SON DAKİKA
header-ad

Salda Gölü’nde boğulma tehlikesi geçiren 3 kişi kurtarıldı

Burdur’un Yeşilova ilçesinde bulunan Salda Gölü’nde boğulma tehlikesi geçiren 3 kişi vatandaşlar tarafından kurtarıldı.

Dünyaca ünlü Salda Gölü’ne Afyonkarahisar’dan gezmek için gelen Mustafa Ç. (38) ve Servet Ç. çifti (37) suya girdi. Bir süre sonra eşinin suda çırpındığını gören Mustafa Ç. ile gölge bulunan Mehmet T.K., Servet Ç.’nin bulunduğu bölgeye gidince onlar da boğulma tehlikesi atlattı. Olayı gören çevredeki vatandaşlar 3 kişiyi görünce hemen suya atlayarak Mustafa Ç., Servet Ç. ve Mehmet T.K.‘yi kurtararak kıyıya getirdi.

112 Acil Çağrı Merkezine yapılan ihbar üzerine bölgeye sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. Olay yerine gelen sağlık ekiplerinin yaptığı müdahale sonrası boğulma tehlikesi atlatan Mustafa Ç., Servet Ç. ve Mehmet T.K. ambulansla Yeşilova Devlet Hastanesine sevk edildi. Burada yapılan müdahalelerin ardından Mustafa ve Servet Ç. Burdur Devlet Hastanesine sevk edilerek müşahade altına alındı. Boğulma tehlikesi geçiren 3 kişinin durumlarının iyi olduğu öğrenildi.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.08.13 20:55:06
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Sahur yapmadan oruç tutmak sağlıklı değil

Sahur yapmadan oruç tutmanın birçok sağlık sorunlarına neden olabileceğinin altını çizen Uzman Diyetisyen Nafikar Başkan, "Sahur yapmadan oruç tutmak birçok sağlık problemini de beraberinde getirebilir. Gün içerisinde kan şekerinde dengesizlikler olabilir, sindirim problemleri oluşturabilir" dedi.
On bir ayın sultanı Ramazan’a sayılı günler kaldığını belirten Medical Park Antalya Hastane Kompleksinden Uzman Diyetisyen Nafikar Başkan, tutulan oruçlarla birlikte beslenme düzeninin değiştiği bu ayda vücudun düzeninin bozulmaması için beslenme tavsiyelerinde bulundu. Uzm. Diyetisyen Nafikar Başkan, sahur yapmanın önemine dikkat çekti.

"Sahura kalkmamak kan şekeri dengesizliğine yol açabilir"
Yeterli ve dengeli beslenme ile Ramazan ayını vücuda faydalı hale getirmenin mümkün olduğunu vurgulayan Uzm. Dyt. Başkan, "Ramazan ayında, günlük yenilen öğün sayısı azalır. Metabolizma yavaşlar. Yeterli ve dengeli beslenme ile bu süreci vücudumuz için faydalı hale getirebiliriz. Sahur yapmadan oruç tutmak birçok sağlık problemini de beraberinde getirebilir. Gün içerisinde kan şekerinde dengesizlikler olabilir. Sindirim problemleri oluşturabilir. Uzun süren açlık ve susuzlukla birlikte vücutta su ve mineral kayıpları olabilir" diye konuştu.

"Sahurda tatlı tüketmeyin"
Sahurda tatlı tüketilmemesi gerektiğine dikkat çeken Uzm. Dyt. Başkan, "Sahurda karbonhidrat içeren besinlerin tüketimini sınırlandırılmalı, basit şeker içeriği yüksek olan besinler tüketilmemelidir. Sağlıklı besinler uygun porsiyon ölçüleriyle tüketilmelidir. Sahur öğününde tatlı tüketimi olmamalıdır. Sahurda tahıllı ekmek, yumurta, az tuzlu peynir, az tuzlu zeytin, ayran, süt, yoğurt, ceviz, fındık, badem gibi lif, protein ve sağlıklı yağ içeriği yüksek besinler tercih edilmelidir. Bu besinler tokluk süresini uzatır" şeklinde konuştu.

"Ramazan pidesi yerine tam buğdaylı ekmek yenebilir"
Ramazan pidesinin yerine yenilebilecek ekmeklerden bahseden Uzm. Dyt. Başkan, "Hamur işlerinden uzak durulmalıdır. Beyaz undan yapılmış besinler tokluk süresini kısaltır. Bunlar yerine lifli besinler tercih edilmelidir. Sahurda Ramazan pidesi yerine tam buğday, çavdar ve kepekli ekmek tercih edilmelidir. İftarda Ramazan pidesi bir avuç içini geçmeyecek şekilde porsiyon kontrolü dâhilinde tüketilmelidir. Sahurla iftar arasında kilogram başına 30-35 mililitre su tüketilmelidir" ifadelerini kullandı.

"İftara su ile başlayın"
İftara su ile başlamanın önemine değinen Uzm. Dyt. Başkan, "Vücudumuza alınan yeterli sıvı toksinleri atarak, uzun süren açlıkta dehidratasyonu önler ve böbrek sağlığı için önem taşımaktadır. İftara önce vücudun en çok ihtiyaç duyduğu su ile başlanmalıdır. Sonrasında magnezyum, potasyum ve liften zengin hurma ile devam edilebilir. Onun ardından çorba içilebilir. Çorba sonrası mutlaka 10-15 dakika ara verilmelidir. Beyne tokluk sinyali yaklaşık 20 dakikada iletildiği için eğer çorba sonrası ara vermezsek, sofradaki her şeyi yemek isteyebiliriz. İftarda et, tavuk, balık, bulgur, kepekli pirinç, kuru baklagiller, sebze ve meyve gibi kan şekerini yavaş yükselten ve posa içeriği zengin olan besinler tercih edilmelidir. İftarda yemekler küçük porsiyonlar halinde ve yavaş yavaş tüketilmelidir" ifadelerine yer verdi.

"Sahurdan sonra ıhlamur, iftardan sonra rezene çayı içilebilir"
Sahur ve iftardan sonra bitki çayları içilebileceğini dile getiren Uzm. Dyt. Başkan, "Sahurdan sonra melisa, papatya, ıhlamur gibi uykuya geçişi kolaylaştıracak bitki çayları, iftardan sonra ise hazmı kolaylaştıracak rezene, anason gibi bitki çayları tercih edilmelidir. Yavaşlayan metabolizmayı hızlandırmak için fiziksel aktivite artırılmalıdır. İftardan 1-2 saat sonra hafif yürüyüşler yapılabilir. Aşırı şerbetli, yağlı tatlılar yerine sütlü tatlılar veya meyveli tatlılar tercih edilebilir. Oruç tutan sağlıklı insanların metabolizmaları için bu süreç arınma dönemi gibi olup vücuda fayda bile sağlar. Fakat diyabet, karaciğer, böbrek hastalıklarda, emziren veya gebe kadınlarda sağlık sorunlarının oluşabileceği de bilinmelidir. Kronik bir hastalığa sahip bireylerin oruç tutmadan önce hekimine danışması tavsiye edilmektedir" açıklamasında bulundu.

Kaynak : İHA
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.03.22 11:20:17
Son Düzenlenme Tarihi :





Vekil Kılıç'tan, Bakan koca'ya sorular

    Saadet Partisi Antallya Milletvekili Şerafettin Kılıç, Sağlık Bakanı Fahrettin koca'nın cevaplaması istemiyle TBMM'sine bir önerge verdi.

    Kılıç'ın önergesi şöyle:

    Diş Hekimliğinde sürekli artan kontenjan ve fakültesi sayısı eğitimin niteliğinin düşmesine aynı zamanda da istihdam problemlerinin ortaya çıkmasına zemin hazırlamaktadır. Diş Hekimi adayı öğrencilerin eğitim hayatı boyunca kullandıkları malzemelerin kendi imkanlarınca temin etmek zorunda kalmaları, ücretsiz eğitim haklarını sınırlamaktadır. Vatandaşlarımız, Ağız ve Diş Sağlığı Merkezlerindetedavi olabilmek için haftalarca randevu beklemektedir. Hal böyleyken mezun Diş Hekimi adaylarımız ise görevlerine atanmayı beklemektedir. 2023 yılının ikinci ataması Ekim ayında planlanmış ve sadece 561 kişinin alınacağı bildirilmiştir. Daha önce Aile Diş Hekimliklerine ilişkin açıklamalarınıza rağmen uygulama sadece birkaç ille sınırlı kalmıştır.Bunların yanında mezuniyet sonrası doktora eğitimindeki hekimlere herhangi bir ücret ödenmemektedir. Birçok fakültede akademisyen yetersizliği varken Diş Hekimliğinde Uzmanlık Sınavı (DUS) için yeterli kontenjan açılmamaktadır. Ağız ve Diş Sağlığı Merkezlerinde tedaviye ayrılan süre ve materyal yetersizdir.

Bu bağlamda;

1.      Ülkemiz genelinde halihazırda görev yapan Diş Hekimi sayısı toplamda kaçtır? Bu Hekimlerimizin kaçı Bakanlığınız bünyesindeki Ağız ve Diş Sağlığı Merkezlerinde görev yapmaktadır?

2.      Diş Hekimliği Fakültesi ve kontenjan sayıları neye göre belirlenmektedir? Fakülte sayısı ve kontenjanı azaltmaya yönelik bir çalışmanız var mıdır?

3.      Diş Hekimliği Fakültesi öğrencilerinin yüksek maliyetlerinden dolayı temin etmekte zorlandıkları eğitim materyallerini öğrencilere ücretsiz temin edebilmek için herhangi bir çalışmanız olacak mıdır?

4.      Atama bekleyen mezun Diş Hekimi sayısı kaçtır? Yeni atamalar için planladığınız bir tarih ve atanacak Hekim sayısına ilişkin bir çalışmanız var mıdır?

5.      Aile Diş Hekimliği uygulaması ülke genelinde ne zaman başlayacaktır?Aile Diş Hekimlerinin ataması ne zaman yapılacaktır?Aile Diş Hekimlerinin çalışma koşulları nasıl olacaktır?

6.      Doktora öğrencisi Diş Hekimlerimizin eğitimini kolaylaştırmak adına doktora süresince maddi olarak desteklenmesi yönünde bir çalışmanız olacak mıdır?

7.      Ağız ve Diş Sağlığı Merkezlerindeki materyal eksikliğini gidermek ve tedavi süresini yeterli düzeye getirerek hizmet kalitesini arttırmak amacıyla planladığınız herhangi bir çalışma var mıdır? Bu doğrultuda bir çalışmanız varsa bunu ne zaman hayata geçireceksiniz? * Bülten

 

 

 

 


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.09.23 11:59:01
Son Düzenlenme Tarihi :