SON DAKİKA
header-ad

Milletvekili Kılıç, satılacak EXPO Alanı’nı Bakan Yumaklı’ya sordu

Antalya Milletvekili Şerafettin Kılıç, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’ya EXPO 2016 alanının parsellenip satılmasını sordu.
Bakan Yumak’ın cevaplandırması için yazılı bir soru önergesi veren Milletvekili Şerafettin Kılıç, soru önergesinde şunları söyledi : “Antalya'mızın Aksu ilçesinde 121 dekarlık arazide, 1 milyar 720 milyon liralık yatırımla hayata geçirilen ve resmi açılışı 23 Nisan 2016’da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından yapılan EXPO 2016 Antalya Ajansı ve organizasyonu uzun süre Bakanlığınızın yönetiminde kaldıktan sonra âtıl vaziyette bırakıldı. Sivil Toplum Kuruluşlarının alanın aktif kullanılması yönündeki çabalarına rağmen alan parsellere ayrılıp Özelleştirme İdaresi tarafından satışa çıkarıldı.
Bu bağlamda; 
- Bakanlığınızın yönetiminde olan EXPO 2016 Antalya neden âtıl vaziyette bırakıldı?
- EXPO 2016 Antalya’nın atıl bırakıldığı süre boyunca kamuoyuna zararı toplamda ne kadar olmuştur?
- Sivil Toplum Kuruluşlarının alanın aktif kullanılması yönündeki çaba ve çağrıları neden karşılıksız bırakılmıştır?
- Alanın parsellenerek Özelleştirme İdaresi tarafından satışa çıkarılmasında Bakanlığınızın dahli var mıdır?
- Şayet alanın satılması hususunda Bakanlığınızın dahli yoksa bu satışı engellemek için herhangi bir girişiminiz olmuş mudur?
- Satışı yapılmış parsel var mıdır? Şayet satış gerçekleşmişse bu parseller kimlere satılmıştır?” dedi.
* HABER MERKEZİ

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.08.11 10:12:20
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Daha anne karnındayken Antalya'da satıldı...

(İHA) - Bursa'da rahvan at yarıştıran bir kişi "Uludağ" isimli taya sahip olabilmek için hamile annesini satın alıp 11 ay doğum yapmasını bekledi.   
  Bursa'nın Orhaneli ilçesinde 35 yıldır hobi olarak rahvan atçılıkla uğraşan Mete Ergin, "Uludağ" ismini verdiği ata sahip olmak için Antalya’dan atın annesini satın aldı. 11 ay anne karnında Uludağ’ın doğmasını bekleyen Ergin, Uludağ’a gözü gibi bakıyor. 
  Atları çok sevdiğini belirten 48 yaşındaki Mete Ergin, atlarla yatıp kalktığını dile getirdi. 11 yaşında köyden bir amcanın atına binerek en büyük tutkusu ile tanıştığını anlatan Ergin, “O zaman ekonomik durumumuz yerindeydi. Okula gitmek istemediğimi söyleyerek babama bir tay aldırdım. O taya binilmiyordu ama bu serüven böyle başladı” diye konuştu. 
  13 yaşından beri de rahvan at yarışlarına katıldığını vurgulayan Ergin, “Ben bu Uludağ’ın annesini 2011 yılında Antalya’dan Mustafa Kara’dan almıştım. Türkiye şampiyonu bir kısraktı. Sonra kendi atıma çektim ve bu atın doğmasını 11 ay anne karnında bekledim. Şu an 6 yaşında ve 6 yıldır aşkla bu atımı seviyorum” dedi. 
  Atlarla arasındaki bağın çok güçlü olduğunu ve bazen yemek yemeyi bile unuttuğunu söyleyen Ergin, “Atların yanındayken eve gitmeyi bile unutuyorum. Üzerine bindiğim zaman bir bütün oluruz. Ata binmek bir arabaya binmek gibi değildir. Ruhen atla anlaşabiliyorsanız, istediğiniz gibi onu yönlendirebilirsiniz. Ben atları Allah’ın dilsiz kulları olarak nitelendiriyorum. Bunun annesinden iki tane kısrak aldım. Uludağ’ın bir kız kardeşi ve bir ablası var. Kuzenleri de oldu. Uludağ’ı bırakıp onların yanına gidiyorum, onları izlemekten haz alıyorum” ifadelerini kullandı. 
  Rahvan atları sanat sergileyen atlar olarak tarif eden Mete Ergin, “Her at dört nala koşabilir ama her at rahvan koşamaz. Bu ırktan gelen bir durumdur. Dört nala koşan ata binip kilometrelerce gidersiniz ama yorulursunuz, sizi sallar. Bir eski model bir araba ile dünya turuna çıkmak var, bir de lüks bir araçla fark aynı böyledir. Atların lüks otomobili rahvanlardır” şeklinde konuştu. 
  Ergin, Türk dünyasında kullanılan atların rahvan atları olduğunu da sözlerine ekledi. 

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.06.13 12:39:27
Son Düzenlenme Tarihi :






Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2019.03.27 07:37:13
Son Düzenlenme Tarihi :