SON DAKİKA
header-ad





Erkılınç: Resmi ilana bağlı yayıncılık ticari gerçeklerle bağdaşmıyor

Basın İlan Kurumu Genel Müdürü Cavit Erkılınç, resmi ilana bağlı yayıncılık anlayışının gazetecilik mesleğini olumsuz etkilediği gibi günümüz ticari gerçekleriyle de bağdaşmadığını belirterek, kamunun kaynaklarını boşa harcatmayacaklarını ve görevini layıkıyla yerine getiren süreli yayınların haklarını koruyacaklarını söyledi.

    Basın İlan Kurumu (BİK) 32. Dönem 2. Genel Kurul Toplantısının açılışında konuşan Genel Müdür Cavit Erkılınç, Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekili Genel Seçimlerinin devletimize, milletimize ve insanlığa hayırlar getirmesini temenni etti. Genel Kurula yeni katılan üyeleri tebrik eden Erkılınç, Basın İlan Kurumu Genel Kurulunun daha da güçlenen yapısıyla Türk basınına önemli ve hayırlı hizmetler sunmaya devam edeceğini ifade etti.

    TBMM Genel Kurulu’nda geçtiğimiz yıl kabul edilen yeni Basın Yasası ile internet haber sitelerinin süreli yayın kapsamına alınarak resmi ilan ve reklam yayımlamalarının önünün açıldığını hatırlatan Erkılınç, Kurum olarak 3 ay gibi kısa bir sürede Genel Kurulun da onayıyla mevzuat çalışmalarını tamamladıklarını ve 1 Nisan’dan itibaren internet haber sitelerine resmi ilan ve reklam sevk etmeye başladıklarını kaydetti.

    Erkılınç, 1 Haziran itibarıyla resmi ilan ve reklam yayımlayan 919 gazete ve 403 internet haber sitesi, sadece resmi reklam yayımlayan 920 gazete ve dergi ile 244 internet haber sitesi bulunduğunu, Kurumun görev alanındaki toplam süreli yayın sayısının 2 bin 486’ya ulaştığı bilgisini paylaştı. Genel Müdür Erkılınç, başvuru süresi uzatılan deprem bölgesinden gelecek internet haber siteleri ile bu sayının daha da artacağını tahmin ettiklerini söyledi.

“Resmi ilana bağlı yayıncılık anlayışı gazeteciliği olumsuz etkiliyor”

    Hem kamu kaynaklarının doğru ve şeffaf biçimde kullanılması hem de sektördeki doğrudan ve dolaylı istihdam oranı dikkate alındığında Basın İlan Kurumu’nun değerinin çok daha iyi anlaşıldığını kaydeden Erkılınç, yasa çalışmaları sırasında düzenlenen toplantılar başta olmak üzere geride kalan süreçte gazetelere ilişkin önemli tespitler yaptıklarını belirterek, “Gazetelerimiz önlenemez bir ivmeyle tiraj kaybediyor. Üretim maliyeti katlanarak artarken özel ilan ve reklam gelirleri başta olmak üzere tüm gelirleri düşüş gösteriyor. Çoğu gazetemiz maaşları ödeyemiyor ve sigorta primlerini yatıramıyor. Resmi ilana bağlı yayıncılık anlayışı, gazetecilik mesleğini olumsuz etkilediği gibi, günümüz ticari gerçekleriyle de bağdaşmıyor” diye konuştu.

“Gazetelerimizin hakkının yenmesine göz yummayacağız”

    Gazetelere “internet haberciliği sizler için bir kurtuluş olabilir. Sunulan fırsatı değerlendirin ve dijitale dönüşümlerinizi gerçek manada gerçekleştirin” şeklinde tavsiyelerde bulunduklarını kaydeden Erkılınç, konuya ilişkin şunları kaydetti:

    “Yazılı ve dijital mecrayı birlikte yürütebilen, gerçek anlamda gazetecilik yapan, okura ulaşan yayınlara saygımız sonsuz ve elimizden gelen tüm desteği vermeye kararlıyız. Kurum olarak arkanızdayız, yanınızdayız. Ancak internet haber sitelerinin resmi ilan yayımcılığı sistemine dahil olmasıyla birlikte yeni bir döneme giriyoruz. Kurum olarak basılmayan, satılmayan, içerik üretmeyen, istihdam sağlamayan gazeteleri hiçbir şekilde kabul etmiyoruz. Bu konudaki kararlı duruşumuzdan da asla taviz vermeyeceğiz. Ne devletimizin kaynaklarını boşa harcatacağız ne de layıkıyla işini yapan gazetelerimizin hakkının yenmesine göz yumacağız. Huzurlarınızda bir kez daha vurgulamak isterim ki; Kurumumuza ve ilan veren kanuni müşterilerimize karşı üstlendikleri sorumlulukları yerine getirmeyen, mevzuatta belirtilen nitelikleri taşımayan yayınlar için son düzlüğe gelmiş bulunuyoruz. Herkesi gerçekçi ve makul olmaya davet ediyorum.”

“Tüm sistemi yerli yazılımımız ile takip edeceğiz”

    İnternet haber sitelerinin resmi ilan ve reklam yayım süreciyle alakalı değerlendirmelerde de bulunan Cavit Erkılınç, internet haber sitelerini 1 Ekim 2023 tarihine kadar mevzuattaki birçok ödevden muaf tutarak, resmi ilan ve reklam gelirinden mahrum bırakmadıklarını söyledi.

İnternet haber sitelerine, asgari kadro ve haber üretimi dışında kalan diğer sorumlulukları yerine getirmeleri için altı ay süre tanıdıklarını belirten Erkılınç, “İlk iki ayda hatırı sayılır bir ilan adedini haber sitelerinde yayımlatarak doğrudan maddi katkı sunduk. Oluşan istihdam alanında yüzlerce insanımızı yeni iş sahibi yaptık. Haziran ayı sonu itibariyle bu yeni mecraya ilişkin ilk üç aylık veriyi kamuoyuyla paylaşacağız. Geride bıraktığımız süre zarfında bizler de internet haber sitelerinin trafik ölçümleri, resmi ilan ve reklam yayım süreçleri, beyan ve kontrol mekanizmaları başta olmak üzere, dijital mecra ekosisteminin tüm yönleriyle yönetilebilmesi amacıyla dijital alandaki yatırımlarımızı sürdürüyoruz. Yola çıkarken ilan ettiğimiz gibi tüm sistemi yerli yazılımımız ile takip edeceğiz” dedi.

    Erkılınç, ticari faaliyet kapsamında oluşturulan ve manipülasyona açık ölçüm sistemlerini kullanmanın 62 yıllık Kurumun itibarına halel getirebileceğini vurgulayarak, “Çok şükür, Kurumumuzun kanunla belirlenmiş görevini en iyi şekilde yerine getirmesini sağlayacak yazılımın birinci fazını birkaç ay içerisinde tamamlamış olacağız. 4.5 milyon Doları bulan yatırımın tamamını özkaynaklarımızı kullanarak gerçekleştiriyoruz. Birkaç yıl sonra ikinci faza geçildiğinde 10 milyon Doları aşan bir yatırım bedeline ulaşacağız” şeklinde konuştu.

    Tüm bu yatırımları “mecra çeşitliliği artsın, ekonomik bağımsızlıklarını kazansın dolayısıyla bir kamu görevi olarak gördüğümüz gazetecilik mesleği yaşasın” anlayışıyla yaptıklarını belirten Erkılınç, devletin ve Basın İlan Kurumunun sektörü desteklerken nitelikli yayıncılık talep etmesinden, bunu teşvik etmesinden, hatta ara ara mevzuat düzenlemeleriyle yönlendirmesinden daha doğal bir şey olmayacağını kaydetti.

“Sahte trafiklerle Kurumumuzu yanıltabileceklerini sananlar var”

İnternet haber sitelerinin ziyaretçi trafiklerinde manipülasyon yaptıklarını gözlemlediklerini söyleyen Erkılınç, “Eylül sonuna kadar süre tanıdığımız internet haber sitelerinin büyük bir çoğunluğu haber üretimi ve trafik verileri bakımından adeta dökülüyor. Türkiye’den veya Uzak Doğu ülkelerinden birkaç bin liraya aldıkları ziyaretçi trafikleriyle Kurumumuzu yanıltabileceklerini sananlar da var. Bu konuya daha önceki açıklamalarımızla dikkat çekmiştik. Kurumumuz kendi metriklerini dikkate alacağı için, çeşitli arama motorlarının verilerine bakıp planlamalarını oraya göre yapan internet haber sitelerimiz 1 Ekim’de büyük bir hayal kırıklığı yaşayabilir” diye konuştu.

Şartları yerine getirmeyen internet haber siteleri aramızda olmayacak

    İnternet mecrasında gazetecilik yapmanın kurallarının çok açık ve net olduğunun altını çizen Erkılınç, bu kuralların “7/24 kesintisiz yayıncılık, gerçek asgari kadro, özgün haber üretimi, bulunduğu kategoriye uygun gerçek ziyaretçi sayısı ve sayfa görüntülemesi” olduğunu hatırlattı.

Erkılınç, bu kurallara uyan nitelikli internet haber sitelerinin gelirlerini ikiye, hatta üçe katlamalarının işten bile olmadığını kaydederek, “denetleme ve kontrolün olmadığı 6 ayda aldığımız kârdır, bir de süre uzatılırsa yanında bonusu olur” anlayışında olanların 4 ay sonra resmi ilan ve reklam yayımıyla alakalarının kalmayacağı uyarısında bulundu.

    Genel Müdür Erkılınç, konuşmasının sonunda başvuru süresi 30 Haziran’a kadar uzatılan deprem bölgesindeki internet haber siteleri için son üç haftaya girildiğini hatırlatırken, depremden zarar gören gazetelere yönelik maddi yardımların ise hesaplarına yatırıldığı bilgisini paylaşarak Genel Kurulun ‘hayırlı olması’ temennisinde bulundu.

    Erkılınç’ın konuşmasının ardından Başkanlık Divanı Heyeti seçimi gerçekleştirilerek başkan ve üyeler belirlendi. Gündemin kabulünden sonra Yönetim Kurulu Durum Raporu ve Denetçiler Raporu okundu. Yönetim Kurulunun tekliflerine ilişkin sunumun ardından üyeleri belirlenen İlan İşleri, Hukuk İşleri ve Mali İşler Komisyonları çalışmalarına başladı.

BİK Genel Kurulu, gündeme alınan teklifleri 9 Haziran 2023 Cuma günü yapılacak son oturumda karara bağlayacak.      * BİK Basın


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.06.07 14:37:45
Son Düzenlenme Tarihi :





Antalya’da bir günde 3 ayrı depremin bize verdiği mesaj

Antalya’da dün (Pazartesi) önce saat 03.31’de merkez üssü Konyaaltı ilçesi olan 4,3 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi.

Döşemealtı ilçesindeki evimde ben bu depremi hissettim.


Camlar hem de uzun bir süre titredi ve sonrasında da yeraltından sanki bir güç evin altından vurdu.

Gecenin o vaktinde beni uyandırdığına göre.

Saat 12.24’de Antalya Körfezi-Kemer’de 3,6 ve saat 13.21’de yine Serik’te 4.9 büyüklüğündeki sarsıntılar bir çok kişi tarafından hissedildi.

Bunları ben hissetmedim.

Bir batı tarafında, bir doğu tarafında..

Üç ayrı deprem.

Antalya peş peşe sallanıyor ? Neyin habercisi olabilir ?

4-5 şiddetindeki depremler genelde uzmanlar tarafından normal olarak değerlendirilirken, bence Antalya bazında söylüyorum fazla da rahat olma lüksümüz yok.

Eğer Antalya bugün 4-5 şiddetinde depremler üretiyorsa daha şiddetli depremler de üretebilir.

Üretmese bile...

Antalya’nın altı oyuk...

Bu oyukluk sadece sahil ile ya da özellikle falezler ile sınırlı değil.

Bugün şehrin göbeğindeki bir çok mahallede evlerin bir zamanlar fosseptik çukurlarının doğal yollarla direk denizle  bağlantılı olduğu bilinir.

Çocukluğum ve gençliğimin geçtiği, bugün gazetemizin Antalya Bürosu olarak kullandığım binanın, bir zamanlar faal olan fosseptiğinden özellikle kış günlerinde fırtınalı havalarda gelen fırtınanın o sesini duyardım.

Yani, olası senaryolara karşı Antalya olarak bir tedbir alınmalı. Falezler üzerinden başlamak üzere şehirdeki tüm yapılar depreme karşı dayanıklılık testinden geçirilmeli.

Sadece mevcut binaların depreme karşı dayanıklılığını ortaya çıkaran test yapılmamalı. 

Her zaman sözde kalan ‘yatay mimari’ artık hayatımıza girmeli, belediyelerin  yapılaşmayı, yoğunluğu, nüfusu ve çok katlılığı arttıran ve bazı arsa sahiplerinin ciddi anlamda zarar görmesine neden olan, aynı şekilde çok az sayıda da olsa bazı hak sahiplerini zenginler listesine dahil eden imar planındaki 18 uygulamasına bir kısıtlama getirilmeli.

18 uygulaması yatay mimarının zıttı bir sonuca neden olurken, Antalya için çok özel duruma da ayrıca dikkat etmek istiyorum:

Kentte yaşı 30-40 olan çok sayıda yüksek katlı bina var. 

Bu binaların çoğunun da yapımı ve yapımında kullanılan malzemeler konusunda ciddi sorular ve ötesinde endişeler var.

Bana göre, Antalya’da bir günde 3 ayrı depremin bize verdiği mesaj; Antalya’da  7-8 şiddetinde depremlerin olmayacağı konusunda nasıl bir garanti yoksa, daha düşük şiddetli bir depremde binaların yıkılmayacağı ve can-mal kaybı olmayacağı konusunda da bir garanti yoktur. * Erkin ÖZGÜNSÜR


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2025.12.09 07:55:41
Son Düzenlenme Tarihi : 2025.12.09 08:12:18