SON DAKİKA
header-ad

Traktör römorkunu havuza çevirdiler

Osmaniye’nin Düziçi ilçesinde sıcaktan bunalan vatandaşlar, havuza çevirdikleri traktör römorku içinde serinledi.
Düziçi ilçesi Farsak köyünde yaşayan Bilal Mülayim, aşırı sıcaklara karşı ilginç bir çözüm buldu. Boş olan traktör römorkuna branda seren Mülayim, içini su doldurarak havuza çevirdi. Havaların aşırı sıcak olmasından dolayı böyle bir çözüm bulduğunu söyleyen Bilal Mülayim, ’’Havaların sıcak olmasından dolayı ve piknik alanlarından bulunan akarsularımızın temiz olmamasından dolayı serinlemek amacıyla römorkumuzun içine brandamızı çektik, içini su ile doldurduk. Mahalle sakinlerimizle birlikte burada suya girerek serinlemeye çalışıyoruz" dedi.
Römork içerisinde yüzen çocuklar ise, "Havaların sıcak olmasından dolayı römorkun içini su ile doldurduk. Burada hem serinleyip hem de eğleniyoruz" dediler.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.07.23 21:10:44
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Gitmek, görmek, en az bir gece kalmak ve havasını solumak...Kısaca ÇAMKUYU’yu yaşamak gerek

Elmalı Çamkuyu daha çok insan tarafından keşfedilmeyi, yaşanmayı bekliyor ki...

    Ne yazık ki Elmalı’nın 100 yıllık tarihi konaklarını halen turizmde değerlendiremediğimiz gibi eşsiz doğa güzelliklerini de sınırlı ölçüde olmak kaydıyla turizme kazandıramıyoruz. Her ne kadar resimde görüldüğü gibi yoğun bir insan seli yaşansa  mangalcılar iş başında olsa da bu sürekli yaşanan bir durum değil, bu Elmalı Çamkuyu’da.

Girişlerin özel izne tabi olduğu Çamkuyu’nun güzelliğini ve atmosferini anlatabilmek için önce gitmek lazım. Her ne kadar kötü bir yoldan ulaşım mevcut olsa da, tırmanışı fevkalade güzel öyle bir ortam içinde yapıyorsunuz ki çektiğiniz sıkıntıları unutup gidiyorsunuz. 

Çamkuyu’da en az bir gece kalmak lazım ki, bu doğa harikasının tadını daha iyi hissedebilesiniz. Sabah erken ya da akşam güneş batarken ağaçların kokusu ruhunuzda derin bir tad bırakırken, muhteşem ortam yaşamınızdaki tüm sıkıntılardan uzaklaşmanıza yetecek. 

Sonuç olarak. Elmalı Çamkuyu daha çok insan tarafından keşfedilmeyi, yaşanmayı bekliyor ki...

    Yazının girişinde de belirttiğim gibi burası turizm amaçlı değerlendirilmeli. Sadece mevcut tahta barakaların modernleştirerek sınırlı sayıda insanın konaklaması sağlanmalı. Tahta barakaların içinde var mı bilmiyorum ama bir mutfak, banyo ve tuvalet olmalı ki kısa süreli konaklamak amacıyla gelenler isterlerse yemeğini pişirebilmeli. Yemekte uğraşmak istemeyenler için ise bir lokanta hizmet vermeli. 

Turizm sadece deniz, güneş ve sahilden ibaret değil. Özellikle orta yaşlı turistler Antalya’yı çok sıcak oluyor gerekçesiyle yaz ayında tercih etmiyorlar. Orta yaş grubundaki turistlerin yanısıra sadece kafalarını dinlemek, şehrin gürültüsünden kaçmak, işinin stresinden kurtulmak için Çamkuyu gibi doğal bir ortamı tercih edecek o kadar çok Avrupalı turist var ki ?

    Sadece Avrupalı turist mi ? Daha yeni yeni önemi kavranan yerli turistlerde Çamkuyu’ya gelmek isteyeceklerdir. Sessizlik, bol oksijen, ağaçların kokusu...Bol bol dinlenme, kısa süreli yürüyüşler...

Elmalı için büyük bir fırsat...Daha doğrusu Antalya için.  Serpil ÖZGÜNSÜR

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2018.08.26 17:47:24
Son Düzenlenme Tarihi :





Kaymakam Erdem: Mera baskısına izin vermiyoruz

El­ma­lı Boz­hü­yük Me­ra­sı Islah ve Ame­naj­man Pro­je­si’nin açı­lı­şı ya­pıl­dı. Açılış töreninde bir konuşma yapan Elmalı Kaymakamı Faruk Erdem, “Bizim El­ma­lı ova­mız­da top­lam­da 400 bin dönüm me­ra­mız var. Çok ciddi mera. Mera bas­kı­sı her yerde ol­du­ğu gibi El­ma­lı’da da var. çe­şit­li fark­lı kul­la­nım­lar­la me­ra­la­rın kü­çül­me­si yö­nün­de zaman zaman baskı olu­yor. Ama buna El­ma­lı’da mü­sa­ade et­mi­yo­ruz. Me­ra­la­rın El­ma­lı’da köy­lü­ler ta­ra­fın­dan kul­la­nıl­ma­sı ta­raf­ta­rı­yız. İra­de­mi­zi bu yönde kul­la­nı­yo­ruz.” dedi.

    El­ma­lı Kay­ma­ka­mı Faruk Erdem, mera bas­kı­sı­na mü­sa­ade et­me­dik­le­ri­ni ve bu alan­la­rın köy­lü­ler ta­ra­fın­dan kul­la­nıl­ma­sı yö­nün­de irade or­ta­ya koy­duk­la­rı­nı ifade eder­ken ko­nuş­ma­sın­da şun­la­rı söy­le­di : “
    He­pi­ni­zin Dünya Çift­çi­ler Günü’nü kut­lu­yo­rum. Bugün çok an­lam­lı bir proğ­ram­da bi­ra­ra­da­yız. Ara­mız­da çe­şit­li ül­ke­ler­den tem­sil­ci­ler var. On­lar­da temel ola­rak ku­rak­lık ve mera ıs­la­hı pro­je­le­riy­le be­ra­ber bu ça­lış­ma­la­rı dünya ça­pın­da yü­rü­tü­yor­lar. Bunun bir ayağı da bugün El­ma­lı’da.
    Bizim El­ma­lı ova­mız­da top­lam­da 400 bin dönüm me­ra­mız var. Çok ciddi mera. Mera bas­kı­sı her yerde ol­du­ğu gibi El­ma­lı’da da var. çe­şit­li fark­lı kul­la­nım­lar­la me­ra­la­rın kü­çül­me­si yö­nün­de zaman zaman baskı olu­yor. Ama buna El­ma­lı’da mü­sa­ade et­mi­yo­ruz. Me­ra­la­rın El­ma­lı’da köy­lü­ler ta­ra­fın­dan kul­la­nıl­ma­sı ta­raf­ta­rı­yız. İra­de­mi­zi bu yönde kul­la­nı­yo­ruz.
    Boz­hü­yük me­ra­mız tek­rar ıslah pro­je­siy­le be­ra­ber in­şal­lah güçlü ve daha iyi bir şe­kil­de köy­lü­le­ri­mi­ze hiz­met ve­re­cek­tir.
    El­ma­lı’mız tarım ve hay­van­cı­lık nok­ta­sın­da geç­miş­ten bu­gü­ne kadar çok önem­li bir rol üst­le­ni­yor. Gü­nü­müz­de her ne kadar hay­van­cı­lık azal­sa da il­çe­miz­de tak­ri­bi ola­rak 115 bin ci­va­rın­da kü­çük­baş, 17-18 bin ci­va­rın­da da bü­yük­baş hay­van var.
    Yine hay­van­cı­lık öne­mi­ni ko­ru­yor. Ama bak­tı­ğı­mız­da şe­hir­leş­me­nin, köy­ler­den hızlı göçün, bu bir za­man­lar po­li­ti­ka gibi oldu, biraz da in­san­la­rın buna uy­ma­sı ile be­ra­ber köyle hızlı bo­şal­dı. Es­ki­ye bak­tı­ğı­mız­da köy­lü­lük azal­dı.
    Şu da bir ger­çek ki in­san­lık aile­si her nok­ta­da vahşi - aşırı tü­ke­tim­le karşı kar­şı­ya. Her şeyi çok hızlı tü­ke­ti­yo­ruz. Bugün kül­tü­rel de­ğer­le­ri­miz­den, ye­di­ği­miz iç­ti­ği­mi­ze, kul­lan­dı­ğı­mız her ­şe­yi, üze­ri­ne giy­dik­le­ri­mi­zi çok hızlı tü­ke­ti­yo­ruz. Bu da dün­ya­da belli başlı kriz­le­ri do­ğu­ru­yor. İnsan­lık daha çok bü­yü­yor, po­pü­las­yon ar­tar­ken buna bağlı ola­rak tü­ke­tim­de ar­tı­yor.
    İnsan­la­rın en temel tü­ke­ti­mi ye­dik­le­ri­miz. Bunun da özü tarım ve hay­van­cı­lık di­yo­ruz. Bunun bir ayağı hay­van­cı­lık­sa bir ayağı tarım. Tarım ve hay­van­cı­lık ge­lecek yıl­lar­da önem­li mi­henk taşı ola­cak. Bizde bu nok­ta­da köy­lü­le­ri­mi­zi des­tek­le­yecek bu tarz yer­le­ri ko­ru­yup, daha da ge­liş­tir­me­li­yiz. Çünkü, hay­van­cı­lık de­di­ği­miz­de he­pi­miz bi­li­yo­ruz. Hay­van­cı­lı­ğın ana girdi mad­de­si yem. Yem ol­ma­dan hay­van­cı­lık olmaz. Ye­min­den ana kar­şı­la­yı­cı­la­rın­dan bi­ri­si de bu me­ra­lar. Bu me­ra­nın hay­van­cı­lı­ğı ge­liş­ti­ril­me­sin­de­ki önemi faz­la­sıy­la önü­nüz­de du­ru­yor.
    İnşal­lah biz dev­let ola­rak daha da ile­ri­ye ta­şı­yıp özel­lik­le kır­sal kal­kın­ma­nın , ye­rel­de­ki bu önem­li aya­ğı­nı daha da ile­ri­ye gö­tü­rü­rüz. Bu hem bu­ra­da ya­şa­yan­lar, hem de ül­ke­miz için önem­li.
    Bunu belki küçük bir adım ola­rak gö­re­bi­li­riz. Bugün 1100 dö­nüm­lük bir me­ra­da bu işi ya­pı­yo­ruz, ama bu­ra­da­ki irade be­ya­nı bile çok önem­li.
    El­ma­lı­mız, kö­yü­müz, bölge in­sa­nı­mız için ha­yır­lı olsun” dedi.

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2026.05.18 12:27:11
Son Düzenlenme Tarihi :