SON DAKİKA
header-ad

Kepez Anadolu Çocuk Köyü açıldı

Kepez Belediyesi’nin 1960’lı yılların Anadolu Köyleri’ni anlatan ‘Anadolu Çocuk Köyü’ Dokumapark’da açıldı.

Kepez Belediyesi’nin 1960’lı yılların Anadolu Köyleri’ni anlatan ‘Anadolu Çocuk Köyü’ Dokumapark’da açıldı. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı haftasında Antalyalı çocuklara armağan edilen ve 8 gün boyunca çocuk şenliklerine de ev sahipliği yapacak olan ‘Anadolu Çocuk Köyü’nün açılışında konuşan ve çocukların kendileri için çok değerli olduğunu dile getiren Tütüncü, “Kepez Belediyesi olarak 10 yıldan beri bambaşka bir hizmet etme heyecanını hep kendimizde diri tuttuk. Kendimizi çocukların belediyesi olarak tanımladık. Çocuklar bizim için çok değerli ve çok kıymetliydi. Çünkü, Cumhuriyeti gelecek hedeflerine taşıyacak, Türkiye’yi yarınlara ulaştıracak olan bugünün çocuklarıydı. Onları çocuksu bir ortamın içinde bilgiyle, hikmetle, güzel ahlakla donatalım istedik. Her 23 Nisan’da bir yeniliği hayata geçirmeyi de kendimiz için bir gelenek haline getirdik. Kepez Belediyesi her 23 Nisan’da çocuklar için sürdürülebilir yenilik ortaya koyar. 123 projemiz içinde yer alan ‘Anadolu Çocuk Köyünü’ 23 Nisan’da açalım bu heyecanı birlikte yaşayalım istedik. ‘Ana-dolu Çocuk Köyü’  hayırlı olsun”dedi.


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2019.04.22 08:35:32
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Antalya’da 64 metrede 30 Ağustos Zafer Bayramı kutlaması

Antalya’da JAK timleri, 30 Ağustos Zafer Bayramı kutlamaları dolayısıyla 64 metre yüksekliğindeki bir AVM’nin cam yüzeyinde Türk bayrağı ve pankart açtı.

Antalya’da JAK timleri, 30 Ağustos Zafer Bayramı kutlamaları dolayısıyla 64 metre yüksekliğindeki bir AVM’nin cam yüzeyinde Türk bayrağı ve pankart açtı.
Antalya İl Jandarma Komutanlığı Jandarma Arama Kurtarma Timi (JAK), 30 Ağustos Zafer Bayramı dolayısıyla, kent merkezindeki bir alışverişi merkezi binasında gösteri yaptı. 9 kişilik tim, 64 metre yüksekliğindeki binanın çatısından cam yüzeye halatlara sarkarak önce "Antalya İl Jandarma Komutanlığı ve 30 Ağustos Zafer Bayramı kutlu olsun" yazılı pankart ardından iki ince uzun pankart açtı. Yarıya kadar inen ekip daha sonra dev Türk bayrağını açarak dalgalandırdı. Tim, yaktıkları meşaleyle de gösteriye renk kattı. Vatandaşlar etkinliği ilgiyle izledi, cep telefonlarıyla kayda aldı.
Etkinliği izleyen Arzu Ayşin isimli vatandaş, "Başından kaçırdım ama devamını izleyince çok güzel buldum. Baktım ki bayrak çekiliyor çok hoşuma gitti. Herkesin 30 Ağustos Zafer Bayramını kutluyorum" dedi.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.08.29 22:48:36
Son Düzenlenme Tarihi : 2023.08.29 22:49:10





Sürdürülebilir Beslenme Sağlık Veriyor ve İsrafı Önlüyor

Dünya nüfusu 2000 yılından bu yana sürekli artıyor ve 2050 yılında da büyük bir artış öngörülüyor. Türkiye'nin nüfusunun da 2050 yılında 100 milyonu aşması bekleniyor. Bu hızlı nüfus artışı, insanları besleme, su temini, enerji sağlama gibi temel ihtiyaçların karşılanması konusunda büyük zorluklara neden oluyor. Artan insan nüfusunun tükettiği enerji gerek besinlere gerekse iklimlere zarar verebiliyor. Sürdürülebilir beslenme ile nüfusun artan gıda talebi karşılanabiliyor. 
Akdeniz beslenme biçimi, Nordik diyeti, Çift piramit diyeti, vegan ve vejeteryan diyetlerle sürdürülebilir beslenme biçimleri karbon ve su ayak izini düşürmeye katkı sağlıyor. 
Memorial Hastanesi Beslenme ve Diyet Bölümü’nden Uzman Diyetisyen Aslıhan Altuntaş, sürdürülebilir beslenmenin faydalarını ve yöntemlerini anlattı.
Artan nüfus gıda talebini artırıyor
Artan insan nüfusu, gıda talebini artırmakta ve gıda endüstrisini daha verimli olmaya yönlendirmektedir. Son 10 yılda gıda endüstrisindeki yenilikler ve gelişen teknolojiler, daha fazla gıda üretimi ve sürdürülebilirlik için önemli adımlar atılmıştır. Gıda endüstrisindeki yenilikler ve sürdürülebilirlik odaklı yaklaşımlar, artan nüfusun beslenmesini karşılamak ve çevresel etkileri azaltmak için önemli adımlardır. Ancak, daha fazla çalışma ve yatırım gerekmektedir, çünkü nüfus artışıyla birlikte gıda güvencesi ve sürdürülebilirlik konularında hala önemli zorluklar vardır. Artan insan nüfusunun iklim ve çevreye etkisi oldukça büyük bir endişe kaynağıdır. Nüfus artışı, daha fazla enerji, su ve gıda talebi demektir, bu da doğal kaynakların aşırı kullanımına ve çevresel baskılara yol açmaktadır. Bu durum ekosistem hizmetlerinin azalmasına ve doğal kaynakların tükenmesine neden olabilir.
Sürdürülebilir beslenmenin farklı çeşitleri bulunuyor
Artan insan nüfusuyla birlikte iklim değişikliği, çevresel bozulma ve kaynakların tükenmesi gibi sorunlarla mücadele etmek için sürdürülebilirlik odaklı politikalar ve çözümler gerekmektedir. Bu çözümlerden biri de sürdürülebilir beslenme çeşitleri olabilmektedir.
Sürdürülebilir beslenme çeşitleri;
Akdeniz beslenme tipi; taze gıdalar ve doymamış yağlar tüketilir. İşlenmiş ve paketli gıdaları tüketim oranı düşüktür. Ülkemiz için en uygun seçenek Akdeniz beslenme modeli olarak belirlenmiştir. Sürdürülebilir diyetlere çok kültürlü bir yaklaşım ile yerli veya yerel gıda sistemlerini anlayarak, gıdalar ve diyetlerle ilgili kültürel bilgideki çeşitliliği korumak için de fırsatlar sunabilmektedir. Aynı zamanda, yemek ve kültüre ilişkin geleneksel bilginin korunmasının önemini de gündeme getirmektedir. 
Ekolojik ayak izi bakımından beslenme modelleri incelendiğinde, Akdeniz diyetinin diğerlerine göre azot, karbon, su ve enerji ayak izinin daha küçük olması, dünyamızın sağlığına daha az olumsuz etki gösteren sürdürülebilir bir beslenme modeli olarak görülmektedir.
Nordik diyeti; İskandinav ülkeleri olan Danimarka, Finlandiya, Norveç, İzlanda, İsveç gibi ülkelerdeki geleneksel yeme biçimi Nordik diyetine dayanmaktadır. Akdeniz diyeti ile benzerlik göstermektedir. Zeytinyağı yerine kanola yağı kullanılması Akdeniz diyetinden en önemli farkıdır.
Çift piramit diyeti; klasik besin piramidinin yani Akdeniz beslenmesinin yanına besinlerin ekolojik ayak izleri sınıflandırılmaktadır. Hem bireysel hem de ekosistem açısından yeterli olacak besinleri göstermektedir.
Vegan ve Vejetaryen diyetler; kırmızı et, tavuk, balık veya peynir gibi hayvansal kaynaklı besinlerin elimine edildiği diyetlerdir.
Dünya Doğayı Koruma Vakfı (WWF) tarafından yürütülen “Live Well Plate for Low Impact Food in Europe” (LIFE) projesi’ne göre; sürdürülebilir bir diyetin 6 temel ilkesi bulunmaktadır.
- Sebze ve meyve tüketimini artırmak
- Besin çeşitliliğini sağlamak
- Et tüketimini makul seviyelere indirmek
- Gıda israfını önlemek
- Sertifikalı gıda satın almak
- Şeker, şekerli içecekler, yağ, tuz ve tuz içeriği yüksek gıdaların tüketimini azaltmak.
Meyve sebze tüketiminde her zaman mevsiminde olanları tercih etmek, mümkünse pazarlardan alışveriş yapmak önem kazanmakta.
Her gün mor, kırmızı, turuncu, sarı, koyu yeşil, açık yeşil, beyaz olmak üzere 7 farklı renkte sebze ve meyve her gün tüketilmelidir.  6 yumruk sebze ve 2 yumruk kadar meyve günlük minimum tüketim olmalıdır.
Günde 1-2 su bardağı yoğurt veya kefir, haftada 1 kez kırmızı et, haftada 1 kez balık veya haftada 1 kez tavuk ana yemek olarak tercih edilebilir. Diğer günlerde protein ihtiyacı bezelye, barbunya, nohut, kuru fasulye veya börülce gibi bitkisel proteinlerden gelebilir ve sebzeler de haftada en az 2 gün ana yemek olabilir.
Bu temel ilkeler uygulandığında karbon ayak izi düşürülmekte ve sürdürülebilir bir beslenme şekliyle hem sağlığa hem de doğaya faydalı olunabilmekte.
* MEMORİAL BASIN

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.07.16 15:42:28
Son Düzenlenme Tarihi :