SON DAKİKA
header-ad

TEKNOFEST’TE ‘POYRAZ’ RÜZGARI

Kahramankazan Mustafa Hakan Güvençler Fen Lisesi’nin Poyraz İHA takımı TEKNOFEST’te Türkiye üçüncüsü oldu.

 

Kahramankazan Belediyesi’nin desteğiyle TEKNOFEST finallerinde yarışan genç mucitlerin oluşturduğu Mustafa Hakan Güvençler Fen Lisesi POYRAZ İHA takımı, TEKNOFEST 2023 Liseler arası İHA yarışmasında 2700 takım arasından üçüncü olarak önemli bir başarıya imza attı. Geleceğin en önemli çalışma alanlarından olacak sanayide dijital teknolojiler alanında aylardır yoğun bir çalışma gerçekleştiren öğrenci ve öğretmenler emeklerinin karşılığını alarak büyük bir sevinç yaşadı.

 

Kahramankazan Belediye Başkanı Serhat Oğuz, “Kahramankazan Belediyesi olarak yarınların teknolojisini tasarlayacak, üretecek ve yönetecek gençlerimizin daima yanındayız. Bizleri gururlandıran, onurlandıran genç mucitlerimizi tebrik ediyorum. Evlatlarımın gözlerinden öpüyorum” dedi. -Bld.Bsn.


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.05.02 10:11:47
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






10 bin metre kanalizasyon imalatının ardından asfaltlama çalışmalarına başladı

Antalya Büyükşehir Belediyesi Antalya Su ev Atıksu İdaresi Genel Müdürlüğü (ASAT), Korkuteli ilçesinde tamamlanan 10 bin metre kanalizasyon imalatının ardından asfaltlama çalışmalarına başladı.
Antalya Büyükşehir Belediyesi Antalya Su ve Atıksu İdaresi Genel Müdürlüğü (ASAT) ilçelerin altyapı ..

Antalya Büyükşehir Belediyesi Antalya Su ev Atıksu İdaresi Genel Müdürlüğü (ASAT), Korkuteli ilçesinde tamamlanan 10 bin metre kanalizasyon imalatının ardından asfaltlama çalışmalarına başladı.
Antalya Büyükşehir Belediyesi Antalya Su ve Atıksu İdaresi Genel Müdürlüğü (ASAT) ilçelerin altyapı ihtiyaçlarını karşılayarak modernizasyon çalışmalarını sürdürüyor. Antalya’nın Korkuteli ilçesindeki Uzunoluk ve Alaaddin mahallelerinde, ASAT Genel Müdürlüğü tarafından tamamlanan 10 bin metre uzunluğundaki kanalizasyon imalatının ardından asfaltlama çalışmaları başlatıldı. Toplam 50 bin metrekarelik alanda gerçekleştirilecek asfaltlama işinin bitirilmesiyle birlikte bölgenin kanalizasyon altyapısı tamamlanmış olacak.

Asfalt kısa sürede tamamlanacak
ASAT, Antalya’nın tüm ilçelerinde yaptığı çalışmalarla altyapı ihtiyaçlarını karşılıyor ve vatandaşların yaşam standartlarını yükseltmek için önemli adımlar atıyor. Sadece bugünü değil geleceği de düşünülerek bir bir hayata geçirilen ve tamamlanan projeler ile vatandaşların daha sağlıklı ve konforlu bir çevrede yaşamalarının sağlaması hedefleniyor. Korkuteli’nin Uzunoluk ve Alaaddin Mahallelerinde tamamlanan 10 bin metrelik kanalizasyon imalatı hakkında bilgi veren ASAT Korkuteli Şube Müdürü Melih Astarcıoğlu, ekiplerin yoğun bir tempo ile çalışarak asfaltlamayı kısa sürede tamamlamayı hedeflediğini söyledi.

“Taleplerimiz bir bir yerine getiriliyor”
Uzunoluk Mahalle Muhtarı Muhammet Ali Üzüm, Korkuteli’nin en büyük mahallesi olan Uzunoluk’ta yerleşimin ve nüfusun hızla artmaya başladığını belirterek, buna bağlı olarak alt yapı ihtiyaçlarının da arttığını söyledi. İçme suyu ve kanalizasyon ile ilgili talepleri muhtarlar toplantısında Başkan Muhittin Böcek’e ilettiklerini ve kısa sürede çalışmaların tamamlandığını belirten Muhtar Üzüm, “Bugüne kadar olduğu gibi Büyükşehir Belediye Başkanımıza ilettiğimiz ana yolumuz, içme suyu, kanalizasyon gibi taleplerimizin hepsi bir bir yerine getirildi. Başkanımız Muhittin Böcek’e ve ASAT’a çok teşekkür ederiz” dedi.
Mahalle sakinlerinden Öznur Taşçı ve Yaşar Nişancı da yapılan çalışmalardan büyük memnuniyet duyduklarını ifade etti.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.08.16 12:07:29
Son Düzenlenme Tarihi :





Kaptanoğlu : “Antalya deprem bölgesi değildir söyleminden vazgeçmeliyiz”

Jeofizik Mühendisleri Odası Antalya Şubesi 17 Ağustos depreminin 24. yılında, deprem konusunda halen önemli eksiklerin olduğunu vurguladı.
Yönetim Kurulu Başkanı İhsan Erman Kaptanoğlu, açıklamasında şunları söyledi : “17 Ağustos 1999 günü, Marmara Bölgesi özelinde tüm Türkiye, geçtiğimiz yüzyılın en büyük felaketlerinden birisini yaşadı. Yerel saatle 03:02’de Kocaeli/Gölcük merkezli büyüklüğü 7,6 Mw olan ve 45 saniye süren deprem sonucunda büyük bir yıkım ortaya çıktı. Resmi bilgilere göre 18.373 kişi öldü, 23.781 kişi yaralandı, 505 kişi sakat kaldı, 285.211 ev, 42.902 işyeri hasar gördü. 
Bu deprem üzerinden tam 24 yıl geçti. Bu depremi milat kabul eden Türkiye, deprem koordinasyonu konusunda önemli yol kat etmesine rağmen halen büyük eksiklikleri gözlemliyoruz. AFAD koordinesinde risk yönetimi kurularak, kurumlarımızın ve vatandaşlarımızın bütünleşik afet yönetim sistemi ile organize olması ve müdahale ve risk azaltma alt sistemlerini oluşturması gibi organizasyonlar faydalı birer örnektir. 
Özellikle Kahramanmaraş ve çevresindeki tarihsel depremlere bakıldığında deprem tekrarlama periyotlarının dolduğu ve bölgede artık büyük bir deprem üretme potansiyelinin mevcudiyeti yerbilimciler tarafından yetkililere depremden çok önce aktarılmıştı. 
2020 yılında AFAD Başkanlığı bu sebeple İl Risk Azaltma Planlarında, Kahramanmaraş İli’ni pilot il seçmiş ve birçok kurumu bu planlara dahil etmiş ve sorumlu kılmıştır. Fakat bu organizasyonların sahada maalesef verimli olamadığı 6 Şubat 2023 Gaziantep-Kahramanmaraş depremlerinde meydana çıkmıştır. 2020 yılından depremin olduğu güne kadar bölgedeki sorumlu kurumların yeteri kadar hazırlık yapmadığı deprem sonrasındaki kaos ortamından anlaşılmıştır. 
Böylesine büyük depremler, binlerce insanımızın ölümüne ve yaralanmasına, milyarlarca liralık mal kaybına ve ülkemizde yaşayan uzak veya yakın herkes üzerinde travmatik etkiler bırakmaktadır. Gelişen teknoloji, elde edilen bilimsel verilerin çokluğu göz önüne alındığında artık büyük depremlerin afetlere dönüşmesi kabul edilemezdir, edilmemelidir!
İmar Affı ile yapıların denetimini vatandaşa bırakan uygulama ile mühendislik hizmeti almamış, kaçak, iskansız, deprem anında ölüm saçacak yapılar kat mülkiyeti koruması altına alınmıştır. Bu ve bunun gibi uygulamalardan bir an önce vazgeçilmelidir. Ayrıca artık göstermelik Deprem Tatbikatlarının bırakılması ve kamuda denetimi sağlayacak istihdamın sağlanması gerekmektedir. Karayolları Genel Müdürlüğü gibi önemli bir kurumda bile Jeofizik Mühendisi istihdamı yoktur. Çöken-göçen yolların neden bu hale geldiği Jeofizik Mühendisi istihdam etmeme liyakatsizliğinin bir sonucudur. 
Antalya Merkez Belediyeleri içerisinde, “Zemin ve Temel Etüt Çalışması” kontrolünü yapan sadece 1 adet Jeofizik Mühendisi vardır. Bu çok acıklı bir durumdur. Her defasında liyakatten bahseden siyasiler bu acı tabloların sorumlusudur! Antalya, deprem riski bakımından Akdeniz’de yer alan faylarla bağlantılı olarak risk altındadır. 
Bu yüzden dolayı ivedi bir şekilde Antalya Büyükşehir Belediyesi ve Antalya iline bağlı diğer ilçeler Jeofizik Mühendisi istihdamı etmek zorundadır. Bu bir ihtiyaç veya lüks değil, zorunluluktur! Sizler aracılığıyla değerli başkanlarımıza seslenmek de bizim sorumluluğumuzdur. Yoksa yer biliminin önemsenmediği her yerde Afetler bir Felakete dönüşecektir. 
Geçmişe göre iyileştirilmesine rağmen, kamusal bir anlayışla yürütülmesi gereken yapı denetim sistemi halen ticari bir anlayışla yönetiliyor. Yer mühendislik çalışmalarının denetimi ise halen yeterli düzeyde yapılamamaktadır. Eskiden mesleki odalarında olan denetim ve yeterlilik gibi süreçler kaldırıldı. Artık meslek odalarında konusunda uzman mühendis ve mimarlar, özel firmaların yaptığı saha ve ofis çalışmalarını denetleyememekte olup, bu süreç bizlerde büyük bir endişeye sebep olmaktadır. Odalar, kamu yararına çalışan meslek örgütleridir. Siyasi sebepler ile odaların elinden yetkilerinin alınması başlı başına bir afettir.  
Deprem sonrasındaki yaraları en aza indirmek için, TMMOB’a bağlı meslek odaları, doktorlar, öğretmenler, GSM operatörleri gibi özel kuruluşlara büyük yük düşmektedir. Bu gibi kuruluşlar özel eğitimden geçirilmelidir. Konusunda uzman olmayan kişilerin yaptığı açıklamalar halkta korku ve paniğe sebep olmaktadır. Bu yüzden dolayı her bölgede mutlaka “Deprem Bilim Kurulları“ kurulmalı ve gerekli açıklamaların ve bilgilendirmelerin sadece bu bölgedeki kurul üyeleri tarafından yapılması sağlanmalıdır. Gelişmiş ülkelerde her önüne gelenin deprem ile ilgili ilgili bilgilendirme ve açıklama yapması gerekli yasalar ile yasaklanmıştır. Bu konu çok önemlidir. 
Kentsel dönüşüme, Kötü zemin ve Kötü Yapı gibi öncelikli kriterlerden başlamak gerekirken maalesef rantın yüksek olduğu bölgeler tercih edildi ve halen edilmektedir. 
MTA’nın diri fay haritası karada yer alan fayları göstermekle birlikte, henüz Akdeniz’de özellikle Antalya Körfezinde tam manasıyla bir fay araştırması MTA tarafından yapılmamıştır. İvedilikle böyle bir çalışmanın yapılması, körfezde yer alan diri fayların tespit edilmesi ve diri fay haritalarına işlenmesi gerekmektedir. 
Böylelikle Deprem Risk Analizleri yapan biz Jeofizik Mühendisleri daha doğru sonuçlara ulaşmış oluruz. Biz Jeofizik mühendisleri olarak yapılaşmanın her aşamasında katkı koyabilecek modern yöntemlere sahibiz. 
Bize göre; Kentlerin yerleşeceği uygun alanların belirlenmesi için deprem etkilerini en aza indirmek amacı ile birinci aşamada derin yeraltı yapısal durumun jeofizik yöntemler ile belirlenmesi gereklidir. Biz buna makro-bölgeleme diyoruz. Birinci aşamaya göre uygun yerleşim alanlarında mikro-bölgeleme çalışmaları yapılarak özel durumlar hariç 30m derinliğe kadar yerin fiziksel özellikleri jeofizik yöntemler ile belirlenir. Daha sonraki aşamada ise parsel bazında yerin fiziksel özellikleri detaylı ortaya konur. Sonuç olarak biz Jeofizik Mühendisleri olarak Deprem Master planında yerleşim yeri seçiminin her aşamasında olmalıyız ayrıca mevcut yapılar içerisindeki çürük yapıları hızlı bir biçimde ayırt edebilecek yöntemlere ve bilgiye sahibiz.  
“ANTALYA BİR DEPREM BÖLGESİ DEĞİLDİR” söyleminden vazgeçip, “DEPREM HAYATIMIZIN BİR PARÇASIDIR” anlayışına geçmemiz gerektiği aşikardır. Çevremizdeki fay sistemlerinin durumu, son dönemlerde sık sık yaşadığımız depremler, bizdeki bu deprem bilincini arttırmalıdır. Sonuç olarak ATATÜRK gibi düşünmeli, yönetmeli ve yönetilmeliyiz. “
* Jeofizik Mühendisleri Odası

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.08.17 11:42:06
Son Düzenlenme Tarihi :