çetin, aslında doğru gıda hijyeni ve uygulamalarıyla besin zehirlenmesinin büyük ölçüde önlenebildiğine dikkat çekiyor. Dr. Ferhat Çetin, besin zehirlenmesine karşı almamız gereken önlemleri şöyle sıralıyor: 

 

BESİNLERİ SATIN ALIRKEN 

 

 

Ambalajı hasar görmüş ürünleri almayın

Hasarlı ambalajlar, mikroorganizmaların gıdaya bulaşmalarına ve çoğalmalarına imkan tanıyor. Bu nedenle, ambalajı yırtılmış, ezilmiş, şişkin veya delinmiş ürünleri almaktan kaçının. Konserve kutularının şişkin olmamasına dikkat edin.

Soğuk zincir ürünlerini taşırken, dikkat! 

Sıcaklık artışı, bakterilerin hızla çoğalmalarına neden oluyor. Soğuk zincirin kırılması, gıdaların bozulma sürecini hızlandırıyor.  Dolayısıyla, buzdolabında veya dondurucuda tutulması gereken ürünleri alışverişin sonunda alın ve eve varır varmaz buzdolabına veya dondurucuya yerleştirin. Soğuk zincir ürünlerini marketten eve taşırken buz aküsü ya da termal çanta kullanmanızda fayda var. 


Son kullanma tarihlerini kontrol edin

Son kullanma tarihleri gıdanın güvenli ve kaliteli olduğu süreyi belirtiyor. Tarihi geçmiş ürünler kötü görünmeyip veya kokmayıp yine de salmonella gibi zararlı bakteri içerebiliyorlar. Ürünlerin son kullanma veya tavsiye edilen tüketim tarihlerini kontrol edin ve tarihi geçmiş ürünleri almayın.

Taze, canlı renkli ve ezilmemiş olanlarını seçin

Görünüm, gıdanın tazeliği ve potansiyel bozulma durumu hakkında ipuçları veriyor. Dolayısıyla, sebze ile meyveleri taze, canlı renkli ve ezilmemiş olanlardan seçin. Et ile balık ürünlerinin parlak ve doğal renginde olduklarından emin olun. Bozulmuş gıdayı koku, görünüm, doku ve tadında değişimlerle fark edebilirsiniz. 


 

BESİNLERİ SAKLARKEN
 

Doğru soğuklukta saklayın

Bakteriler 5°C ile 60°C arasındaki tehlikeli sıcaklık bölgesinde hızla çoğalıyorlar. Doğru soğutma, bu çoğalmayı yavaşlatıyor veya durduruyor. Pişmiş yiyecekleri 2 saat içinde buzdolabına kaldırın. Buzdolabı sıcaklığı 0-4°C, dondurucu sıcaklığı ise -18°C veya daha düşük olmalı.

Çapraz bulaşmayı önleyin

Çiğ gıdalardan sızan sıvılar, pişirilmeden tüketilecek olan diğer gıdalara bakteri bulaştırabiliyor.  Bu nedenle, çiğ kırmızı et, tavuk ve balığı, buzdolabında diğer gıdalardan ayrı, alt raflarda ve kapalı kaplarda saklayın. Sebze ile meyveleri yıkamadan buzdolabına yerleştirmeyin.

Hava almayacak kaplarda saklayın

Hava teması, gıdaların kurumalarına ve mikroorganizmaların üremelerine zemin hazırlıyor. Dolayısıyla, açıkta kalan veya artan yiyecekleri hava almayacak kaplarda veya streç filmle sararak saklayın.

BESİNLERİ HAZIRLARKEN 

 

Ellerinizi mutlaka yıkayın

Eller, mikropların gıdalara bulaşmalarında önemli bir taşıyıcıdır. Yemeklerin hazırlığına başlamadan önce ve çiğ gıdalara dokunduktan sonra ellerinizi en az 20 saniye sabun ve ılık suyla yıkayın. 


Etler için ayrı bir kesme tahtası ve bıçak kullanın

Çiğ gıdalardaki bakteriler, aynı yüzey ve aletler aracılığıyla pişmiş veya çiğ tüketilecek diğer gıdalara bulaşabiliyor ve buna çapraz bulaşma deniliyor. Çiğ et, tavuk ve balık için ayrı bir kesme tahtası ile bıçak kullanın. Kesme tahtası ve bıçakları kullandıktan sonra sıcak sabunlu suyla iyice yıkayın veya dezenfekte edin.

Yüzeyleri düzenli olarak temizleyin

Gıda hazırlığı yapacağınız tezgah ile lavabo gibi tüm yüzeyleri düzenli olarak temizleyin ve dezenfekte edin. Yüzeylerde kalan gıda kalıntıları ve mikroplar, yeni hazırlanan gıdalara bulaşabiliyor.

Sebze ve meyveleri bol su altında iyice yıkayın

Yüzeylerindeki toprak, böcek ilacı kalıntıları ve mikroorganizmaların çok iyi temizlenmeleri  için tüm sebze ve meyveleri (kabuklarını soyacak olsanız bile) bol su altında iyice yıkayın.

BESİNLERİ PİŞİRİRKEN
 

Et, tavuk, balık ve yumurtayı iyice pişirin

Yüksek ısı, gıdalardaki zararlı bakterileri öldürürken, yetersiz pişirme ise bakterilerin hayatta kalmalarına neden olabiliyor. Et, tavuk, balık ve yumurtayı iç sıcaklıkları güvenli seviyeye ulaşana kadar iyice pişirin. Et termometresi kullanarak iç sıcaklıkları kontrol edin (örneğin, tavuk için en az 74°C).

Donmuş gıdaları oda sıcaklığında çözdürmeyin

Donmuş gıdaları oda sıcaklığında çözdürmekten kaçının. Zira, oda sıcaklığında çözdürülen gıdaların yüzeyi hızlıca tehlikeli sıcaklık bölgesine ulaşıyor ve bakteriler çoğalmaya başlıyor. Donmuş gıdaları buzdolabında, soğuk su altında veya mikrodalgada çözdürün

Pişmiş gıdaları bir kereden fazla ısıtmayın

Artan yemekleri tekrar ısıtırken tamamının buhar çıkana kadar iyice ısındığından emin olun ve mümkünse bir kereden fazla ısıtmaktan kaçının. Yetersiz ısıtmanın yanı sıra aynı gıdayı bir kereden fazla ısıtmak bakterilerin hayatta kalmalarına ve çoğalmalarına neden olabiliyor, yani yemek adeta bir zehre dönüşüyor. 

 

DIŞARIDA BESİN TÜKETİRKEN


Güvenilir yerleri tercih edin

Hijyen kurallarına uyulmaması besin zehirlenmesi riskini artırıyor. Bu nedenle, temizlik standartlarına dikkat eden işletmeleri tercih edin. Açıkta satılan ve kaynağı belirsiz gıdalardan kaçının. 


Tamamen pişmiş ve sıcak olsun

Yetersiz pişirme ve sıcak servis yapılmaması, bakterilerin hayatta kalmalarına ve çoğalmalarına olanak tanıyor. Özellikle et ve tavuk gibi riskli gıdaların tamamen pişmiş ve sıcak olarak servis edildiğinden emin olun.

Çiğ veya az pişmiş gıdalardan kaçının

Dışarıda çiğ et, az pişmiş deniz ürünleri veya pastörize edilmemiş süt ürünleri tüketirken çok dikkatli olun veya mümkünse kaçının. Bu tür gıdalar, çiğ hallerinde yüksek bakteri yükü taşıyabiliyor.

Açık büfelerdeki gıdalara dikkat!

Açık büfelerde gıdaların sıcak tutulup tutulmadığını (60°C üzeri) veya soğuk servis ediliyorsa (5°C altı) uygun soğuklukta olup olmadıklarını kontrol edin. Gıdaların uzun süre dışarıda kalmış olmamalarına dikkat edin. Uzun süre "tehlikeli sıcaklık bölgesinde" kalan gıdalarda bakteri üremesi hızlanıyor.
 

 


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2025.08.05 10:04:51
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Antalya dijital şehir olma yolunda ilerliyor

Antalya Büyükşehir Belediyesi, 8 ülkeden 28 katılımcıyla yer aldığı MAtchUp Projesi’nde Akıllı Şehir Projesi Final Konferansı gerçekleştirildi. Konferansta proje paydaşları çalışmaları hakkında katılımcıları bilgilendirdi. Konferansta Antalya’nın dijital şehir olma yönünde ilerlediğine vurgu yapı..

Antalya Büyükşehir Belediyesi, 8 ülkeden 28 katılımcıyla yer aldığı MAtchUp Projesi’nde Akıllı Şehir Projesi Final Konferansı gerçekleştirildi. Konferansta proje paydaşları çalışmaları hakkında katılımcıları bilgilendirdi. Konferansta Antalya’nın dijital şehir olma yönünde ilerlediğine vurgu yapıldı.
Akıllı enerji, akıllı ulaşım, akıllı altyapı ve bilgi iletişim teknolojileri girişimleriyle Antalya’da ve Türkiye’de akıllı şehirlerin arttırılmasını destekleyen Horizon 2020 MAtchUp projesi çerçevesinde MAtchUp Akıllı Şehir Projesi Final Konferansı düzenlendi. Atatürk Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen konferansa Antalya Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Cansel Tuncer ve proje ortakları katıldı. Konferansın açılışında konuşan Tuncer, Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin yürüttüğü MAtchUp Projesi ile depolamalı güneş enerjisi santralleri, akıllı ev otomasyonu, akıllı ulaşım sistemleri, elektrikli araçlar, akıllı trafik yöntemleri ve sürdürülebilir bir dizi yenilikçi çözümlerin uygulandığını kaydetti.

Antalya açık veri portalı da sisteme eklendi
Cansel Tuncer, projede teknolojinin sağladığı yenilikler ve veri analitiği gibi ileri teknolojik araçlar kullanılarak insanlar, altyapılar ve kaynaklar arasında daha iyi bir etkileşim sağlanmasının hedeflendiğini aktardı. Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Cansel Tuncer, “Sadece Antalya’da değil, Türkiye’de akıllı şehirlerinin erişimine katkı sunan MAtchUp Projesi ile teknoloji, ulaşım ve enerji alanlarında gerçekleştirdiğimiz yenilikçi çözümleri ve deneyimlerimizi paylaşarak şehirlerin dönüşümüne destek vereceğiz. Antalya Büyükşehir Belediyesi olarak trafik kontrol merkezimiz, elektronik gemi denetleme sistemimiz ve çevre dostu çiftçi kart gibi birçok akıllı şehir uygulamalarımıza Antalya açık veri portalımızı da eklemiş bulunmaktayız. Şeffaf, demokratik, hesap verilebilir yönetim anlayışımızla kentle ilgili verileri Antalya açık veri portalı üzerinden vatandaşların erişimine ücretsiz açarak çağdaş bir dijital şehir olma yolunda ilerliyoruz. Akıllı şehirlerin başarısı sadece teknolojiye dayalı olmayıp işbirliği ve katılımda çok önemli değer taşımaktadır” diye konuştu.

Proje ortaklarından sunum
Daha sonra ise Antalya Büyükşehir Belediyesi MAtchUp Projesi ekibi, yapılan uygulamalar hakkında katılıcıları bilgilendirdi. Konferansta iklim nötr şehirlere doğru pozitif enerji bölgeleri, elektrikli araç şarj istasyonlarının konumlandırılması, Antalya açık veri portalı, akıllı şehirlerde halkın bilgilendirmesi ve enerji dönüşümü ile akıllı ve sürdürülebilir şehirler oluşturmak konularından proje ortakları sunum yaptı. Konferansın sonunda Antalya Büyükşehir Belediyesi Avrupa Birliği İlişkileri ve Proje Şube Müdürü Güliz Yaman, katılımcılara plaket takdim etti. Akıllı Şehir Projesi Final Konferansı, katılımcılar ve proje ortaklarının hatıra fotoğrafı ile sona erdi.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.05.31 11:47:54
Son Düzenlenme Tarihi :





Temiz OKUL, Temiz ELMALI

Kaymakam Faruk Erdem’in girişimiyle geçtiğimiz yıl Elmalı’daki meslek liselerine yönelik ‘BEN AHİ’ projesi gerçekleştirildi. Proje ile yarının esnaf ve sanatkarı gençlere, iyi bir esnaf ve sanatkar olmanın özellikleri yani ’ ‘Ahilik Kültürü’ aşılanırken, bu yıl ise “Temiz OKUL, Temiz ELMALI’ sosyal projesi hayata geçirilecek. Kaymakam Faruk Erdem, İlçe Milli Eğitim Müdürü İsmet Yıldız ve projeye maddi destek sağlayan işadamı Erkman Tıraş hazırlanan protokolü imzaladılar. Kaymakam Erdem projeden çok güzel sonuçlar alınacağına inandığını ve öğrencilerle ‘TEMİZ OKUL’, velilerin katkısıyla da ‘TEMİZ ELMALI’ nın ortaya çıkacağını kaydederek, projeye maddi destek sağlayan Erkman Tıraş Petrol Ticaret A.Ş sahibi Erkman Tıraş’a teşekkür etti.

    “Kadim şehir Elmalı’nın tarihine ve kadimliğine uygun olarak çevresini kirletmeyen, çevreyi koruyan ve çevreye duyarlı nesiller yetiştirmeyi sağlayacak bir projeyi hayata geçiriyoruz” diyen ve bu sosyal projenin adını “Temiz OKUL, Temiz ELMALI” olarak belirlediklerini kaydeden Elmalı Kaymakamı Faruk Erdem, “ Projemiz fazla detaylı değil. Projemizle neyi amaçlıyoruz; yerlere çöp atmayan, kirlettiği yeri kendi temizleyen nesiller yetiştirmeyi. Bu projeyi okullardan, öğrencilerden başlatıyoruz. Öğretmenlerimizin elinde sihirli değnek yok. Bu nedenle projenin amacına ulaşmasında ailelere önemli görevler düşüyor. Onların desteğiyle projemiz başarı ile sonuçlanacaktır. Yani projemiz öğretmen, öğrenci ve aile odaklı bir proje olacaktır “ dedi.

Projenin nasıl gerçekleşeceği konusunda da bilgiler paylaşan Kaymakam Faruk Erdem şunları söyledi:

Bir vatandaş Elmalı’da herhangi bir okulun kapısından girdiği andan itibaren bahçenin temizliği ve düzeni dikkatini çekecek ve o anda  “Ne kadar temiz bir okul, pırıl pırıl ” diyecek. Biz bu algıyı oluşturacağız. Yani bu okulda öğrenci yere çöp atmaz, hademe bahçeyi süpürmez. Öğrenciler sınıflarını kirletmez. Bunları dikkat etmeyeni de saygı ve arkadaşlık kuralı içinde uyarırlar. “ 

EN TEMİZ ‘OKUL’, EN TEMİZ ‘SINIF’
VE EN DUYARLI ’ÖĞRENCİ’ SEÇİLECEK
Bir denetleme ekibi kurduklarını, bu ekibin hafta da 4-5 okulu denetleyeceğini ve ‘en temiz okulların’ seçileceğini, okullarda da  temiz sınıfların seçileceğini, çevreye en çok duyarlı, kirletmeme konusunda kararlı v e duyarlı öğrencilerin belirleneceğini ve küçük ödüllerle seçilen sınıf ve öğrencilerin onere edilip, diğer sınıf ve öğrencilerin de teşvik edileceğini kaydeden Kaymakam Erdem, yine  projede öğrencinin okula kayıt esnasında öğretmen-öğrenci ve veli arasında okulun ve sınıfların kirletilmeyeceği, çevrenin temiz tutulacağı konusunda sözleşme imzalanacağını belirterek, bu sayede projeye ailelerin de dahil edilmiş olacağını söyledi.  

Kaymakam Erdem projeden çok güzel sonuçlar alınacağına inandığını ve öğrencilerle ‘TEMİZ OKUL’, velilerin katkısıyla da ‘TEMİZ ELMALI’ nın ortaya çıkacağını kaydederek, projeye maddi destek sağlayan Erkman Tıraş’a teşekkür etti.
                                      

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2024.08.28 09:28:31
Son Düzenlenme Tarihi :