SON DAKİKA
header-ad

Moto-Kuryeler sorunlarını anlattı

Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Yönetim Kurulu Başkanı Davut Çetin, Akdeniz Motosikletli Kuryeler Federasyonu Başkanı Nihat Özdemir ve heyetini ağırladı. Moto-kuryelerin yaşadığı sıkıntıları, sorunlarını ve çözüm önerilerini dinleyen Başkan Davut Çetin, sektörün sıkıntılarının giderilmesi için her türlü desteğe ve işbirliğine hazır olduklarını ifade etti. Başkan Davut Çetin’e sektöre olan ilgisinden dolayı teşekkür eden Özdemir ve heyeti, işbirliği çalışmaları için her zaman hazır olduklarını iletti.

ATSO Moto-kuryeler ile sektör temsilcilerini buluşturacak

Antalya’da moto-kurye olarak çalışacak eleman bulunmamasından dolayı özellikle yeme içme sektöründen büyük bir talep aldıklarını ifade eden Başkan Davut Çetin, “Sektör temsilcileri son zamanlarda özellikle moto-kurye ve teslimat personellerini bulma konusunda büyük bir arayış içerisindeler. Bu konuda ilerleyen günlerde hem sizin federasyonunuzu hem de sektör temsilcilerini bir araya getirerek ortak bir çalışma yapabiliriz. Böylelikle sektörün sizden, sizin de sektör temsilcileriniz karşılıklı olarak görüşülerek bir sonuç alınacaktır” ifadelerini kullandı.

İş dünyası meslek lisesi mezunlarına ayrıcalık tanımaya hazır

Şu anda iş dünyasının en büyük problemlerinden birinin kalifiye eleman olduğunu ifade eden Başkan Davut Çetin, “Ülkemizde üniversite mezunu işsizlik çok üst seviyelerde. Ancak diğer tarafta neredeyse her sektörde kalifiye meslek lisesi mezunu personel arayışı var. İş dünyası olarak meslek lisesi mezunlarının mezun oldukları sektörlerde çalışmaları durumunda başlangıçta asgari ücretin yüzde 20 fazlasını vermeye hazır olduğumuzu uzun yıllardır dile getiriyorum. Meslek lisesinden mezun olan gençlerimizin sektörlerinde çalışmaya teşvik olması için iş dünyası üzerimize düşeni yapmaya hazırız” ifadelerini kullandı.

Pandemi ile kuryelerin önemi anlaşıldı

Pandemi ile birlikte alışveriş alışkanlıklarının değişik gösterdiğini ve dijital ekonominin çok farklı bir noktaya geldiğini ifade eden Başkan Davut Çetin, “Bugün artık kurye ve teslimat görevlilerinin ne kadar aranılan bir eleman olduğu anlaşıldı. Pandemi döneminde bir anda artan paket servis hizmetleri artık insanların ilk tercihine dönüşmüş durumda. Küçük esnaf daha önce büyük zincir marketleri şikayet ediyordu. Bugünde büyük marketler e-ticaret siteleri üzerinden paket ile yollayan firmaları şikayet etmeye başladı. Büyük zincirler de bu dönemde çok hızlı evirilerek paket servisi hizmeti vermeye başladı. Her sektör artık kurye ve teslimat görevlisi ile anlaşma yapıyor. Pandemi kuryelerin değerini göz önüne çıkardı” şeklinde konuştu.

Moto-kuryelik tehlikeli meslek grubuna alınmalı

Moto-kuryelik mesleğinin tehlikeli meslekler grubuna alınması gerektiğini de ifade eden Başkan Davut Çetin, “Kuryeler ayrı bir plaka ile işlerini yapmalı. Mesleki Yeterlilik Belgesi alması mecbur tutulmalıdır. Çok fazla kayıtdışı çalışan kurye bulunuyor. İlk olarak bu belgelerin zorunlu kılınması ve farklı bir plaka uygulamasıyla bu sorunun önüne geçilebilir. Ayrıca sektörde çalışan personellere iletişim ve diksiyon gibi eğitimler verilerek bu konuda gelişimleri sağlanmalı” dedi.

Sistem bizi kural ihlaline zorluyor

Moto-kuryeliğin vasıfsız herkesin yapabileceği gibi bir iş olarak görünmesinden şikayetçi olduklarını ifade eden Akdeniz Motosikletli Kuryeler Federasyonu Başkanı Nihat Özdemir, sektörde çalışanların çok büyük zorluklar ile mücadele ettiklerini ifade etti. Özellikle yüksek mesai saatlerinden şikayet eden Özdemir, “Çalışma saatleri 12 ile 14 saat arasında oluyor. Çalıştığımız süre boyunca sürekli motor üzerinde ve trafikte zamanla yarışıyoruz. Siparişin hızlı teslim edilmesi ve şikayet almamak için çalıştığımız sistem bizi kural ihlaline zorluyor. Bir sipariş 25 dakikada hazırlanıyor. 10 kilometre mesafeye 5 dakikada teslim edilsin isteniyor. Bunun gibi daha pek çok örnek var” ifadelerini kullandı.

Puanlama ve yorum teslimatçıyı sıkıntıya sokuyor

Kendilerini kural ihlaline iten en büyük problemlerden birinin de bir sipariş uygulamasındaki yorum kısmı olduğunu söyleyen Özdemir, “Sipariş hazırlanıp yola çıkıyor. Teslimat geç kaldı diye şikayet kuryeye yazılıyor. Bu yorumdan sonra parça başına çalışan arkadaşlar ücretlerinde kesinti yaşıyor. Diğer arkadaşlar da işlerinden olmaya kadar gidiyor. Kuryeler olarak bu firmadan yorumların ve teslimat puanının kaldırılmasını rica ediyoruz. Problem yaşayan biri olursa bunu müşteri hizmetleriyle çözsün. Canı sıkkın bir müşterinin paket servisini yapan kişiden hiçbir şey olmadan bile şikayetçi olabiliyor. Sistem buna izin vermemeli” diye konuştu.

Antalya’da 20 binin üzerinde kurye var

Antalya’da şu an kayıtlı olan 2 binin üzerinde kurye olduğunu ifade eden Nihat Özdemir, kayıtsız çalışanların 20 binin üzerinde olduğunu ifade etti. Kayıtsız çalışanların sektörde kayıtlı çalışan insanların hakkını gasp ettiğini söyleyen Özdemir, “Pandemiden sonrasında artan sayı ile çok ciddi kayıt dışılık oluştu. İşinden artan zamanında paket servis teslim eden insanlar var. Bu insanların hiçbir kaydı yok. Sigortası yok. Bunların önüne geçmek için Mesleki Yeterlilik Belgesi’nin zorunlu olması bizler için çok önemli bir şart” dedi.

Ekipmanlar canımızı tehlikeye sokuyor

Sektörün büyük sıkıntılarından birinin de ekipman problemi olduğunu söyleyen Özdemir, “Bizler motor üzerinde canlarımızı taşıyoruz. Ancak bazı firmalar bizlere verdikleri motorların bakımlarını yapmıyor. Kask vermiyor. Koruyucu vermiyor. Bu şartlar altında çalışırsan çalışırsın diyor. Bu işe ihtiyacı olan arkadaşlarımız da mecburen sesini çıkaramıyor. Bu konuda paket servisi yapan kurye arkadaşların motorlarının denetlemelerinin sık sık yapılması gerekiyor. Birçok kaza atlatan ya da hayatını kaybeden arkadaşlarımız oluyor. Artık bu şekilde sorunlar yaşamak istemiyoruz” şeklinde konuştu.

Çalışmadığımız gün para kazanamıyoruz

Birçok çalışanın günlük yevmiye ile çalıştığını söyleyen Özdemir, “İnanın izin günümüz olamıyor neredeyse. Çalışmadığımız gün para kazanamıyoruz. Bu yüzden arkadaşlarımız yerel firmalarla çalışmak yerine ulusal firmalarda bu işi yapmak istiyor. Ulusal firmalar size istirahat saatinizi veriyor. İzninizi veriyor. Çalışma saatlerini belli bir düzende tutuyor. Ancak yerel firmalar sizi paket olmadığı zaman bile başka bir iş için kullanmaya çalışıyor. Nasıl bir aşçıya paket teslim et diyemiyorsan bize de bu zamanlarda farklı işler verilmemeli” dedi.

Kendi meslek gruplarının içerisinde de hata yapan arkadaşları olduğunu ifade eden Özdemir, “Sizler ile her türlü eğitim ve işbirliğini yapmaya hazırız. Sürüş teknikleri eğitimi vererek arkadaşlarımızın daha az kaza yapmasını sağlamak isteriz. En yakın zamanda moto-kurye arayan sektörlerle de bir araya gelerek sizlerin öncülüğünde görüşlerimizi dile getirelim” diyerek sözlerini noktaladı.

 

3 Ek
 


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2021.09.21 07:43:03
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Esen: Mali disiplinden ödün vermiyoruz

Göreve geldiği günden bu yana mali disiplinden ödün vermediklerini belirten Konyaaltı Belediye Başkanı Semih Esen, “En kapsamlı projeden en küçük malzemeye kadar harcayacağımız her kuruşun hesabını yapıyoruz” dedi.

Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Dostlar Gurubu’nun konuğu olan Konyaaltı Belediye Başkanı Semih Esen, toplantıda önemli açıklamalarda bulundu. Belediye bütçesini ince eleyip sık dokuyarak harcadıklarını ifade eden Esen, harcadıkları her kuruşun mali hesabını yaptıklarını ifade etti. Gelir-gider dengesini sağlamanın en iyi yolunun mali disiplinden geçtiğini vurgulayan Başkan Esen, belediyedeki her kalemin, her giderin mali hesabını yaptıklarını ve konuyahakim olduğunu belirtti. Sabit gelirleri hesaplayarak ilerleyen yıllarda nasıl bir yol izleyeceklerini şimdiden belirlediklerini söyleyen Esen, “İller Bankası’ndan gelen paranın giderlerin hangi kalemini ne oranda kapatabileceğini biliyorum. Bunu bilmem gerekiyor. Eğer bunu bilmezsek uyuyamayız. Bunu bilmezsek plan, proje veya hizmet yapamayız. Hesabı yapılmayan bir projenin yapımına başlamamak lazım. Öncelikli dikkat ettiğimiz şey bu. Örneğin, bin öğrenciye, 500 lise hazırlık 500 de üniversite hazırlık öğrencisine bedava kurs verecek etüt merkezi ve hemen arkasında yeni bir kreş planımız var. Kendi arsamızda, kendi paramızla yapacağımız ve kira vermeyeceğimiz yerler olacak. Bunları yaptığımız zaman verdiğimiz kiranın büyük bir yük olmasından kurtulmuş olacağız. İşte mali disiplin böyle olur” şeklinde konuştu.

“TASARRUFA BÜYÜK ÖNEM VERİYORUZ”

Konyaaltı Belediyesi’nin tüm birimlerinde maksimum verim elde etmek için, attıkları her adımı önceden planladıklarını ifade eden Konyaaltı Belediye Başkanı Semih Esen, tasarruf politikasını temel anlayış haline getirdiklerini belirtti. Büyük küçük fark etmeksizin tüm çalışmalarında tasarrufu öne aldıklarını söyleyen Esen, HayatPark’ta yaptıkları tasarrufu örnek göstererek ihaleden son taşı koyana kadar büyük tasarruf sağladıklarını belirtti. Atık getirme kumbaralarından çöp konteynerlerine kadar tüm malzemeleri kendi atölyelerinde ürettiklerini ifade eden Esen, “Göreve geldiğim ilk zamanlarda, 2 bin tane çöp konteynerinin alınması gerektiği söylendi. Bunun için de ihaleye çıkılması gerektiği belirtildi. Almak yerine neden kendimiz üretmiyoruz, dedim. Kaynak, kesme, bükme vb. makineleri almamız lazım dendi. Alalım dedim ve bu makinaları aldık. İyi ki almışız, şimdi bunu almaya güç yetmez. Sadece çöp konteyneri değil atık getirme istasyonu ve bu alanda kullandığımız her malzemeyi kendimiz üretiyor ve çok büyük tasarruf sağlıyoruz” diye konuştu.

DÖNÜŞTÜRÜLEBİLİR ATIKLARDAN BÜYÜK GELİR

Dönüştürülebilir atıklar ile önemli bir gelir elde ettiklerini söyleyen Esen, tüm dönüştürülebilir atık alanlarından yılda 12 milyon lira kazandıklarını ifade etti. Popülist söylemler ile işlerinin olmadığını söyleyen Başkan Esen, “Mali disiplin yapalım derken bazı popülist yaklaşımlar vardır, ‘işe bisikletle gittim’ şeklinde. Biz bunu daha gerçek ve gerçekçi yaklaşımlar ile uyguluyoruz. Kız yurdu, etüt merkezi, yüzme havuzu, kapalı spor salonu ve kreş. Bunları yapmayı planlıyoruz ve çoğunun projelerinin hazırlıklarına başladık. Bunun yanında en önemli konulardan biri, belki bununla ilgili siz kent paydaşlarımızdan da destek isteyeceğiz, günde 2 bin tane üniversite öğrencisine, eğer yapabilirsek bedavaya, yapamasak da minimum ücretle öğle ve akşam yemekleri vereceğiz” dedi. Temel hizmetleri de aksatmadan sürdürdüklerini söyleyen Esen, her kış bozulan yayla ve kırsal bölgelerdeki yolları yenilemenin önüne geçmek için, suyun yolları bozduğu noktalara büzler yerleştirerek bu sorunun önüne geçtiklerini ifade etti. Halkın parasını, ince eleyip sık dokuyarak harcadıklarını kaydeden Esen, “Aksi takdirde burada bulunmamızın bir anlamı yok” dedi.

“HAK ETTİĞİMİZ HİBE DESTEĞİNİ ALAMIYORUZ”

Dönüştürülebilir atıkları şirketler üzerinden toplamak yerine kendileri topladıklarını ifade eden Başkan Esen, ilçenin belirli noktalarına ‘kendin getir’ kumbaraları koydurduklarını dile getirdi. Devletten, sıfır atık ile ilgili tüm şartları yerine getirmelerine rağmen siyasi nedenlerden dolayı hak ettikleri hibe desteğini alamadıklarını vurgulayan Esen, buna rağmen atık ve geri dönüşüm ile ilgili kendi imkanları ile hizmet verdiklerini söyledi. Esen, konu ile ilgili şu açıklamaları yaptı; “Her 10 bin nüfusa bir atık getirme istasyonu koyduk. Bu konuda devlet, ‘eğer sıfır atık ile ilgili bir hedef koyup çalışmalara başlarsan, bununla ilgili projelerini bana getir, sana ne lazım, saç kesme makinası mı lazım, toplama kamyonu mu lazım, ne lazımsa ben sana hibe vereceğim’ der. Siyasete girmeyelim diyoruz ama ister istemez girmek zorunda kalıyoruz. Bu alanda yaptığımız proje ve çalışmalar ortada olmasına rağmen henüz bir lira bile hibe kullanamadık. Diğer birçok belediyenin kullandığı hibelerin yüzde 1’ini bile kullanamadık. Daha dün yine bir projemiz ret edildi. Gerekçe de şu; “Siz zaten belli bir aşamaya gelmişsiniz, artık bundan sonra para lazım değil” dendi. Bu adaletli bir durum değil.”

“OKÇULUK TESİSİ YERİNE YURT YAPIN!”

Üniversite öğrencilerinin yemek ve barınma gibi ihtiyaçlarının görmezden gelinmesine büyük tepki gösteren Başkan Esen, amaca hizmet etmeyen projelerin hayata geçirilmesinin anlamı olmadığının altını çizdi. Antalya merkezinde yaklaşık 60 bin üniversite öğrencisinin olduğunu ve bu sayının ancak 10 binin yurtlarda kalabildiğini vurgulayan Esen, geriye kalan 50 bin öğrencinin nerelerde kaldığı hakkında kimsenin bir fikrinin olmadığını belirtti. Hal böyleyken Finike’ye okçuluk tesisi için neden milyonlarca liranın ayrıldığını soran Esen sözlerine şöyle devam etti; “Yurt alanını özel okul alanına çevirmenin anlamı yok. Buna karşı çıktım ve hala karşı çıkıyorum. 10 bin kapasiteli yurt hacmimiz varken 60 bin öğrencimiz oradayken ve 50 bininin nerede kaldığından fikrimiz bile yokken, üniversitenin arka kapısının orada yurt yapmak yerine Finike’ye okçuluk tesisi için 300 milyon ayırmanın anlamı yok. Kültür Mahallesi’nin o halini gördükçe hala içim yanıyor ve sızlıyor. Akşam oraya yanaşan o lüks arabaları gördükçe o arabalara binen zavallı çocukları gördükçe içim yanıyor. Gençlerin orada o sıkıntıyı yaşamalarına izin vermemeliyiz. Çocuklara ücretsiz yemek hizmetini devreye soktuğumuz zaman birçok şeyin önüne geçmiş olacağız. Sizlerden bir şey istemeyeceğiz. Diyeceğiz ki ‘bize para vermeyin’, salça, nohut, makarna, pirinç, kurbanda kestiğiniz eti verin bize. Biz onlarla o gençlere bedava yemek vereceğiz. 2 bin öğrencilik kapasitemiz olacak. Çevremize olan bitenden bihaber ve duyarsız kalamayız. O nedenle bu öğrenciler konusunda bence tüm Antalya’nın artık ayağa kalkması lazım. Çocuk ve genç istismarının, fakir istismarının zirve yaptığı bir yerdir Kültür Mahallesi. Birilerinin bunu duyması ve bu duruma engel olması lazım. Yarın bizim çocuğumuz da başka bir yerde aynı duruma düşebilir. Ben bu sorumluluğu içimde hissediyorum. Gençlerimizi orada yanlışa veya ileride pişman olacakları şeylere sürüklenmesinin önüne geçmeliyiz.Finike’de tesisi kuracağıma, iftar çadırı gibi çadır kuracağım. ‘Gelin çocuklar, burada yemek yiyin’ diyeceğim. Hep birlikte çocuklarımızı bu korkunç durumun içinden çıkarmalı ve korumalıyız. Hiçbir gencimizi orada yem etmememiz lazım. Bugünkü küçük şeyler için ileride pişman olacakları veya ruh sağlıklarını bozacak şeyler yapmalarının önüne geçmeliyiz. Çocuklarımızı tertemiz, kendi ayaklarının üzerinde durana kadar korumak bizim görevimiz. Bu durum için tek başına hiçbir belediye veya kurumu değil hepimiz kendimizi eleştirmeliyiz. Her belediye veya kurum kendi bölgesinde yemek vb. yardımları yaparsa bu durum ile başa çıkabiliriz. Yoksa bu tek başına üstesinden gelinecek bir 
Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2022.08.16 12:45:12
Son Düzenlenme Tarihi :





Kemer’de örnek taksi ve toplu taşıma sürücülerine plaket ile hediye verildi

Antalya’nın Kemer ilçesinde ticari taksi ve toplu taşıma sürücülerine, yolculara ve trafikteki diğer sürücülere karşı örnek davranışlarından dolayı örnek sürücü plaketi ve hediyeler verildi.
Kemer Kaymakamlığı bünyesinde; Antalya İl Jandarma Komutanlığı, Trafik Şube Müdürlüğü, İlçe Jandarma Ko..

Antalya’nın Kemer ilçesinde ticari taksi ve toplu taşıma sürücülerine, yolculara ve trafikteki diğer sürücülere karşı örnek davranışlarından dolayı örnek sürücü plaketi ve hediyeler verildi.
Kemer Kaymakamlığı bünyesinde; Antalya İl Jandarma Komutanlığı, Trafik Şube Müdürlüğü, İlçe Jandarma Komutanlığı, İlçe Emniyet Müdürlüğü, Şoförler Odası Başkanlığı, Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliğinin katılımlarıyla etkinlik düzenlendi. Etkinlikte, ilçede faaliyet gösteren ticari taksi ve toplu taşıma aracı kullanan sürücülere, yolculara ve trafikteki diğer sürücülere karşı örnek davranışlarından dolayı örnek sürücü plaketi ve hediyeler verildi.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.09.01 22:09:46
Son Düzenlenme Tarihi :