SON DAKİKA
header-ad

TURİST HAVUZ BAŞINDA ŞEZLONGUN UCUNU BIRAKMIYOR!

Antalya'ya yıl başından bu yana hava yoluyla ziyaret eden turistlerin sayısında önemli bir artış yaşadı. Verilere göre, bu yıl 7 milyon 37 bin 883 turist Antalya'yı ziyaret etti. Geçen yılın aynı dönemine göre bu, yaklaşık olarak yüzde 24'lük bir artış anlamına geliyor. Ancak, bu artışın esnaf tarafından hissedilmediği ve turistlerin Antalya'ya inmediği ifade ediliyor. 

Antalya'daki esnaflar, turist sayısındaki artışa rağmen satışlarda beklenen canlanmanın olmadığından yakındı. Onlara göre, kriz de eklenince esnaf dar bir boğaza sıkışmış durumda bulunuyor. Turistlerin Antalya'yı ziyaret etmeyi sürdürmemesi, esnafın gelirlerini olumsuz etkilemiş ve işletmelerini zor durumda bırakıyor.

Bir esnaf, "Turist sayısında artış olmasına rağmen, satışlarımızda bir canlanma yaşamıyoruz. Geçtiğimiz yıla kıyasla bu artışın bize yansımadığını açıkça görüyoruz. Kriz zaten zorluklarla baş etmemizi gerektiriyor, turistlerin şehre inmemesi de işleri daha da zorlaştırıyor" şeklinde konuştu.

Bu durum, Antalya'nın turizm sektöründeki hassasiyetini ve esnafın yaşadığı zorlukları ortaya koyuyor. Turizm, Antalya'nın ekonomisi için hayati bir sektör ve turistlerin bölgeye gelmemesi, birçok işletme için büyük bir tehdit oluşturuyor. Pandeminin yanı sıra ekonomik kriz de turizm sektörünü etkilemiş, turistlerin seyahat etme tercihlerini değiştirmelerine neden olduğu gözleniyor.

Esnafın talepleri ve ihtiyaçları, Antalya'nın turizm sektörünün toparlanması için önemli bir faktör olarak dikkate alınması gerek. Destekleyici önlemler, esnafın bu zorlu dönemde ayakta kalmasına yardımcı olabilir. Ayrıca, turizm tanıtımının ve pazarlamanın güçlendirilmesiyle birlikte, Antalya'nın turistlerin tercih ettiği bir destinasyon olması teşvik edilmesi gerektiği düşünülüyor. -ABDÜLTALİP GÜNGÖR


Kaynak : Abdültalip GÜNGÖR
Ekleme Tarihi : 2023.07.19 17:54:11
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Prof. Dr. Çeliktaş: "Skolyoz riskine karşı düzenli kontrol şart"

Aynaya bakıldığında omuz seviyeleri arasında eşitsizlik ve bel çukurlarındaki asimetrinin skolyoz hastalığıyla ilgili önemli ipuçları verdiğini kaydeden Medline Adana Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Çeliktaş, Türkiye’de yaklaşık 2,5 milyon skolyoz hastası olduğunu ve sorunun ilerlemeden tespit edilmesi durumunda cerrahi girişim yapılmadan da tedavi edilebildiğini söyledi.
Skolyoz, doğuştan omurga gelişim kusurları nedeniyle oluşabildiği gibi hızlı büyüme, genetik faktörler veya sinir ve kas sisteminde gelişen hastalıklara bağlı olarak da ortaya çıkabiliyor. Ancak günümüzde skolyozun tipine göre, farklı zamanlarda, farklı yöntemlerle tedavisi gerçekleştirilerek yüz güldürücü sonuçlar alınabiliyor.

İleri deformitelerde sorun büyüyor
Skolyozun arkadan bakıldığında normalde düz bir hatta yerleşmesi gereken omurganın sağa veya sola doğru 10 derece üzerindeki eğriliği olarak tanımlandığını anlatan Prof. Dr. Çeliktaş, "Ancak bu hastalıkta omurlar sadece yana doğru yer değiştirmekle kalmıyor aynı zamanda kendi eksenleri etrafında da dönerek deformiteyi arttırıyor" diyerek, ileri deformitelerde iç organların yerleşiminin de problemli hale geldiğini vurguladı.

Kritik eşik "10 derece"
Kız çocuklarında daha fazla rastlanan skolyozun toplumda görülme sıklığının yüzde 1-6 seviyelerinde olduğunu ifade eden Prof. Dr. Çeliktaş, "Normalde, her 10 kişiden birinde 10 derecenin altında işlev veya sağlık problemi oluşturmayan küçük eğrilikler bulunur. Bunlar tıbben normal olarak kabul edilir. Ancak bu eğrilik eğer 10 derecenin üzerine çıkarsa artık skolyoz varlığından bahsedilmelidir" dedi.

Tedavi seçenekleri değişiyor
Skolyozun sebep olduğu eğriliğin, bazen omurgaya arkadan bakıldığında ve düz durulduğunda bile fark edilebildiği gibi bazen de bu şekilde net olmadığı için ancak öne doğru eğilme, kontroller ve röntgen filmleri yardımıyla anlaşılabildiğini kaydeden Prof. Dr. Çeliktaş, hastalığın, oluşturduğu eğriliğin büyüklüğüne ve erken teşhis edilebilmesine bağlı olarak; gözlem, korse, egzersiz veya cerrahi yöntemler kullanılarak tedavi edilebildiğini söyledi.

Ayna karşısında fark edilebilir
Hastanın aynaya baktığında omuzlar ve bel oyuklarında farklılıkları görebileceğini belirten Prof. Dr. Çeliktaş, "Birey, ayna karşısında omuz seviyeleri arasında eşitsizlik, bel çukurlarında asimetri, bel kemiğinde bir tarafın öne çıkıntı yapması ve sırtta bir tarafta kemik kabarıklığı görülüyorsa bunlar skolyozu akla getiren önemli işaretlerdir. Skolyoz, doğumsal kemik anomalilerine ve kas hastalıklarına bağlı olabileceği gibi en çok da büyüyen çocukta nedeni bilinmeyen şeklide ortaya çıkar. Yaşlılık döneminde ise bireylerde tüm eklemlerde oluşan kireçlenmeye benzer şekilde omurgada meydana gelen dejenerasyonlar sonucu skolyoz gelişebilir" ifadelerini kullandı.

Ameliyatsız tedavi mümkün
Prof. Dr. Çeliktaş, skolyozun tespit edilmesi durumunda zaman kaybetmeden hastalığın takibini yapacak, konusunda uzman bir doktora başvurulması gerektiğini söyleyerek, "Birçok skolyoz vakasında hastalık ilerlemeden tespit edildiğinde cerrahi girişim yapılmadan tedavi etmek mümkün olabiliyor. Burada hastanın yaşı, skolyozun nedeni ve eşlik eden hastalıkların varlığı gibi etkenler de öne çıkıyor. Örneğin, kemik anomalisine bağlı bir skolyoz hastasının 2 yaşındayken ameliyat olması gerekirken, 11-12 yaşındaki bir çocuğun 25 derece olan skolyozu korse ile tedavi edilebiliyor. Onun için özellikle ebeveynlerin konu hakkında bilinçli olarak çocuklarını takip etmeleri ve okullardaki taramalar önem kazanıyor" dedi ve erken tanının önemini vurguladı.

Ameliyatlarda ileri teknolojiler kullanılıyor
Geçmiş dönemlerde skolyoz vakaları cerrahlar tarafından yüksek riskli olarak değerlendiriliyor ve bu hastaların ameliyat edilmesinden kaçınılıyordu. Ancak günümüzde skolyoz cerrahisinde büyük ilerlemeler olduğunu aktaran Prof. Dr. Çeliktaş, kullanılan implant çeşitleri, nöromonitörizasyon sistemleri, cerrahi navigasyon gibi ileri teknolojilerin de yardımıyla bu ameliyatların artık rahatlıkla yapılabildiğini, daha güvenli ve daha çok düzeltme elde edilerek başarılı sonuçlar almanın artık eskiye göre daha kolay olduğunu anlattı.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.05.31 18:48:49
Son Düzenlenme Tarihi :





Antalya merkezli 6 ilde silahlı suç örgütüne eş zamanlı operasyon: 32 tutuklama

Antalya merkezli, İstanbul, Ankara, Adana, Isparta ve Burdur ilçelerinde polisin organize silahlı suç örgütüne ve bu örgüte silah temin eden şahıslara yönelik gerçekleştirdiği operasyonda gözaltına alınan 55 şüpheliden 32’si tutuklandı.
Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, Antalya merkezli İstanbul, Ankara, Adana, Isparta ve Burdur illerinde organize silahlı suç örgütüne ve bu örgüte silah temin eden şahıslara yönelik eş zamanlı operasyon düzenledi.
Operasyonda gözaltına alınan 55 şüpheliden 32’si tutuklandı. Şahıslardan 13’ü serbest bırakılırken, 10 şüpheli adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Şüphelilerin iş yerlerinde, araçlarında ve ikametlerinde yapılan aramalarda ise 21 ruhsatsız tabanca, 2 av tüfeği, 28 şarjör, 251 fişek ve 2 sallama olarak tabir edilen kesici alet ele geçirildi.
Öte yandan, şahısların Kaleiçi ve Lara bölgesinde bulunan bazı eğlence mekanlarındaki güvenlik görevlilerini de saflarına alarak kurdukları suç örgütüne gelir sağladıkları, ayrıca birçok vatandaşı mağdur ederek haraç adı altında para topladıkları anlaşıldı. Şüphelilerin daha önceden “gasp (yağma)”, “kasten yaralama”, “kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma” ve “kasten öldürmeye teşebbüs” gibi birçok silahlı olaya karıştıkları da tespit edildi.

Kaynak : İHA
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.05.10 12:57:41
Son Düzenlenme Tarihi :