SON DAKİKA
header-ad

Turizm Bulvarı’nda yaya geçitleri boyandı

Kemer Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü ekipleri, Kemer'e bağlı Çamyuva Mahallesi'nin en işlek yerlerinden olan Turizm Bulvarı'nda alt ve üst yapı çalışmalarının ardından son olarak yaya geçitlerinin boyanma işlerini tamamladı.
 
Belediye ekipleri, Turizm Bulvarı üzerinde bozulan ve tahrip olan yerlerin onarımı ve asfaltlama çalışmalarını kısa sürede tamamlamasının ardından yaya geçitlerini boyadı.
 
Yaklaşık 800 metrelik yolda 11 bin metrekare asfalt çalışması, 2,75 metre genişliğinde 4 bin 400 metrekare kaldırım, çift konsollu 22 adet aydınlatma direği, 44 adet aydınlatma armatürü, 800 metre yağmur suyu drenaj hattı ve 60 adet baca, 1600 metre beton kalıp çiçeklik, 2 bin 200 metre yeşil alan çalışması yapıldı.
 
Yeşil alanların, çiçek, yer örtücü ve görüşü engellemeyecek şekilde oya ağaçları ile düzenlendi. İleriye dönük olarak sulama sistemi ana hattının da döşendiği bölgede, sulama işlemi ise otomatik damlama sulama şekline yapıldı. Kuru peyzaj çalışmaları kapsamında ise renkli dolamit taşlar ve kiremit irmiği kullanıldı.
 
Kemer Belediye Başkanı Necati Topaloğlu, yaptığı açıklamada, “Çamyuva mahallemizin en işlek yerleri arasında yer alan Turizm Bulvarı’nda alt ve üstyapı çalışmalarımızı tamamlayarak halkımızın kullanımına kazandırmıştık. Bulvar üzerinde insanların rahatlıkla ve güvenli şekilde karşıdan karşıya geçebilmeleri için yaya geçitlerimizi belirleyerek boyadık. Kemerimize hayırlı olsun.” dedi. -bld.bsn.

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.07.13 17:43:11
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Oruç Reis’in hikayesinin başladığı ada, bugün turistlerin cazibe noktası oldu

Antalya’da gazeteciler ve tarih uzmanı Bizans İmparatorluğu’nda askeri karakol, Osmanlı zamanında Rasat (gözetleme) adası olarak kullanılan ve Sıçan adası olarak bilinen adaya yüzerek çıkıp geçmişin izini sürdü. Adada yapılan araştırmada tarihi surlar, sur kapısı ve adanın 3’te 1’lik bölümünü sula..

Antalya’da gazeteciler ve tarih uzmanı Bizans İmparatorluğu’nda askeri karakol, Osmanlı zamanında Rasat (gözetleme) adası olarak kullanılan ve Sıçan adası olarak bilinen adaya yüzerek çıkıp geçmişin izini sürdü. Adada yapılan araştırmada tarihi surlar, sur kapısı ve adanın 3’te 1’lik bölümünü sular altında bırakan 1743 yılında meydana gelen depremde oluşan fay aynası görüntülendi. Oruç Reis’in esaretten kaçarak sığındığı ada, tekne ve yat turizminde üs bölgelerden biri oldu.
Antalya’da gazeteciler ve Antalya Düşünce Platformu (ADP) Genel Sekreteri Uzman Tarihçi Çağrı Yılmaz, Konyaaltı ilçesi ile Kemer Beldibi Mahallesi arasında kıyıya 800 metre uzaklıkta bulunan Osmanlı zamanında Rasat (Gözetleme) 19. yüzyıldan sonra ise Sıçan adası olarak anılan adaya yüzerek çıktı. Adada daha çok yabani zeytin ağacının, ve çok sayıda orman türünün olduğu görüldü. Patika yollardan giderek yaklaşık 45 dakika süren bir tırmanışın ardından zirveye ulaşıldı. MÖ. 500’üncü yılda korsan saldırılarından korunma maksatlı kullanılan adada; adanın merkez yerleşkenin surlarını, kapısını ve gözetleme kulesiyle 1743 yılında meydana gelen depremde etrafa dağılan çatısının kiremit parçaları yakından görüntülendi. Ayrıca yapılan incelemede depremden sonra oluşan fay aynasına da rastlandı. Adaya yapılan bu tarihi yolculuk İhlas Haber Ajansı kamerası tarafından kayda alındı.

Turistlerin cazibe noktası oldu
1743 yılında meydana gelen depremde adanın 3’te 1 bölümü sular altında kaldı. Ada şimdilerde ise şehre gelen milyonlarca turiste her yıl görsel şölen oluşturuyor. Adanın doğu tarafı depremin ardından bıçakla kesilmiş gibi durduğu görünürken, su üzerine kalan diğer tarafı ise yeşilliğiyle kartpostallık görüntü sunuyor. Dalış tutkunlarının fazlasıyla ilgisini çeken ada, tekne ve yat turizminde de üs bölgelerden biri oldu. Tekne turuna çıkan turistlerin en çok uğrak noktası ada çevresi oldu. Ada yakınına demirleyen onlarca tekne, tatilcilerin Akdeniz’in serin sularında yüzmesi için mola veriyor.

“İlkçağlarda korsan baskınlarından korunma maksatlı kullanıldı”
Adanın tarihi hakkında bilgi veren Tarihçi Çağrı Yılmaz, “Ada İlkçağlardan bu yana kadar Antalya’nın önemli noktalarından birisidir. Her ne kadar orada bir yaşam olmasa da ilkçağlardan günümüze kadar aslında çok fazla medeniyette işlev görmüştür. İlkçağlarda korsan baskınlarından korunma maksatlı kullanılan bir adadır. Adada bulunan surlar ve Helenistik yapılar bunun bir göstergesidir. MÖ. 500. Yılda dahi adanın korsan saldırılarından korunma maksatlı kullanıldığını görüyoruz. Yakın çağımıza baktığımızda ise ada Bizans İmparatorluğu zamanında askeri karakol olarak kullanılıyor. Orada bir karakol binası var, adada Bizans yapı tarzı da buna örnektir. Sıçan adası tanımlaması aslında çok yeni bir isimdir. 18.19 yüz yıldan itibaren sıçan adası ismi kullanılıyor. Bizans döneminde çekirge adası olarak anılıyor” sözlerine yer verdi.

“Osmanlı İmparatorluğu adayı tehlikeli mahkûmların ıslahı için kullandı”
Adanın şeklinin sıçana benzediği için ya da sıçan popülasyonunun çok olmasından dolayı bu isimle anılmış olabileceğini belirten Yılmaz, “Osmanlı döneminde belgelerde ismi ise Rasat (gözetleme) adasıdır. Raşat ismi ile geçse de bunun doğrusu Rasat’tır. Osmanlı İmparatorluğu burasını gözlem adası olarak kullanmıştır. Adaya çıktığımız zaman bir büyük burç göreceğiz, bu burçtan gözlem yapıldığını görüyoruz. Aynı zamanda yine belgelerden öğrendiğimiz kadarıyla Osmanlı İmparatorluğu adayı tehlikeli mahkûmların ıslahı için kullanıyor. Adamızın en meşhur özelliklerinden birisi de herkesin yakından bildiği Barbaros kardeşlerin abisi Oruç Reisin bütün hikayesi bu adada başlar. Oruç reis Venediklilerin elinde kürek mahkumu iken kaçarak bu adaya sığınır. Bu adada da Osmanlı yetkililerine durumunu anlatır ve Şehzade Korkut’a ulaşır. Şehzade Korkut da kendisine 17 filika vererek, korsanlık faaliyetlerine başlar” dedi.

“Adanın 3’de 1’lik bölümü sular altında kalır”
Adanın şeklinin görünen olmadığını belirten Yılmaz, “Adamızın ilk şeklini 1522 yılında Piri Reisin çizdiği haritada görüyoruz. 1743 depreminde ada bir kırılma yaşar. Bunun delilini de adada bulunan fay aynasından görmek mümkündür. Adanın 3’te 1 bölümü sular altında kalır. Bu tarihten sonra oradaki yapılar yıkılır ve kullanılmaktan çıkar. Bu tarihten sonra kullanılmaz. Bugün gördük ki doğa adeta adaya hakim olmuş. Adaya yüzerek çıkmak zorunda kaldık. Çıktıktan sonra bizi ilk karşılayan bir yol vardı. Yabani zeytin ağaçları bu yolu kapatmış. Zorlu ve tehlikeli bir yolculuk oldu. Oraya çıkmak isteyen olursa mutlaka tedbir alsınlar. Depremde yıkılan gözetleme evinin kiremitleri her yere dağılmış. Biz bu kiremit parçalarını tespit ettik, daha önce tespit edilmemiş merkezi yapının kapısını ilk defa gördük. Bu da sanırım ilk kez görüntülendi, bu da güzel bir sürpriz oldu. Ayakta kalan surların olduğunu gördük” ifadelerine yer verdi.
Bölgede çok sayıda balık turu düzenleyen Yusuf Kara, "Vatandaşlarımıza adamızı en iyi şekilde tanıtıyoruz. Bugüne kadar çok az sayıda kişi çıktı. Bugün hep beraber çıktık. Çok güzel görüntüler gördük. Üzerinde çok eksi yapılar var. Bugün surların kapısını da keşfettik. Daha çok yabancı turistler ilgi duyuyorlar" sözlerine yer verdi.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.09.04 11:00:25
Son Düzenlenme Tarihi :





Konyaaltı kreşlerinde 23 Nisan coşkusu

Konyaaltı Belediyesi bünyesinde yer alan kreşlerde eğitim alan minikler, birbirinden farklı etkinliklerle Atatürk’ün çocuklara armağan ettiği 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramını kutladı.
Konyaaltı Belediyesi kreşlerinde eğitim alan çocuklar, 23 Nisan coşkusunu her yıl olduğu gibi bu yıl da birbirinden renkli etkinliklerle kutladı. Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu ve ilk Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk tarafından tüm dünya çocuklarına armağan edilen 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlamaları için haftalar öncesinden hazırlıklara başlayan minikler, Toros Mahallesi’nde bulunan stadyumu şenlik alanına çevirdi. Ailelerin ve mahalle sakinlerinin de alkışlarla eşlik ettiği kutlamalar, saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başladı.
"Etkinlikler bizleri gururlandırıyor"
Saygı duruşundan sonra öğretmenleriyle birlikte hazırladıkları dans, şarkı ve şiir içerikli gösterileri sergileyen minikler, kutlamaların kapanışını da hep bir ağızdan ‘Atatürk Çocukları’ şarkısını söyleyerek yaptı. Dünyada çocuklara armağan edilen tek bayramın 23 Nisan olduğuna dikkat çeken Konyaaltı Belediye Başkanı Semih Esen, ‘’Çocuklarımız, bu gibi etkinliklerle Atatürk’ü ve milli bayramlarımızı daha iyi anlama fırsatı yakalıyor. Her yıl öğrenci kapasitesini artırdığımız kreşlerimizde yapılan bu tür etkinlikler bizleri gururlandırıyor. Hepsinin gözlerinden öpüyorum’’ dedi.

Kaynak : İHA
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.04.23 16:15:27
Son Düzenlenme Tarihi :