SON DAKİKA
header-ad

MİLLİ TAKIM TEKLİFİNİ REDDETTİ! KARARININ NEDENİNİ AÇIKLADI

A Milli Futbol Takımı'nda Vincenzo Montella ile yolların ayrılmasının ardından teknik direktörlük için ilk sırada yer alan Arda Turan, Türkiye Futbol Federasyonu'nun teklifine olumsuz yanıt verdi. Shakhtar Donetsk'in başındaki genç teknik adam, milli takımın kendisi için büyük bir onur olduğunu vurgularken mevcut kulübüne verdiği sözlere dikkat çekti.

TFF'nin ilk tercihi Arda Turan oldu

Türkiye Futbol Federasyonu'nun, Vincenzo Montella ile yolların ayrılmasının ardından başlattığı teknik direktör arayışında Arda Turan ismi ön plana çıktı.

Federasyon Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu'na yeni teknik direktörün belirlenmesi konusunda yetki verilmesinin ardından, yerli teknik adam adayları arasında Arda Turan'ın isminin öne çıktığı bildirildi.

Shakhtar Donetsk'i çalıştıran Turan ile temas kuran TFF yönetiminin, genç teknik adamı A Milli Takım'ın başına getirmek istediği belirtildi.

Hem kulüp hem milli takım formülü gündeme geldi

Arda Turan'ın Shakhtar Donetsk'ten ayrılmaya sıcak bakmadığının öğrenilmesi üzerine Türkiye Futbol Federasyonu'nun farklı bir formül önerdiği aktarıldı.

Basına yansıyan haberlere göre federasyon, Turan'ın hem Shakhtar Donetsk'i hem de A Milli Takım'ı aynı anda çalıştırabileceği seçeneği gündeme getirdi. Ancak genç teknik adam, yaptığı açıklamayla önceliğinin mevcut görevine devam etmek olduğunu ortaya koydu.

"İnsanın hayal edebileceği teklifler"

13 Ekim'de konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Arda Turan, milli takımın başına geçme ihtimalinin kendisi için taşıdığı anlamı açık sözlerle ifade etti.

Milli takımda futbolcu olarak görev yapmış bir isim olduğunu hatırlatan Turan, bu görevin kendisi için büyük bir onur olduğunu belirtti. İsminin milli takım konusunda kamuoyunda karşılık bulmasından duyduğu memnuniyeti de dile getirdi.

Genç teknik adam, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

"Bunlar insanın hayal edebileceği, duyabileceği tekliflerdir ama bazen hayaller insanın kendisinden daha iyi bilir zamanlamayı."

Turan, ülkesini temsil etmenin yalnızca milli takım teknik direktörlüğüyle sınırlı olmadığını, farklı ülkelerde görev yaparak da Türkiye'yi temsil edebileceğini söyledi.

Kararının arkasındaki neden: Shakhtar'a verdiği söz

Arda Turan'ın açıklamasında öne çıkan en önemli başlıklardan biri, Shakhtar Donetsk yönetimine ve futbolcularına verdiği sözler oldu.

Ukrayna ekibindeki görevine bağlılığını vurgulayan Turan, kulüp başkanına, yönetime ve birlikte çalıştığı oyunculara karşı sorumluluk taşıdığını belirtti.

Genç teknik adam, açıklamasında şu sözlere yer verdi:

"Buradaki insanlara olan kontratım boyunca verdiğim bir söz var, hayallerini paylaştığım çocuklar var, her şeyini veren kulüp başkanımız, CEO'su ve yönetimimiz var."

Turan, özellikle oyuncularına verdiği sözlere sadakatle bağlı olduğunu belirterek mevcut görevinden ayrılmak istemediğini netleştirdi.

"Ülkenize yardım etmenin farklı yolları da olabilir"

Milli takım teknik direktörlüğü teklifinin kendisi için bir ikna meselesi olarak değerlendirilmesinden rahatsızlık duyduğunu da ifade eden Arda Turan, Türkiye'ye ve Türk bayrağına duyduğu bağlılığın sorgulanamayacağını vurguladı.

Genç çalıştırıcı, ülkesine hizmet etmenin farklı yolları bulunduğunu belirterek kariyerine yurt dışında devam etmesinin de Türkiye'yi temsil etme anlamı taşıdığını dile getirdi.

Turan'ın açıklamaları, kararının milli takıma duyduğu ilgisizlikten değil, kariyerinin mevcut aşamasında Shakhtar Donetsk ile sürdürdüğü projeye öncelik vermesinden kaynaklandığı şeklinde yorumlandı.

A Milli Takım'da yeni aday kim olacak?

Arda Turan'ın olumsuz yanıtının ardından gözler Türkiye Futbol Federasyonu'nun yeni teknik direktör tercihine çevrildi.

Basına yansıyan haberlerde Abdullah Avcı'nın yanı sıra farklı yerli ve yabancı teknik adamların da gündeme gelebileceği belirtildi. Ancak federasyonun yeni teknik direktör konusunda vereceği karar merakla bekleniyor.


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2026.10.13 19:11:44
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






ÜRETİCİNİN, TÜCCARIN KURBAN KAYGISI

Antalya Ticaret Borsası (ATB), Kurban Bayramı öncesinde hayvancılık ve et ticaretinde yaşanan sorunlar, çözüm önerilerini belirlemek amacıyla Sektörel Analiz Toplantısı düzenledi. Antalya Ticaret Borsası Başkan Vekili Halil Bülbül moderatörlüğünde yapılan toplantıya, ATB Yönetim Kurulu Üyesi Cüneyt Doğan, ATSO, Tarım ve Orman İl Müdürlüğü, Antalya Hayvancılık A.Ş., Akdeniz Üniversitesi, ANET, Antalya Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği, Antalya Kasaplar Odası, Veteriner Hekimler Odası, Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Birliği, KUTSO, MATSO, ALTSO, Ziraat Mühendisleri Odası’ndan temsilciler ile ATB 5. Meslek Komitesi üyeleri katıldı. ATB Başkan Vekili Halil Bülbül, Antalya’daki hayvan varlığı, et üretimi ve ticareti, koronavirüsün Antalya hayvansal üretim ve toptan, perakende ticaretine etkileri, kurbanlık fiyatları ve kesim fiyatları, hayvan pazarları ve et kesim noktalarını konuşmak üzere toplantı düzenlediklerini belirtirken, sektörün sorunları, beklenti ve çözüm önerilerini ilgili kurum ve kuruluşlara ileteceklerini söyledi.

    ATB 5. Meslek Komitesi Üyesi Ata Sönmez, pandemi döneminde kırmızı ette perakende satışlarda artış olsa da satışların yüzde 60-70’ini oluşturan toptan ticaretin durması nedeniyle kırmızı et ticaretinin bu dönemden olumsuz etkilendiğini söyledi. Sönmez, “Bu dönem turizm olmayınca toptan satışta ciddi sıkıntı var. Fiyatlarda da düşme var. Fiyatların düşmesi besici için büyük sıkıntı. Üretici para kazanmazsa besicilikten çekilir, bir daha da dönmez” diye konuştu. Kurban Bayramı’nın da pandemi nedeniyle iyi geçmeyeceğini düşündüğünü söyleyen Sönmez, hem sosyal mesafe kuralı nedeniyle hem de risk nedeniyle kesim yerlerine gitmek yerine insanların bağışa yönelebileceğini kaydetti. Sönmez, kurbanlık fiyatlarının düştüğünü de bildirdi.
SÜPERMARKETTE KURBAN SATILMASIN
    Kasaplar Odası Başkanı Osman Yardımcı, üretici olmazsa kasabın olmayacağını söylerken, kazanamayan üreticinin üretimden çekilebileceği uyarısında bulundu. Yardımcı, küçük aile iletmelerinin desteklenmesi ve sayısının artırılması gerektiğini kaydetti. Süpermarketlerde satılan kurbanlıklara tepki gösteren Yardımcı, binlerce hayvanın aynı anda nasıl kesildiğini sordu. Yardımcı, “Devlet bunu incelesin. Gününde kesilmeyen et kurban değildir. Namazdan önce kesilen kurban, kurban olmaz, adak olur. Süpermarketlerde kurban satılmasın” diye konuştu. Yardımcı, küçükbaş fiyatının 30 TL, dananın 28 TL olduğunu bildirirken, küçükbaş kesim fiyatının parçalama ve pay hariç 180 TL, büyükbaşın 600 TL olduğunu söyledi.
DİYANET’E ÇAĞRI
    Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Birliği Başkanı Zeliha Öztürk, Antalya’da 198 bin civarında kesime hazır küçükbaş kurbanlık bulunduğunu bildirirken, “İhtiyacı karşılayacak hayvan sayısına sahibiz” dedi. Antalya’da pazar yerlerinin henüz belli olmadığına dikkat çeken Öztürk, “Birliğimize üye 150 yetiştiricimiz kurbanlıklarını satışa sunmaktalar. Ama bu yıl hayvan pazarlarına ilişkin açıklamasında geç kalınması bizi kaygılandırıyor. Pandemi sürecinde bu kadar yetiştiriciyi merkeze getirecek miyiz, eleme yapılacak mı, nasıl konuşlandıracağız henüz belli değil. Ürünlerini tüketiciye ulaştırabilecekler mi bunun kaygısını yaşıyoruz” diye konuştu. Süpermarketlerin kurban satışlarını da eleştiren Öztürk, “Yapılan ibadete halel getirilmemeli. 12 kg olan kuzu kurbanlık vasfı taşımaz. Bu bir kandırmacadır, kurbanda et pazarlamanın yoludur. Vatandaşın İslami anlamda ibadetine helal getirilmemelidir, kandırmacanın önüne geçilmelidir. Diyanet İşleri Başkanlığımız bu konuda harekete geçmelidir” diye konuştu.
KURBANI BESLEMENİN MALİYETİ ARTTI
    Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Müdürü Musa Toros, kurban bayramı döneminin ülkemiz için en büyük ekonomik hareketlerden biri olduğunu belirtirken, bu dönemin sıkıntılı geçeceğine işaret etti. Arpa ve buğdayın hasat zamanında, dövizin gerilediği dönemde yeme zam yapıldığına dikkat çeken Toros, “Kurbanları beslemek üretici için büyük sıkıntı” dedi.
    Ziraat Odası Başkanı Nazif Alp, FAO’nun da aile işletmeciliğinin desteklenmesini istediğine işaret ederken, besicilerin mutlaka aile işletmeciliğine yönlendirilmesi ve desteklenmesi gerektiğini vurguladı. Alp, “Tarım desteklenmediği zaman ithalata mecbur kalıyorsunuz. Pandemi döneminde bütün ülkeler kabuğuna çekildi. Hayvanımızı, sebzemizi yetiştirmek zorundayız, yoksa 83 milyonu nasıl besleyeceğiz” dedi.
ANTALYA’NIN HAYVAN VARLIĞI
    Tarım ve Orman İl Müdürlüğü Hayvan Sağlığı ve Yetiştiriciliği Şube Müdürü Özlem Çağırıcı Armut, Antalya’da 192 bin 234 büyükbaş hayvan, 520 bin 826 koyun, 752 bin de keçi bulunduğunu bildirirken, “Küçük hayvan varlığı açısından Türkiye genelinde 9-10. sıradayız. Büyükbaşta ise 32. sıradayız. Geçen yıl 11 bin 650 ton et ürettik. Adaklık ve kurban miktarı bu rakama dahil değil. Antalya, küçükbaşta ise geleneksel hayvancılığın yapıldığı yer. Müdürlük olarak geleneksel hayvancılığın yapılmasından yanayız. Çünkü mera yapımız buna çok uygun” diye konuştu.
    ATSO Komite Üyesi Hasan Taş, pandemi döneminde kırmızı et tüketimini değerlendirirken AVM’lerden uzak duran halkın yeniden yerel esnafı hatırladığını söyledi. Antalya Hayvancılık A.Ş. adına toplantıya katılan Ozan Ünal, Kömürcüler’deki hayvan pazarında kesim alanı bulunduğunu kurbanlıkların burada hijyenik ortamda kesilebileceğini kaydetti.


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2020.07.15 08:54:29
Son Düzenlenme Tarihi :





Kepez Meclisi, Azerbaycan için tek yürek oldu

Kepez Belediyesi Ekim Ayı Olağan Meclis Toplantısı’nda Ermenistan’ın Azerbaycan’a yönelik saldırısı ortak bildiri ile kınandı. Başkan Hakan Tütüncü ve meclis üyeleri ortak bildiriyle kardeş Azerbaycan’ın yanındayız mesajı verirken, belediye hizmet binası ve meclis salonu, Türk ve Azerbaycan bayraklarıyla donatıldı.

Ermenistan’ın Azerbaycan’a yönelik saldırısı tüm Türkiye’de olduğu gibi Kepez Belediyesi meclisinde de tepkiyle karşılandı. Kepez Belediye Başkanı Hakan Tütüncü başkanlığında gerçekleştirilen Ekim Ayı Olağan Meclis Toplantısı’nın açılışında, saldırıya karşı ortak tavır sergilendi. Kepez Belediyesi Meclisi’nde grubu bulunan AK Parti, MHP, CHP ve İYİ Parti’nin imzaladığı bildiriyle, Ermenistan’ın Azerbaycan’a saldırısı ortak bildiri metni ile kınandı. Ermenistan’ın Azerbaycan’a yönelik saldırısına tepki göstermek için hazırlanan ortak metni AK Parti Grup Sözcüsü Serhan Demir okudu.

Aziz Milletimiz’e

Meclis üyelerinin ortak imzası ile okunan ve “Aziz Milletimiz’e” diyerek başlayan ortak bildiri de; “Kepez Belediye Meclisi’nde grubu bulunan siyasi partiler olarak, Ermenistan silahlı kuvvetlerinin 28 Eylül 2020 tarihinde Yukarı Karabağ’da ateşkesi ve uluslararası hukuku ihlal ederek ağır silahlarla Azerbaycan sivil yerleşim yerlerini ve askerlerini hedef alan saldırılarını en güçlü şekilde kınıyoruz. Bu son saldırı yakın zamanda Tovruz’da gerçekleştirdiği saldırılardan sonra, Ermenistan’ın bölgede kalıcı barışın ve istikrarın tesisi önündeki en büyük engel olduğunu bir kez daha göstermiştir. Sovyetler Birliği’nin dağılması ile birlikte Azerbaycan topraklarını 30 yıla yakın süredir işgali altında tutan Ermenistan’ın Azeri kardeşlerimize yaptığı soykırım ve işkence halen hafızalarımızdadır. Azerbaycan topraklarına yaptığı yeni saldırı ile başka amaç ve hedefler peşinde olduğu açıkça anlaşılan Ermenistan’ın bu saldırısı asla kabul edilemez. Bizler, uluslararası hukuktan kaynaklanan meşru müdafaa hakkı çerçevesinde halkını korumak ve toprak bütünlüğünü tesis etmek amacıyla Azerbaycan’ın gerçekleştirdiği savunmayı destekliyoruz. Saldırıda şehit olan kardeşlerimize Allah’tan rahmet, yaralı kardeşlerimize ise acil şifalar diliyoruz” denildi.

Türkiye Dünya'da güçlü bir ülke

“Terörle mücadelesinde, Kıbrıs sorununda, Ege meselesinde, Doğu Akdeniz’de haklılığını ve kararlılığını bekası ve çıkarları kapsamında hep birlikte tüm dünyaya gösteren Türkiye, Güney Kafkasya meselesinde de kararlılığını ortaya koymaktan hiçbir zaman çekinmeyecektir.” ifadesinin yer aldığı bildiride; “Bölgesinde ve dünyada güçlü bir lider ülke olan Türkiye, gerek ülkemizin milli çıkarlarına gerekse Azerbaycan halkına yönelik hiçbir oyuna müsaade etmeyecektir. Bölgede barışın tekrar tesisi için Ermenistan’ın işgal ettiği Azerbaycan topraklarını derhal terk etmesi ve Ermenistan’ı şımartan ve kullanan güçlerin de bu ülkeyi destekler yöndeki tavırlarına da ivedilikle son vermesi gerektiğine inanıyoruz.  Karabağ meselesinde bugüne kadar sessiz kalan ve 30 yıldır Azerbaycan’ı oyalayan uluslararası aktörleri de Ermenistan’ın işgal ettiği Azerbaycan topraklarından çekilmesi ve bölgede barışın tesis edilmesi için çaba göstermeye davet ediyoruz. Türkiye ve Azerbaycan arasındaki kardeşlik hukuku, ortak tarihi geçmiş ve kader birlikteliğimiz nedeniyle bizlerin de hiçbir zaman yapılanlara kayıtsız kalamayacağımızı, her türlü şartlarda kardeş ülke Azerbaycan’ın yanında olmaya devam edeceğimizi Kepez Belediye Meclisi olarak kamuoyu ile saygıyla paylaşıyoruz.” denildi.

Antalya ve Azerbaycan kardeşliği

 Okunan ortak bildirinin ardından söz alan Kepez Belediye Başkanı Hakan Tütüncü, Antalya’nın Azerbaycan ile ortak bir ilişkisinin olduğunu hatırlattı. Tütüncü; “1918 yılında görev yapan Nuri Paşa komutasındaki Kafkas İslam Ordusu Bakü’ye ulaşıyor. Bakü’de Ermeni mezalimini sonlandırma konusunda da çok büyük bir görev yapıyor. O ordunun içerisinde şehadet mertebesine ulaşan 10 Antalyalı hemşehrimiz var. Onların hepsinin isimleri de belli. Biz 2 yıl evvel, Türk Ocağı ile birlikte bir program çerçevesinde bununla ilgili bir anıt ve bir cadde yaptık. DokumaPark'ın içerisindeki o anıta 10 Antalyalı hemşehrimizin ismini yazdık. Devlet Hastanesi’nin hemen doğusunda bulunan o caddenin üzerine de onların isimlerini tekrar yazmak suretiyle Antalya  ile Azerbaycan arasındaki kardeşliğin yüzyıl evveliyata dayanan hukukun altı koyu kalemlerle çizilmiş olduk. Cumhuriyetin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, “Azerbaycan’ın tasası tasamız, sevinci sevincimizdir “ sözleri çok manidardır. Azerbaycan Milli Lideri Haydar Aliyev’in;  “Biz bir millet, iki devletiz” ifadeleri de bu anlamda üzerinde durulması gereken en önemli hususlardan bir tanesidir. Nazım Hikmet'ten, Mehmet Emin Resulzade’ye, Ahmet Cevat’a kadar gönül dünyamızı sesleriyle, sözleriyle renklendiren bütün büyüklerimiz aslında derin ilişkilerimizin, derin kardeşlik bağımızın ne kadar önemli ve ne kadar derin olduğunu göstermişlerdir.” dedi.

Türkiye Cumhuriyeti’nin duruşu belli

Dağlık Karabağ konusunda da Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin duruşunun belli olduğunu vurgulayan Başkan Tütüncü, “Nasıl ki; 1989’da bağımsızlığını ilan eden Azerbaycan'a dönemin başbakanının ve cumhurbaşkanının, devlet yetkililerinin katkıları destekleri olmuşsa, ve o günden itibaren o destek de bir milli politikaya  dönüşmüşse, devletimiz bu milli politikanın peşinden giderek, Dağlık Karabağ meselesinde yaşanan hususlarda Azerbaycanlı kardeşlerimizin yanında olduğunu her haliyle, her şekliyle, gerek sözle, gerek davranışlarıyla ortaya koymuşlardır. Belediye meclisimizin bu duyarlılığı bu metni kaleme alması, bu metni de kamuoyu ile paylaşması bugünkü toplantımız açısından önemlidir. “ diye konuştu.

 Başkan Tütüncü’nün konuşmasının ardından Ekim Ayı Olağan Meclis Toplantısı’nda gündem maddelerinin görüşülmesine geçildi.


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2020.10.02 15:34:00
Son Düzenlenme Tarihi :