SON DAKİKA
header-ad

Medikal sarf malzeme satın alınacaktır

Antalya Akdeniz Üniversitesi Hastanesince ( 457 ) Algoloji (ağrı) Bilim Dalı İhtiyacına 4 Kalem Medikal Sarf Malzeme Alımı mal alımı 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 19 uncu maddesine göre açık ihale usulü ile ihale edilecek olup, teklifler sadece elektronik ortamda EKAP üzerinden alınacaktır.

Basın İlan Kurumu’nun ilan portalı ilan.gov.tr’de yer alan ilana göre İhale 13.04.2021 günü 10:00'da Antalya Akdeniz Üniversitesi Hastanesi Satınalma Müdürlüğü İhale Komisyon Odası Dumlupınar Bulvarı Kampüs ANTALYAMuratpaşa adresinde yapılacak. Detaylar için TIKLAYIN
https://www.ilan.gov.tr/ilan/764476/ihale-duyurulari/mal-alim-ihaleleri/medikal-sarf-malzeme-satin-alinacaktir-

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2021.03.26 18:36:08
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Asırlık ceviz ağaçları tüfek dipçiği oluyor, 3 kıtaya ihraç ediliyor

Adana’da bir firmanın asırlık ceviz ağaçlarını işlemesiyle elde ettiği av tüfeği dipçikleri, yurt dışından büyük talep görüyor.
Adana Organize Sanayi Bölgesi’nde faaliyet gösteren ahşap ürünleri tesisinde, verimden düşmüş 200-300 yıllık ceviz ağaçları işlenerek av tüfeği dipçiğine dönüştürülüyor. Rengi, parlaklığı, sağlamlığı ve kalitesiyle dikkati çeken dipçikler; İngiltere, Almanya, İtalya, Portekiz, Belçika, Japonya, ABD başta olmak üzere birçok ülkedeki silah üreticilerine ihraç ediliyor. Tesiste yıllık ortalama 3 bin ton ceviz ağacı işlenerek yaklaşık 120 bin av tüfeği dipçiği elde ediliyor. Firma, Bingöl, Bitlis, Tunceli ve Hakkari bölgelerinde zor mevsim şartlarında yetişmiş 100 yaşın üzerindeki ağaçlar arasından en çok verimi elde edeceklerini belirliyor ve daha sonra Adana’ya getirip onları binbir emekle işliyor. Ceviz ağacının işlenmesiyle üretilen av tüfeği dipçikleri, Avrupa, Asya ve Amerika kıtalarındaki ülkelere pazarlanıyor. Firma, bu ihracatlarıyla ekonomiye yıllık 2 milyon euro katkı sunuyor.

“Toprak olacak malzemeyi değerlendiriyoruz”
Firma sahibi Haydar Denli (80), İhlas Haber Ajansı’na açıklamalarda bulundu. Denli, “Av tüfekleri için dipçik üretiyoruz ve İngiltere, Almanya, İtalya, Portekiz, Belçika, Japonya, ABD başta olmak üzere birçok ülkeye ihracat yapıyoruz. Orada da tam manasıyla üretim yapılıyor ve bizim dipçilerimiz tüfeklere takılıyor. Biz toprak olacak malzemeyi burada değerlendiriyoruz. Dipçik üretiminden geriye kalan ağacı da parke ve mobilya üretiminde kullanılan panellerin üretiminde değerlendiriyoruz” diye konuştu.

“Ekonomiye 2 milyon euro katkı”
Tasarım da yaptıklarını anlatan Denli, “Winchester marka tüfeğin tasarımını burada yapıyoruz ve İtalya’ya gönderiyoruz. Onlar da orada tamamlayarak Amerika’ya gönderiyorlar. 2 milyon euro ekonomiye katkı sunuyoruz. Ben yılın belli aylarında İsviçre’de kalıyorum. Çocuklarım ve torunlarım orada ancak Türkiye’ye gelmiyorlar. Bu işi çok zor buluyorlar” dedi.
Denli, dipçiklerin uzun yıllar özelliğini koruması için ızgaralarda 4 yıl kadar beklettiklerini, sonrasında istenilen nem oranını elde etmek için 25 gün fırında kurutma işlemine tabi tutuklarını ve temizleme işleminin ardından desenlerin ortaya çıkmasıyla ürünü kalitesine göre gruplandırdıklarını söyledi.
Ayrıca Denli, bazı önemli silah üreticilerinin müşterilerinin isteğine göre kendi dipçiklerini kullanarak özel tüfekler tasarladığını ve bunları 100-120 bin avroya kadar sattığını kaydetti.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.08.01 10:13:34
Son Düzenlenme Tarihi :





Antalya geceleri onlara emanet !

Son yıllarda daha sık karşılaştığımız bekçiler, bizim çocukluk yıllarımızda sokak sokak dolaşırlar, ellerindeki düdüklerini eğer 1 kez öttürürlerse evlerindeki vatandaşlara ‘Biz buradayız’ mesajını verirlerdi.

1 kez öttürülen bekçi düdüğünü duyan hırsızlık ya da bir başka suç işlemek için o anda sokakta bulunanlar, yakalanmamak adına bulunduğu yeri terk eder giderlerdi. 
Bugün  bekçiler ‘telsizleri’ ya da cep telefonlarını haberleşme aracı olarak kullanırken, bir zamanlar ‘düdükler’ bekçilerin haberleşme araçlarıydı. Ve öttürülen düdük belli çağrıları içerirlerdi.
Mesela birbirini izleyen iki düdük çağırma işaretiydi. İşiten bekçi hemen çağrılan yere giderdi.
Birbiri arkasına ve sürekli  bir şekilde  çalınan düdük sesi, imdat istendiğine işaretti. İşiten bekçi derhal yardıma koşarken, kesik ve kısa aralıklı üç düdük sesiyle karşılık vererek , “geliyorum, yetiştim’ derdi.
Özetle bekçilerin haberleşme araçları değişti ama vatandaşın huzuru ve güvenliği açısından katkıları ve önemleri hiç değişmedi.  
Geçmişte olduğu gibi bugün ve yarın, ‘Antalya geceleri onlara emanet’                 
                          * Ferudun ÖZGÜNSÜR

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2026.03.06 15:41:44
Son Düzenlenme Tarihi : 2026.03.06 15:44:22