SON DAKİKA
header-ad

Sıcaktan bunalan hayvanlar buzlu meyve ve suyla serinliyor

Mersin Tarsus Doğa Parkı’nın sakinleri, sıcak havaların etkili olduğu bugünlerde buzlu meyve kokteylleri, buzlu havuz ve fıskiyeli yağmurlama sistemiyle serinletiliyor.
Mersin Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı Tarsus Doğa Parkı’nın sakinlerinin sıcak havalardan olumsuz etkilenmemesi adına yapılan uygulama sayesinde hayvanlar, serinlerken besleniyor. Türlerine göre yaşam alanlarında yer alan yapay havuz ve şelaleler de hayvanların serinlemesini sağlarken, günün belirli saatlerinde özel olarak hazırlanan buzlu meyveler ikram ediliyor. Doğa parkı sakinlerine içerisinde elma, armut, muz, kivi, portakal, havuç, kuru incir, salatalık, marul gibi meyve ve sebzelerin yanı sıra ceviz, fındık gibi kuruyemişlerin de yer aldığı buzlu meyve kalıpları veriliyor. Bu sayede hayvanlar, serinlerken beslenmenin keyfini çıkartıyor.
Bir diğer serinletme yöntemi de yaşam alanlarına yerleştirilen fıskiyeler. Bu fıskiyeler sayesinde tepeden yağmurlama sistemiyle su veriliyor. Ayrıca havuz bulunan bölümlerde ise su sıcaklıklarını düşürebilmek amacıyla buz takviyeleri yapılıyor. Toynaklı grup içerisinde yer alan midilli, koyun, keçi, deve gibi hayvanlar ve kümes bölümündeki hayvanların serinletilmesi için, sulama arazözüyle yukarıdan yağmurlama sistemi oluşturuluyor. Buzlu meyve kokteylleri, fıskiye ve arazözle yağmurlama sistemiyle serinletilen hayvanların en sevdiği ve eğlendiği saatler de bu saatler oluyor.
Tarsus Doğa Parkı’nda biyolog olarak görev yapan Yılmaz Ölmez, “Hayvanları serinletmek için kafeslere özel fıskiyeler yapıyoruz. Havadan ıslatarak hayvanları serinletiyoruz. Ayrıca büyük sulama tankerimiz var. Havanın çok sıcak olduğu zamanlarda onunla ıslatarak yine serinletmiş oluyoruz. Bunun yanında meyvelerin olduğu buz kalıpları hazırlıyoruz. Hayvanlar, içlerindeki meyveleri çıkarmak için uğraşırken hem eğlenmiş hem beslenmiş, hem de serinlemiş oluyorlar” dedi.
Buzlu meyveleri, hayvanların sevdiği meyvelere göre hazırladıklarını ifade eden Ölmez, “Meyvelerimizde elma, armut, muz, kivi, portakal, havuç, kuru incir var. Meyvenin haricinde ceviz, fındık gibi kuruyemişler de veriyoruz. Buradaki hayvanların en çok memnun olduğu saatler bu serinletmeleri yaptığımız, buzları verdiğimiz ve suladığımız saatler oluyor” diye konuştu.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.07.24 18:10:08
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Sahur yapmadan oruç tutmak sağlıklı değil

Sahur yapmadan oruç tutmanın birçok sağlık sorunlarına neden olabileceğinin altını çizen Uzman Diyetisyen Nafikar Başkan, "Sahur yapmadan oruç tutmak birçok sağlık problemini de beraberinde getirebilir. Gün içerisinde kan şekerinde dengesizlikler olabilir, sindirim problemleri oluşturabilir" dedi.
On bir ayın sultanı Ramazan’a sayılı günler kaldığını belirten Medical Park Antalya Hastane Kompleksinden Uzman Diyetisyen Nafikar Başkan, tutulan oruçlarla birlikte beslenme düzeninin değiştiği bu ayda vücudun düzeninin bozulmaması için beslenme tavsiyelerinde bulundu. Uzm. Diyetisyen Nafikar Başkan, sahur yapmanın önemine dikkat çekti.

"Sahura kalkmamak kan şekeri dengesizliğine yol açabilir"
Yeterli ve dengeli beslenme ile Ramazan ayını vücuda faydalı hale getirmenin mümkün olduğunu vurgulayan Uzm. Dyt. Başkan, "Ramazan ayında, günlük yenilen öğün sayısı azalır. Metabolizma yavaşlar. Yeterli ve dengeli beslenme ile bu süreci vücudumuz için faydalı hale getirebiliriz. Sahur yapmadan oruç tutmak birçok sağlık problemini de beraberinde getirebilir. Gün içerisinde kan şekerinde dengesizlikler olabilir. Sindirim problemleri oluşturabilir. Uzun süren açlık ve susuzlukla birlikte vücutta su ve mineral kayıpları olabilir" diye konuştu.

"Sahurda tatlı tüketmeyin"
Sahurda tatlı tüketilmemesi gerektiğine dikkat çeken Uzm. Dyt. Başkan, "Sahurda karbonhidrat içeren besinlerin tüketimini sınırlandırılmalı, basit şeker içeriği yüksek olan besinler tüketilmemelidir. Sağlıklı besinler uygun porsiyon ölçüleriyle tüketilmelidir. Sahur öğününde tatlı tüketimi olmamalıdır. Sahurda tahıllı ekmek, yumurta, az tuzlu peynir, az tuzlu zeytin, ayran, süt, yoğurt, ceviz, fındık, badem gibi lif, protein ve sağlıklı yağ içeriği yüksek besinler tercih edilmelidir. Bu besinler tokluk süresini uzatır" şeklinde konuştu.

"Ramazan pidesi yerine tam buğdaylı ekmek yenebilir"
Ramazan pidesinin yerine yenilebilecek ekmeklerden bahseden Uzm. Dyt. Başkan, "Hamur işlerinden uzak durulmalıdır. Beyaz undan yapılmış besinler tokluk süresini kısaltır. Bunlar yerine lifli besinler tercih edilmelidir. Sahurda Ramazan pidesi yerine tam buğday, çavdar ve kepekli ekmek tercih edilmelidir. İftarda Ramazan pidesi bir avuç içini geçmeyecek şekilde porsiyon kontrolü dâhilinde tüketilmelidir. Sahurla iftar arasında kilogram başına 30-35 mililitre su tüketilmelidir" ifadelerini kullandı.

"İftara su ile başlayın"
İftara su ile başlamanın önemine değinen Uzm. Dyt. Başkan, "Vücudumuza alınan yeterli sıvı toksinleri atarak, uzun süren açlıkta dehidratasyonu önler ve böbrek sağlığı için önem taşımaktadır. İftara önce vücudun en çok ihtiyaç duyduğu su ile başlanmalıdır. Sonrasında magnezyum, potasyum ve liften zengin hurma ile devam edilebilir. Onun ardından çorba içilebilir. Çorba sonrası mutlaka 10-15 dakika ara verilmelidir. Beyne tokluk sinyali yaklaşık 20 dakikada iletildiği için eğer çorba sonrası ara vermezsek, sofradaki her şeyi yemek isteyebiliriz. İftarda et, tavuk, balık, bulgur, kepekli pirinç, kuru baklagiller, sebze ve meyve gibi kan şekerini yavaş yükselten ve posa içeriği zengin olan besinler tercih edilmelidir. İftarda yemekler küçük porsiyonlar halinde ve yavaş yavaş tüketilmelidir" ifadelerine yer verdi.

"Sahurdan sonra ıhlamur, iftardan sonra rezene çayı içilebilir"
Sahur ve iftardan sonra bitki çayları içilebileceğini dile getiren Uzm. Dyt. Başkan, "Sahurdan sonra melisa, papatya, ıhlamur gibi uykuya geçişi kolaylaştıracak bitki çayları, iftardan sonra ise hazmı kolaylaştıracak rezene, anason gibi bitki çayları tercih edilmelidir. Yavaşlayan metabolizmayı hızlandırmak için fiziksel aktivite artırılmalıdır. İftardan 1-2 saat sonra hafif yürüyüşler yapılabilir. Aşırı şerbetli, yağlı tatlılar yerine sütlü tatlılar veya meyveli tatlılar tercih edilebilir. Oruç tutan sağlıklı insanların metabolizmaları için bu süreç arınma dönemi gibi olup vücuda fayda bile sağlar. Fakat diyabet, karaciğer, böbrek hastalıklarda, emziren veya gebe kadınlarda sağlık sorunlarının oluşabileceği de bilinmelidir. Kronik bir hastalığa sahip bireylerin oruç tutmadan önce hekimine danışması tavsiye edilmektedir" açıklamasında bulundu.

Kaynak : İHA
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.03.22 11:20:17
Son Düzenlenme Tarihi :





Enkazın kaldırılmasıyla tanınmaz hale gelen Hatay’da depremzedeler gelecekten ümitli

Asrın felaketinde binlerce binanın yerle bir olduğu Hatay, depremin 7. ayında enkazın büyük bölümünün kaldırılmasıyla birlikte tanınmaz hale geldi. Depremzedeler, gelecekten ümitli olduklarını belirterek, Hatay’ın eski haline geleceğine inandıklarını ifade etti.
Kahramanmaraş merkezli depremlerde en büyük hasar Hatay’da meydana gelmişti. Depremin 7. ayının geride kalmasıyla enkazın büyük bölümünün kaldırıldığı Antakya’da kent merkezi tanınamaz hale geldi. Vatandaşlar, yıllarca yaşadığı sokakları tanıyamıyor. Kentin eski günlerine dönmesi için konut ve iş yeri yapımlarının aralıksız devam ettiği kentte, vatandaşlar ise gelecekten ümitli.

“İnşallah devletimiz bizi destekler, Hatay’ımızı geri eski haline getirir”
Antakya ilçesinde taksicilik yapan Oğuzhan Erol, 8 yıldır karış karış gezdiği sokakları tanıyamadığını ifade ederek, “Şehir tanınamıyor. Biz taksiciyiz, yani 7-8 yıldır ben burada taksi işi yapıyorum. Her girdiğim sokağı bilirken, bugün gittiğim sokakların çoğunu tanıyamaz oldum. Çoğu sokaklarda da yıkım daha devam ediyor. Artık Hatay’ımızı tanıyamaz olduk. Gelecekten sonuna kadar ümitliyiz. İnşallah devletimiz bizi destekler, Hatay’ımızı geri eski haline getirir. Tek umudumuz” dedi.

“Memleketimiz kendine gelecek inanıyoruz, güveniyoruz”
Antakya’nın işlek caddelerinden Kurtuluş Caddesi’nden eser kalmadığını ifade eden Lütfü Cihangiroğlu, “Burası Antakya Kurtuluş Caddesi. Normalde çok canlı bir yer. Ama şu an gördüğünüz gibi hiçbir şey yok, her yer bitmiş. Çok kötü bir hal almış. Tabii ki çok üzüldük. Bütün sevdiklerimiz, kardeşlerimiz ve arkadaşlarımız herkes buradaydı. Tanınmaz bir halde. Çocukluğumuz burada geçti ama çok kötü yani. Şu an hiçbir yeri tanıyamayız. Bir yandan böyle düzenlenmeye çalışıyor etraf. Yıkımlar devam ediyor, hiçbir sıkıntı yok. İnşallah düzelecek Antakya. Memleketimiz kendine gelecek inanıyoruz, güveniyoruz” dedi.

“Başka memlekette yapamadık, biz de geri buraya yerleştik”
Asrın felaketinin ardından ailesiyle birlikte yerleştikleri İstanbul’dan memleketine döndüklerini ifade eden Ardacan Aygül, “Buradan İstanbul’a taşındık. Artık her şey düzelince geri dönmeyi düşünüyorduk ama memleketsizlik kötü bir şey. Başka memlekette yapamadık, biz de geri buraya yerleştik. Gerçekten tanınmaz, biz de tanınmaz bir haldeyiz” şeklinde konuştu.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.09.06 16:29:09
Son Düzenlenme Tarihi :