SON DAKİKA
header-ad

Temmuz ayı ihracatı 20,1 milyar dolar oldu

Türkiye’nin Temmuz ayı ihracatı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 8,4 artışla, 20,1 milyar dolar olarak gerçekleşti. Yedi aylık ihracat ise 143,4 milyar dolara ulaştı.
Temmuz ayı ihracat verileri Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın da katılımıyla 6 Şubat’ta iki büyük depremle sarsılan Kahramanmaraş’ta açıklandı. Temmuz ayı ihracatı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 8,4 artışla, 20,1 milyar dolar olarak gerçekleşti. Yedi aylık ihracat ise 143,4 milyar dolara ulaştı. İhracat rakamlarını açıklayan Bakan Bolat, “Temmuz ayında ihracatımız yüzde 8,4 artış sağladı, 20 milyar 93 milyon dolar olarak gerçekleşti. Bu rakam tarihimizin en yüksek Temmuz ayı ihracat değeridir. Bütün üreticilerimize ve ihracatçılarımıza şahsım ve hükümetimiz adına şükranlarımızı iletiyorum" dedi.
Otomotiv 2,7 milyar dolarla Temmuz ayında en çok ihracat yapan sektörler arasında yine ilk sırada yer aldı. İlk beşteki diğer sektörler; 2,1 milyar dolarla kimya, 1,6 milyar dolarla hazır giyim, 1,4 milyar dolarla hububat ve 1,3 milyar dolarla elektrik elektronik şeklinde sıralandı.
Temmuz’da 45 il ihracatını arttırdı. En çok ihracat yapan beş il; İstanbul, Kocaeli, Bursa, Ankara ve İzmir şeklinde sıralandı. Bin 198 firma ilk kez ihracat yaptı.
Birim ihracat değeri geçen yılın aynı ayına göre yüzde 7,4 artışla 1,40 dolara yükseldi. Nisan’dan önceki 12 ayda 10 milyar dolar kayba neden olan parite etkisi, ihracata dört aydır pozitif katkı verdi. Temmuz’da parite farkı 715 milyon dolarlık katkı sundu. Son dört aydaki parite katkısı ise 1,5 milyar dolara ulaştı.
Geçen ay en fazla ihracat yapılan ülkeler Almanya, İtalya, ABD, Irak ve Birleşik Krallık oldu. Suudi Arabistan’a yüzde 189, Kanada’ya yüzde 162, Birleşik Arap Emirlikleri’ne yüzde 126, Kazakistan’a yüzde 112, Yunanistan’a yüzde 93’lük ihracat artışı kaydedildi. Yunanistan ve Kanada’ya ihracatta rekor kırdı.
Bu yıl 2,5 milyar dolarlık bir ihracat kaybına neden olacağı öngörülen deprem bölgesindeki 11 ilimizin 7 aylık ihracatı yüzde 15 düşerek 10 milyar dolar oldu.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.08.03 14:14:50
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Deprem bölgesinde bize yüksek oy çıkmasını hazmedemeyenler sularını bile kesmişler çadırların"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, seçim sonuçlarını hazmedemeyen muhalefetin depremzedelerin suyunu bile kestiğini hatırlatarak "Nasıl oldu da bir gecede faşist kesildiler! Nasıl oldu da bir gecede depremzedelere düşman oldular? Nasıl oldu da bir gecede bahardan kara kışa geçtiler. Çünkü bunların hayatı yalan, dolan, palavra." dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Hatay’ın Defne ilçesinde 24 Mart tarihinde temeli atılan ve 2 ay gibi kısa bir sürede tamamlanan 300 yatak kapasiteli Hatay Devlet Hastanesi’nin açılış törenine katıldı. Erdoğan açılış öncesi yaptığı konuşmasında, 11 ameliyathanesi bulunan, modern cihazlarıyla donatılan ve bin 44 sağlık personelinin görev alacağı hastanenin Pazartesi günü hasta kabulüne başlayacağını söyledi. Cumhurbaşkanı Recep konuşmasında, 3 ay içerisinde bitirme sözü verdikleri hastaneyi 2 ay içerisinde tamamladıklarını belirterek “Kardeşlerim biz bir şeyi yapacağız dersek yaparız, işte buyurun. Ziya Paşa ne diyor? ‘Eşek ölür kalır semeri insan ölür kalır eseri’ Bir tanesi çıkmış. Ne diyor? ‘Üç ayda ne yapıyorsun’ diyor. Eğer sende yüz varsa eğer karakterin varsa gel Defne Hastanesi’ni gör. Temelini 24 Mart’ta attığımız 300 yataklı hastanemizi üç ay içinde bitirme sözü vermiştim. Çünkü biz salgın döneminde İstanbul’da 1006’şar yataklı iki ayrı hastaneyi aynı sürede kurma tecrübesine sahiptik” dedi.

Hizmette ayrım yapmadıklarının altını çizen Erdoğan, “Bize dediler ki işte burada Kılıçdaroğlu, bay bay Kemal yüzde 90 oy aldı, siz yüzde 8 aldınız. Bizi bunlar ilgilendirmez. Burada benim vatandaşım yaşıyor mu? Burada deprem oldu mu? Ölenler, yaralılar var mı? Ben yaratılanı yaratandan ötürü severim. Biz ayrım yapamayız. Mezhep, meşrep, ırk böyle bir şey bizim dinimizde de yok. Kitabımızda da yok. Ben inanıyorum ki benim vatandaşım gerekli gördüğü zamanda gerekeni de yapacaktır” dedi.

“Fiziken engelleyemeyip çamur attılar”
Erdoğan, muhalefetin fiziken engelleyemedikleri bu yatırımı çamur atarak değersizleştirmek istediklerini ifade ederek, “Biz temeli atarken ne söz verdiysek yalnızca onu yaptık. Bir fotoğraf karesi üzerinde tezvirat üretenlerin ise daha sonraki günlerde işin nasıl yürüdüğüne dair tek kelime ettiklerini bile duymadık. Türk siyasetinin, Türk muhalefetinin hastalığı işte budur. Kendisi iş yapmaz Ama yapılan işi engellemek için her yola başvurur. Hanımefendi genel başkan olduğun partiden bir milletvekilinin sözleri bu. Bak, eser burada. Eser burada. Fiziken bu engellemeyi başaramadığında da burada olduğu gibi çamur atarak, iftira atarak yapılan işi değersizleştirmeye çalışır. Atalar ne diyor? At binenin kılıç kuşananın demişler.” diye konuştu.

Hayat Şehir Hastanesi’nin ihalesi yapılıyor
Erdoğan, Hatay Şehir Hastanesi ihalesinin önümüzdeki günlerde yapılacağını kaydederek, “Hatay Şehir Hastanemizin projesi hazırlandık, inşallah en kısa sürede ihalesini yapıyoruz. Antakya’da 400 yataklı Hatay Eğitim ve Araştırma Hastanemizin inşaatı devam ediyor. İskenderun’da 200 yataklı Devlet Hastanemizde yakında hasta almaya başlıyor. Defne’yle birlikte tüm bu hastanelerimizin de şimdiden Hatay’ımıza hayırlı uğurlu olmasını diliyorum” dedi.

“Depremzedelerin sularını kestiler”
Erdoğan, seçim sonuçlarını hazmedemeyen muhalefetin depremzedelerin suyunu kestiğini hatırlatarak, “Geçtiğimiz Pazar günü yapılan seçimlerde deprem bölgesinde bize yüksek oy çıkmasını hazmedemeyenler sularını bile kesmişler çadırların, sularını. Tüm hırslarını, tüm hınçlarını depremzedelerimize yönelttiler. Az önce vali vekiline onu söyledim. Hemen halledin ve bilgiyi aldım. Şu anda çözüm noktasına geldik. Aman Allah’ım. Neler söylüyorlar? Ne hakaretler ediyorlar. Ne terbiyesizlikler yapıyorlar. Hani bunlar demokrattı? Hani bunlar herkesi kucaklayacaktı? Hani bunlar baharı getirecekti. Hani bunlar depremzedelere bedava ev verecekti. Ya nasıl oldu da bir gecede faşist kesildiler? Nasıl oldu da bir gecede depremzedelere düşman oldular? Nasıl oldu da bir gecede bahardan kara kışa geçtiler. Çünkü bunların hayatı yalan, dolan, palavra. Seçim gecesi geride olduklarını bile bile öndeyiz diye başladıkları yalanlarının sonu depremzedelere hakarete kadar vardı. Milletin bunlara 14 Mayıs’ta ilk mesajını verdi. Görülen o ki onlar bu mesajı yanlış anlamış. inşallah milletim haftaya pazar. 28 Mayıs’ta bu mesajı tamamlamaya hazır mı? Sağ olun, var olun. Önümüzdeki dönemde yeni eserlerle, yeni hizmetlerle, sizlerle beraber olmayı sürdüreceğiz. Ekim-Kasım ayından itibaren de konutları teslim etmeye devam edeceğiz.” şeklinde konuştu.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.05.21 21:11:48
Son Düzenlenme Tarihi :





Yazar Murat Kaplan, 5. Kepez Kitap Fuarı’nda okurlarıyla buluştu

Kişisel Gelişim Uzmanı ve Yazar Murat Kaplan, 5. Kepez Kitap Fuarı’nda okurlarıyla buluştu. Yazar Kaplan’ın, “Hap Gibi Farkındalık” söyleşisi yoğun ilgi gördü.

5. Kepez Kitap Fuarı’nda kitapseverler yazarlarla buluşmaya devam ediyor. Kişisel Gelişim Uzmanı ve Yazar Murat Kaplan da, Mimar Sinan Kongre Merkezi’ndeki fuarda, söyleşi ve imza gününde sevenleriyle bir araya geldi. Yazar Kaplan’ın “Hap Gibi Farkındalık” konulu söyleşisi ilgi odağı oldu. Söyleşide insanların bilgilere çok hızlı bir şekilde ulaşma arzusu içinde olduğunu ve bu arzunun insan beklentilerini de hap gibi yaptığını belirten Kişisel Gelişim Uzmanı ve Yazar Murat Kaplan, “Yani dokunayım olsun. Çabucak olsun, emek harcamadan olsun. Biraz bencilce bir yaklaşım içine giriyoruz. Bunun da sebebi bizim biyolojimiz.” dedi.

BAĞIMLILIĞA SÜRÜKLEYEN HAYAT HIZI

Dofiminal bağımlılığa sürükleyen bir hayat hızıyla yaşamaya gayret edildiğine değinen Yazar Kaplan, “Böyle bir durumda sürekli değişken uyaranlara ihtiyaç duymaya başlıyoruz.  Yeni bir dinamizim, yeni bir farklılık ihtiyaç haline gelmeye başlıyor. Beynimizdeki ilgili bölgenin daha çok uyarılmasından dolayı çabuk sıkılan, çabuk bıkan, hep yeni bir şeyler isteyen bir yerde durmuşuz. Çok tehlikeli bir durum. İlişkiler bu yüzden bozulmaya başladı. İş yerinde insanlar daha çabuk yeni iş, daha farklı bir yer arayışına başladı. Eğitim alan öğrenciler başladığı bölümü bitirmez oldu. Evliliklerde öyle oldu. Bu dofiminal bağımlılık meselesi bizi öyle bir yere taşıdı ki; doyumsuz hedonist haz peşinde koşan çabuk yorulan ve sıkılan varlıklar haline geldik. Bu birileri için işe yarayan bir şey. Çünkü insanı tüketime sevk ediyor. Bu saye de daha çok satın alırız. Yeni eşyalar satın alırız. Yeniliklerin bizi hayatta tutacakmış gibi hissederiz. Nöropazarlama denilen olay sizin tahmininizden daha büyük etkiye sahip…”diye konuştu.

HAP GİBİ ÇÖZÜM İSTİYORUZ

“Onların arzusu satmak, cepleri doldurmak, bizim arzumuzda mutlu olmak” diyerek sözlerini sürdüren Yazar Kaplan, “Bizim için en önemli şey mutlu olmak gibi gözükse de bizim ihtiyacımız olan güvende olmak. Biz mutlu olunca güvende olduğumuzu hissederiz.  Hap gibi çözümleri isteyen bir toplum haline geldik. Bu toplumu yönlendirmek çok kolay… İnsan nasıl davranıyor ve davranışların arkasında ne gibi bir dürtüler var bunu anlayan insanı yönetiyor. Şuan bizleri yönetenler bu konunun uzmanları” dedi. -BLD.BSN.


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.05.10 16:32:28
Son Düzenlenme Tarihi :