SON DAKİKA
header-ad

Kırmızı-beyazlı pedaldan Sakarya’da ikide iki

Türkiye Kupası yarışlarının üçüncü etabı olan Puanlı Yol Bisiklet Yarışları, Türk bisiklet sporunun önemli isimlerinden Kamil Yaşar Eşer adına, 5-6 Ağustos 2023 tarihlerinde Sakarya’da düzenlendi. Yarışlara katılan Antalyaspor bisiklet takımının formda ismi Turgay Germen, iki günde kazandığı iki b..

Türkiye Kupası yarışlarının üçüncü etabı olan Puanlı Yol Bisiklet Yarışları, Türk bisiklet sporunun önemli isimlerinden Kamil Yaşar Eşer adına, 5-6 Ağustos 2023 tarihlerinde Sakarya’da düzenlendi. Yarışlara katılan Antalyaspor bisiklet takımının formda ismi Turgay Germen, iki günde kazandığı iki birincilik ile formunu sürdürdüğünü kanıtladı.
Sakarya Valiliği ve Sakarya Büyükşehir Belediyesi’nin de katkıları ile düzenlenen organizasyonda 25 şehirden 338 sporcu pedal çevirirdi. Antalyaspor yarışlarda Devrim Ardıç ve Turgay Germen ikilisi ile boy gösterdi.
İlk gün start alan ve 93 kilometrelik mesafenin kat edildiği yol yarışında akreplerin tecrübeli bisikletçisi Devrim Ardıç, bitiş çizgisini sekizinci sırada görürken, takım arkadaşı Turgay Germen ise kendi yaş kategorisindeki tüm rakiplerini ekarte ederek altın madalyaya ulaşan isim oldu.
Müsabakaların son günü Yeni Sakarya Atatürk Stadı’nın önünden start alan kriteryum yarışında da 30 kilometre pedal basan Germen, bu yarışta da bitiş çizgisine ilk ulaşan isim olarak birincilik sayısını ikiye çıkardı.
Sakarya’dan iki birincilik ile ayrılan Antalyasporlu bisikletçiler, önümüzdeki hafta İstanbul’da düzenlenecek Granfondo Yarışı için çalışmalarını sürdürüyor.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.08.08 13:57:43
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






ŞUBAT AYI “AŞK İKSİRİ” PRÖMİYERİ İLE AÇILIYOR

Antalya Devlet Opera ve Balesi, 2022’nin en kısa ayı olan Şubat’ta zengin bir program ile perdelerini açacak. Opera, bale, müzikal, çocuk oyunu ve konser olmak üzere toplam 12 temsil ile izleyici karşısına çıkacak olan Antalya DOB’da provalar devam etmekte.

Antalya Devlet Opera ve Balesi, Donizetti’nin en sık icra edilen eserlerinden biri olan ‘Aşk İksiri’ operasının prömiyerini 4 Şubat Cumartesi saat: 20.00’de sanatseverler ile buluşturacak. Haldun Özörten’in sahneye koyduğu eserde Antalya DOB orkestrasını şef Lorenzo Castriota Skanderbeg yönetirken, Antalya DOB korosu şef Mahir Seyrek tarafından çalıştırıldı. Oldukça eğlendiren güldürü ögelerini içinde barındıran dokunaklı bir aşk hikâyesi olan eserin dekor tasarımı Gürcan Kubilay, kostüm tasarımı Nursun Ünlü ve ışık tasarımı Mustafa Eski tarafından hazırlandı. ‘Aşk İksiri’ operası 7 Şubat Salı akşamı tekrar sahnelenecek.

 

‘SİHİRLİ DÜNYA’ ÇOCUK OYUNU BU SEZON SON KEZ SAHNEDE

 

Çocuklar arasında yapılan bir araştırmaya göre, sihir nedir diye sorulduğunda, çocukların büyük bir bölümü, sihri onlara mutluluk verecek, bilinmeyen bir dünya olarak tarif etmişler. Bu tanımdan yola çıkarak çocuklara bilmedikleri, onları mutlu edecek sihirli bir dünyayı anlatmaya karar veren Antalya DOB, ‘Sihirli Dünya’ çocuk oyununu 9 Şubat Perşembe, 16 Şubat Perşembe ve 18 Şubat Cumartesi saat: 11.00’de son kez sahneleyecek. Haldun Özörten tarafından yazılan ve müzik düzenlemeleri Kenan Kahyaoğlu’na ait olan eseri Reyhan Süme sahneye koydu.

 

KAPALI GİŞE SAHNELENEN ‘LA BOHEME’ OPERASI TEKRAR SAHNEDE

 

Antalya Devlet Opera ve Balesi, dünyaca ünlü besteci Puccini’nin ‘La Boheme’ operasını 11 Şubat Cumartesi akşamı saat: 20.00’de tekrar sahneleyecek. Orkestrayı şef İbrahim Yazıcı’nın yöneteceği, tek ara ile sahnelenecek dört perdelik eserde Antalya DOB korosu şef Mahir Seyrek ve çocuk korosu Sinem Emine Ulusoy tarafından çalıştırıldı. Dekor ve kostümü ile göz dolduran eserin dekor tasarımı Gürcan Kubilay, kostüm tasarımı Gülden Sayıl ve ışık tasarımı Mustafa Eski imzasını taşıyor.

 

ŞUBAT AYININ BALE ESERİ ‘ŞEHRAZAT’

 

Antalya DOB, Nisan 2019’da dünya prömiyerini gerçekleştirdiği ‘Şehrazat’ balesini bu sezon ilk kez 18 Şubat Cumartesi, 23 Şubat Perşembe ve 25 Şubat Cumartesi saat: 20.00’de sahneleyecek. Libretto ve koreografisi Armağan Davran’a ait olan ve doğu masallarının motiflerinin kullanıldığı Şehrazat balesinin dekor tasarımı Savaş Camgöz, kostüm tasarımı Gazal Erten ve ışık tasarımı Fuat Gök imzasını taşıyor. Müzik düzenlemelerini Korsakov’un Şehrazat bale süiti ile bestecinin diğer önemli eserlerini birleştirerek Bujor Hoinic’in yaptığı eserde Antalya DOB orkestrasını şef Lorenzo Castriota Skanderbeg yönetiyor.

 

 

EĞLENCELİ MÜZİKAL ‘KANLI NİGAR’

 

Antalya Devlet Opera ve Balesi, Ocak ayında prömiyeri gerçekleştirilen ve sanatseverlerin büyük beğenisini kazanan Geleneksel Türk Tiyatrosu’nun en önemli eserlerinden ‘Kanlı Nigar’ müzikalini Cem İdiz’in besteleri ile 21 Şubat Salı saat: 20.00’de Haşim İşcan Kültür Merkezi’nde tekrar sahneleyecek.

 

Kendi ayakları üzerinde duran, kocasından şiddet görmüş kadınları çatısı altında toplayan, kızıyla beraber fal bakıp bohça açarak geçimini sağlayan bir kadının hikayesini anlatan ve metinleri Özlem Belkıs’a ait olan eser Haldun Özörten tarafından sahneye koyuldu. Eserde Antalya DOB orkestrasını şef Ömer Yöndem yönetirken, Antalya DOB korosu Mahir Seyrek tarafından hazırlandı.

 

ANTALYA DOB MÜZE KONSERLERİNE DEVAM EDİYOR

 

Antalya DOB, 2022-2023 sanat sezonunda Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü’nün iş birliği ile 14 Şubat ve 28 Şubat Salı günleri saat 15.00’te Antalya Müzesi’nde gerçekleştireceği  ‘Müze Konseri’ ile devam ediyor.

 

Biletler Haşim İşcan Kültür Merkezi ve Cumhuriyet Meydanı’ndaki opera gişelerinin yanı sıra www.biletinial.com  internet adresinden de temin edilebilir.



Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.01.30 16:05:59
Son Düzenlenme Tarihi :





ALKÜ’den sağlıklı bir Ramazan için tüyolar

Beslenme ve Diyetetik Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Ezgi Toptaş Bıyıklı, sağlıklı bir Ramazan için önerilerde bulundu.
Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi (ALKÜ) Sağlık Bilimleri Fakültesi, Beslenme ve Diyetetik Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Ezgi Toptaş Bıyıklı, ramazan orucu nedeniyle gün içinde uzun süreli açlığın sindirim sisteminde bazı sorunlara sebebiyet vermemesi adına, iftar ve sahurda nasıl beslenilmesi gerektiğini belirten tavsiyelerde bulundu. Ramazan ayında oruç ibadetini yerine getiren vatandaşlar için doğru beslenmenin önemine dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Ezgi Toptaş Bıyıklı, "Ramazan dönemi, öğün sayısının azalması ve aç kalınan sürenin uzaması ile beslenme alışkanlıklarımızda büyük değişimlere yol açmaktadır. Bireyler uzun süren açlık sonrası porsiyon kontrolünü sağlamada zorluk yaşayabilmektedir" dedi.
Dr. Öğr. Üyesi Ezgi Toptaş Bıyıklı, orucun açıldıktan sonra hızlı ve yüksek miktarda besin tüketiminin yapılması sonucunda kişinin metabolik dengesini bozarak kısa ve uzun vadede bazı sağlık sorunlarına neden olabileceğini dile getirdi. Konuşmasının devamında Dr. Öğr. Üyesi Bıyıklı, "Öğün içeriğinde ve öğün saatlerinde yapılacak ufak düzenlemelerle bu sorunların ortadan kaldırılması mümkündür" dedi.

Altın değerinde tavsiyeler
ALKÜ Sağlık Bilimleri Fakültesi, Beslenme ve Diyetetik Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Ezgi Toptaş Bıyıklı, sağlıklı bir Ramazan ayı geçirmek isteyenler için önerilerini sıraladı.
Bıyıklı, "Ramazan’da uyku düzeninin değişmemesi için sahur öğünü sıklıkla atlanmaktadır. Bu da açlık süresini artırarak ve yeterli düzeyde besin ögesi alımını engelleyerek halsizliği tetiklemektedir. Mutlaka sahura kalkılmalı ve sahurda hafif besinler tercih edilmelidir. Peynir, yumurta, süt, ceviz, domates, salatalık, yeşillik ve tam tahıllı ekmek içeren bir kahvaltı veya çorba, zeytinyağlı sebze yemeği, yoğurt ve salatadan oluşan bir öğün tercih edilmelidir. Bu öğünde peynir, yumurta, süt, yoğurt gibi protein içeren yiyeceklerin bulunması daha uzun süre tokluk sağlanması bakımından önemlidir. Tüketilen besinler iftar ve sahur arasına yayılarak öğün sayısı artırılmalı, bir anda fazla tüketimden kaçınılmalıdır. Bu öğünler sahur ve iftar olmak üzere 2 ana öğün ile iftardan sonra da 1-2 ara öğün şeklinde düzenlenmelidir. Sahurda yağlı, tuzlu ve ağır yemeklerden kaçınmanın yanı sıra kahvaltılıkların yanında sıklıkla tüketilen hamur işleri de sınırlandırılmalıdır. Sahurdan sonra hemen uyumak yerine en az yarım saat beklemek sindirim sisteminin sağlığı ve kilo kontrolü bakımından önemlidir. İftarda hurma veya 1-2 adet zeytinle oruç açıldıktan sonra çorba, salata gibi hafif yiyecekler tüketilmesi ve sonrasında yaklaşık 15 dakika ara verilmesi büyük öneme sahiptir. Bu bekleme süresi hem doygunluğun sağlanmasına katkı sağlayacak hem de sindirim sistemimize binen yükü azaltacaktır. Sonrasında et yemeği veya etli sebze, kuru baklagil yemeği ve birkaç dilim ekmekle iftar öğünü sonlandırılmalıdır" diye konuştu.

"İftar ile sahur arasında en az 2 litre su içilmeli"
Önerilerini sıralamaya devam eden Bıyıklı, "Beyaz ekmek ve pirinç pilavı gibi kan şekerimizi hızlı yükselten yüksek glisemik indeksli besinler yerine tam buğday ekmeği veya bulgur pilavı ya da kepekli makarna tercih edilmelidir. Ramazan sofralarının vazgeçilmezi olan tatlı seçiminde şerbetli hamur tatlıları yerine sütlü tatlılar, meyve tatlıları tercih edilmelidir. Bu tatlılar da iftarda değil iftardan 1-2 saat sonra tüketilmelidir. Benzer şekilde meyve tüketimi de iftar sofrasında değil iftardan sonraki ara öğünlerde olmalıdır. Besinler pişirilirken kızartma yerine ızgara, haşlama, buğulama veya fırında pişirme yöntemleri tercih edilmelidir. Uzun süren açlık sonrası mideyi zorlamamak ve sindirimi kolaylaştırmak için yemekler yavaş ve iyice çiğnenerek tüketilmelidir. Zinde kalabilmek için farklı besin ögelerinin vücuda yeterli düzeyde alınması şarttır. Bu nedenle öğünlerde besin çeşitliliğine önem verilmelidir. İftar ve sahur sofralarında genel olarak kan şekerini hızlı yükseltmeyen besinler ile uzun süre tokluk hissi sağlayan protein ve posa içeriği yüksek besinlere yer verilmelidir. Bunun için kuru baklagiller, tam tahıllı ürünler, süt ürünleri, yumurta, taze sebze ve meyveler, şeker ilave edilmeden hazırlanmış hoşaf veya kompostolar tercih edilebilir. Ceviz, fındık, badem gibi besinler de aşırıya kaçmama şartıyla sofralarda yer almalıdır. İftar öncesi yapılan alışverişlerde açlık ve susuzluğun etkisiyle yanlış ürünlere yönelim oluşabilmektedir. Bu konuda dikkatli olunmalı ve sağlıksız ürünler satın alınmamalıdır. Su tüketiminin azalması ve öğün düzeninin değişmesi ramazanda kabızlığa yol açabilmektedir. Posadan zengin olan tam tahıl, kuru baklagil, sebze ve meyve gibi besinlerin tüketimi ihmal edilmemelidir. Sindirimi düzenlemek için öğünlerde probiyotik yoğurt gibi besinlere de yer verilmelidir. İftardan yaklaşık 2 saat sonra yapılacak hafif egzersiz veya yürüyüşler kabızlığın önlenmesi ve metabolizma hızının artırılması bakımından önemlidir. İftar ile sahur arasında en az 2 litre su içilmelidir. İçecek seçiminde şekerli ve asitli içecekler yerine ayran, taze sıkılmış meyve suları, şeker ilavesiz hoşaf ve maden suyu gibi sağlıklı içecekler tercih edilmelidir" ifadelerini kullandı.

Kaynak : İHA
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.03.22 11:20:07
Son Düzenlenme Tarihi :