SON DAKİKA
header-ad

"Lezzet Treni" Pozantı’da

ADANA (İHA) – Adana’da bu yıl yedincisi düzenlenen Uluslararası Adana Lezzet Festivali çerçevesinde sabah saatlerinde Adana’dan hareket eden “Lezzet Treni” ile Pozantı’ya giden misafirler, burada doğayla baş başa kahvaltı yapma imkanı buldu.
Adana Valiliği’nin ev sahipliğinde bu yıl ‘100. Yılında Cumhuriyet Lezzetleri’ temasıyla 7.’si organize edilen ‘Uluslararası Adana Lezzet Festivali’ programı çerçevesinde misafirler önce Karaisalı ilçesinde bulunan Varda Köprüsü’nü ziyaret etti. Burada gurmelerin, şeflerin, sosyal medya fenomenlerinin ve gazetecilerin olduğu yaklaşık 250 kişilik grup bol bol fotoğraf çekildi. Grup, ardından Pozantı ilçesine bağlı Belemedik Tabiat Parkı’na getirildi.
Misafirler, “Lezzet Treni” ile geldikleri Belemedik’te Pozantı’ya has organik ürünlerden oluşan kahvaltı ile ağırlandı.

“Tüm Türkiye’yi Belemedik’e davet ediyorum”
Adana Valisi Yavuz Selim Köşger, Belemedik’in gözlerden uzak saklı bir cennet olmasından mutlu olduğunu söyledi. Belemedik’e ilk defa geldiğini belirten Köşger, “Buranın doğası, coğrafyası ve buradaki sıcak karşılama sayesinde stres atmış olduk. Belemedik, çok doğal ve dinlendirici bir ortamı var. Belemedik Mahallesi’nde yapılan projeleri her zaman destekleyeceğiz. Tüm Türkiye’yi buraya davet ediyorum. Burayı gelip görsünler. Buraya gelmekten dolayı çok mutlu oldum” ifadelerini kullandı.
Uluslararası Adana Lezzet Festivali çerçevesinde yapılan Lezzet Treni yolculuğu, katılımcılardan tam not aldı.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.10.07 20:00:45
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Serebral palside erken teşhis hayat kurtarıyor

Serebral palside erken teşhisin hayat kurtardığını belirten Çocuk Nörolojisi Uzmanı Prof. Dr. Serdal Güngör, “Serebral palside erken teşhis önem taşıyor. Çocukları üzerinde gözlemci olan aileler, sorunu erken dönemde fark edebiliyor. Erken fark etmek, tedavinin de erken başlamasını sağladığı için ..

Serebral palside erken teşhisin hayat kurtardığını belirten Çocuk Nörolojisi Uzmanı Prof. Dr. Serdal Güngör, “Serebral palside erken teşhis önem taşıyor. Çocukları üzerinde gözlemci olan aileler, sorunu erken dönemde fark edebiliyor. Erken fark etmek, tedavinin de erken başlamasını sağladığı için önem taşıyor” dedi.
6 Ekim Dünya Serebral Palsi Farkındalık Günü için açıklamalarda bulunan Medical Park Antalya Hastane Kompleksi Çocuk Nörolojisi Uzmanı Prof. Dr. Serdal Güngör, serebral palside erken teşhisin önemine dikkat çekerek ailelerin çocuklarının gelişimsel hareketlerini incelemesinin önemine değindi.

“Serabral palsili çocuklar bizim için çok önemli”
Serebral Palsi hakkında bilgi veren Prof. Dr. Serdal Güngör, “6 Ekim bizim için önemli bir gün, çünkü Dünya Serebral Palsi Günü. Serabral palsili çocuklar bizim için çok önemli. Türkiye’de çok sayıda serebral palsili çocuk var. Serabral palsi gelişmekte olan beyinde doğum öncesi veya doğum sonrası dönemlerde ortaya çıkabilecek zedelenmeler sonucunda çocukta kalıcı ancak beyine ilerleyici bir hastalık şeklinde olmayan bir hastalıktır. Çocuklardaki karşılığı, motor fonksiyonlarında kayıplar ve hareketteki bozukluklardır. Hastalar farklı bulgular ile karşımıza gelebilirler. Aileler tarafından fark edilen bulgular, çocuğun yürümesinde aksaklıklar, gelişim basamaklarındaki gecikmeler en önemli faktörler içerisinde yer alır” diye konuştu.

Serebral palsi nedenleri
Hastalığın ortaya çıkış sebeplerine değinen Prof. Dr. Güngör, “Serebral palsi için önemli risk faktörleri var. Beyin anne karnında gelişmeye başlar ve doğumdan sonra da gelişmeye devam eder. Bu süreçler içerisinde herhangi bir şekilde yaşanan sorunlar hastalığı tetikleyebilir. Doğum öncesi annedeki enfeksiyonlar, çoğul gebelikler, travmalar, kronik hastalıklar gibi birçok faktör önemli riskler oluşturur” dedi.

“Bakım şartlarına dikkat”
Bakım şartlarının iyileştirilmesi gerektiğinin altını çizen Prof. Dr. Güngör, “Doğumun iyi şartlarda yapılmasının yanı sıra, gebe takibinin de iyi yapılması gerekir. Sadece gebelik döneminde değil, gebelik sonrası süreç de büyük önem taşıyor. Doğum sonrası herhangi bir dönemde, bebeğin geçirdiği travmalar, kafa içerisinde meydana gelen kanamalar, enfeksiyonlar, doğum sonrası bebekte tekrarlayan kan şekeri düşüklüğü, beyinde oluşturacağı sorunlar serebral palsiye neden olabilir” şeklinde konuştu.

“Erken teşhis önem taşıyor”
Serebral palside erken teşhisin önemine değinen Prof. Dr. Güngör, “Çocukları üzerinde gözlemci olan aileler, sorunu erken dönemde fark edebiliyor. Erken fark etmek, tedavinin de erken başlamasını sağladığı için önem taşıyor. Çocuğun tedavisi, çocuğun ihtiyaçlarına göre hazırlanıyor. İpuçlarına dikkat etmek lazım. Erken bebeklik döneminde bebeklerde aşırı ağlama, emme ve yutma bozuklukları, gıdaları diliyle dışarı doğru itme, hareketlerde değişiklikler varsa dikkatli olunmalı. Örneğin, bebekler çok hareketlidir. Eğer bir bebek bir tarafını hareket ettirirken diğer tarafını ettirmiyorsa bizim için bir sorun var demektir. Bebeklerin bezleri değişirken zorluk yaşanıyorsa, bacaklar içe doğru çapraz duruyorsa, bu soruna işaret eder” dedi.

“Tedavi, hastaya göre belirleniyor”
Hastalıkla birlikte eşlik eden sorunlar ve tedavi yöntemlerinden bahseden Prof. Dr. Serdal Güngör, “Bu tür bebeklerde görüntüleme yöntemleri bize sadece beynin hangi alanlarının etkilendiğini gösterir. Klinik bulgular da çok önem taşır. Tedavi, hastadan elde edilen bulgulara göre şekillenir. Bu hastalarda eşlik eden sorunlar, motor fonksiyon bozuklukları, kas sertlikleri, ortopedik sorunlar, epilepsi nöbetleri, beslenme problemleri ortaya çıkabilir. Bunları takiben kabızlık, uyku bozuklukları, işitme engelleri gibi sorunlar doğabiliyor. Tedavideki temel amacımız multidisipliner bir yaklaşımla gitmek, her şeyden önce erken teşhis ve doğru tedaviyle sorunları en aza indirgeyip birçok problemin önlenmesini sağlayabiliriz” ifadelerini kullandı.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.10.06 21:48:18
Son Düzenlenme Tarihi :





Orman yangınına hızlı müdahale vatandaşları memnun etti: “Allah devletimizden razı olsun”

Antalya’nın Aksu ilçesinde çıkan orman yangını ekiplerin havadan ve karadan hızlı müdahalesi ile kısa sürede kontrol altına alındı. Yangının mahalle içerisine ulaşmadan kısa sürede kontrol alınmasını değerlendiren vatandaşlar ise, “Allah bizi korudu. Allah devletimizden razı olsun. Hemen hem havadan hem de karadan müdahale oldu” sözlerine yer verdi.
Yeşilkaraman Mahallesi’nde 14.30 sıralarında çıkan orman yangınında alevler, kızılçam fidanlığından makilik alana sıçrayıp rüzgarın etkisiyle bir anda yayıldı. 2 uçak, 3 helikopter, 5 arazöz, 1 su tankeri, 2 ilk müdahale aracı ile müdahale edilen yangına Antalya Büyükşehir Belediyesine bağlı itfaiye ekipleri de destek verdi. Yerleşim yerlerine yakın bölgede çıkan yangın, 2 saatlik havadan ve karadan müdahale sonucu söndürüldü. Ekiplerin soğutma çalışmalarının sürdüğü bölgede 3 hektarlık alanın zarar gördüğü belirtildi.
Yangının kendilerine doğru gelme ihtimali ise Yeşilkaraman Mahallesi’nde yaşayan vatandaşları adeta seferber etti. Birçok vatandaşın yangına müdahale etmek isteyen orman ekiplerine yardımcı olduğu görüldü. Bazı vatandaşlar da traktörlerinin arkasına bağladıkları ilaç tankeri ve sondaj hortumu ile yangına müdahalede bulundu.
Kurşunlu Mahallesi’nde yaşayan ve yangını görerek yardıma gelen Ali Şahin, “Rüzgârın etkisi ile yangın bu tarafa doğru geldi. Evlerin dibine doğru yaklaştığını duyduk. Allah bizi korudu. Allah devletimizden razı olsun. Hemen hem havadan hem de karadan müdahale oldu” dedi.
Yeşilkaraman Mahallesi’nde yaşayan Kenan Demir, “Elektrik tellerinden çıkan kıvılcım karşı tarafa sıçradı. Neyse ki köye yangın ulaşmadı. İtfaiyeciler de ilk olarak burayı korudu. Karşı tarafta ise arazöz ve havadan müdahale edildi. Esas korkumuz ise yaşlıların köyün içerisinde yaşaması oldu. Biz de yardımcı olduk. Su ikram ettik. Ucuz atlattık” sözlerine yer verdi.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.07.31 19:04:10
Son Düzenlenme Tarihi :