SON DAKİKA
header-ad

Şeker hastası yaşlı adamın deniz keyfi kabusa döndü

Hatay’ın Samandağ ilçesinde 67 yaşındaki vatandaşın kumsalda yürüdüğü esnada ayak tabanının derisi soyulmaya başladı. Deniz keyfi kabusa dönen yaşlı adam ambulansla hastaneye kaldırıldı.
Edinilen bilgililere göre, Samandağ ilçesinde geçtiğimiz gün güneşli havanın tadını çıkarmak isteyen 67 yaşındaki şahıs, deniz de yüzdükten sonra güneşlenmeye başladı. Bir süre sonra ayak tabanında soyulma başlayan şahıs, çevredeki vatandaşlardan yardım istedi. Durumun 112 acil çağrı merkezine bildirilmesi üzerine yaşlı adam, olay yerine gelen ambulansla hastaneye kaldırıldı.
Şeker hastası olduğu öğrenilen şahsın, ayak tabanlarında ciddi ve derin yanık izleri olduğu görüldü.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.06.24 22:05:23
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






’Burada Turizm Çok’ panelinde sağlık turizmi konuşuldu

Turizm sektörünü buluşturan ’Burada Turizm Çok’ isimli panelde konuşan Özel Uncalı Meydan Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Dr. Cengiz Yılmaz, Türkiye’nin sağlık turizminde önemli bir potansiyele sahip olduğunu söyledi.
Sağlık sektöründeki yetişmiş ve deneyimli insan kaynağı, hastaneleri ve teknolojisiyle Türkiye’nin bölgede önemli bir güç olduğunu belirten Dr. Cengiz Yılmaz, “Ülkemizde sağlık hizmeti kamu ve özel sektör aracılığıyla dünya ortalamasının çok üstünde, üst düzeyde verilmektedir , özellikle çevremizdeki komşu ülkelerle kıyaslanamaz bir şekilde ileri durumdayız, Gelişmiş Batı ve Avrupa ülkeleri ile hemen hemen aynı seviyelerdeki sağlık hizmetini daha uygun , rekabetçi ve çok ekonomik şartlarda sunmaktayız. Uncalı Meydan Hastanesi 60 yataklı orta ölçekli bir genel hastane olup Ortopedi, Beyin ve Genel Cerrahi ağırlıklı bir kliniktir. Hastanemiz Antalya’nın ilk ve tek açık MRI görüntüleme merkezi olan kliniktir. Hastanemizde 2017 yılından beri ortopedi branşında Total Diz protezi ameliyatlarında Antalya’da ilk kez Robotik Navigasyon sistemini kullanmaktayız” diye konuştu.

Sağlık turizmine talep giderek artıyor
Sağlık turizminin popülaritesinin giderek arttığını ve Antalya’nında bu pastadan pay alması gerektiğini dile getiren Dr. Cengiz Yılmaz, “Sağlık turizmi pastası çok büyük. Çünkü ülkemizdeki kamu ve özel sağlık kurumları çok kaliteli hizmeti oldukça ekonomik şartlarda sunuyoruz. Bu noktada gayet rekabetçi olduğumuz çok açık. Ülkemiz ile rekabet edebilecek sadece Hindistan olabilir, ama kalite konusunda kesinlikle bizimle yarışamazlar. Şu anda ülkemizde tıp hemen hemen her alanda gayet iyi durumda. Batı ve Avrupa’nın en ileri ülkeleriyle yarışabilecek düzeyde bir sağlık sistemimiz var. Sağlık Bakanlığı’nın sağlık turizmini destekleme konusunda gayet başarılı çalışmaları var. Bunun sadece tanıtım kısmında biraz daha devlet tarafından desteklenmesi gerekli”

Gerçek potansiyeli yakalamalıyız
Sağlık turizminin Antalya özelinde gerçek potansiyelinden uzak olduğunu vurgulayan Dr. Cengiz Yılmaz, sözlerine şöyle devam etti: “Antalya’da sağlık turizmi olması gereken seviyenin daha altında yer alıyor. İstanbul seviyesine ulaştığımız zaman turizm potansiyeline katkısı çok daha artabilir. Yıllardan beri Antalya’da her şey dahil turizm konsepti nedeniyle Antalya esnafının turizmden yeterince faydalanmadığı söylenir ve bu doğrudur, özellikle sağlık turizmi ön plana çıkarıldığı zaman hem kişi başına turist harcaması çok daha yüksek seviyelere gelir ve özellikle şehir otellerine faydası ve doluluk oranına katkısı çok olacaktır, ayrıca turizmin 6 aylık yaz turizmi değil 12 aylık döneme yayılmasına çok ciddi katkısı olacaktır. Bu konuda kentin tüm aktörleri işbirliği yapması ve sağlık turizmi konusundaki altyapının güçlendirilmesi önem taşımaktadır. Yakın zamanda ihalesi yapılması planlanan limandan havalimanına 4. etap raylı sisteminin, Kemer-Alanya kadar Banliyö ve hızlı tren ile devam edilebilecek şekilde tasarlanması ve planlanması bence çok önemlidir. Bu yapılabilirse 10 yıl sonra Antalya’nın turizmden aldığı pay çok daha artacaktır. Şu anda Türkiye’nin 5. büyük şehri olan Antalya turizmden yeterince faydalanır hale gelecektir.”

Kaynak : İHA
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.05.09 14:12:36
Son Düzenlenme Tarihi :





İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ ZARARLI SAYISINI ARTIRIYOR

Antalya Ticaret Borsası (ATB) ile Antalya Tarım Konseyi (ATAK) işbirliğinde düzenlenen “Yeşil Mutabakat Yolunda Antalya’da Bitki Koruma Ürünlerinin Sürdürülebilir Kullanımı” başlıklı Panel online düzenlendi. Gazeteci Umut Özdil moderatörlüğünde düzenlenen panele, Batı Akdeniz İhracatçılar Birliği (BAİB) Başkan Yardımcısı Berdan Ber, Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. İsmail Karaca, Akdeniz Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bitki Koruma Bölüm Başkanı Prof. Dr. Hüseyin Basım, Biyolojik Mücadele Ürünleri Üreticileri ve Tedarikçileri Derneği (BİOTED) Başkanı Özgür Ateş, Finike Meyve Üreticileri Birliği Başkanı Celal Bülbül, Kumlucalı üretici Adil Ulukaya katıldı. Panelde, iklim değişikliği, iklim krizinin tarıma etkileri, tarımsal üretimde kullanılan ürünlerin çevreye etkileri ile Avrupa Birliği Yeşil Mutabakata uyum gündeme geldi.

Antalya Ticaret Borsası (ATB) ile Antalya Tarım Konseyi (ATAK) işbirliğinde düzenlenen “Yeşil Mutabakat Yolunda Antalya’da Bitki Koruma Ürünlerinin Sürdürülebilir Kullanımı” başlıklı Panel online düzenlendi. Gazeteci Umut Özdil moderatörlüğünde düzenlenen panele, Batı Akdeniz İhracatçılar Birliği (BAİB) Başkan Yardımcısı Berdan Ber, Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. İsmail Karaca, Akdeniz Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bitki Koruma Bölüm Başkanı Prof. Dr. Hüseyin Basım, Biyolojik Mücadele Ürünleri Üreticileri ve Tedarikçileri Derneği (BİOTED) Başkanı Özgür Ateş, Finike Meyve Üreticileri Birliği Başkanı Celal Bülbül, Kumlucalı üretici Adil Ulukaya katıldı. Panelde, iklim değişikliği, iklim krizinin tarıma etkileri, tarımsal üretimde kullanılan ürünlerin çevreye etkileri ile Avrupa Birliği Yeşil Mutabakata uyum gündeme geldi.

HER YIL 40 BİN ÜRETİCİ TARIM İLAÇLARINDAN ÖLÜYOR

Galip Umut Özdil, Dünya Sağlıklı Örgütü verilerine göre, dünyada her yıl 40 bin üreticinin tarım ilaçlarından dolayı hayatını kaybettiğini belirtirken, çevreye uyumlu üretim ve tüketici sağlığının korunmasının önemini vurguladı. Özdil, tüketicinin ucuz ürün ve görsel olarak mükemmel ürün talebi olduğunu söylerken, “Arz da bu şekilde şekilleniyor. Bu süreçte sadece çiftçinin adaptasyonu değil, tüketicinin de sağlıklı ürün tüketimi konusunda bilinçlendirilmesi gerekli” dedi.

SICAKLIK ZARARLI BÖCEKLERİ ARTIRIYOR

Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. İsmail Karaca, iklim değişikliğinin son dönemlerin en önemli konusu olduğunu belirtirken, etkilerinin herkese dokunur hale geldiğini söyledi. İklim değişikliğinin zararlıların etkisini artırdığını kaydeden Karaca, özellikle böceklerin küresel ısınmadan en fazla etkilenen grup olduğuna dikkat çekti. Küresel ısınmayla sıcaklığın kuzeye doğru kaydığını, böceklerin ise her 10 yıl için 6.1 kilometre kuzeye doğru hareket ettiğini kaydeden Karaca, “Böcekler iklim değişikliğine bizden daha hızlı ve fazla adapte oldukları için ürünlere vereceği zararın artacağı öngörülüyor” dedi. 2 derecelik sıcaklık artışının bir yıldaki döl sayısını 1-5 arasında artıracağının tahmin edildiğini, özellikle yaprak bitlerinin üreme potansiyelinin sıcaklık artışıyla artacağına dikkat çeken Karaca, “Tarımsal ilaçlar 24 farklı hastalığın tetikleyicisi. Doğaya zarar vermeden zararlıların popülasyonunu artırmalıyız. Bunun için de entegre mücadele şart” dedi.

 

BİTKİLERDE SALGIN HASTALIK UYARISI

Akdeniz Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bitki Koruma Bölüm Başkanı Prof. Dr. Hüseyin Basım, sıcaklığın artmasıyla nemin de arttığını bunun da virüs ve bakteriyel hastalıkların artışına neden olduğunu belirtirken, “İklim değişikliği bazı hastalık risklerini artıracak ve bazılarını azaltacaktır” dedi. Hızla değişen iklim ve istikrarsız hava dönemlerinde salgın tahminlerinin daha zor olacağını söyleyen Basım, bitkilerle ilgili viral hastalık ve salgın uyarısında bulundu. Basım, “Hastalıkla mücadeledeki stratejiler iklim değişikliğine göre değiştirilmeli. Hastalık tahmin ve uyarı sistemleri geliştirilmeli. Hastalığa dayanıklı çeşitler geliştirilmeli ve ıslah çalışmaları yaygınlaştırılmalı” diye konuştu.


İHRACATIN DEVAMI İÇİN YEŞİL MUTABAKAT UYUMU ŞART

BAİB Başkan Yardımcısı Berdan Ber, Batı Akdeniz ihracatının geçen yıl 2 milyar dolar iken, bunun 585 milyon dolarının yaş meyve sebze ihracatının oluşturduğuna dikkat çekti. Yeşil Mutabakat’ın sektör için önemine vurgu yapan Ber, Yeşil Mutabakatı ile uyumlaşmanın AB'ye yönelik ihracatta önemli olduğunu söyledi. Küresel ısınma dikkate alınarak tarım alanlarına yönelik yeni yatırımların gerekliliğine işaret eden Ber, ihracatın devamı için üretimin de istikrarlı bir şekilde yapılması gerektiğini söyledi. Yaş meyve sebzede rakip olan ülkelerden İspanya, Fransa ve İtalya’nın kimyasal ilaç kullanım oranının Türkiye’den fazla olduğunu belirten Ber, ancak bu ülkelerde üreticinin daha sağlıklı bilgilendirilerek, kalıntı sorunun azaltıldığına kaydetti. Biyolojik mücadeleye verilen devlet desteği ile pestisit kullanımının azaltılmasına yönelik adımların önemli olduğunu belirten Ber, sulama sistemlerinin geliştirilmesinin ve enerjiden de tasarruf sağlamak için yapılan girişimlerin iklim krizine yönelik olumlu gelişmeler olduğunu söyledi.

 ENTEGRE MÜCADELE VURGUSU

 BİOTED Başkanı Ahmet Özgür Ateş, kalıntı sorununun çözümü ile ilgili önerilerini paylaşırken, “Kalıntı sorununun çözümü biyolojik ve biyoteknik mücadele temelli entegre ürün yönetimi sistemlerinin yaygınlaşmasıyla mümkündür” dedi. Özgür Ateş, entegre mücadelenin yaygınlaşması, biyolojik ve biyoteknik mücadele sektörünün gelişmesi için bazı adımlar atılması gerektiğini söylerken, şunları kaydetti:

 “Yaş meyve ve sebzede denetlemelerin hasat öncesi etkinlikleri artırılmalı ve pestisit kullanımı, kontrollü olarak azaltılmalıdır. Güvenli gıda konusunda ürün bazında somut hedef ve politikalar oluşturulmalı ve bir başarı hikayesi hedeflenmelidir. Sürdürülebilir tarım için gençlerin köyden şehre göçünü durduran politikalar geliştirilmeli, çiftçinin geliri arttırılmalıdır. Akıllı tarım teknolojilerinin uygulamaya geçmesi için eğitim çalışmaları yoğunlaştırılmalı, altyapı geliştirilmesine yönelik teşvikler arttırılmalıdır. Tüketicinin biyolojik mücadele ile üretilmiş ürünleri ayırt etmesini sağlayacak bir sistem kurulmalıdır. Biyolojik ve biyoteknik mücadele yöntemleri kullanılarak üretilmiş sebze ve meyvelerin markalaşması teşvik edilmelidir. Üreticiyi ikna etmeye yönelik teşvik ve destekleme uygulamaları, etkin biçimde devam ettirilmeli ve yaygınlaşması için eksiklikler giderilmeli. Kalıntı sorunumuz sadece ihracatla ilgili bir mesele değildir. Kalıntı sorunu Türk halkının beslenmesiyle ilgili de önemli bir halk sağlığı sorunudur.”

 Finike Meyve Üreticileri Birliği Başkanı Celal Bülbül, zararlı kontrolü için geliştirdikleri alternatif uygulamalarla ilgili bilgi verdi. İklim değişikliğinin etkilerini azaltmak içtin plastik ambalaj kullanımının azaltılması, ot ilacı kullanımının ortadan kaldırılması, sentetik kimyasalların kullanımının sınırlandırılması, mazot tüketiminin azaltılması, doğal faydalı böcek popülasyonunun artırılması gibi önerilerde bulundu. Üretici Adil Kağan Ulukaya, biyolojik mücadeleye geçiş deneyimini paylaştı.


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2021.10.04 13:13:37
Son Düzenlenme Tarihi :