SON DAKİKA
header-ad

Tarihi eser dolandırıcıları baltayı taşa vurdu

Antalya’da yaşayan Uluslararası Strateji Kalkındırma Araştırma Derneği (USKAD) Genel Başkanı Cemil Karabayram’a telefonla ulaşan iki dolandırıcı, İran’dan getirdiklerini söyledikleri 79 yıllık tabloyu noter onaylı sahte tabloyu 20 milyon liraya satmaya kalkınca baltayı taşa vurdu. Plastik sanatlar..

Antalya’da yaşayan Uluslararası Strateji Kalkındırma Araştırma Derneği (USKAD) Genel Başkanı Cemil Karabayram’a telefonla ulaşan iki dolandırıcı, İran’dan getirdiklerini söyledikleri 79 yıllık tabloyu noter onaylı sahte tabloyu 20 milyon liraya satmaya kalkınca baltayı taşa vurdu. Plastik sanatlar uzmanı da olan Karabayram, "Bu tabloyla ilgili İran’dan bir belge üretmişler, noterli ve orijinal olduğuna dair. Profesyonelce hazırlanmış tam bir organize iş, senaryo hazır, av bekliyorlar, ben yakalamasaydım bunlar mutlaka birilerini ağlarına düşüreceklerdi" dedi.
Antalya Valiliği Kültür Varlıkları Birim Sorumlusu ve USKAD Genel Başkanı Cemil Karabayram’a geçtiğimiz günlerde Van’dan ulaşan 2 kişi, ellerinde tarihi tablo olduğunu ve devretmek istediklerini aktardı. Tabloya 20 milyon değer koyan şüpheliler, eserin orijinal olduğunu kanıtlamak için de Karabayram’ın cep telefonuna haberleşme ağı üzerinden tablonun videosunu gönderdi. Aynı zamanda plastik sanatlar uzmanı olan Cemil Karabayram, şahısların dolandırıcı olduğunu anladı ve kendi planını devreye soktu. Dolandırıcılardan daha fazla bilgi ve görsel isteyen Karabayram, şüphelilerin tablonun 20’nci yüzyılda yaşayan Fransız ressam Henri Matisse’ye ait olduğunu ve eserin İran’dan geldiğini söylemeleri üzerine, konuyu araştırdı. Yıllardır tarihi eserler üzerine çalışmalar yapan Karabayram, söz konusu tablonun 2018 yılında Alanya’da, orijinal gibi satış yapılmak istenirken ele geçirildiğini ve sahte olduğunu belirledi. Bunun üzerine Karabayram, elde ettiği tüm verileri Van İl Emniyet Müdürlüğü’ne bildirdi.

"İyi niyetli insanları dolandırıyorlar"
Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan USKAD Genel Başkanı ve Antalya Valiliği Kültür Varlıkları Birim Yetkilisi Cemil Karabayram, 2018 yılında 20’nci yüzyılda yaşayan Fransız ressam Henri Matisse’ye aitmiş gibi sahte bir tablonun Alanya’ya getirildiğini hatırlatarak, "Alanya İlçe Emniyet Müdürlüğü tarafından bu şüpheliler yakalanıyor. Haber tablo gerçekmiş gibi çıkıyor. Şüpheliler, sahte tablo da ilgili kurumlar tarafından kendilerine iade edilince birçok vatandaşı dolandırma yoluna gidiyorlar. Birkaç ay önce de konu bana gelmiş ve Van İl Emniyet Müdürlüğüne bildirmiştim. Bu konulara çok duyarlıyım. Konu yakın zamanda yine gelince yine bildirim yaptım. Bu kişiler basın aracılığıyla gerçek bir algı operasyonu yapıp, daha sonra iyi niyetli insanları tuzaklarına düşürmeye başlıyorlar" dedi.

"20 milyon istediler"
Birkaç gün önce haberleşme uygulaması üzerinden kendisine bir mesaj geldiğini anlatan Karabayram, "İşte ellerinde bir tablo olduğunu ve kuruma devretmek istediğini söylüyorlar. Alıcı bulmak istediklerini söylüyorlar. Konu bana geldi, tablonun bakınca orijinal olmadığını anladım. Sahte bir tabloyu 20 milyon gibi bir paraya satma girişiminde bulunmuşlar. Biz hepimiz çok duyarlı olmamız. Birincisi bir tablonun orijinali ile sahtesi arasında ciddi farklılıkları vardır. Özel incelemeler yapmak gerekir. Belirli uzmanlar gördüğü zaman anlarlar. Konuyu ilgili birimlere bildirdik. Van Cumhuriyet Başsavcılığı konuyla ilgileniyor, bu arkadaşlar nitelikli dolandırıcılık yapmaktadır. Mesajları Van emniyetine bildirdim. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, ciddi çalışmalara imza atmıştır. Kaçırılan eserlerin ülkemize geri getirilmesi ve yapılan çalışmalar önemlidir" diye konuştu.

"Ağlarına düşüreceklerdi"
Dolandırıcıların gerçekmiş gibi sahte eserlerle iyi niyetli insanları tuzağına düşürebildiğini ifade eden Karabayram, "Para sızdırıyorlar. Otel masrafından, yeme içme her türlü masrafını size karşılatıyorlar. Çok zengin olacaksınız gibi bir hayalle sizi peşinizden koşturup her şeyi yapabilirler. Dolandırıcılar çok profesyonel çalışmışlar. Bu tabloyla ilgili bir belge üretmişler, İran’dan, noterli ve orijinal olduğuna dair. Profesyonelce hazırlanmış tam bir organize iş. Girişi, gelişmesi, sonucu belli. Senaryo hazır, av bekliyorlar. Ben yakalamasaydım bunlar mutlaka birilerini ağlarına düşüreceklerdi. Emniyetimiz gerekli işlemleri yapar. Alanya’dan yakalandığı dönemde bugüne kadar kimleri dolandırdıkları ortaya çıkarılsın. İvedilikle bu tür çetelerin çökertilmesi lazım" açıklamasında bulundu.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.08.19 15:13:10
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Deprem sonrası yedek parça ihtiyacını 3D yazıcı ile çözdüler

Kahramanmaraş’ta genç girişimciler, evlerinin altına açtıkları 3D yazıcı ofisi ile deprem sonrası yaşanan yedek parça tedarikini çözmek için gece gündüz mesai harcıyor.
Kahramanmaraş’ta 2 genç girişimci Devlet Destek Programından aldıkları maddi destek ile müstakil evlerinin giriş katına açtıkları 3D yazıcı ofisi ile sanayide depremden sonra yaşanan yedek parça tedarik sorununa çözüm üretiyorlar. Başta sanayi ve KOBİ’ler olmak üzere birçok işletme depremin ardından yaşadıkları yedek parça sorununa çözüm üretmek için sabah akşam mesai harcayan genç girişimciler, gelen siparişleri ilk başta bilgisayar ortamında tasarlıyor ve daha sonra 3D yazıcıda ortaya çıkartıyor. 3D yazıcılar ile yedek parça bulmakta zorlananların ihtiyacını daha hızlı ve uygun maliyetle üreten girişimci gençler, kolay çözüm üretiyor.

“Bulmakta zorluk çekilen parçaların üretimini yapıyoruz”
Devletten aldıkları hibe ve faizsiz kredi desteği ile bu yola çıktıklarını ifade eden Mustafa Zorkun, “Yedek parça üretimi yapılıyor, bizim en çok büyük etkenimiz olmayan plastik bazdaki parçaları burada tasarlanıp üretimi yapılıyor. Endüstriyel olsun, kimyasal olsun ve daha birçok faktörde ham maddemiz mevcut. Tekstil bazlı olan şirketlerimiz birçok makinesi depremde zarar gördüğü için yedek parça bulmakta zorluk çekiyor. Biz bunun önüne geçebilmek için o yedek parçaların üretimini yapıyoruz” dedi.

“Bulunmayan araç yedek parça üretimini yapıyoruz”
3D yazıcılar ile yedek parçayı çok daha da ucuz maliyetine üretmenin mümkün olduğunu ifade eden Zorkun, “Birçok araba enkaz altında kalması ve moloz düşmesi sebebi ile hasar aldı. Düşük veya yüksek model olsun birçok parça ve aksamlar bulunmayabiliyor. Birçok dişli, ara bölümlerdeki parçalar bulunmuyor ve bulunmadığı için de takılmıyor ya da araba yatmak zorunda kalıyor. Ta ki biz burada devreye girince insanlara dişli bazında üretim yapıyoruz hem de araçların olmayan parçalarını numune olarak alıp aynı şekilde üretimini yapıyoruz” diye konuştu.

“Depremzede çocuklara oyuncak üretip dağıttık”
6 Şubat’ta yaşanan depremler sonrasında zarar görmeyen 3D yazıcılar ile depremzede çocuklara ücretsiz olarak oyuncak üretip dağıttıklarını aktaran Zorkun, “Çocuklarımıza önem vererek oyuncak eşyalar ürettik. Dünya kupası olsun, fil figürleri olsun, ufak bazlı oyuncaklar olsun üretimi yapıldı. Çocukları maddi ve manevi olarak motive etmeye çalıştık” ifadelerini kullandı.

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.06.30 16:53:19
Son Düzenlenme Tarihi :





Türk Üniversiteli Kadınlar Derneği Antalya Şubesi'nden 8 Mart basın bildirisi

Yeni bir 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Gününe 6 Şubat’ta geçirdiğimiz büyük deprem felaketinin kadınlar üzerine yüklediği yeni yoksulluklar, yoksunluklar, can-mal-mülk ve fırsat kayıpları ile giriyoruz. Bu dönem kadınlar üzerindeki baskı, şiddet ve ayırımcılık tehditlerinin daha da yükseldiği koşullar yaratıyor. Deprem öncesi koşullarda bile büyük önder Atatürk’ün vizyonu ve kadın hareketinin mücadeleleri ile yaşama geçirilen medeni hak kazanımlarımızı birer birer kaybetme endişesi içinde iken, depremin yarattığı kurumsal yıkımlar ve zaaflar nedeniyle kadınları koruyan mekanizmaların tümden etkisiz hale gelmiş olmasından büyük kaygı duyuyoruz.

Bu nedenle bu ülkenin aydınlık insanlarını hiç zaman kaybetmeden, bireysel ve kurumsal çabalarını, daha yüksek bir seviyede, depremzede çocuklar, genç kızlar ve kadınlar öncelikli olmak üzere, tüm kadınların haklarını ve refahlarını yeniden düşünmeye, savunmaya ve desteklemeye davet ediyoruz. Sivil inisiyatifin depremzedeler için cansiperane yaptığı tüm hizmetler, ulaştırdığı tüm yardımlar çok değerli olmakla birlikte, kamunun vermesi gereken hizmetlerin sadece deprem bölgesinde değil depremzedelerin göç etmek zorunda kaldığı tüm illerde de büyük baskı altında olduğu göz önüne alındığında, kadınların ve kız çocuklarının ihtiyaçlarının, kamusal haklarının, fırsat eşitliği taleplerinin savunulması sivil toplumun ve basının en öncelikli konusu olmak zorundadır.

Cumhuriyetimizin 100. Yılında taze yaklaşımlarla çözümlememiz gereken en önemli sorunların başında kadın yoksulluğunun geldiğinin farkındalığıyla 10 Mart 2023 tarihinde ATSO Konferans Salonu’nda düzenlenecek “Antalya Kadın Yoksulluğu Çalıştayı”nda akademisyenler, sivil toplum örgütleri ve kamu kurumları temsilcileri yuvarlak masa çalışmalarında bir araya gelerek kadın yoksulluğuna karşı politika önerileri geliştireceklerdir. Ülkemiz kadınlarının yüzde yetmişinin istihdam dışında ve yoksulluğun pençesinde olduğu günümüzde bu manzaraya deprem koşullarının ağırlığının da eklenmesiyle çalıştay masalarında depremzede kadınların sorunlarının da ele alınması planlanmıştır. Bu çalıştayın sonuçlarının akademik camia ile birlikte ilgili sivil toplum kuruluşları ve kamu kurumlarında kadın yoksulluğuna yaklaşımlar açısından yeni ufuklar açacağını, taze çözümlere ilham vereceğini ve bu konuya odaklanan çabaların artacağını umut ediyoruz.

Ülkemizin kadın örgütlerinin büyük bir özveriyle sürdürmekte olduğu hak mücadelesine farklı bir yönden katkı vereceğini düşündüğümüz bu çalıştayın toplumda eşit hakları güvencede, özgür, güçlü, ekonomik bağımsızlığını kazanmış, refaha kavuşmuş bir kadın nüfusunun yolunu açacağı ümidiyle tüm kadınların 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Gününü kutlarız.

Prof. Dr. Fulya Sarvan


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.03.07 20:03:39
Son Düzenlenme Tarihi :