Büyükşehir Belediyesi’nce Elmalı Belediyesi’ne bırakılan mezbahanın kim tarafından işletileceği merak ediliyor.
Sağlık ekibi güvenini yerine getirdi, bebeği depremde doğdu
Kozan ilçesinde 25 Temmuz’da yaşanan 5,5 ve 4,4 büyüklüğündeki depremler bölgede büyük panik ve korkuya neden oldu. Depremlerde ilçeye bağlı kırsal bazı mahallelerde evler ağır hasar aldı. Deprem anında ise Kozan Devlet Hastanesi ameliyathanesinde Kadın Doğum Uzmanı Hüseyin Kunter Tatar ve ekibi anne Hilal Yılancıoğlu’nu sakinleştirerek sağlıklı bir bebek dünyaya getirmesini sağladı. İlk depreme ameliyathanede yakalanan ve ikinci depremde ise ameliyat masasında olduğunu belirten anne Yılancıoğlu doktorunun ve hemşirelerin desteği ile bebeğini sağlıklı bir şekilde kavuştuğunu anlattı.
Olay günü yaşanan deprem paniği ve ameliyathaneye götürülen hastaların o anları güvenlik kamerasına yansıdı. Depremde kadın doğum servisinde bir hemşirenin de kucağındaki bebeği bir an olsun bırakmadığı anlar görüntülere yansıdı.
“Sağlık ekibi çok ilgilenince güvenim yerine geldi”
Sezaryen doğum için ameliyathaneye alınmasının ardından depremi yaşayan Hilal Yılancıoğlu sağlıkla depremde dünyaya getirdiği bebeği Alp Arslan’ın doğumunda yaşadıklarını İhlas Haber Ajansı muhabirine anlattı.
Depremde doktorunun kendini sakinleştirdiğini ve o an evdeki çocuğunu merak ettiğini belirten anne Hilal Yılancıoğlu, “27 yaşındayım, deprem anında doğuma girmiştim. Tam beni doğuma aldılar deprem oldu. Hocam, hemşireler, ne olduğunu anlamadık ama benimle çok güzel ilgilendiler, o güveni bana verdiler. Ne olduğunu hissedemedik. Karışık bir duyguydu. O an ameliyatı olmak zorundaydım, sağlık ekibi benimle çok iyi ilgilenince güvenim yerine geldi. Kızım evdeydi o aklıma geldi apartmanda olunca endişelendim korktuk ondan dolayı çok şükür bir şey olmadı. Doktor bey benimle konuştu, doğum yapmak istersen yapalım diye, o ara 2. deprem oldu, orasını tam hatırlamıyorum" dedi.
Doğum esnasında görevli olan herkesin kendisi ile çok ilgilendiğini ve sakinleştirmeye çalıştığına dikkat çeken Yılancıoğlu, "Hani derler ya önce can sonra canan diye, onlar öyle değildi. Kendi canlarını feda ettiler. Allah bir daha yaşatmasın. Sağlıkçılarımıza, güvenlikçilerimize teşekkür ederim çocuğun adını deprem mi koysam diye aklımıza geldi ama Alp Arslan koyduk” ifadelerini kullandı.
“Biz de korktuk ama işimizin başında olunca hasta önceliği ön plana geçiyor”
Kozan Devlet Hastanesi Kadın Doğum Uzmanı Hüseyin Kunter Tatar da deprem günü yaşadıklarını anlattı. Kadın Doğum Uzmanı olarak çeşitli hastanelerde görev aldığına dikkat çeken Tatar, "Şu an Kozan’da görev yapıyorum. Deprem bizim ülkemizin gerçeği. 25 Temmuz’da ameliyatlarımız vardı, hazırlandık sabah büyük bir deprem oldu. Hem hastalarımız hem biz korktuk. Ama biz yılmadık ameliyata devam ettik. Hastalarımıza sorduk güvenlerini alıp depremi dinlemeden ameliyatımıza devam ettik ve çocuklarını kucaklarına alarak mutlu oldular. Sabah olan deprem daha büyüktü tam o sırada ilk hastamızı alıyorduk, deprem olunca hastamızı o an dışarı aldık o sırada hastamızla konuştuk. Hastamız da doğum yapmak istediğini yeniledi ve biz sizin yanınızdayız siz istiyorsanız süreci tamamlayacağız. İlk hastamızı aldık, ameliyata başladık, o sırada 2. depreme yakalandık ama devam ederek çocuğu dünyaya getirdik. Sonra ikinci hastamızı alarak onunda doğumunu yaptırdık. Depremden her insan gibi biz de korktuk ama işimizin başında olunca hasta önceliği ön plana geçiyor. Hastalarımız da çok korkmadı ekibimizden ve bizlerden aldığı güvenle ameliyatı tamamladık” diye konuştu.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.08.05 09:55:53
Son Düzenlenme Tarihi :
Esen: Yalnız kalsam da izin vermeyeceğim
Konyaaltı Belediye Başkanı Semih Esen,ilçe nüfusunun kontrolsüz bir şekilde artmaması için her türlü önlemi alacaklarını belirterek, “Bu konuda sağduyulu kamuoyunun benim yanımda olmasını umuyorum. Ancak yalnızda kalsam da bunu geri adım atmayacağım” dedi.
Konyaaltı Belediyesi ile Jeofizik Mühendisleri Odası Antalya
Şubesi’nin ortaklaşa düzenlediği ‘Deprem Konferansı’nda konuşan Konyaaltı
Belediye Başkanı Semih Esen, önemli açıklamalarda bulundu. 1999’da Gölcük’te
meydana gelen depremden yeteri kadar ders alınmadığını ifade eden Esen, 6
Şubat’ta Kahramanmaraş’ta meydana gelen depremden sonra, 99 depreminde bazı
şeylerin eksik anlaşıldığını kaydetti. Görülmesi gereken bazı hayati eksiklerin
görülmediğini yaşanan deprem felaketinden sonra anlaşıldığını dile getiren
Başkan Esen, “Kahramanmaraş depremiyle zemin ve bina ilişkisi ne kadar önemli
olduğunu gördük. Bunu, belediye bünyesinde çalışan konunun uzmanları, meslek
odaları ve tüm kamuoyuyla konuşacağız ve tedbirlerimizi ona göre alacağız”
dedi.
KONYAALTI’NDA NÜFUS
ARTMAMALI
Yapılan son meclis ile zemin türüne göre Konyaaltı’nda inşa edilecek binalar için ‘fore kazık’ sistemi ile temel atılmasını mecburi kıldıklarını kaydeden Esen, bu adımınbiran önce atılması gerektiğini vurguladı. Kentlerin hızlı büyüdüğünü belirten Esen, Çukurova, Ankara ve İstanbul örneklerini vererek şöyle konuştu; “Kentler hızla büyüyorlar. Bunun çeşitli nedenleri var. Çukurova büyüdü. Urfa’dan Batman’dan, Diyarbakır’dan, Elâzığ’dan, Erzincan’dan göç aldı. Çünkü verimliydi, tarım vardı ve işçi lazımdı. Ankara büyüdü, çünkü başkent olmuştu. Şimdi Antalya büyüyor. Kontrolsüz bir şekilde büyüyor. Belediye başkanı olarak söylemek istiyorum; bir şehir ve bir ilçe tüm göç taleplerini karşılamak zorunda değildir. Konyaaltı’nın nüfusunun kontrolsüz bir şekilde artmaması lazım. Buraya gelecek olan göç taleplerini karşılamak mecburiyetinde değil. Koşulları uygun değil. Bu birçok il ve ilçe için de geçerli. İstanbul her türlü göç talebini karşılamaya müsait değilmiş demek ki.”
YALNIZDA KALSAM DA
YAPMAYACAĞIM
Konyaaltı nüfusunun kontrolsüz bir şekilde artmaması gerektiğini söyleyen Başkan Esen, bunun önüne geçmek için görevde olduğu süre boyunca yeni imar alanlarına izin vermeyeceklerinin altını çizdi. Bu konuda tek başına kalsa bile geri adım atmayacağını vurgulayan Esen, şöyle konuştu; “Batı Çevre Yolu’nun batısından başlayarak Karatepe, Kır Mahallesi ve yukarıda Doyran’a kadar olan bölge. Toplamı hemen hemen 2 bin hektar eden bir bölgenin kentsel genişleme olarak plandan değiştirilmesini ve buralara 0.80 emsalli bir yerleşim alanı oluşturulması isteniyor. Biz burada görevde olduğumuz sürece bunu yapmayacağız. Açıkça söylüyorum. Buranın kentsel genişleme olarak planlanmasını üzerlerine 0.80 emsalle daireler inşa etmelerini kabul etmeyeceğim. Açıkça söylüyorum, oraya imar açılmasına karşı duracağım. Benim görev yaptığım sürece oralar açılmayacak. Bu konuyla ilgili beni eleştirecek olanlar olacaktır. Bu konuda sağduyulu kamuoyunun benim yanımda olmasını umuyorum. Yalnızda kalsam da bunu yapmayacağım. Bunun her türlü insanların menfaati olduğunu inşallah acı bir şekilde yaşayarak görmeyiz. Acı bir şekilde yaşayarak görmediğimiz için herkes beni suçlayacak. Onu da göze alıyorum.”
Konferansta, Dr. Selda Altuncu Poyraz ile Doç. Dr. Osman Uyanık ise deprem-yer-yapı ilişkisini ve Akdeniz Bölgesini sismotektonik açıdan değerlendirdi.






