Adana’da ailesini katledip intihar girişiminde bulunan şahıs tedavi gördüğü hastanede öldü
Edinilen bilgiye göre olay, Yüreğir ilçesine bağlı Kışla Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre, uyuşturucu müptelası olan Burak Y. (29), ağabeyi Hüseyin Y., annesi Hacer Y., yengesi Esra Y. ve yeğenleri Elif ile Yağmur Y. (6) ile birlikte mangal yapıp yemek yemeye başladı. Bir süre sonra Burak Y., henüz bilinmeyen bir nedenle tartıştığı ailesini kurşun yağmuruna tuttu. Aile fertleri kanlar içerisinde yere yığılırken, Burak Y. daha sonra kendisini de tabancayla başından vurdu. İhbar üzerine bölgeye çok sayıda sağlık ekibi sevk edildi. Bölgeye gelen sağlık ekipleri yaralıları kentteki çeşitli hastanelere kaldırdı. Ağabey Hüseyin Y., hastanede yapılan müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Burak Y. ile iki yeğeninin durumlarının ağır olduğu, annesi ve yengesinin hayati tehlikeyi atlattığı öğrenildi. Durumu ağır olan 6 yaşındaki Yağmur Y. de tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak dün ikindi vakti hayatını kaybetti.
Olayı gerçekleştiren şüpheli Burak Y., tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti. Şüphelinin cesedi Adana Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.08.31 17:51:11
Son Düzenlenme Tarihi :
Esen: Yalnız kalsam da izin vermeyeceğim
Konyaaltı Belediye Başkanı Semih Esen,ilçe nüfusunun kontrolsüz bir şekilde artmaması için her türlü önlemi alacaklarını belirterek, “Bu konuda sağduyulu kamuoyunun benim yanımda olmasını umuyorum. Ancak yalnızda kalsam da bunu geri adım atmayacağım” dedi.
Konyaaltı Belediyesi ile Jeofizik Mühendisleri Odası Antalya
Şubesi’nin ortaklaşa düzenlediği ‘Deprem Konferansı’nda konuşan Konyaaltı
Belediye Başkanı Semih Esen, önemli açıklamalarda bulundu. 1999’da Gölcük’te
meydana gelen depremden yeteri kadar ders alınmadığını ifade eden Esen, 6
Şubat’ta Kahramanmaraş’ta meydana gelen depremden sonra, 99 depreminde bazı
şeylerin eksik anlaşıldığını kaydetti. Görülmesi gereken bazı hayati eksiklerin
görülmediğini yaşanan deprem felaketinden sonra anlaşıldığını dile getiren
Başkan Esen, “Kahramanmaraş depremiyle zemin ve bina ilişkisi ne kadar önemli
olduğunu gördük. Bunu, belediye bünyesinde çalışan konunun uzmanları, meslek
odaları ve tüm kamuoyuyla konuşacağız ve tedbirlerimizi ona göre alacağız”
dedi.
KONYAALTI’NDA NÜFUS
ARTMAMALI
Yapılan son meclis ile zemin türüne göre Konyaaltı’nda inşa edilecek binalar için ‘fore kazık’ sistemi ile temel atılmasını mecburi kıldıklarını kaydeden Esen, bu adımınbiran önce atılması gerektiğini vurguladı. Kentlerin hızlı büyüdüğünü belirten Esen, Çukurova, Ankara ve İstanbul örneklerini vererek şöyle konuştu; “Kentler hızla büyüyorlar. Bunun çeşitli nedenleri var. Çukurova büyüdü. Urfa’dan Batman’dan, Diyarbakır’dan, Elâzığ’dan, Erzincan’dan göç aldı. Çünkü verimliydi, tarım vardı ve işçi lazımdı. Ankara büyüdü, çünkü başkent olmuştu. Şimdi Antalya büyüyor. Kontrolsüz bir şekilde büyüyor. Belediye başkanı olarak söylemek istiyorum; bir şehir ve bir ilçe tüm göç taleplerini karşılamak zorunda değildir. Konyaaltı’nın nüfusunun kontrolsüz bir şekilde artmaması lazım. Buraya gelecek olan göç taleplerini karşılamak mecburiyetinde değil. Koşulları uygun değil. Bu birçok il ve ilçe için de geçerli. İstanbul her türlü göç talebini karşılamaya müsait değilmiş demek ki.”
YALNIZDA KALSAM DA
YAPMAYACAĞIM
Konyaaltı nüfusunun kontrolsüz bir şekilde artmaması gerektiğini söyleyen Başkan Esen, bunun önüne geçmek için görevde olduğu süre boyunca yeni imar alanlarına izin vermeyeceklerinin altını çizdi. Bu konuda tek başına kalsa bile geri adım atmayacağını vurgulayan Esen, şöyle konuştu; “Batı Çevre Yolu’nun batısından başlayarak Karatepe, Kır Mahallesi ve yukarıda Doyran’a kadar olan bölge. Toplamı hemen hemen 2 bin hektar eden bir bölgenin kentsel genişleme olarak plandan değiştirilmesini ve buralara 0.80 emsalli bir yerleşim alanı oluşturulması isteniyor. Biz burada görevde olduğumuz sürece bunu yapmayacağız. Açıkça söylüyorum. Buranın kentsel genişleme olarak planlanmasını üzerlerine 0.80 emsalle daireler inşa etmelerini kabul etmeyeceğim. Açıkça söylüyorum, oraya imar açılmasına karşı duracağım. Benim görev yaptığım sürece oralar açılmayacak. Bu konuyla ilgili beni eleştirecek olanlar olacaktır. Bu konuda sağduyulu kamuoyunun benim yanımda olmasını umuyorum. Yalnızda kalsam da bunu yapmayacağım. Bunun her türlü insanların menfaati olduğunu inşallah acı bir şekilde yaşayarak görmeyiz. Acı bir şekilde yaşayarak görmediğimiz için herkes beni suçlayacak. Onu da göze alıyorum.”
Konferansta, Dr. Selda Altuncu Poyraz ile Doç. Dr. Osman Uyanık ise deprem-yer-yapı ilişkisini ve Akdeniz Bölgesini sismotektonik açıdan değerlendirdi.






