Doğal Yaşam Parkı yeni yavrularla şenlendi
Antalya Büyükşehir Belediyesi Doğal Yaşam Parkı baharla birlikte şenlendi. Lemur, ceylan, haflinger at, dağ keçisi ve maymun başta olmak üzere çeşitli türlerde yeni yavru dünyaya geldi.
122 türde 1400 hayvana ev sahipliği yapan Antalya Büyükşehir Belediyesi Doğal Yaşam Parkında doğum bereketi yaşanıyor. Bahar mevsimiyle birlikte farklı türde yeni yavrular dünyaya gözünü açtı. Her yıl yüz binlerce ziyaretçiyi ağırlayan Doğal Yaşam Parkında kış döneminden sonra bahar mevsiminin de habercisi olan doğumlar başladı.
BAHAR GELDİ DOĞUM BEREKETİ ARTTI
Halka kuyruklu Lemurlar 2 yavru dünyaya geldi. Lemurlar dünyaya getirdikleri yavrularını karınlarında taşıyarak, gezdiriyor. Sevimli hayvanlar ziyaretçiler tarafından büyük ilgi görüyor. Dağ ve Saanen keçileri ile koyun ırklarında doğumlar gerçekleşti. Yavru ceylan ‘Bambi’ler ile geyik, maymun, haflinger at ve eşek türlerinde de yavru sevinci yaşandı.
YAVRU ASLANLAR ‘ZEUS VE HERA’
Antalya Büyükşehir Belediyesi Doğal Yaşam Parkı Şube Müdürü Veteriner Hekim Aygül Arsun, yeni doğumlar olmasının hayvan refahının iyi olduğunun bir göstergesi olduğunu ifade ederek, “Baharla birlikte yeni doğum sevinci yaşıyoruz. Farklı türlerde yavrularımız sağlıklı şekilde dünyaya geldi. Yeni doğan üyelere veterinerler kontrolünde özenle bakılıyor. Ayrıca 9 aylık iki yavru aslan ‘Zeus ile Hera’ da ailemize katıldı. Havaların ısınmasıyla birlikte de Doğal Yaşam Parkı ziyaretçi akınına uğruyor, özellikle yabancı misafirlerimiz tarafından keyif alınarak geziliyor” diye konuştu.
Antalya Büyükşehir Belediyesi Doğal Yaşam Parkı, onarım, temizlik ve sevimli dostların istirahat edebilmesi için Pazartesi günleri ziyaretçilere kapalı olacak.
-BLD.BSN.
Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.05.08 12:01:50
Son Düzenlenme Tarihi :
İklim değişikliği, Antalya’da kuraklığın etkilerini şiddetlendiriyor
Türkiye’nin güney kıyısında yer alan Antalya, güzel plajları, büyüleyici manzaraları ve ılıman iklimi ile tanınan popüler bir turizm merkezidir. Ancak son yıllarda bölge, yerel nüfus ve tarım için önemli sorunlara neden olan şiddetli bir kuraklıkla karşı karşıya kalmaktadır.
Kuraklık, uzun süreli anormal derecede düşük yağış olduğunda meydana gelen doğal bir olgudur. Antalya’da bölge, 2018’den bu yana kuraklık yaşıyor ve yağış seviyeleri ortalamanın önemli ölçüde altında. Bu, yerel rezervuarların ve akiferlerin tehlikeli derecede azalmasıyla bir su krizine yol açtı.
Kuraklığın etkileri çok geniş kapsamlı olmuştur. Ekinlerini yetiştirmek için sulamaya bağımlı olan çiftçiler ağır darbe aldı. Sınırlı su kaynakları nedeniyle ekinlerini küçültmek, hatta tamamen terk etmek zorunda kaldılar. Bu, hem yerel hem de ulusal ekonomileri etkileyen gıda fiyatlarında artışa yol açmıştır.
Su sıkıntısı Antalya ekonomisine önemli katkı sağlayan turizm sektörünü de etkiledi. Plajların ve yüzme havuzlarının kurumasıyla turistlerin bölgeyi ziyaret etme olasılığı azalıyor ve bu da otellerin, restoranların ve turizmle ilgili diğer işletmelerin gelirlerinin düşmesine neden oluyor.
Kuraklığın yerel çevre için de ciddi sonuçları oldu. Su eksikliği, yerel ekosistemi korumak için gerekli olan bitki örtüsünün azalmasına neden oldu. Birçok hayvanın yeterli su ve yiyecek bulmakta zorlanmasıyla yaban hayatı da etkilendi.
Türk hükümeti, su kullanımına ilişkin kısıtlamalar ve su altyapısına yapılan yatırımların artırılması da dahil olmak üzere bir dizi tedbir uygulayarak kuraklığa yanıt verdi. Ancak, iklim değişikliği ve sürdürülemez su yönetimi uygulamaları gibi sorunun temel nedenlerini ele almak için daha fazlasının yapılması gerekiyor.
İklim değişikliği, Antalya’da ve dünyanın diğer bölgelerinde kuraklığın etkilerini şiddetlendiriyor. Artan küresel sıcaklıklar ve yağış modellerindeki değişiklikler, kuraklıkları daha sık ve şiddetli hale getiriyor. Bu nedenle, sera gazı emisyonlarını azaltmak ve iklim değişikliğinin etkilerini azaltmak için harekete geçmek elzemdir.
Sonuç olarak, Antalya’daki kuraklık acil müdahale gerektiren ciddi bir sorundur. Durum yerel nüfusu, tarımı, turizm endüstrisini ve çevreyi etkiliyor. İklim değişikliği ve sürdürülemez su yönetimi uygulamaları da dahil olmak üzere sorunun temel nedenlerinin ele alınması, bölgenin geleceği için çok önemlidir. Sürdürülebilir çözümler geliştirmek ve Antalya’nın doğal kaynaklarını gelecek nesiller için korumak için hükümet ve yerel toplulukların birlikte çalışması esastır. * Haber Merkezi






