Kepez’in ilk belediye başkanı İsa Akdemir, makama gelip koltuğuna oturduğu o ilk gününde de oradaydım, 1999 seçimlerinde Mehmet Atay’a koltuğunu devrettiği günde. Daha sonra Erdal Öner’li günler başladı Kepez’de. Ramazanın bir gecesi Laura Alışveriş Merkezi’nin karşısındaki bir tatlıcıda Belediye Başkanı Erdal Öner’le buluşurken, aramızdaki yanlış anlaşılmaları ortadan kaldıracak konuşmalara şahit olan bir kişi daha vardı masada, bugün AESOB Başkanı olan o dönemde Kepez Meclis Üyesi Adlıhan Dere.
Yani Erdal Öner döneminde de Kepez yakın takibimdeydi.
Bildiğiniz gibi 2009 yılında Kepez’de Hakan Tütüncü dönemi başlarken, gecekondu denince akla gelen yer olan Kepez’de dört belediye başkanı dönemindeki değişikliği de yakından izleme ve yaşama imkanı da buldum.
Kepez’in makus talihi İsa Akdemir’le değişmeye başlamış, Mehmet Atay ve Erdal Öner döneminde de değişim tüm hızıyla sürmüştür. Üç dönemdir Kepez’de Hakan Tütüncü’nün hizmet rüzgarı esiyor ve bir zamanlar Antalya’nın arka bahçesi olan Kepez bugün artık şehrin vitrini olarak gösteriliyor.
Bir zamanların gecekondu bölgesi Kepez bugün onlarca temalı park, onlarca kütüphane, kültür, sanat ve kongre merkezleri, çok amaçlı semt evleri, hastanesi, kreşleri ile Türkiye’nin en fazla yatırım ve hizmet yapılan ilçelerinden olmuştur.
Kepez; özellikle DokumaPark ile sadece Kepez’in değil Antalya’nın akciğerlerinden biri olmuştur.. Beton yığınlarının arasında yeşil alan olmakla kalmayan DokumaPark, aynı zamanda müzeleri barındıran bir kompleks, bir sanat galerisi, kütüphane, similasyon merkezi, botanik park, bilim merkezi ile şehrin önemli bir çekim merkezi de olmuştur.
Peki bunca yatırım ve hizmete rağmen Kepez’in hiç mi eksiği yoktu ?
Olmaz mı ? Bir eksiklik vardı, hem de oldukça önemli bir eksiklik.
Antalya turizm merkezi. Yerli ve yabancı turistler yılın 12 ayı ilimize geliyor, tatil yapıyor. Türkiye geneline baktığımız zaman turizmdeki en büyük pasta dilimi Antalya’ya ait.
İşte Kepez’in en büyük eksiliği turizm pastasından hak ettiği payı almaması. Bir başka ifade ile Kepez’in 3 T’den sadece ikisine, tarım ve ticarete sahip olması.
Dün çok önemli bir proje için BAKA adına Antalya Valisi Ersin Yazıcı ile Kepez Belediyesi adına Başkan Hakan Tütüncü tarafından bir protokol imzalandı. Sözkonusu protokolla, Kepez sınırları içinde 2 bin 200 yıllık bir geçmişe sahip bulunan Lyrboton Kome antik şehrine BAKA’dan sağlanacak destekle alternatif bir turizm destinasyonu için çalışma yapılacak.
Şimdi diyeceksiniz, deniz, güneş sahilde güneşlenmek varken, Aspendos, Perge gibi dünya tarafından tanınan antik kentler dururken, çarşı içine turisti getiremezken yerli ya da yabancı turist Kepez’in Varsak Mahallesi’nde bulunan bu antik şehre gelir mi ?
Kaç yıl oldu hatırlamıyorum ama Hakan Tütüncü, birara hizmetlerini tanıtmak için geziler düzenliyordu. Bu gezilerden biri gazeteciler için yapıldı ve ben o gün Lyrboton Antik kenti’nden haberdar oldum, bu tarihi yerin özelliğini o gün belediye başkanının ağzından öğrendim ve bugün gelinen noktada da Tütüncü’nün o gün düşündüklerini bugün hayata geçirilmesi için çok büyük bir adımı attığını anladım.
Lyrboton Kome; Roma döneminde Perge Antik kentinin zeytinyağı üretim merkezi. BAKA’nın maddi desteğiyle Tütüncü burayı 500-600 zeytin ağacıyla birlikte bir arkeopark haline getirmeyi hedefliyor.
Yerli ve yabancı konukların Lyrboton Kome’ye gelmesi için elbette geçerli bir neden olmalı. Bu antik şehir yerli ve turist için cazip hale getirilmeli.
Peki bu nasıl sağlanacak ?
Proje ile o dönemdeki zeytinyağı işleme prosesleri ziyaretçilere sunulacak. Zeytin bahçesi haline getirilecek antik kentte gelen yerli ve yabancı konuklar hasat zamanında kendi zeytinlerini kendileri toplayacaklar. Kendi elleriyle işleyecekler ve zeytin taş baskı soğuk sıkım atölyesinde sıktırarak doğal ve organik zeytinyağını alıp ülkelerine gidecekler.
Ayrıca bölge çiftçinin ürettiği zeytinyağı Lyrboton Kome markası adı altında değerlendirilecek, satışa sunulacak.
Sonuç olarak bu proje Hakan Tütüncü’yle hayata geçer. Bu proje düşünülenlerin yapılması halinde tutar. Bu proje, kepez’in turizm pastasından hak ettiği payı almasını sağlar.
Avlan Gölü ‘Orman Parkı’ ihalesi bugün yapılıyor
Elmalı Orman İşletme Müdürlüğü, Elmalı Orman İşletme Şefliği Amenajman Planı içerisinde kalan 8,98 hektar Avlan Gölü’nü ‘Konaklamasız Orman Parkı’ işletme hakkı olarak 20 yıl süre ile kiraya verilmesini Kapalı teklif (Açık Artırma) usulü ile ihaleye çıkarıyor. Sözkonusu ihale 20 Ağustos 2026 günü BUGÜN saat 10:30’da Elmalı Orman İşletme Müdürlüğü İdare Binası Satış Salonunda gerçekleştirilecek.
Avlan Gölü Konaklamasız Orman Parkı tahmin edilen yıllık işletme hakkı kira bedeli 215.000,00 TL olarak ihale şartnamesinde yer alırken, geçici teminat miktarı ise 64.500,00 TL olarak belirlendi.
Tekliflerin 20 Ağustos 2026 Perşembe günü BUGÜN saat 10 : 00’ a kadar sıra numaralı alındılar karşılığında, idarenin adresindeki İhale Komisyonu Başkanlığına teslim edilmesi gerekiyor.
İhale şartnamesinde yer alan maddeye göre; iİstekliler tekliflerini, “Tahmin edilen yıllık işletme hakkı kira bedeli” üzerinden artırma yapmak suretiyle verecekler. Bu ihalede uygun bedel; tahmin edilen yıllık işletme hakkı kira bedelinden aşağı olmamak üzere, teklif edilen bedellerin en yükseği olarak belirlendi.
İHALE ŞARTNAMESİ
İhale Şartnamesi ve eklerinin (İhale dokümanı) idarenin adresindeki İhale Biriminde görülebileceği ve 2.000,00 TL karşılığı aynı adresten temin edilebileceği yayınlanan ihale ilanında yer alıyor.
İhaleye teklif verecek olanların, İhale Şartnamesi ve eklerini (İhale dokümanı) satın almaları zorunlu. İstekliler, ihale dokümanının satış bedelini, ELMALI Orman İşletme Müdürlüğünün veznesine ya da Ziraat Bankası ELMALI Şubesi’ndeki IBAN TR 030001000038322602185001 numaralı hesabına yatıracaklar.
Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2026.08.20 09:25:35
Son Düzenlenme Tarihi :
Depremin acı hikayesi: Eşi, iki çocuğu ve iki bacağını kaybetti
Kahramanmaraş’ta meydana gelen depremde eşini, iki çocuğunu ve bacaklarını kaybeden Halil Yeşilli, protez bacakla tekrar yaşama tutunmak istiyor.
6 Şubat’ta meydana gelen ’asrın felaketi’ 11 ili etkiledi, 50 binden fazla can kaybı yaşandı. Depremin merkezi Kahramanmaraş’ta en çok can kaybının yaşandığı Ebrar sitesinden ise geriye acı hikayeler kaldı. Sitedeki dairesinde afette eşini, 3 ve 5 yaşlarındaki çocuklarını kaybeden 32 yaşındaki acılı baba Halil Yeşilli, iki bacağını enkazda bıraktı. Enkazdan 2 gün sonra ağır yaralı olarak çıkarılan Yeşilli, iki bacağını kaybetti ve tekrar ayağa kalkabilmek için protezle yaşama tutunmak istiyor.
"Bina sallanmadan direkt çöktü"
Yaşadıklarını anlatan Halil Yeşilli, "Özel bir bankada güvenlik görevlisiydim. Bu asrın felaketi Kahramanmaraş depreminde depremzede olarak hayata devam ediyorum şu an. Ebrar sitesinde D blokta 6. katta oturuyordum. Ben depremin olduğu o saatlerde ayaktaydım. Herhangi bir sallanma hissetmedim, bina direkt çöktü ve sallanma olmadı. Bu depremde eşimi ve iki çocuğumu kaybettim. İki ayağım ampute olarak kesildi ve şu anda protez sürecine girmek üzereyiz. Çalışma olasılığım, iş bulma imkanı ve maddi imkansızlıklardan dolayı yetkililerden protez desteği bekliyorum" dedi.
Protez için 200 bin TL ile 1 milyon lira arasında maliyet olduğuna dikkat çeken Yeşilli, şu anda ilgili kurumların bunun 20’lik kısmını karşıladığını, en kısa sürede tamamının karşılanarak kendi durumunda olanların da sorununun çözülmesini talep etti.
6 Şubat’ta meydana gelen ’asrın felaketi’ 11 ili etkiledi, 50 binden fazla can kaybı yaşandı. Depremin merkezi Kahramanmaraş’ta en çok can kaybının yaşandığı Ebrar sitesinden ise geriye acı hikayeler kaldı. Sitedeki dairesinde afette eşini, 3 ve 5 yaşlarındaki çocuklarını kaybeden 32 yaşındaki acılı baba Halil Yeşilli, iki bacağını enkazda bıraktı. Enkazdan 2 gün sonra ağır yaralı olarak çıkarılan Yeşilli, iki bacağını kaybetti ve tekrar ayağa kalkabilmek için protezle yaşama tutunmak istiyor.
"Bina sallanmadan direkt çöktü"
Yaşadıklarını anlatan Halil Yeşilli, "Özel bir bankada güvenlik görevlisiydim. Bu asrın felaketi Kahramanmaraş depreminde depremzede olarak hayata devam ediyorum şu an. Ebrar sitesinde D blokta 6. katta oturuyordum. Ben depremin olduğu o saatlerde ayaktaydım. Herhangi bir sallanma hissetmedim, bina direkt çöktü ve sallanma olmadı. Bu depremde eşimi ve iki çocuğumu kaybettim. İki ayağım ampute olarak kesildi ve şu anda protez sürecine girmek üzereyiz. Çalışma olasılığım, iş bulma imkanı ve maddi imkansızlıklardan dolayı yetkililerden protez desteği bekliyorum" dedi.
Protez için 200 bin TL ile 1 milyon lira arasında maliyet olduğuna dikkat çeken Yeşilli, şu anda ilgili kurumların bunun 20’lik kısmını karşıladığını, en kısa sürede tamamının karşılanarak kendi durumunda olanların da sorununun çözülmesini talep etti.






