SON DAKİKA
header-ad

OKUR-YAZAR ORANININ EN YÜKSEK OLDUĞU İL ANTALYA

(İHA) - 25 yaş ve üzerindeki ön lisans, lisans, yüksek lisans ve doktora mezunlarının 25 yaş ve üzeri toplam nüfus içindeki oranı 2008 yılında yüzde 9,8 iken, 2022 yılında bu oran yüzde 23,9 oldu.  
  
  Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2022 yılı Ulusal Eğitim İstatistikleri’ni paylaştı. Buna göre, 25 yaş ve üzerindeki ön lisans, lisans, yüksek lisans ve doktora mezunlarının 25 yaş ve üzeri toplam nüfus içindeki oranı 2008 yılında yüzde 9,8 iken, 2022 yılında bu oran yüzde 23,9 oldu. Söz konusu yaş grubu içindeki ilkokul ve üzeri eğitim seviyelerinden mezun olanların oranı ise 2008 yılında yüzde 81,1 iken, 2022 yılında bu oran yüzde 92,5 olarak gerçekleşti. 
 
  Ortalama eğitim süresi 2022 yılında 9,2 yıl oldu 
  25 yaş ve üzeri nüfusun aldığı ortalama eğitim süresi 2011 yılında 7,3 yıl iken, 2022 yılında yüzde 26 artış göstererek 9,2 yıl oldu. Ortalama eğitim süresi 2022 yılı için kadınlarda 8,5 yıl, erkeklerde 10,0 yıl olarak gerçekleşti. 
  Kadınların ortalama eğitim süresinin, erkeklerin ortalama eğitim süresine oranını ifade eden "cinsiyet oranı" 2011 yılında 0,78 iken, bu oran her yıl artış göstererek 2022 yılında 0,84 oldu. 
 
  Ortalama eğitim süresinin en yüksek olduğu il Ankara oldu 
  25 yaş ve üzeri nüfusun aldığı ortalama eğitim süresinin 2022 yılında en yüksek olduğu il 10,6 yıl ile Ankara olurken, bu ili sırasıyla İstanbul, Eskişehir, Kocaeli ve İzmir takip etti. Ortalama eğitim süresinin en düşük olduğu il ise 7,2 yıl ile Ağrı olurken, bu ili sırasıyla Şanlıurfa, Van, Muş ve Kastamonu izledi. 
 
  Ortalama eğitim süresinin en çok arttığı il yüzde 65,1 ile Şırnak oldu 
  25 yaş ve üzeri nüfusun aldığı ortalama eğitim süresinin 2011-2022 yılları arasında en yüksek artış gösterdiği ilk beş il yüzde 65,1 ile Şırnak, yüzde 53,9 ile Hakkâri, yüzde 51,9 ile Bingöl, yüzde 48,1 ile Muş ve yüzde 46,5 ile Van oldu. En düşük artış gösteren ilk beş il ise yüzde 18,2 ile Ankara, yüzde 20,5 ile Tekirdağ, yüzde 20,8 ile Eskişehir, yüzde 21,5 ile İstanbul ve yüzde 21,6 ile Yalova olarak hesaplandı. 
 
  Okuma yazma bilen oranı yüzde 97,6 oldu 
  2008 yılında 6 yaş ve üzeri nüfusta okuma yazma bilenlerin oranı yüzde 91,8 iken, 2022 yılında bu oran yüzde 97,6 olarak hesaplandı. 2008-2022 yılları arasında kadınlarda okuma yazma bilen oranı yüzde 86,9'dan yüzde 95,9'a, erkeklerde ise bu oran yüzde 96,7'den yüzde 99,3'e yükseldi. 
 
  Okuma yazma bilen oranının en yüksek olduğu il, yüzde 99,0 ile Antalya oldu 
  Okuma yazma bilen oranının 2022 yılında en yüksek olduğu il yüzde 99,0 ile Antalya olurken bu ili sırasıyla Çanakkale, İzmir, Muğla ve Denizli takip etti. Bu oranın en düşük olduğu il ise yüzde 93,6 ile Mardin olurken bu ili sırasıyla Şanlıurfa, Siirt, Ağrı ve Iğdır izledi. 
 
  Okuma yazma bilen oranının en fazla arttığı il Şırnak oldu 
  Okuma yazma bilen oranının 2008-2022 yılları arasında en yüksek puan artışı gösterdiği ilk beş il sırasıyla Şırnak, Hakkâri, Van, Siirt ve Muş oldu. En düşük artış gösteren ilk beş il ise sırasıyla Eskişehir, Ankara, Yalova, İstanbul ve Bilecik olarak gerçekleşti. 
 
  Kadınlarda okuma yazma bilen oranının en yüksek olduğu iller Antalya ve Çanakkale oldu 
  Kadınlarda okuma yazma bilen oranının en yüksek olduğu iller yüzde 98,4 ile Antalya ve Çanakkale olurken bu illeri sırasıyla İzmir, Denizli ve Muğla takip etti. Bu oranın en düşük olduğu il ise yüzde 89,0 ile Mardin olurken bu ili sırasıyla Şanlıurfa, Ağrı, Siirt ve Iğdır izledi. Erkeklerde ise okuma yazma bilen oranı Türkiye genelinde iller arasında belirgin bir fark göstermedi. 

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.05.26 10:50:27
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Sıcaktan bunalan çocuklar itfaiye erleri ile su savaşı yaptı

Hava sıcaklığının 45 dereceyi aştığı Adana’da sıcaktan bunalan çocuklar, itfaiyecilerle su savaşı yaparak eğlendi. Saatler süren su savaşında herkes tepeden tırnağa ıslanırken, ortaya renkli görüntüler çıktı.
Türkiye’nin en sıcak illerinden olan Adana’da hava sıcaklığı mevsim normallerinin üzerinde seyrediyor. Meteoroloji Genel Müdürlüğü verilerine göne gün içerisinde gölgede hava sıcaklığı 40 derece ölçülürken, güneş altındaki termometreler sıcaklığı 45 ile 50 derece arasında gösteriyor. Adana’da bir dernek, çocukları Sarıçam Yörük Ormanı’na götürdü. Burada çocuklar eğitmenler eşliğinde kamp yaparak doğa sevgisini öğrenirken, Dernek Başkanı Ogün Sever Okur ve kebapçı Yaşar Aydın su savaşı etkinliği düzenledi. Yaklaşık 100 çocuk için su tabancası ve su balonu satın alan ikili, ardından itfaiyecileri de etkinlik alanına çağırdı. Sıcaklardan bunalan çocuklar, itfaiyecilerle birlikte su savaşı yaparak saatlerce eğlendi. İtfaiye de hortumla çocukları ıslattı. Mutluluğu gözlerinden okunan çocuklar, tepeden tırnağa ıslandı. Su savaşı, renkli görüntülere sahne oldu.
İhlas Haber Ajansı’na konuşan Dernek Başkanı Ogün Sever Okur, “Çocuklar bu kampta hem doğa sevgisini öğreniyor hem de eğleniyor. Malum Adana’nın da havası çok sıcak. Çocuklarla birlikte burada böyle bir etkinlik yapmak istedik. Geçen sene de böyle bir su savaşı etkinliği yapmıştık. Bu artık bir festival haline geldi” dedi.
Kebapçı Yaşar Aydın ise çocuklarla birlikte çok eğlendiklerini belirterek, “Burada su savaşıyla birbirimizi ıslatıyoruz. Hava çok sıcak, 45 derece. Şu anda ıslandım ama mutluyum. Çocuklar çok mutlu” ifadelerini kullandı.
Etkinliğe katılan 13 yaşındaki Necibe Nur Göçer, “Adana’nın havası çok sıcak. Burada su savaşı yaparak biraz da olsa serinledik ancak kesmedi. Eve gidip kendimi yine suyun altına atacağım” diye konuştu.
13 yaşındaki Cansu Günaydın itfaiye ile birlikte su savaşında çok eğlendiğini belirtirken, 8 yaşındaki Yaşar Alp Göçer de sıcak havada su savaşıyla biraz da olsa serinlediğini söyledi.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.07.30 14:25:50
Son Düzenlenme Tarihi :





EMO ANTALYA’DAN UYARI! “Ortak Planlama Şart!”

Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) Antalya Şubesi, Antalya’nın ev sahipliği yapacağı COP31 İklim Zirvesi öncesinde yaptığı basın açıklamasıyla, kentin elektrik altyapısına ilişkin önemli uyarılarda bulundu. Açıklamada, elektrik altyapısının artık yalnızca teknik bir konu değil; yaşam kalitesi, ekonomik sürdürülebilirlik ve kent güvenliği açısından kritik bir unsur haline geldiği vurgulandı.


EMO Antalya Şube Başkanı Şaban Tat imzasıyla yayımlanan açıklamada, artan sıcaklıklar, yaygın klima kullanımı, elektrikli ısınma eğilimi ve turizm kaynaklı nüfus hareketliliğinin Antalya’daki elektrik talebini her geçen yıl artırdığına dikkat çekildi. Bu artışın mevcut sistemle yönetilemeyeceği, uzun vadeli ve öngörüye dayalı planlamanın zorunlu olduğu ifade edildi.


Açıklamada, elektrik altyapısının üretimden iletime ve dağıtımdan son kullanıcıya kadar bütüncül bir sistem olarak ele alınması gerektiği belirtilirken; TEİAŞ, TEDAŞ, AEDAŞ, belediyeler ve ilgili tüm paydaşların koordinasyon içinde hareket etmesinin önemine işaret edildi. Bu sürecin tek bir kurumun sorumluluğunda olmadığı, planlama ve yatırım süreçlerinin ortak akılla yürütülmesi gerektiği kaydedildi.


EMO’nun açıklamasında öne çıkan en kritik başlıklardan biri ise enerji planlaması ile kent planlaması arasındaki kopukluk oldu. Nüfus artış projeksiyonları, yeni yerleşim alanları ve yapı yoğunluğu belirlenirken, bu kararların elektrik altyapısına etkisinin çoğu zaman eş zamanlı değerlendirilmediği ifade edildi. Açıklamada, “Bir şehirde yapılan her imar kararı aynı zamanda bir enerji kararıdır” denilerek, planlama süreçlerinin birlikte ele alınması gerektiği vurgulandı.


Bu kapsamda; nüfus artışı ile elektrik talep projeksiyonlarının birlikte değerlendirilmesi, imar planları hazırlanırken enerji altyapısının eş zamanlı projelendirilmesi ve yeni yerleşim alanlarında trafo ile hat kapasitesinin baştan planlanması gerektiği belirtildi. Ayrıca yerel yönetimler ile enerji kurumları arasında zorunlu teknik koordinasyon mekanizmalarının kurulmasının kaçınılmaz olduğu ifade edildi.


Açıklamada iklim kriziyle mücadelede elektrik mühendisliğinin rolüne de dikkat çekilerek, yalnızca mevcut sistemin korunmasının yeterli olmayacağı, aynı zamanda dönüşümün de yönetilmesi gerektiği vurgulandı. Bu çerçevede dağıtık üretim modellerinin yaygınlaştırılması, enerji depolama sistemlerinin entegrasyonu, elektrikli araç şarj altyapısının planlı şekilde geliştirilmesi ve akıllı şebeke uygulamalarının artırılması gerektiği kaydedildi.


EMO Antalya Şubesi, tüm bu süreçlerin sağlıklı ilerleyebilmesi için öngörülebilir ve mühendislik temelli bir planlama anlayışının şart olduğunu belirtti. COP31 gibi küresel bir organizasyona ev sahipliği yapacak Antalya’nın enerji altyapısını yalnızca bugünün değil, geleceğin ihtiyaç ve risklerine göre tasarlaması gerektiği ifade edildi.


Açıklamanın sonunda ise yetkililere çağrıda bulunularak, enerji altyapısı ile kent planlamasının aynı çatı altında ele alınması, kurumlar arası güçlü ve sürekli koordinasyonun sağlanması ve Antalya’nın büyümesinin mühendislik bilimi doğrultusunda yönetilmesi istendi. Aksi halde bugün öngörülen risklerin, gelecekte günlük yaşamın olağan sorunlarına dönüşeceği uyarısı yapıldı.



Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2026.04.22 10:34:44
Son Düzenlenme Tarihi :