SON DAKİKA
header-ad

Tescilli Adana karpuzu hasat için gün sayıyor

Türkiye genelinde en çok yetiştirilen ikinci sebze olan ve üretiminin yüzde 18’si Adana’da yapılan karpuzda üretici, hasat için gün sayıyor.
Geçen yıl Türkiye’de 3 milyon 394 bin ton karpuz üretimi yapıldı. Adana ise yaklaşık 93 bin dekar alanda 611 bin ton üretim ile Türkiye’de birinci konumda yer aldı. Bu senede Adana’da en erken karpuz hasadının yapıldığı Karataş ilçesi Bahçe Mahallesindeki üreticiler yeni sezonun ilk hasadı için gün saymaya başladı. Nisan ayının ılıman seyretmesiyle karpuz hasadını 8 ila 10 gün geciktirdiğini ifade eden üreticiler, bu yıl 18-20 mayıs tarihlerinde yüksek tünellerde ilk hasadın yapılacağını ifade etti.
Adana’da dekara karpuz veriminin de Türkiye ortalamasının yüzde 50 üzerinde seyrettiği ifade edildi. Geçen yıl yapılan gözlemlerde örtü altı üretimde dekara verim ortalama 5-7 ton civarında olurken açığa ekilen tarla karpuzlarında ise ortalama 4-5 ton arasında ürün alındığı kaydedildi.
Şehirde karpuz en çok Karataş ilçesi başta olmak üzere Yüreğir ve Ceyhan ilçelerinde üretiliyor.

Kaynak : İHA
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.05.13 14:11:11
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






ATSO Başkanı Bahar’dan “İhracatta kur sevdası” eleştirisi

Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Ali Bahar, ülkemizde tehlikeli bir kur sevdası olduğuna dikkat çekerken, “Kurun yükselmesi ile ihracatın artması ilk bakışta akla uygun gibi görünse de bu son derece yanlış ve kısa vadeli bir bakış açısıdır. Zira Türkiye ihracattan kazandığı her 100 doların en az 65 dolarını, bu ihraç malını üretmek için ithalata vermek zorundadır.” dedi.
Başkan Bahar, meclis toplantısında yüksek kur politikası eleştirirken şunları söyledi: “Antalya'mızın 3 milyar dolara yakın mal ihracatı bulunmakta. 13 milyonu havayoluyla olmak üzere 15 milyona yakın yabancı ziyaretçimiz var. Yani hizmet ihracatında da çok güçlüyüz. 
Türkiye genelinde ihracatçılarımızda gördüğümüz çok yanlış ve tehlikeli bir kur bilinci var. Ben buna kur sevdası diyorum. Peki nedir bu?
2021'de ihracat artacak diye döviz kurunun bilinçli olarak yükseltildiği bir süreç yaşadık. O günlerdeki “rekabetçi kur” sloganını hepimiz hatırlıyoruz. 
Ne olacaktı? 
Kur yükselecek, Türk malları Dolar ve Euro bazında ucuzlayacak böylece ihracat artacaktı. Buna karşılık kur yüksek olduğu için yabancı mallar pahalılaşacak, ithalat azalacaktı. Böylece daha fazla ihracat, daha az ithalat yoluyla cari denge iyileşecekti. 
Dolar iki ay içinde 9 liradan 18 liraya yükseldi. Ama artan ihracat değil, ithalat oldu. Kur geçişkenliği dediğimiz olgu ile enflasyon patladı. Maliyetler sıçradığı için hepimiz bunu ister istemez kendi fiyatlarımıza yansıtmak zoruna kaldık. 
Kurun yükselmesi ile ihracatın artması ilk bakışta akla uygun gibi görünse de bu son derece yanlış ve kısa vadeli bir bakış açısıdır. Zira Türkiye ihracattan kazandığı her 100 doların en az 65 dolarını, bu ihraç malını üretmek için ithalata vermek zorundadır. 
Bunları neden dikkatinize sunuyorum? Çünkü bizim bu anlayıştan uzaklaşmamız gerekiyor. Eğerbu yaklaşım doğru olsaydı, bütün ülkeler kendi paralarının değerini düşürmeye çalışırlardı. Bugün önde gelen ekonomilere bakıyoruz. Var mı öyle bir örnek?
Olmadığını görüyoruz.
Bizim asıl ihtiyacımız olan katma değeri yüksek ihracat yapmaktır, yüksek teknolojili ürün satmaktır. Türkiye ihracatında yüksek teknolojili ürünlerin payı yıllardan beri yüzde 3 civarında seyrediyor. Biz neden burada takıldık, kaldık diye düşünmemiz gerekiyor. Ar-Ge'ye, inovasyona odaklanmamız gerekiyor. Teknolojiyi her alanda daha fazla kullanmamız gerekiyor. 800 yıl önce Mevlana “Dün dünde kaldı cancağazım, bugün yeni şeyler söylemek lazım” demiş. Biz hala aynı şeyleri söylüyor, aynı şeyleri yapıyoruz. Aynı şeyleri yapıp, farklı bir sonuç bekleyebilir miyiz? 
Hayır!
Artık yeni şeyler söylemeli ve yeni şeyler yapmalıyız.”

Kaynak : Abdültalip GÜNGÖR
Ekleme Tarihi : 2023.08.22 20:46:48
Son Düzenlenme Tarihi :





Zi­ra­at Fa­kül­te­si ulus­la­ra­ra­sı kursa ev sa­hip­li­ği yaptı

Ak­de­niz Üni­ver­si­te­si Zi­ra­at Fa­kül­te­si “Low Oxy­gen Role İn Fruit Phy­si­ology And Post-Har­vest Sto­ra­ge” isim­li ulus­la­ra­ra­sı ka­tı­lım­lı kursa ev sa­hip­li­ği yaptı.

Av­ru­pa Bir­li­ği ta­ra­fın­dan des­tek­le­nen, Zi­ra­at Fa­kül­te­si De­ka­nı Prof. Dr. Mus­ta­fa Erkan ve Doç. Dr. Adem Doğan’ın MC üyesi ol­du­ğu “Oxy­gen Sen­sing A Novel Mean For Bi­ology And Tech­no­logy Of Fruit Qu­ality (Ro­xy-COST)” baş­lık­lı COST ak­si­yo­nu kap­sa­mın­da 16-18 Nisan 2023 ta­rih­le­ri ara­sın­da Zi­ra­at Fa­kül­te­si ta­ra­fın­dan “Low Oxy­gen Role İn Fruit Phy­si­ology And Post-Har­vest Sto­ra­ge” isim­li ulus­la­ra­ra­sı ka­tı­lım­lı kurs dü­zen­len­di.

LA­BO­RA­TU­VAR UY­GU­LA­MA­LI YA­PIL­DI

Üç gün süren kurs kap­sa­mın­da; ilk gün kur­si­yer­le­re düşük ok­si­je­nin meyve ka­li­te­si ve mu­ha­fa­za­sı üze­ri­ne et­ki­le­ri ko­nu­sun­da konu uz­man­la­rı ta­ra­fın­dan te­orik bil­gi­ler su­nul­du. Kur­sun ikin­ci günü Di­na­mik Kont­rol­lü At­mos­fer­de elma de­po­la­ma­sı yapan ve Tür­ki­ye’nin en büyük soğuk depo ka­pa­si­te­si­ne sahip Eğir­dir’de fa­ali­yet gös­te­ren Gül­bu­dak fir­ma­sı­na zi­ya­ret ger­çek­leş­ti­ril­di. Kur­sun üçün­cü günü ise la­bo­ra­tu­var uy­gu­la­ma­la­rı ya­pı­la­rak kur­si­yer­le­re fark­lı at­mos­fer bi­le­şim­le­rin­de de­po­la­nan meyve ve seb­ze­le­rin ka­li­te ana­liz­le­ri ve göz­lem­le­ri ger­çek­leş­ti­ril­di. Kur­sun so­nun­da ka­tı­lım­cı­la­ra ser­ti­fi­ka­la­rı ve­ril­di.

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.04.21 20:29:34
Son Düzenlenme Tarihi :