SON DAKİKA
header-ad

Teknik Direktör Ali Sula hayatını kaybetti

Antalya’nın deneyimli teknik direktörlerinden Ali Sula, geçirdiği kalp krizi sonucu yaşamını yitirdi. 72 yaşındaki Sula’nın cenazesi yarın Hasan Subaşı Antalyaspor altyapı tesislerinde saat 12’00 de yapılacak törenin ardında öğle namazını müteakiben Aksu Kumköy’de defnedilecek.
Ali Sula’nın, A..

Antalya’nın deneyimli teknik direktörlerinden Ali Sula, geçirdiği kalp krizi sonucu yaşamını yitirdi. 72 yaşındaki Sula’nın cenazesi yarın Hasan Subaşı Antalyaspor altyapı tesislerinde saat 12’00 de yapılacak törenin ardında öğle namazını müteakiben Aksu Kumköy’de defnedilecek.
Ali Sula’nın, Antalyaspor altyapısının yer aldığı Hasan Subaşı Tesisleri’nde bu sabah saat 10.30 sularında görev yaptığı odasında yerde hareketsiz şekilde fark edilip, hastaneye kaldırıldığı ancak yapılan kontrolde hayatını kaybettiği belirtildi. Sula’nın kalp krizi sonucu hayatını kaybetmiş olabileceği ihtimali üzerinde duruluyor.
1951 Antalya doğumlu Ali sula, futbolla 1967 yılında dönemin en popüler kulüplerinden Antalya Demirspor’da tanıştı. 1977 yılında formasını giydiği Poplinspor’da antrenörlük kariyeri başladı. 1978 yılında TFF Amatör takım çalıştırma belgesini aldıktan sonra sırasıyla; TFF Gençlik Geliştirme C kursu, TFF A kursu, 1992 yılında Teknik Direktörlük, 1997 yılında TFF Pro Lisans (UEFA) belgesi olmak üzere 1978 yılından günümüze dek süren 42 yıllık teknik direktörlük kariyerinde 6 adet futbol diplomasına sahip az sayıda Antalyalı teknik adamlardan biri olarak da biliniyor.
72 yaşında hayata gözlerini yuman Ali Sula, 1999 senesinden bu yana çeşitli dönemlerde olmak üzere Antalyaspor altyapısında Gençlik Geliştirme Ligi teknik sorumlusu (Altyapı Scout) olarak görev yapıyordu.
Evli ve 1 kız ile 1 erkek çocuk sahibi olan Ali Sula için yarın tesislerde tören düzenlenecek.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.10.06 21:51:06
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Kemer yeni tanıtım anlaşması yapacak

ANTALYA (İHA) – Antalya Kemer Belediye Başkanı Necati Topaloğlu, Kemer’in Avrupa’da tanıtım çalışmaları için TUI ile görüşmelere başladı. TUI Türkiye Satınalma Müdürü Hasan Öztürk’ü ziyaret eden Başkan Topaloğlu, yapılacak çalışmalarla ilgili görüş alışverişinde bulundu.
Kemer Belediye Başkanı Necati Topaloğlu, turizm sektöründe tanıtım çalışmalarına ara vermeden devam ediyor. Pandemi ile verilen aranın ardından açılan tüm turizm fuarlarına katılarak tanıtım atağına başlayan Kemer Belediyesi, son olarak İngiliz Jet2 ile tanıtım anlaşmasına imza atmıştı.

Hedef 12 ay turizm
Başkan Topaloğlu, TUI Türkiye Satınalma Müdürü Hasan Öztürk ve TUI Kontrat Müdürü Erdem Gültekinler’e Kemer’de yaptıkları çalışmalar hakkında bilgiler verdi. Özellikle Türkiye’de ilk defa hazırlanan bisiklet rota ve parkurlarının yanında yürüyüş parkurları, rotaları ve Kemer’de düzenlenen uluslararası spor organizasyonlarına da değinen Başkan Topaloğlu, ilçede turizm sektörünü 12 aya yaymak adına çalışmaları sürdürdüklerini ifade etti.

“Kemer’e daha fazla Avrupalı turist çekmek istiyoruz”
Kemer’de kış aylarında açık kalan otel sayısının artması yolunda takip ettikleri stratejiler hakkında da bilgiler veren Başkan Topaloğlu, “Bu noktada TUI ile Kemer’e yönelik bir tanıtım anlaşması yapmak istiyoruz. Bu yolla ilçemize daha fazla Avrupalı misafir çekme hedefi taşıyoruz” dedi.
Hasan Öztürk de Kemer’de turizm sektöründe yeni jenerasyon misafirleri çekecek turizm yatırımlarının arttığına da işaret ederek, “Bu sayı daha da fazla artmalı. Misafirlerden gelen oda kahvaltı talepleri sürekli artıyor. Bunun da dikkate alınması gerekiyor. Oda kahvaltı veren tesislerin sayısında da bir artış olmalı. Kemer’de bulunan doğa muhteşem. Yürüyüş ve bisiklet turizmi revaçta. Yalnızca bisiklet turizmi için Mayorka’ya 200 bin turist götürüyoruz. Kemer’in bisiklet ve yürüyüş turizmi için yaptığı çalışmalar memnuniyet verici” diye konuştu.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.08.07 16:01:45
Son Düzenlenme Tarihi :





Ketojenik diyet, epilepsili çocuklarda nöbet kontrolü sağlıyor

Çocuk Nörolojisi Uzmanı Prof. Dr. Serdal Güngör, epilepside ketojenik diyetin önemine değinerek “Ketojenik diyetteki kişi karbonhidratlar yerine yağ yıkıcı metabolizmayı uyararak enerjiyi dışardan aldığı yağları harcayarak sağlar. Yağların yıkılması ile keton cisimleri olarak adlandırılan artıkla..

Çocuk Nörolojisi Uzmanı Prof. Dr. Serdal Güngör, epilepside ketojenik diyetin önemine değinerek “Ketojenik diyetteki kişi karbonhidratlar yerine yağ yıkıcı metabolizmayı uyararak enerjiyi dışardan aldığı yağları harcayarak sağlar. Yağların yıkılması ile keton cisimleri olarak adlandırılan artıklar kanda birikir. Bu artıklardan beta hidroksibütirik asit karaciğerde metabolize edilerek beyin tarafından enerji kaynağı olarak kullanılır” dedi.
Epilepsinin çocukluk çağında görülen nörolojik sorunlar arasında önemini korurken merkezi sinir sisteminde işlev gören nöronlarda ani, anormal deşarjlar sonucunda ortaya çıkan farklı görünümlerdeki yineleyici bozuklukların epilepsi olarak tanımlandığı bildirildi. Medical Park Antalya Hastane Kompleksi’nde görevli Çocuk Nörolojisi Uzmanı Prof. Dr. Serdal Güngör, epilepsiye ve epilepsi de ketojenik diyete değindi.

“Ne zaman tedaviye başlanır?”
Genel olarak ilk epilepsi nöbetinden sonra yüzde 30 gibi oranlarda tekrarlama görebileceğine değinen Prof. Dr. Serdal Güngör, “İlk nöbet sonrasında, çocukta tekrar riskini artıran bir durum yoksa tedavi başlamadan takibe alırız. Tekrarlayan nöbeti olanlarda önce tek ilaçla tedavi başlanır. Ancak 2-3 ilaca rağmen nöbetler devamlılık gösterirse, dirençli nöbet olarak kabul edilir. Ne yazık ki epilepsili çocukların yaklaşık yüzde 20’si hiçbir ilaca yanıt vermeyebilir. Dirençli epilepsi olgularında ketojenik diyet tedavisi kullanılacak önemli bir tedavi yöntemidir” dedi.

“Ketojenik diyet nedir?”
Ketojenik diyetin yüksek oranda yağ, büyümeyi sağlayacak düzeyde protein ve düşük karbonhidrat içeren bir tıbbi tedavi yöntemi olduğuna değinen Prof. Dr. Güngör, “Normal durumlarda beyin enerji kaynağı olarak glikoz kullanmaktadır. Ketojenik diyette vücutta glikoz yerine yağların kullanımına geçiş olmaktadır. Vücudun birincil metabolizmasının, glikoz kullanımından yağ temelli enerji kaynağına dönüşümü nöbetlerin kontrol edilmesini sağlamaktadır. Vücut enerjiyi karbonhidratlar, yağlar ve proteinler gibi 3 temel gıda kaynağından alır. Günlük kalori alımın önemli kısmını karbonhidratlar oluşturur. Vücut bu karbonhidratları enerji üretimi için glikoza dönüştürür. Açlıkta olduğu gibi glikoz desteği sınırlı olur ise vücut enerji için yağları yakmaya başlar. Ketojenik diyetteki kişi karbonhidratlar (glikoz) yerine yağ yıkıcı metabolizmayı uyararak enerjiyi dışardan aldığı yağları harcayarak sağlar. Yağların yıkılmasıyla keton cisimleri olarak adlandırılan artıklar kanda birikir. Bu artıklardan beta hidroksibütirik asit karaciğerde metabolize edilerek beyin tarafından enerji kaynağı olarak kullanılır” diye konuştu.

“Ketojenik diyetin etki mekanizması nedir?”
Diyetin etki mekanizması ile ilgili farklı görüşler ve çalışmalar olduğunun altını çizen Prof. Dr. Serdal Güngör, “Uzun süreli ketozis sonrası yağ asitlerinin, beyin enerji depolarına, hücrelerin enerji kaynağı olan mitokondrilere ve hücre yenilenme yolaklarına etkileri vardır. Diyet sadece nöbet önleyici değil, aynı zamanda çeşitli nörolojik ve davranışsal bozuklukların tedavisinde rol oynayan nörotransmiterlerin seviyelerini etkiler. Beyinde çeşitli nöromodülatörlerin etkisini düzenler. Nöbet duyarlılığını değiştirmede nöronlar ve onları destekleyen hücresel metabolizmaya duyarlı yolakları etkiler” dedi.

“Ketojenik diyet kimlere uygulanabilir?”
Ketojenik diyetin günlük nöbetleri olan, en az iki ilaç tedavisine rağmen nöbetleri kontrol altına alınamayan ve cerrahi şansı olmayan dirençli epilepsilerde tedaviye alternatif bir seçenek oluşturduğunun altını çizen Prof. Dr. Güngör, “Diyetin çok yararlı olduğu bilinen bazı hastalıklarda da olabildiğince erken başlanması önerilmektedir. Bu özgün hastalıklar arasında GLUT-1 eksikliği, piruvat dehidrogenaz eksikliği, infantil spazm (West sendromu), Dravet sendromu, Doose sendromu, Rett sendromu, tuberosklerozis kompleks, mitokondriyal hastalık ve çoğunlukla hazır mama tüketen çocuklar sayılabilir. Ketojenik diyet her çocuk için özel olarak hazırlanır. Diyet bu konuda deneyimli çocuk nöroloji uzmanı ve bu alanda eğitim almış bir beslenme uzmanı tarafından yakın izlemle takip edilmelidir” şeklinde konuştu.

“Ketojenik diyet başlanmasında yaş önemli mi?”
Küçük yaştaki çocuklarda daha iyi nöbet kontrolüne eğilimi olduğunu söyleyen Prof. Dr. Güngör, “Literatürde erken yaşta başlanan hastaların daha fayda gördüğü bildirilmektedir. Bununla birlikte, ergenlik döneminde ve hatta erişkinlerde de kullanılabilir. Diyete başlanmadan önce ketojenik diyet ekibiyle ailenin beklentisinin tartışılması, ketojenik diyetin başarısını etkiler. Her çocuk için beklenti gerçekçi bir şekilde saptanmalı ve minimum 3 aylık tedaviden sonra tedaviye devam kararı tekrar değerlendirilmelidir. Aileye ketojenik diyet eğitiminde öğünlerin hazırlanması, hasta olunduğunda nasıl yönetileceği, besinsel eklemeler öğretilir. Uzun ve kısa sürede meydana gelebilecek yan etkileri aileye belirtilir ve tedaviye başlanmadan önce onam formu alınır. Ketojenik diyette başarının anahtarı ailenin diyete uyumudur. İyi bir diyet uygulaması ve takibi ile çocuğun nöbetlerinde azalma olabilir, algılarında ve motor becerilerinde artış gözlenebilir” dedi.

“Ketojenik diyetin etkisini ne kadar sürede anlarım?”
Her çocuğun metabolizmasının farklılık göstereceğini söyleyen Güngör, “Bazı çocuklarda keton kısa sürede istenilen düzeye ulaşırken bazılarında bu süre daha uzun sürmektedir. Ketojenik diyetin tam etkinliği için diyet en az 3 ay süreyle uygulanmalı, diyet iyi ilerliyorsa 2 yıl devam ettirilmelidir. 2 yılın sonunda nöroloji uzmanının değerlendirmesiyle sonlandırılmalı veya devam edilmelidir” şeklinde konuştu.

“Ketojenik diyet alan çocuğun takibi nasıl yapılır?”
Ketojenik diyet alan çocuğun birinci ay sonunda ve devamında en az 3 ay aralıklarla nöroloji uzmanı tarafından takip edilmesi gerektiğinin altını çizen Güngör, “1 yaşın altındaki çocukların daha sık takip edilmesi gerekebilir. Kontrollerde muayenenin yanı sıra laboratuvar incelemeleri ve EEG’ler yapılmaktadır. Gerekirse böbrek ultrasonu, EKO veya kemik mineral dansite ölçümü yapılmaktadır. Gerekli olduğunda izlemde EEG kontrolü yapılarak ketojenik diyet etkinliği izlenmektedir” ifadelerini kullandı.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.07.17 16:13:47
Son Düzenlenme Tarihi :