SON DAKİKA
header-ad

Sokakta kalan evsizleri Büyükşehir kucakladı

Sokakta yaşayan vatandaşları yazın sıcağında kışın da soğuk havalarda mağdur etmeyen Antalya Büyükşehir Belediyesi, 2024 yılı içerisinde BİMEKAN Geçici Konaklama Merkezi’nde 830 kişiyi ağırlayarak, sıcak bir yuva ve aş verdi.

Antalya Büyükşehir Belediyesi, evsiz vatandaşları BİMEKAN Geçici Konaklama Merkezi’nde ağırlamaya devam ediyor. Antalya Valiliği ve Antalya Büyükşehir Belediyesi işbirliğiyle hizmet veren BİMEKAN Geçici Konaklama Merkezi’nin yapılan yenileme çalışmalarıyla kapasitesi yükseltildi. 82 olan yatak kapasitesi 100’e çıkarılırken yemekhane ve odalar daha konforlu hale getirildi. BİMEKAN’da emniyet güçlerine ve zabıta ekiplerince getirilen veya bireysel olarak başvuru yapan vatandaşlara, sağlık, giyim, yemek, duş, çamaşır ve temel barınma gibi birçok imkan sağlanıyor. Toplamda 100 yatak kapasitesi olan merkezde 2024 yılı içerisinde 830 evsiz vatandaşa barınma imkânı sunuldu. 

EVSİZLERE 12 AY SICAK YUVA 

BİMEKAN'ın sorumlusu Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Daire Başkanlığı personeli Ersoy Şahin, merkezde gerçekleşen yenileme çalışmasıyla evsiz vatandaşların insan onuruna yakışır şekilde geçici konaklayabilmeleri için asgari şartların iyileştirildiğini söyledi. Şahin, şu bilgileri verdi: “Kapılardan nevresim takımlarına geniş bir tadilat çalışması yapıldı. Misafirlerimize sıcak bir yuva sunuyoruz. Merkez 12 ay boyunca bimekan olan vatandaşlarımıza hizmet vermekte. Sokakta yaşayan vatandaşlar olduğu gibi dönemsel olarak kentimizi ziyaret etmiş, işini kaybederek sokakta kalmış vatandaşlar ve yaşlı bireyler de barınma merkezinden geçici olarak yararlanmaktadırlar. Merkeze getirilen vatandaşlara temiz kıyafet, sabah çorba, akşam 3 çeşit yemek, banyo için 24 saat sıcak su imkanı ve yatak hizmeti sunuyoruz. Şu anda 85 evsiz vatandaşımızı ağırlıyoruz.” 

DÖRT DÖRTLÜK HİZMET ALIYORUZ

BİMEKAN Barınma Merkezi’nden faydalanan İsmail Davran, “Özel sorunlarım yüzünden Antalya’ya geldim. Barınma merkezi her türlü ihtiyacımızı karşılıyor. Sabah sıcak çorbamızı içiyor, akşam yemeklerimizi yiyoruz, temiz yataklarda uyuyoruz ve sıcak banyomuzu yapabiliyoruz.  Dört dörtlük hizmet alıyoruz. Bu tarz yerlerin her yerde olması gerek. Antalya Büyükşehir Belediyesi böyle bir imkân sağladığı için emeği geçen herkesten Allah razı olsun” diye konuştu.



Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2025.01.13 09:30:21
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Tarihi dar sokaklarda hayat kurtarmak için saniyelerle yarışıyorlar

Turizm kenti Antalya’nın tarihi Kaleiçi bölgesinde ambulansların giremediği sokaklardaki vakalara ilk müdahale motorize sağlık ekibi tarafından yapılıyor. Dar sokaklar içerisinde adeta saniyelerle yarışan ekipler, vakalara kısa sürede ulaşıyor.
Antalya’da İl Sağlık Müdürlüğü tarafından 2011 yı..

Turizm kenti Antalya’nın tarihi Kaleiçi bölgesinde ambulansların giremediği sokaklardaki vakalara ilk müdahale motorize sağlık ekibi tarafından yapılıyor. Dar sokaklar içerisinde adeta saniyelerle yarışan ekipler, vakalara kısa sürede ulaşıyor.
Antalya’da İl Sağlık Müdürlüğü tarafından 2011 yılında faaliyete geçirilen ve 8 kişiden oluşan motosikletli ambulans ekibi, şehrin önemli sağlık gücünü oluşturuyor. Tarihi Kaleiçi ve Konyaaltı sahil şeridinde görevli ekipler 24 saat usulüne göre çalışıyor. Ekiplerin en önemli görev alanı ise boğulma vakalarının yaşandığı Konyaaltı sahil şeridi ile yaz aylarında nüfusu 100 bin kişiyi bulan tarihi Kaleiçi bölgesi oluşturuyor. Kaleiçi bölgesinde ambulansın girmekte zorlandığı dar sokaklara motosikletli ambulans ekibi girerek, ilk müdahaleyi gerçekleştiriyor. Ekipler zaman zaman yanlış paklanmalardan dolayı da zor anlar yaşıyor.

“Acil durum gerektiren tüm vakalara gidiyoruz”
12 yıldır görevini başarıyla yaptığını ifade eden Sezer Saykal, “Ambulansız ulaşmasının zor olduğu alanlarda görevimizi yapıyoruz. 24 saat aktif görevimiz var. Bizim bölgemizde daha çok boğulma vakaları oluyor. Tarihi Kaleiçi’nde ise daha çok asayiş olayları yaşanıyor. Biz acil durum gerektiren tüm vakalara gidiyoruz. Olay yerine gittiğiminiz zaman bir sonraki ekipler için rehberlik görevi de görüyoruz. Geçen yıl 56 boğulma vakası gerçekleşti. Bunların çoğuna müdahale ederek hayata döndürdük” dedi.

“Kaleiçi bölgesinde ambulansların giremeyeceği çok dar sokaklar var”
Yaz aylarında vakaların arttığına dikkat çeken Seykal, “Motorize ekiplerin tamamı motosiklet sürüş teknik eğitimi alarak görevine başlıyor. Trafikte motosiklette olmak büyük bir risk teşkil ediyor. Kaleiçi’nde zaman zaman yoğunluk yaşanıyor. Kaleiçi bölgesinde ambulansların giremeyeceği çok dar sokaklar var. Biz ilk müdahaleyi yaparak hastayı sedye yardımı ile en yakın noktaya taşıyoruz. Motosiklet kullanıyorsanız ekipmanınızın iyi olması gerekir” diye konuştu.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.07.11 11:09:38
Son Düzenlenme Tarihi :





Karın ağrısı, bulantı ve kusmayla başlıyor

Dikkat! Yaz aylarında tehlike artıyor! Dünyada her yıl 600 milyon kişiyi etkiliyor! Bir kereden fazla ısıtılan yemek zehre dönüşebilir! Bu hatalar besin zehirlenmesine neden olabilir!

Besin zehirlenmesi her yıl milyonlarca insanı etkileyen yaygın bir sağlık sorunu. Dünya Sağlık Örgütü’nün verilerine göre; dünya genelinde her yıl yaklaşık 600 milyon kişi besin zehirlenmesi sorunu yaşıyor ve bu kişilerden 420 bini hayatını kaybediyor. Ülkemizde de Sağlık Bakanlığı’nın kayıtları, her yıl binlerce besin zehirlenmesi tablosuyla karşılaşıldığını gösteriyor. Özellikle yaz aylarında artış gösteren besin zehirlenmesi, genellikle bakteri, virüs ile parazit gibi mikroorganizmaların veya bunların ürettikleri toksinlerin gıdalar aracılığıyla vücuda girmeleriyle oluşuyor. Gıdanın uygun şekilde saklanmaması ve hazırlanmaması, yeterince pişirilmemesi veya çapraz bulaşma gibi durumlar besin zehirlenmesine zemin hazırlıyor. Acıbadem Ataşehir Tıp Merkezi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Ferhat Çetin,   sağlık durumu iyi olan kişilerde çoğunlukla bulantı ve kusma gibi hafif belirtilerle seyretse de karşılaşılan doz ve zehirlenmeye neden olan etkenin özelliğine göre klinik tablonun ağırlaşabileceği uyarısında bulunarak, “Özellikle çocuklar, yaşlılar, hamileler ile bağışıklık sistemi zayıf olan kişilerde zehirlenme hayati risk taşıyabilir. Zamanında müdahale edilmemiş ileri tablolarda vücutta aşırı su kaybı, böbrek yetmezliği, hatta ölüm gibi ciddi komplikasyonlara bile neden olabilir” diyor.

 

Sıcak havada mikroplar hızla çoğalıyor

 

Besin zehirlenmesi yaz aylarında daha sık görülüyor. Bunun başlıca nedeni, sıcak ve nemli havanın mikropların daha hızlı çoğalmaları için uygun bir ortam sağlaması. Piknik ve barbekü gibi dış mekan aktivitelerinde hijyen şartlarının düşük olması, suya erişim kısıtlılığı, besinlerin çevre ortamla teması ve sıcak hava maruziyeti nedeniyle besin zehirlenmesi riski artabiliyor.  Bunun yanı sıra gıdaların uzun süre oda sıcaklığında kalmaları ve soğuk zincirin bozulması, vakaların artmasında etkili rol oynuyor. Az pişmiş veya çiğ et, tavuk ve yumurta, pastörize edilmemiş süt ve süt ürünleri, tazeliğini yitirmiş deniz ürünleri, hazırlanmaları   esnasında iyi yıkanmamış salatalar ile soğuk sandviçler, uzun süre beklemiş olan pişmiş pirinç ürünleri, saklama koşulları yetersiz olan kremalı ve mayonezli pastane ürünleri, besin zehirlenmesine yol açan etkenler arasında ön sıralarda yer alıyor. 

 

 

Karın ağrısı, bulantı ve kusmayla başlıyor


Besin zehirlenmesinin belirtileri, zehirlenmeye neden olan mikroorganizmaya ve kişinin bağışıklık sistemine bağlı olarak değişiklik gösteriyor. İlk belirtiler genellikle karın ağrısı, bulantı ve kusma şeklinde oluyor. İlerleyen aşamalarda bazen kanlı veya mukuslu olabilen ishal, ateş, baş ağrısı, kas ağrıları ve genel halsizlik görülebiliyor. Tüketilen gıdadaki mikroorganizmanın türüne ve miktarına bağlı olarak belirtilerin ortaya çıkma süresi birkaç saat ile birkaç gün (genellikle 6-48 saat) arasında değişebiliyor. Bazı nadir durumlarda bu süre daha da uzayabiliyor. İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Ferhat Çetin, besin zehirlenmesinde erken teşhisin büyük bir önem taşıdığına işaret ederek, “Zamanında müdahale, dehidrasyon, yani vücutta aşırı su kaybı ve diğer ciddi komplikasyonların önlenmesine yardımcı olur, iyileşme sürecini hızlandırır ve bulaşıcılık ihtimali olan durumlarda, hastalığın başkalarına yayılma riskini azaltır” bilgisin veriyor.

 

BESİN ZEHİRLENMESİNE KARŞI 18 ÖNEMLİ ÖNERİ! 

 

Acıbadem Ataşehir Tıp Merkezi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Ferhat Çetin, aslında doğru gıda hijyeni ve uygulamalarıyla besin zehirlenmesinin büyük ölçüde önlenebildiğine dikkat çekiyor. Dr. Ferhat Çetin, besin zehirlenmesine karşı almamız gereken önlemleri şöyle sıralıyor: 

 

BESİNLERİ SATIN ALIRKEN 

 

 

Ambalajı hasar görmüş ürünleri almayın

Hasarlı ambalajlar, mikroorganizmaların gıdaya bulaşmalarına ve çoğalmalarına imkan tanıyor. Bu nedenle, ambalajı yırtılmış, ezilmiş, şişkin veya delinmiş ürünleri almaktan kaçının. Konserve kutularının şişkin olmamasına dikkat edin.

Soğuk zincir ürünlerini taşırken, dikkat! 

Sıcaklık artışı, bakterilerin hızla çoğalmalarına neden oluyor. Soğuk zincirin kırılması, gıdaların bozulma sürecini hızlandırıyor.  Dolayısıyla, buzdolabında veya dondurucuda tutulması gereken ürünleri alışverişin sonunda alın ve eve varır varmaz buzdolabına veya dondurucuya yerleştirin. Soğuk zincir ürünlerini marketten eve taşırken buz aküsü ya da termal çanta kullanmanızda fayda var. 


Son kullanma tarihlerini kontrol edin

Son kullanma tarihleri gıdanın güvenli ve kaliteli olduğu süreyi belirtiyor. Tarihi geçmiş ürünler kötü görünmeyip veya kokmayıp yine de salmonella gibi zararlı bakteri içerebiliyorlar. Ürünlerin son kullanma veya tavsiye edilen tüketim tarihlerini kontrol edin ve tarihi geçmiş ürünleri almayın.

Taze, canlı renkli ve ezilmemiş olanlarını seçin

Görünüm, gıdanın tazeliği ve potansiyel bozulma durumu hakkında ipuçları veriyor. Dolayısıyla, sebze ile meyveleri taze, canlı renkli ve ezilmemiş olanlardan seçin. Et ile balık ürünlerinin parlak ve doğal renginde olduklarından emin olun. Bozulmuş gıdayı koku, görünüm, doku ve tadında değişimlerle fark edebilirsiniz. 


 

BESİNLERİ SAKLARKEN
 

Doğru soğuklukta saklayın

Bakteriler 5°C ile 60°C arasındaki tehlikeli sıcaklık bölgesinde hızla çoğalıyorlar. Doğru soğutma, bu çoğalmayı yavaşlatıyor veya durduruyor. Pişmiş yiyecekleri 2 saat içinde buzdolabına kaldırın. Buzdolabı sıcaklığı 0-4°C, dondurucu sıcaklığı ise -18°C veya daha düşük olmalı.

Çapraz bulaşmayı önleyin

Çiğ gıdalardan sızan sıvılar, pişirilmeden tüketilecek olan diğer gıdalara bakteri bulaştırabiliyor.  Bu nedenle, çiğ kırmızı et, tavuk ve balığı, buzdolabında diğer gıdalardan ayrı, alt raflarda ve kapalı kaplarda saklayın. Sebze ile meyveleri yıkamadan buzdolabına yerleştirmeyin.

Hava almayacak kaplarda saklayın

Hava teması, gıdaların kurumalarına ve mikroorganizmaların üremelerine zemin hazırlıyor. Dolayısıyla, açıkta kalan veya artan yiyecekleri hava almayacak kaplarda veya streç filmle sararak saklayın.

BESİNLERİ HAZIRLARKEN 

 

Ellerinizi mutlaka yıkayın

Eller, mikropların gıdalara bulaşmalarında önemli bir taşıyıcıdır. Yemeklerin hazırlığına başlamadan önce ve çiğ gıdalara dokunduktan sonra ellerinizi en az 20 saniye sabun ve ılık suyla yıkayın. 


Etler için ayrı bir kesme tahtası ve bıçak kullanın

Çiğ gıdalardaki bakteriler, aynı yüzey ve aletler aracılığıyla pişmiş veya çiğ tüketilecek diğer gıdalara bulaşabiliyor ve buna çapraz bulaşma deniliyor. Çiğ et, tavuk ve balık için ayrı bir kesme tahtası ile bıçak kullanın. Kesme tahtası ve bıçakları kullandıktan sonra sıcak sabunlu suyla iyice yıkayın veya dezenfekte edin.

Yüzeyleri düzenli olarak temizleyin

Gıda hazırlığı yapacağınız tezgah ile lavabo gibi tüm yüzeyleri düzenli olarak temizleyin ve dezenfekte edin. Yüzeylerde kalan gıda kalıntıları ve mikroplar, yeni hazırlanan gıdalara bulaşabiliyor.

Sebze ve meyveleri bol su altında iyice yıkayın

Yüzeylerindeki toprak, böcek ilacı kalıntıları ve mikroorganizmaların çok iyi temizlenmeleri  için tüm sebze ve meyveleri (kabuklarını soyacak olsanız bile) bol su altında iyice yıkayın.

BESİNLERİ PİŞİRİRKEN
 

Et, tavuk, balık ve yumurtayı iyice pişirin

Yüksek ısı, gıdalardaki zararlı bakterileri öldürürken, yetersiz pişirme ise bakterilerin hayatta kalmalarına neden olabiliyor. Et, tavuk, balık ve yumurtayı iç sıcaklıkları güvenli seviyeye ulaşana kadar iyice pişirin. Et termometresi kullanarak iç sıcaklıkları kontrol edin (örneğin, tavuk için en az 74°C).

Donmuş gıdaları oda sıcaklığında çözdürmeyin

Donmuş gıdaları oda sıcaklığında çözdürmekten kaçının. Zira, oda sıcaklığında çözdürülen gıdaların yüzeyi hızlıca tehlikeli sıcaklık bölgesine ulaşıyor ve bakteriler çoğalmaya başlıyor. Donmuş gıdaları buzdolabında, soğuk su altında veya mikrodalgada çözdürün

Pişmiş gıdaları bir kereden fazla ısıtmayın

Artan yemekleri tekrar ısıtırken tamamının buhar çıkana kadar iyice ısındığından emin olun ve mümkünse bir kereden fazla ısıtmaktan kaçının. Yetersiz ısıtmanın yanı sıra aynı gıdayı bir kereden fazla ısıtmak bakterilerin hayatta kalmalarına ve çoğalmalarına neden olabiliyor, yani yemek adeta bir zehre dönüşüyor. 

 

DIŞARIDA BESİN TÜKETİRKEN


Güvenilir yerleri tercih edin

Hijyen kurallarına uyulmaması besin zehirlenmesi riskini artırıyor. Bu nedenle, temizlik standartlarına dikkat eden işletmeleri tercih edin. Açıkta satılan ve kaynağı belirsiz gıdalardan kaçının. 


Tamamen pişmiş ve sıcak olsun

Yetersiz pişirme ve sıcak servis yapılmaması, bakterilerin hayatta kalmalarına ve çoğalmalarına olanak tanıyor. Özellikle et ve tavuk gibi riskli gıdaların tamamen pişmiş ve sıcak olarak servis edildiğinden emin olun.

Çiğ veya az pişmiş gıdalardan kaçının

Dışarıda çiğ et, az pişmiş deniz ürünleri veya pastörize edilmemiş süt ürünleri tüketirken çok dikkatli olun veya mümkünse kaçının. Bu tür gıdalar, çiğ hallerinde yüksek bakteri yükü taşıyabiliyor.

Açık büfelerdeki gıdalara dikkat!

Açık büfelerde gıdaların sıcak tutulup tutulmadığını (60°C üzeri) veya soğuk servis ediliyorsa (5°C altı) uygun soğuklukta olup olmadıklarını kontrol edin. Gıdaların uzun süre dışarıda kalmış olmamalarına dikkat edin. Uzun süre "tehlikeli sıcaklık bölgesinde" kalan gıdalarda bakteri üremesi hızlanıyor.
 

 


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2025.08.05 10:04:51
Son Düzenlenme Tarihi :