SON DAKİKA
header-ad

Mutfakların yeni lezzeti Aslan Balığı olacak

Akdeniz Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof.Dr. Mehmet Gökoğlu, aslan balığının tüketiminin arttırılmasına yönelik çalışmaları olumlu olduğunu belirterek, "Kızıldeniz’den gelen balıkları ekonomik olarak değerlendirme yoluna bakmamız lazım. Aslan balığının eti lezzetlidir, et kısm..

Akdeniz Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof.Dr. Mehmet Gökoğlu, aslan balığının tüketiminin arttırılmasına yönelik çalışmaları olumlu olduğunu belirterek, "Kızıldeniz’den gelen balıkları ekonomik olarak değerlendirme yoluna bakmamız lazım. Aslan balığının eti lezzetlidir, et kısmında kılçığı yoktur. Eti değerlendirilmelidir" dedi.
Son 15 yıldır, Kızıldeniz’den geldiği Akdeniz’de çoğalarak balıkçı ve balıklara zarar veren balon ile aslan balığının popülasyonunu kontrol altına almak için çalışmalar sürüyor. Bu çerçevede balon balığının kuyruğunu getiren balıkçılara desteklemeler verilmiş, aslan balığının tüketiminin teşvikine yönelik çeşitli etkinlikler düzenlenmişti. Tarım ve ve Orman Bakanlığı Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğü, aslan balığının avlanıp, ekonomiye kazandırılması için yeni teşvikler düzenleyecek. Balığın başta restoran ve evlerin mutfaklarında daha fazla yer alması için tanıtım çalışmalarının da yapılacağı belirtildi.

"Olumsuzluğu fırsata çevirebiliriz"
Akdeniz Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof.Dr. Mehmet Gökoğlu, yaklaşık 15 yıldan bu yana Türkiye sularında aslan balığının görülmeye başladığını hatırlattı.
Akdeniz’den kuzeye doğru bu balığının dağılımının genişlemeye devam ettiğinin altını çizen Gökoğlu, "Aslan balıklarının eti değerlendirilebilen türler içindedir. Sadece kaza ile çarpma veya batma sonucu zehirlenme vakaları yaşanabilir. Aslan balıklarının tek sakıncası budur. Dünyanın her yerinde eti değerlendiriliyor. Kızıldeniz’den Akdeniz’e geçen türleri yok edemeyeceğimize göre, bunu ekonomik olarak değerlendirmemiz gerekiyor. Aslan balıklarının eti yenilebilir olduğu için, bu olumsuzluğu fırsata çevirebiliriz" dedi.

"Eti değerlendirilmelidir"
Aslan balığının etinin lezzetli olduğunu ifade eden Gökoğlu, "Et kısmında kılçığı yoktur. Eti değerlendirilmelidir. Tarım ve Orman Bakanlığı nezdinde tüketilmesine yönelik yapılan çalışmalar doğru bir uygulamadır. Balıkları ekonomik olarak değerlendirme yoluna bakmamız lazımdı, bu açıdan olumlu. Tek sorunumuz bu balığın çarpması yani her hangi bir travma olayının yaşanmamasıdır. Yakalandığı zaman dikkatli şekilde dikenlerine çarptırmadan kendini temizlemelidir. İnsanımıza beslenme açısından büyük katkı sağlayacaktır" ifadelerine yer verdi.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.07.04 11:14:18
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Isparta Valisi Baruş, vatandaşların kötü koku şikayetinde bulunduğu Deri OSB’yi denetledi

Isparta’da hava sıcaklıklarının en yüksek seviyeye çıktığı bu günlerde Deri İhtisas ve Karma Organize Sanayi Bölgesi’nden çıkan kötü koku, çevrede yaşayan vatandaşlar tarafından şikayet konusu oldu. Isparta Valisi Aydın Baruş, organize sanayi bölgesine giderek denetimde bulundu.
Isparta Valisi Aydın Baruş, 37’si deri işleme olmak üzere toplam 47 fabrika ve tesisin bulunduğu bölgede denetimde bulundu. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürü Abdullah Borca ile Deri İhtisas ve Karma Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Eşref Bıtırak’ın da hazır bulunduğu denetimde Vali Baruş, arıtma tesisi havuzlarını denetledi.
Kötü kokunun bertaraf edilmesine yönelik daha önce yapılan çalışmalarla ilgili bilgi alan Vali Baruş, bölgeden yükselen kötü kokunun giderilmesi için yükümlülüklerini yerine getirmeyen tesisler için her türlü yaptırımı uygulayacaklarını kaydetti. Vali Baruş, “Deri İhtisas ve Karma Organize Sanayi Bölgesi’nde 47 işletme faaliyet gösteriyor. Bunlardan 37’si deri işliyor. Son günlerde çevrede yaşayan vatandaşlardan şikayet almaya başladık. Burada alınması gereken tedbirler var. Bu gün bu tedbirlerin alınıp alınmadığını görmek için buraya geldik. Buranın kurulum aşamasında yapılmış bir CED raporu var. Bu taahhüt edilen hususların yerine getirilip getirilmediğini incelemek amacıyla Çevre Şehircilik ve İklim Değişikli Bakanlığı’ndan bir ekip önümüzdeki günlerde buraya gelecek ve denetimde bulunacak. Bu denetlememizde bir havuzun üzerinin kapatılmadığını gördük. Bunun üzeri en kısa sürede kapatılacak” dedşç
Atık sudan çıkan çamurun depolanması sırasında son derece dikkatli olunması gerektiğine değinen Vali Baruş, “Geçici tedbir olarak çamurun üzeri kireç ve kimyasalla kapatıldı. Yine buradaki atık suyunun arıtılmasından sonra deşarjıyla ilgili olarak Isparta Belediyesi ile birlikte çalışma yürütülüyor. Tüm bu tedbirleri görüşmek üzere yarın bir toplantı yapacağız ve yeni adımlar atacağız. Vatandaşlarımızın rahatsızlığı bizim rahatsızlığımız demektir. Buradaki işletmeler Isparta’nın ekonomisi açısından ve ham deri işleme bakımından önemli ancak tüm işletmeler kendi bünyelerinde ön arıtmalarını kurmak zorundalar. Ön arıtmalarını kuramayacak varsa artık işletmelerini tatil etmesi gerekiyor. Ön arıtma tesisi olmayan işletmelerin artık burada ham deri işlemeleri mümkün olmayacak. Belli bir süre sonra bunları denetleyeceğiz ve OSB yönetimi ile birlikte bir karar vereceğiz. Ya yarı mamul deri üretimine geçmeleri gerekir ya da ham deri işleyeceklerse ön arıtma tesislerini kurma zorunluluğuna mutlaka uymaları gerekir” şeklinde konuştu.
Deri İhtisas ve Karma Organize Sanayi Bölgesi’nde kötü kokunun bertaraf edilmesine yönelik çalışmalar, Vali Aydın Baruş’un başkanlığında geniş çaplı toplantıda ele alınacak.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.08.07 23:59:10
Son Düzenlenme Tarihi :





Her gün geldiği enkaz bölgesinde, komşuları ve arkadaşları için gözyaşı döküyor

Depremin en büyük yıkımı yaptığı Hatay’da, baba yadigarı 54 yıllık iş yeri yerle bir olan kadın, her gün geldiği enkaz bölgesinde büyük üzüntü yaşıyor. Yeni bir iş yeri açmasına rağmen Remziye Banu Güney, "Komşularım, halkımız yaşasaydı da benim hiçbir şeyim olmasaydı" dedi.
6 Şubat’taki Kahramanmaraş merkezli depremlerde en büyük yıkım Hatay’da meydana geldi. Antakya ilçesi Cebrail Mahallesi Cumhuriyet Caddesi üzerinde, babasından kalan kuyumculuğu devam ettiren iş kadını Remziye Banu Güney’in iş yerinin bulunduğu apartman da yıkıldı. Apartman enkaz yığınına dönerken mahallede de yüzlerce kişi hayatını kaybetti. Güney’in yaşadığı apartman ise hasar almasına rağmen yıkılmadı. Güney, depremde yakın arkadaşlarını ve esnaflık yaptığı bölgedeki komşularını kaybetti. Uzun süre işlerinden uzaklaşıp köydeki evinde yaşayan Güney, çocukları ve kardeşlerinin tavsiyesi üzerine başka bir adreste kuyumcu dükkanını açtı. Babasından devraldığı 54 yıllık iş yerinin özlemini çeken 3 çocuk annesi kadın, her gün eski dükkanının bulunduğu adrese geliyor. Cadde üzerinde boşluklara bakıp üzülen Güney, enkazda iş yerinden kalan bir anı bulabilmek için de arama yapıyor. Komşularına, arkadaşlarına üzülen ve zaman zaman gözleri dolan Güney, kendisinin ise yaralanmaktan hatta ölümden kedisi sayesinde kurtulduğunu dile getirdi.

"Arkadaş ve komşularımı kaybettim"
Remziye Banu Güney, deprem gecesinin dehşet verici olduğunu hatırlatarak, sanki mahşeri yaşadıklarını söyledi. Depremin bitmesini yere oturarak beklediğini dile getiren Güney, "Böyle bir deprem yaşamadık hiç. Deprem bitti. Evde her şey yıkılmış birbirine karışmıştı. Telefonumu bulamadım ve hemen merdivenden inmeye çalıştım. Güçlükle aşağı inebildim. Annemlerin olduğu eve gittim çok şükür hayattaydılar. Birinci derece yakınımı depremde kaybetmedim ama iş yerimin olduğu mahallede çok arkadaşımı ve komşumu kaybettim" diye konuştu.

"Deprem sabahı her şey yok oldu"
54 yıllık kuyum üzerine faaliyet gösterdikleri aile firmasının da yıkıldığını anlatan Güney, "Babamdan kalma yadigarımızdı. Cebrail Mahallesi Cumhuriyet Caddesi’ndeki iş yerimde anılarımı, dostlarımı kaybettim. İçimde onların acısı var. Bu cadde bambaşkaydı. 3 ayı geçti, neredeyse her gün buraya geliyorum. İş yerimden anı diye bir şey kalmadı, hiçbir şey alamadım. Komşularım, halkımız yaşasaydı benim hiçbir şeyim olmasaydı. Çok değerli insanlardı. Burası benim için iş yeri değil evden bile daha kıymetliydi. Ailemden kalan manevi bir yerdi, yıllarca sahip çıktım. Çıktığıma kadar inanıyorum ama 6 Şubat sabahı her şey bir anda yok oldu" dedi.

"Burayı çok özlüyorum"
Çocuklarının desteğiyle yeni bir iş yeri açsa da buranın yerini tutmadığını belirten Güney, "Burayı çok özlüyorum, öyle böyle değil. Burası bambaşka bir yer. Burası beni çekiyor. Bu adresimi yeniden istiyorum. Konteynerden iş yerimi açmak istiyorum ama kuyum olduğu için güvenli değil. Yetkililerden yardım istiyorum" ifadelerine yer verdi.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.05.16 11:57:30
Son Düzenlenme Tarihi :