SON DAKİKA
header-ad

Limonda hasat başlamadan kaçak kesim ve ihraç başladı

Adana’da bazı narenciye alım satımı yapan ara tüccarlar, hasat olgunluğuna erişmeden ‘Mayer’ cinsi limonun hasadına ve Irak’a ihracatına başladı. Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Doğan, “Ham limonların piyasaya sürülmesi çok yanlış. Denetimlerin yapılması lazım” dedi.
Türkiye’nin narenciye üretiminin yüzde 40’ını gerçekleştiren Adana’da yaklaşık 150 bin dekar alanda üretimi yapılan ‘Mayer’ cinsi limonun hasadına 2 hafta sonra başlanacak. Bu sene verim ve rekoltesiyle yüzleri güldürecek limondan yaklaşık 520 bin ton ürün bekleniyor. Turunçgil Kesim ve İhraç Tarihlerini Belirleme Komisyonu tarafından daha hasat ve ihraç izni verilmeyen ‘Mayer’ cinsi limon için bazı narenciye alım satımı yapan ara tüccarlar ürünleri toplatmaya başladı. İlk ürünler ise yurt içinde birçok hal ve semt pazarıyla, Irak’a gönderildiği öğrenildi.

“Olgun olmayan limondan su çıkmaz”
Hasat olgunluğuna erişmeden toplanan ürünler için Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Doğan, İhlas Haber Ajansı’na konuştu. Doğan, “Limon daha hasat edilecek olgunluğa erişmedi. İçlerinde daha su dahi fazla yok. Ancak bazı çiftçi ve tüccar bu ürünü hasat edip piyasaya sürüyor. Sonrada vatandaşlar bunu ‘Adana Limonu’ diyerek satın alıyor ve evlerine gittiğinde limonda su olmadığını görüyor. Bir daha da bizim ürünlerimizi satın almıyorlar. Bunun önüne geçilmesi lazım” dedi.
Tescilli Adana Karpuzu’nda oluşturulan ham karpuz timleri gibi limon içinde tim oluşturulması gerektiğini söyleyen Doğan, “Limonun kesim ve ihraç izni Turunçgil Kesim ve İhraç Tarihlerini Belirleme Komisyonu tarafından belirleniyor. Ancak komisyon bu sene daha öyle bir izin vermedi. Ham limonların piyasaya sürülmesi çok yanlış. Şu anda limondaki su 1 çay bardağını dahi doldurmaz. Denetimlerin yapılması lazım” ifadelerini kullandı.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.08.04 10:03:02
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Dünyanın en büyük mozaik müzesindeki eserlere deprem kalkanı

Kahramanmaraş merkezli depremlerde bir kısmı hasar gören Hatay Arkeoloji Müzesi’ndeki 400 küçük eser artçı depremlere karşı koruma amaçlı Kırşehir Müzesi’ne gönderilirken, yine tonlarca ağırlıktaki yaklaşık 150 tarihi eser de yerinde koruma formülüyle müzede muhafaza ediliyor.
Kahramanmaraş merkezli depremlerde en büyük hasarı alan Hatay’da enkaz kaldırma çalışmaları aralıksız devam ederken, depremlerde bir kısmı zarar gören Hatay Arkeoloji Müzesi’nde ise tarihi eserler için adeta alarm verilmiş durumda. 2014 yılında yapılan müzenin fore kazıklar üzerine kurulu olduğunu ve müzedeki eserlerin büyük bir çoğunluğunun sağlam olduğunu kaydeden Hatay Arkeoloji Müzesi Müdürü Ayşe Ersoy, “Müzemiz 10 bin metrekarelik bir alana sahip dünyanın en önemli müzelerinden bir tanesi ve ayrıca dünyanın en büyük mozaik müzesidir. Burada bin 500’ü küçük ve diğerleri büyük eserler olmak üzere toplamda 3 bin adet eser sergileniyordu. Hatay, mozaikleri ile ünlü bir kent. Hatay denildiğinde Antiocheia Antik Kenti’nin, Seleukeia Pieria’nın, Alexandretta Antik Kenti’nin, bu bölgenin ve ilçelerinin antik kentlerinin, villalarının, hamamlarının mozaikleri bu müzede sergileniyor. 1930’lu ve 1938’li yıllar ile müzenin son yıllarda yapmış olduğu kazılar sonrası getirilen taban mozaiklerinin hepsi bu müzede sergileniyor” dedi.

Kral Şuppiluliuma heykeli yerinde korumaya alındı
Bölge halkının en çok ilgi gösterdiği ve depremden sonra son durumunu merak ettiği heykelin Kral II. Şuppiluliuma heykeli olduğunu belirten Ersoy, “Büyük Hitit Krallığı dağıldıktan sonra Hititler Güneydoğu Anadolu’ya gelip küçük imparatorluklar ve şehir krallıkları kuruyorlar. Bu bölgede de Unqi/Patina Krallığı kuruluyor. O, Unqi/Patina Krallığı’na ait bir kral. 1,5 ton ve 1,5 metre yüksekliğindeki Kral Şuppiluliuma heykeli, taşınamayacak ağırlıkta olduğu için yerinde korumaya gidildi” diye konuştu.

“150 eser artçı depremlere karşı yerinde korunmaya alındı”
Antakya Lahdi, Arsuz Stelleri ve devasa boyuttaki taşınamayacak eserlere de aynı uygulamanın yapıldığını belirten Ersoy, “Burada teşhirde olan tüm eserler Kırşehir Müzesi’ne taşındı. Taşınması güç olan ağır eserler jeotekstiller ve etaform ile sarıldıktan sonra lav külü dediğimiz hafif bir malzeme olan pozzolana ile de etrafı çevrilerek çelik kafes içerisinde korumaya alındı. Müzemizdeki ağır tonajdaki yaklaşık 150 eser artçı depremlere karşı yerinde korunmaya alındı” ifadelerini kullandı.

Kaynak : İHA
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.04.08 13:47:38
Son Düzenlenme Tarihi :






Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2018.10.18 14:19:26
Son Düzenlenme Tarihi :