OVP, mobilya ihracatında umutları artırdı
Türkiye mobilya, kağıt ve orman ürünleri sektörü, ağustos ayında yüzde 7,1’lik düşüşle 679 milyon dolarlık ihracat yaptı. AKAMİB ise yüzde 8,8’lik azalışa rağmen ilk 10 pazarından 8’inde büyüme sağlamayı başardı.
Yıl genelinde fiyat rekabetçiliğini kaybetmelerinden dolayı pazar kayıpları yaşandığını kaydeden Akdeniz Mobilya, Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği (AKAMİB) Başkanı Onur Kılıçer, “Uygulanan para politikası ile döviz kurunun ihracatçıları rahatlatacak bir noktaya gelmesinin ardından açıklanan Orta Vadeli Program (OVP) ile de gelecek yıla dair umutlarımız arttı. Amacımız pazar çeşitliliğimizi artırırken hedef pazarlardaki payımızı yukarıya çekebilmek. Bu noktada dünyanın en büyük ithalatçısı olan ABD’ye odaklanmış durumdayız” dedi.
Türkiye’nin ağustos ayı ihracatı yüzde 1,6 artışla 21,6 milyar dolar oldu. Mobilya, kağıt ve orman ürünleri sektörünün Türkiye geneli ihracatı ise yüzde 7,1’lik düşüşle 678 milyon 979 bin dolara ulaştı. Sektör, Türkiye’nin toplam ihracatından da yüzde 3,7 pay aldı.
AKAMİB ağustos ayı ihracatından yüzde 8,8’lik azalışla 71 milyon 66 bin dolar ihracat geliri elde etti.
Yılın ilk 8 ayında ise Türkiye geneli sektör ihracatı, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 3,5 oranında azalış göstererek 5 milyar 265 milyon 502 bin dolar olurken, AKAMİB’ten yapılan ihracat yüzde 8,7 azalış ile 562 milyon 417 bin doları buldu.
Akdeniz’den yapılan ihracatta ilk 10 pazarın 8’i büyüdü
Sektörün ağustos ayında Türkiye genelinden yaptığı ihracatta en başarılı pazar 88,7 milyon dolarla Irak oldu. Irak’ı sırasıyla; İsrail, Birleşik Krallık, ABD ve Almanya izledi. İlk 10 pazar arasında en dikkat çekici artış yüzde 10 ile Libya’ya yapılan ihracatta kaydedildi.
AKAMİB’in ağustos ayı ihracatında da Irak ilk sırada yer aldı. 16 milyon dolar ihracat yapılan Irak’ı sırasıyla; Almanya, İsrail, Romanya ve ABD takip etti. İlk 10 pazar arasında en dikkat çekici artışlar ise yüzde 81,9 ile Bulgaristan, yüzde 45,5 ile Almanya, yüzde 44 ile Hollanda’ya yapılan ihracatta görüldü. İlk 10 pazarın 8’inde ihracat artışı dikkat çekerken, İsrail ve Libya’da düşüş oldu.
Kılıçer: “OVP, 2024 yılı için umutlarımızı artırdı”
Ağustos ayına ilişkin değerlendirmede bulunan AKAMİB Başkanı Onur Kılıçer, “Türkiye geneli ihracatımızda hem miktar hem değer bazında bir düşüş var. Bunun temel nedeni uzun bir süre döviz kurunun yatay seyretmesi ve enflasyona paralel şekilde ilerlemeyişle beraber fiyat rekabetçiliğinden uzaklaşmamız oldu. Diğer bir neden ise küresel mal ticaretinde yaşanan talep daralması. Uygulanan para politikası ile döviz kurunun ihracatçıları rahatlatacak bir noktaya gelmesinin ardından açıklanan Orta Vadeli Program ile de gelecek yıla dair umutlarımız arttı. Programda ihracat odaklı sürdürülebilir bir büyüme iklimi oluşturulmasına yönelik stratejileri kıymetli buluyoruz. İhracatçının finansmana erişimini kolaylaştıracak yeni desteklere de ihtiyaç var. Ekonomi yönetimimizin bu konuda gerekli adımları atacağına inanıyoruz” dedi.
ABD’den alınan payı artırma hedefi
İhracatta ana pazarlar olan Almanya ve Fransa gibi ülkelerde ihracat büyümesinin sürdüğünü kaydeden Kılıçer, “Amacımız pazar çeşitliliğimizi artırırken hedef pazarlardaki payımızı yukarıya çekebilmek. Bu noktada dünyanın en büyük ithalatçısı olan ABD’ye odaklanmış durumdayız. Bu pazarda edineceğimiz güç, bize Amerika kıtasının kapılarını açacaktır. Bu pazar özelinde yaptığımız çalışmaları artırmayı, Türk mobilyasını tanıtmayı sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı.
Yıl genelinde fiyat rekabetçiliğini kaybetmelerinden dolayı pazar kayıpları yaşandığını kaydeden Akdeniz Mobilya, Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği (AKAMİB) Başkanı Onur Kılıçer, “Uygulanan para politikası ile döviz kurunun ihracatçıları rahatlatacak bir noktaya gelmesinin ardından açıklanan Orta Vadeli Program (OVP) ile de gelecek yıla dair umutlarımız arttı. Amacımız pazar çeşitliliğimizi artırırken hedef pazarlardaki payımızı yukarıya çekebilmek. Bu noktada dünyanın en büyük ithalatçısı olan ABD’ye odaklanmış durumdayız” dedi.
Türkiye’nin ağustos ayı ihracatı yüzde 1,6 artışla 21,6 milyar dolar oldu. Mobilya, kağıt ve orman ürünleri sektörünün Türkiye geneli ihracatı ise yüzde 7,1’lik düşüşle 678 milyon 979 bin dolara ulaştı. Sektör, Türkiye’nin toplam ihracatından da yüzde 3,7 pay aldı.
AKAMİB ağustos ayı ihracatından yüzde 8,8’lik azalışla 71 milyon 66 bin dolar ihracat geliri elde etti.
Yılın ilk 8 ayında ise Türkiye geneli sektör ihracatı, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 3,5 oranında azalış göstererek 5 milyar 265 milyon 502 bin dolar olurken, AKAMİB’ten yapılan ihracat yüzde 8,7 azalış ile 562 milyon 417 bin doları buldu.
Akdeniz’den yapılan ihracatta ilk 10 pazarın 8’i büyüdü
Sektörün ağustos ayında Türkiye genelinden yaptığı ihracatta en başarılı pazar 88,7 milyon dolarla Irak oldu. Irak’ı sırasıyla; İsrail, Birleşik Krallık, ABD ve Almanya izledi. İlk 10 pazar arasında en dikkat çekici artış yüzde 10 ile Libya’ya yapılan ihracatta kaydedildi.
AKAMİB’in ağustos ayı ihracatında da Irak ilk sırada yer aldı. 16 milyon dolar ihracat yapılan Irak’ı sırasıyla; Almanya, İsrail, Romanya ve ABD takip etti. İlk 10 pazar arasında en dikkat çekici artışlar ise yüzde 81,9 ile Bulgaristan, yüzde 45,5 ile Almanya, yüzde 44 ile Hollanda’ya yapılan ihracatta görüldü. İlk 10 pazarın 8’inde ihracat artışı dikkat çekerken, İsrail ve Libya’da düşüş oldu.
Kılıçer: “OVP, 2024 yılı için umutlarımızı artırdı”
Ağustos ayına ilişkin değerlendirmede bulunan AKAMİB Başkanı Onur Kılıçer, “Türkiye geneli ihracatımızda hem miktar hem değer bazında bir düşüş var. Bunun temel nedeni uzun bir süre döviz kurunun yatay seyretmesi ve enflasyona paralel şekilde ilerlemeyişle beraber fiyat rekabetçiliğinden uzaklaşmamız oldu. Diğer bir neden ise küresel mal ticaretinde yaşanan talep daralması. Uygulanan para politikası ile döviz kurunun ihracatçıları rahatlatacak bir noktaya gelmesinin ardından açıklanan Orta Vadeli Program ile de gelecek yıla dair umutlarımız arttı. Programda ihracat odaklı sürdürülebilir bir büyüme iklimi oluşturulmasına yönelik stratejileri kıymetli buluyoruz. İhracatçının finansmana erişimini kolaylaştıracak yeni desteklere de ihtiyaç var. Ekonomi yönetimimizin bu konuda gerekli adımları atacağına inanıyoruz” dedi.
ABD’den alınan payı artırma hedefi
İhracatta ana pazarlar olan Almanya ve Fransa gibi ülkelerde ihracat büyümesinin sürdüğünü kaydeden Kılıçer, “Amacımız pazar çeşitliliğimizi artırırken hedef pazarlardaki payımızı yukarıya çekebilmek. Bu noktada dünyanın en büyük ithalatçısı olan ABD’ye odaklanmış durumdayız. Bu pazarda edineceğimiz güç, bize Amerika kıtasının kapılarını açacaktır. Bu pazar özelinde yaptığımız çalışmaları artırmayı, Türk mobilyasını tanıtmayı sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.09.11 17:37:10
Son Düzenlenme Tarihi :
Antalya'nın göbeğinde obrukta canlı tespit edildi
Öğrencileriyle birlikte obruğa dalış yapıp içindeki canlıları görüntüleyen profesör, bu canlıların gen bankası olarak kullanılabileceğini söyledi
- Antalya’nın jeolojik yapısı açısından önemli bir bulgu olarak kayıtlara geçti
- Eski tarihlerde sulama ve içme suyu olarak kullanılan obruk, duyarsız vatandaşların çöplüğü haline geldi
- Deniz seviyesinin oldukça altında bulunan obruğun içinde Antalya’ya ait endemik çiçek balığı, yılan balığı, tatlı su karidesi, tatlı su kaplumbağası ve kurbağa görüntülendi
- Öğrencileriyle birlikte obruğa dalış yapıp içindeki canlıları görüntüleyen profesör, bu canlıların gen bankası olarak kullanılabileceğini söyledi
(Fotoğraflı)
Suat Metin - Fırat Demir
ANTALYA (İHA) - Antalya’da kentin göbeğinde bulunan ve içi tatlı suyla dolu 35 metre derinlikteki obrukta, birçok tatlı su canlısının yaşadığı ortaya çıktı. Daha önce bölgede yaşayan halk tarafından sulama ve içme suyu olarak kullanılan obruk ise şu sıralar etrafı tellerle çevrili olmasına rağmen bazı duyarsız vatandaşların çöplüğü haline geldi.
Sualtı dalışları ve yaptığı bilimsel çalışmalarla bilinen Akdeniz Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Gökoğlu, Konyaaltı ilçesi Arapsuyu Mahallesi’ndeki tatlı suyla dolu bir obruğa öğrencileriyle birlikte daldı. Biyolojik çeşitliliğe bağlı bilimsel bir çalışma yapmak için yaklaşık 30-35 metre derinliğe dalan Gökoğlu, obruğun içinde Antalya’ya endemik çiçek balığı, yılan balığı, tatlı su karidesi, tatlı su kaplumbağası ve kurbağayı görüntüledi. Suyun oldukça berrak olduğuna dikkati çeken Gökoğlu, içerideki canlı türlerin bir gen bankası olarak kullanılıp sıkıntı yaşayan bölgelere aşılama amacıyla kullanılabileceğine işaret etti.
“Buradaki canlılar bizim gen bankamız”
Obruk içindeki canlıları görüntüleyip bilimsel verilere oturtmak için böyle bir çalışma yaptıklarını kaydeden Prof. Dr. Gökoğlu, “Burada Antalya’ya has endemik çiçek balığı var, yılan balığı ve tatlı su karidesi, kurbağa ve kaplumbağa tespit ettik. Buradaki yerli balıklar ve diğer canlılar bizim gen bankamız. Diğer yerlere aşılama maksatlı kullanılabilir. Çok fazla bir popülasyon olmasa da işimizi görür derecede” dedi.
“Çöplük gibi kullanmışlar”
1980’li yıllarda obruğun hafriyatla kapatılmaya çalışıldığını, daha önceki dönemlerde ise bölge halkının burayı sulama ve içme suyu olarak kullandığını belirten Gökoğlu, “Su çok berrak ve temiz. Fakat burayı insanlar çöplük gibi kullanılmış. 1980’li yıllarda burayı kamyonlarla doldurup kapatmaya çalışmışlar. Eğer doldurulmasaydı mükemmel bir yermiş” ifadesine yer verdi.
“Antalya’nın jeolojik yapısı açısından önemli bir bulgu”
Gökoğlu, obruğun Antalya’nın jeolojik yapısı açısından önemli bir bulgu olduğuna vurgu yaparak, “Antalya’nın jeolojik olarak nasıl bir şehir olduğunu gösteren güzel bir örnek burası. Deniz seviyesinin çok çok altında. Turkuaz bir rengi var ve buraya dalış yaparken keyif alıyoruz. Buranın korunması gerekiyor” diye konuştu.
- Eski tarihlerde sulama ve içme suyu olarak kullanılan obruk, duyarsız vatandaşların çöplüğü haline geldi
- Deniz seviyesinin oldukça altında bulunan obruğun içinde Antalya’ya ait endemik çiçek balığı, yılan balığı, tatlı su karidesi, tatlı su kaplumbağası ve kurbağa görüntülendi
- Öğrencileriyle birlikte obruğa dalış yapıp içindeki canlıları görüntüleyen profesör, bu canlıların gen bankası olarak kullanılabileceğini söyledi
(Fotoğraflı)
Suat Metin - Fırat Demir
ANTALYA (İHA) - Antalya’da kentin göbeğinde bulunan ve içi tatlı suyla dolu 35 metre derinlikteki obrukta, birçok tatlı su canlısının yaşadığı ortaya çıktı. Daha önce bölgede yaşayan halk tarafından sulama ve içme suyu olarak kullanılan obruk ise şu sıralar etrafı tellerle çevrili olmasına rağmen bazı duyarsız vatandaşların çöplüğü haline geldi.
Sualtı dalışları ve yaptığı bilimsel çalışmalarla bilinen Akdeniz Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Gökoğlu, Konyaaltı ilçesi Arapsuyu Mahallesi’ndeki tatlı suyla dolu bir obruğa öğrencileriyle birlikte daldı. Biyolojik çeşitliliğe bağlı bilimsel bir çalışma yapmak için yaklaşık 30-35 metre derinliğe dalan Gökoğlu, obruğun içinde Antalya’ya endemik çiçek balığı, yılan balığı, tatlı su karidesi, tatlı su kaplumbağası ve kurbağayı görüntüledi. Suyun oldukça berrak olduğuna dikkati çeken Gökoğlu, içerideki canlı türlerin bir gen bankası olarak kullanılıp sıkıntı yaşayan bölgelere aşılama amacıyla kullanılabileceğine işaret etti.
“Buradaki canlılar bizim gen bankamız”
Obruk içindeki canlıları görüntüleyip bilimsel verilere oturtmak için böyle bir çalışma yaptıklarını kaydeden Prof. Dr. Gökoğlu, “Burada Antalya’ya has endemik çiçek balığı var, yılan balığı ve tatlı su karidesi, kurbağa ve kaplumbağa tespit ettik. Buradaki yerli balıklar ve diğer canlılar bizim gen bankamız. Diğer yerlere aşılama maksatlı kullanılabilir. Çok fazla bir popülasyon olmasa da işimizi görür derecede” dedi.
“Çöplük gibi kullanmışlar”
1980’li yıllarda obruğun hafriyatla kapatılmaya çalışıldığını, daha önceki dönemlerde ise bölge halkının burayı sulama ve içme suyu olarak kullandığını belirten Gökoğlu, “Su çok berrak ve temiz. Fakat burayı insanlar çöplük gibi kullanılmış. 1980’li yıllarda burayı kamyonlarla doldurup kapatmaya çalışmışlar. Eğer doldurulmasaydı mükemmel bir yermiş” ifadesine yer verdi.
“Antalya’nın jeolojik yapısı açısından önemli bir bulgu”
Gökoğlu, obruğun Antalya’nın jeolojik yapısı açısından önemli bir bulgu olduğuna vurgu yaparak, “Antalya’nın jeolojik olarak nasıl bir şehir olduğunu gösteren güzel bir örnek burası. Deniz seviyesinin çok çok altında. Turkuaz bir rengi var ve buraya dalış yaparken keyif alıyoruz. Buranın korunması gerekiyor” diye konuştu.






