SON DAKİKA
header-ad

Sanayi sitesinde çıkan yangında hurda malzemeler kule döndü

Antalya’nın Serik ilçesinde sanayi sitesinde bir hurdacıda çıkan yangın, ekipler tarafından söndürüldü. Olayda maddi zarar meydana geldi.
Yangın, sabah saatlerinde Akçaalan Mahallesi Sanayi Sitesi’nde bulunan bir hurdacıda çıktı. Hurdacıdan dumanların çıktığını görenler durumu 112 Acil Çağrı merkezine bildirdi. İhbarın ardından bölgeye çok sayıda itfaiye ekibi sevk edildi. Yangın itfaiye ekiplerinin çalışmalarıyla kısa sürede söndürüldü. Yangın nedeniyle hurda malzemeler küle dönerken, yangının elektrik kontağından çıktığı belirtildi.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.07.09 13:13:14
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Akdeniz Üniversitesi’nin 40. yılında Atatürk Anıtı’na çelenk bırakıldı

Akdeniz Üniversitesi’nin kuruluşunun 40. yıl dönümü dolayısıyla Atatürk Anıtı’na çelenk bırakıldı. Törende konuşan Rektör Özkan, “Akdeniz Üniversitesi’nin 40. yılında imza attığımız öncü çalışmalarla ‘İyi ki Akdeniz’imiz var’ dedirttiğimizi düşünüyorum.” dedi.

    Akdeniz Üniversitesi’nin kuruluşunun 40. yıl dönümü dolayısıyla Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan’ın katılımı ile Atatürk Anıtı’na Çelenk Sunma Töreni gerçekleştirildi. Cumhuriyet Meydanı’nda gerçekleştirilen törene Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Murat Turhan, Prof. Dr. Gülbin Arıcı, Prof. Dr. Cengiz Toker, Genel Sekreter Ali Evren İmre, Antalya Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Durmuş Ali Arslan, fakülte dekanları, enstitü ve meslek yüksekokulu müdürleri ile çok sayıda akademik ve idari personel katıldı.

BÜYÜK UMUTLAR VE EMEKLERLE KURULDU

    Akdeniz Üniversitesi Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan, 1982 yılında bölgesel bir vizyonla kurulan Akdeniz Üniversitesi’nin 40. kuruluş yıl dönümünün başta Antalya olmak üzere, bölgeye ve ülkeye hayırlı olmasını diledi. Akdeniz Üniversitesi’nin kuruluşunun ardındaki büyük emeklere değinen Rektör Özkan, “40. yıl vesilesiyle arşiv taraması yapılırken, üniversitemizin kuruluş döneminde çıkan haberleri inceleme fırsatı buldum. Üniversitemizin ne büyük umutlarla, ne büyük beklentilerle kurulduğunu bir kez daha gördüm, Antalyamız için üniversitemizin taşıdığı anlamı bir kez daha anladım. Üniversitemizin kuruluşu için düzenlenen bağış kampanyaları, destek etkinlikleri, yürüyüşler, Ankara’ya yapılan ziyaretler. Hepsi şehrimizin Akdeniz’ine kavuşmak için verdiği mücadelenin parçaları. İşte üniversitemiz bu büyük emek sonucunda kurulabildi.” dedi.

HEPİMİZİN BU ŞEHRE BORCU VAR

Göreve geldiğim ilk günden itibaren üniversite ve şehir bütünleşmesine verdiği önemin ve gösterdiği kararlılığın arkasında şehre duyduğu  minnettarlık hissi olduğunu ifade eden Rektör Özkan, “Bu sahiplenme duygusunu, birlikte hareket etme kültürünü güçlendirmek için elimizden geleni yapmalıyız. Çünkü hepimizin bu şehre borcu var. Bu borcu da ancak Büyük Önder Atatürk’ün koyduğu hedefler doğrultusunda çok çalışarak, alanlarında uzman, çağdaş genç nesiller yetiştirerek, Türkiye’nin muasır medeniyetler seviyesine yükselmesine katkı sağlayacak bilimsel araştırmalara imza atarak ödeyebiliriz.” diye konuştu.

‘İYİ Kİ AKDENİZ’İMİZ VAR’ DEDİRTECEK İŞLER YAPIYORUZ

    “Tüm Antalyalılara, hatta tüm halkımıza ‘İyi ki Akdeniz’imiz var’ dedirtecek çalışmalar yürütmeliyiz.” diyen Rektör Özkan, her yıl 1 milyonun üzerinde kişiye tedavi imkânı sunan, her yıl 50 bin ameliyat gerçekleştirilen, özellikle organ naklinde öncü işler yapan Akdeniz Üniversitesi Hastanesi ile bunu sağladıklarına inandığını söyledi. Rektör Özkan, “Yine şehrimizin adeta petrolü olan turizm sektörüne sağladığımız nitelikli insan kaynağıyla, kentimizi modern tarımın başkenti yapan modernizasyon hareketine sunduğumuz katkıyla, arkeoloji dünyamıza kazandırdığımız Patara ve Myra gibi değerlerle “İyi ki Akdeniz’imiz var” dedirttiğimizi düşünüyorum. Ancak bu başarılar Akdeniz Üniversitesi için asla yeterli olamaz. Yapacak daha çok işimiz var. Özellikle, tıp, turizm ve tarım sektörlerinin yanı sıra sanayi alanında da gerek mezunlarımız, gerekse de bilimsel araştırmalarımızla öncü olmalıyız.” ifadelerini kullandı.

ÜLKEMİZİN EN SEÇKİN ÜNİVERSİTELERİ ARASINDAKİ YERİNİ ALDI

    40 yaşın insan ömründe olgunluk yaşı olarak kabul edildiğini ve Akdeniz Üniversitesi’nin de geçen yıllar içerisinde büyük gelişmeler göstererek kuruluş vizyonunu aşarak ülkemizin en seçkin üniversiteleri arasındaki yerini aldığını söyleyen Rektör Özkan, kurumları ayakta tutan, mensuplarına özgüven aşılayan en önemli unsurun tarih ve gelenekleri olduğunu Akdeniz Üniversitesi’nin de 40 yıllık birikimle artık Akdenizlilik olarak tanımlanabilecek bir kimliğe sahip olduğunu kaydetti. Öncü, cesur, çevreci, çağdaş, eşitlikçi, şifa veren gibi sıfatların artık Akdeniz Üniversitesi’nin bir parçası olduğunu belirten Rektör Özkan, “Alanında uzman donanımlı akademisyenlerimiz ve idari kadromuzla bu tarihi duruşumuzu güçlendirmek için büyük bir titizlik ve aşkla çalışıyoruz ve çalışmaya devam edeceğiz.” dedi.

BAŞARI ÇITASINI DAHA YUKARI TAŞIYACAĞIZ

Rektör Özkan, tarihinden güç alarak, dünyadaki gelişmeler ışığında yenilenerek başarı çıtasını daha yukarı taşımaya, Akdeniz Üniversitesi ismini dünyaya duyurmaya kararlı olduklarını ifade ederek sözlerini şu şekilde tamamladı; “Akdeniz Üniversitesi benim için çok özel şeyler ifade ediyor. 1995 yılında öğrencisi olarak kapısından girdiğim, tıpta uzmanlık dahil eğitimimi tamamladığım Akdeniz Üniversitesi, benim ikinci evim oldu. Üniversitemizin ilk kadın rektörü olmak da bana nasip oldu. Yine üniversitemizin ismini dünyaya duyuran dünyanın ilk rahim nakli ve Türkiye’nin ilk yüz ve çift kol nakillerini yapan ekipte yer alma gururunu yaşamak da yine bana nasip oldu. Her zaman Akdeniz Üniversitesi ailesinin bir ferdi olmanın gururunu yaşayan biri olarak, güzel üniversitemizin 40. yılının ülkemize ve insanlığa hayırlı olmasını diliyorum.”

ANTALYA VALİSİNİ ZİYARET ETTİ

Atatürk Anıtı’na Çelenk bırakma töreninin ardından Rektör Özkan, Antalya Valisi Ersin Yazıcı’yı makamında ziyaret etti. Ziyarette Rektör Özkan’a Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Murat Turhan, Prof. Dr. Gülbin Arıcı, Prof. Dr. Cengiz Toker, Hastane Başhekimi Prof. Dr. Yıldıray Çete, Genel Sekreter Ali Evren İmre de eşlik etti. Ziyarette Rektör Özkan Akdeniz Üniversitesi’nin 40. yıl anısına Vali Yazıcı’ya hediye takdim etti. Rektör Özkan daha sonra Antalya Ticaret ve Sanayi Odası’nın (ATSO) 140. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla ATSO Başkanı Davut Çetin ile birlikte Antalya Kültür Sanat’ta yer alan “Tutkunun Heykeltıraşı Rodin - Erbil Arkın Özel Koleksiyonu’ndan Bir Seçki” adlı sergiyi gezdi.

 


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2022.07.26 14:33:45
Son Düzenlenme Tarihi :





12 Eylül mağduru o günleri anlattı: "Bizleri cezalandırdılar"

12 Eylül 1980 darbesi birçok insanın hayatını hayatlarını olumsuz yönde etkiledi. Onlardan biri de Kahramanmaraş’ta yaşayan 63 yaşındaki Ahmet Bağcı oldu. Dönemin mağdurları, yaşadıkları acımasız süreci, çektikleri işkence ve zulümleri anlattı.
12 Eylül 1980 tarihinin üzerinden 43 yıl geçmesine rağmen bazı acılar halen ilk günkü gibi duruyor. Darbe yönetiminin o günlerde uyguladığı insanlık dışı muamele ve antidemokratik uygulamaları birçok hayatı olumsuz yönde etkiledi. Askeri yönetimin başa geçmesinin ardından birçok vatandaş işkencelere maruz kalmış, bazıları ise hayatlarının baharında hayatı boyunca unutamayacağı psikolojik travmalar geçirmişti. O dönemde ortaokul yıllarında Ülkü Ocakları’na giren Ahmet Bağcı, İstanbul’da 1980 darbesi öncesinde büyük bir yürüyüş düzenlediklerini ve Kahramanmaraş’tan mehter takımı ile gittiklerini söyledi.

“Arkadaşımızı suçsuz yere idam ettiler”
Askeri darbe öncesinde yaşanan olayları anlatan Ahmet Bağcı, “Dönüşte bizi topladılar. Bana zorla 28 dosya imzalattılar, ben bu 28 dosyanın 8’indan ceza aldım, 20’sinden beraat ettim. Asla eylemlere karıştım diyemem ama yapmadığımız bir sürü dosyayı da işkence ile bize üzerimize yıktılar. Kenan Evren ihtilalinden sonra birçok arkadaşımız şehit oldu. Ahmet Kerse arkadaşımız lise yıllarında sık sık Maraş’a gelir giderdi. Çok yakın tanışırdık ve tekrardan yollarımız Adana Cezaevi’nde kesişti. Ahmet’in adı bir eyleme karışmış ama eylemi gerçekleştiren kendisi değildi. Biliyordu kimin yaptığını ama arkadaşını kıyıp ismini vermiyordu. Sonunda idam kararı çıktı Ahmet’e, dışarıda asıl eylemi yapan kişi idamdan önce bu eylemi ben yaptım diye teslim olduğu halde bu arkadaşımızı bile bile idam ettiler. Yani 12 Eylül zulmünün en bariz örneği Ahmet Kerse’de sembolleşmiştir” dedi.

“Türkiye’yi 50 yıl 100 yıl geriye vurdu bunlar”
Askeri darbenin ülkeyi her anlamda geriye götürdüğünü söyleyen Bağcı, “Çanakkale’den sonra Türk milletinin, Türk gençliğinin katledildiği, yok edildiği en büyük operasyondur 12 Eylül. Yüz binlerce tutuklama bunların birçoğu idam oldu, evlerde, karakollarda işkencelerden ölenlerin hesabı yok. Öyle kıymetli gençlerimiz gitti ki, hesabı kitabı tutulmaz. Yetişmiş Türk gençliğinin Türk kadrolarının yok etmekle Türkiye’yi 50 yıl 100 yıl geriye vurdu bunlar. Bu ihtilalin zararı sadece işkencede şunda bunda değil, ekonomik olarak da yetişmiş insan kadrosu bakımından da bizi 50 yıl geriye vurdular çünkü bunların hepsi istikbalinden oldular” diye konuştu.

“Türkçülerin, Turancıların yazgısı bu olmamalıydı”
İnsanlara zulüm yapanların mahkeme kararlarını dinlemeden işkence yaptıklarını ifade eden Bağcı, “Eğer onların başına iş gelmeseydi Türkiye’nin en önemli insanlarıydı ve Türkiye’yi ekonomik olarak, siyaset olarak muhasır medeniyetler seviyesine çıkaracak insanlardı. Bunlar bir garez ile böyle bir nefretle saldırdılar. Mahkeme kararlarını dinlemediler, bir kinle saldırdılar bize. Türkçülerin, Turancıların yazgısı bu olmamalıydı. Ben dünyada hiçbir ülkede o ülkenin milliyetçilerinin Türkiye’deki kadar ezildiğini horlandığına şahit olmadım. O dönemde psikolojini kaybeden, davranış bozukluğu sergileyen günlük hayatını idame ettiremeyen binlerce arkadaşımız tedavi gördü” ifadelerini kullandı.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.09.12 17:55:29
Son Düzenlenme Tarihi :