SON DAKİKA
header-ad

Turunç Masa 7 yaşında

Muratpaşa Belediyesi’nin yönetişim sistemi Turunç Masa, 7’nci yaşını kutladı. Belediye fuayesinde Turunç Masa çalışanlarıyla birlikte pasta kesen Belediye Başkanı Ümit Uysal’a Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği toplantısı için Antalya’da bulunan belediye başkanları eşlik etti.

Muratpaşa Belediyesi'nin 17 Kasım 2014'te çalışmalarına başlayan halkla ilişkiler ve iletişim projesi Turunç Masa, 7 yaşına girdi. Turunç Masa çalışanları, projenin doğum gününü Başkan Uysal ve Muratpaşa Belediyesi’nin ev sahipliğinde düzenlenen Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği meclis toplantısı için Antalya’da bulunan belediye başkanlarıyla birlikte pasta keserek kutladı.

Belediye fuayesinde düzenlenen etkinliğe Ankara Çankaya Belediye Başkanı Alper Taşdelen, Bursa Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, Mersin Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit, Mersin Mezitli Belediye Başkanı Neşet Tarhan katıldı.

Başkan Uysal, Turunç Masa'nın bir yönetişim sistemi olduğunu söyledi. Yönetişimin verimlilik, etkinlik, sorumluluk ve hesap verebilirlik kavramlarını içeren bir etkileşim olduğunu belirten Başkan Uysal, “Halkın iradesine göre belediyeyi şekillendiriyoruz” dedi. 


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2021.11.21 16:32:37
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Davut Çetin kimdir ?

Antalya Ticaret ve Sanayi Odası eski başkanlarından Davut Çetin; Antalya Ticaret ve Sanayi Odası'nda Meslek Komitesi Üyeliği, Bütçe Komisyonu Üyeliği, Ulaşım Komisyonu Üyeliği, Meclis Üyeliği ve Yönetim Kurulu Başkan Yardımcılığı görevlerinde bulundu. 2015 yılında Yönetim Kurulu Başkanı olarak göreve gelen Davut Çetin, 2018 yılında Antalya Ticaret ve Sanayi Odası üyelerinin yeniden Yönetim Kurulu Başkanlığına seçmelerinin ardından Türkiye'nin en önemli sivil toplum kuruluşu olan Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Yönetim Kurulu Üyesi olarak da görevyaptı.

Başkan Davut Çetin'in kendi ağzından hayat hikayesi.


29 Temmuz 1965 yılında Antalya'da dünyaya geldim.

 

İlkokulu Antalya Namık Kemal İlkokulu'nda, ortaokulu Antalya Merkez Ortaokulu'nda tamamladım. Lise eğitimim için Antalya Endüstri Meslek Lisesi Makine Bölümü’ne birincilikle kabul edilerek bu okuldan derece ile mezun oldum. Mesleki eğitimimin devamı için Akdeniz Üniversitesi Makine Ressamlığı Bölümü’nü tercih ederek yine lise yıllarında olduğu gibi buradan da bölüm birincisi olarak mezun oldum.

 

İş hayatıma ilk olarak öğrencilik yıllarım boyunca yaz aylarında babamın sanayideki iş yerinde çırak olarak başladım. Daha sonra 1987 yılında üniversiteden mezun olmamın ardından yine sanayide yedek parça ticareti yaparak devam ettirdiğim iş hayatımı, babamın kurduğu şirket olan Çetin Motor Yenileme'yi 1999 yılında devralarak sürdürdüm. Firmamızda sektörde her zaman önde gelen bir şirket olma amacıyla yaptığımız çalışmalarımız ile GMY Çetin Motor Yenileme bugüne kadar ülke çapında birçok başarı kazanmıştır.


Bunun yanında 2015 yılında İstanbul'da bir otomatik şanzıman yenileme firmasının ortağı olarak yine otomotiv sektöründe farklı alanlarda çalışmalarımı sürdürmekteyim.  


Doğduğum ve büyüdüğüm Antalya'nın bir aşığı olarak kentin her anlamda ileri gitmesi ve dünyaya örnek bir kent olması için her zaman istekli oldum.


Bu konuda sivil toplumun gücüne ve etkinliğine olan inancımla Antalya Ticaret ve Sanayi Odası'na 1999 yılında yapılan seçimlerin ardından sektörümü temsilen adım attım. Antalya Ticaret ve Sanayi Odası'nda Meslek Komitesi Üyeliği, Bütçe Komisyonu Üyeliği, Ulaşım Komisyonu Üyeliği, Meclis Üyeliği ve Yönetim Kurulu Başkan Yardımcılığı görevlerinde bulundum. Ardından 2015 yılında Yönetim Kurulu Başkanı olarak göreve geldim. 2018 yılında Antalya Ticaret ve Sanayi Odası üyelerinin yeniden Yönetim Kurulu Başkanlığına layık görmelerinin ardından Türkiye'nin en önemli sivil toplum kuruluşu olan Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Yönetim Kurulu Üyesi olarak da görev aldım. 


Antalya Ticaret ve Sanayi Odası'nın 2022 yılında yapılan seçimlerinde YSK kararı ile görev sürem tamamlanmış olup konu ile ilgili hukuki süreç halen devam etmektedir. 


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.09.14 17:44:56
Son Düzenlenme Tarihi :





RAMAZAN’DA KALP HASTALARININ DİKKAT ETMESİ GEREKEN 5 NOKTA!

Onbir ayın sultanı Ramazan, bu yıl deprem felaketi nedeniyle ülke olarak yasa boğulduğumuz bir döneme denk geldi. Birlik ve beraberliğin, dayanışma ve yardımlaşmanın öneminin en fazla anlaşıldığı bu süreçte 22 Mart gecesi ilk sahur gerçekleştirilecek. Ramazan’da bazı yanlış davranışlar kalbin üzerine binen yükü artırdığından istenmeyen sonuçlara yol açabiliyor. Peki kalp ve damar hastalığı olup oruç tutmak isteyenler nelere dikkat etmeli?

Acıbadem Taksim Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Macit Bitargil kalp hastalığı kontrol altında olan ve herhangi bir sorun yaşamayan kalp hastalarının doktor onayı olduğu taktirde oruç tutabileceğini, doktorun onay vermemesine rağmen oruç tutmalarının ise hayati riske dahi yol açabileceğini söylüyor. Doç. Dr. Macit Bitargil “Kulaktan dolma bilgiler bu süreçte ciddi tehlikeler yaratabilmektedir. Bu konu ile ilgili dünya çapında birçok çalışma yürütülmüş olmasına rağmen hala tam olarak bazı konularda bir fikir birliğine varılamamıştır. Bu yüzden her hasta ayrı olarak, ilgili hekim tarafından değerlendirilmeli ve bu karar hekimle beraber verilmelidir.” diyor. Doç. Dr. Macit Bitargil kardiyovasküler açıdan risk altında olan ancak doktorları tarafından kontrollü şekilde oruç tutmasına izin verilen hastaların mutlaka dikkat etmeleri gereken 5 noktayı anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu. 

 

İftar ile sahur arasında 2.5 litre su tüketin!

Kalp ve damar sağlığı açısından risk altında olan ancak doktoru tarafından kontrollü şekilde oruç tutmasına izin verilen hastaların su dengesini iyi ayarlamasının çok önemli olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Macit Bitargil “Su dengesi iyi ayarlanmadığı taktirde hipovolemiye (vücudun susuz kalması) bağlı kalbin iş yükünde artma, bayılma, kalp krizi ve ölüm gibi hadiseler yaşanabilmektedir. Bu nedenle özellikle iftar ve sahur arasında belirli aralıklarla yaklaşık 2-2.5 litre su tüketmek büyük önem taşımaktadır.” diyor.  

Beslenmede bunlara dikkat edin!

Susuzluğu tetikleyecek tuzlu, baharatlı gıdalardan ve asitli, şekerli içeceklerden uzak durmak gerektiğini vurgulayan Doç. Dr. Macit Bitargil, sebze ve yeşilliklerden zengin beslenmenin, kırmızı et yerine balık tüketmenin, kızartma yerine haşlama, buğulama ve ızgara yöntemi tercih edilmesinin sağlıklı olacağını söylüyor. Hamur işleri ve şerbetli tatlılardan uzak durmak, aşırı tuz içeren besinlerden kaçınmak da kalp sağlığı açısından büyük önem taşıyor. 

İlaçlarınızı doktora danışın! 

Kardiyovasküler açıdan risk altında olan bir hastanın doktoruna danışmadan oruç tutması durumunda ciddi hayati tehlikeler ortaya çıkabileceğini belirten Doç. Dr. Macit Bitargil, ilaçların ve ilaç saatlerinin doktor tarafından Ramazan’a uygun olarak düzenlenmesinin ve doktorla sıkı iletişim içerisinde olmanın da çok önemli olduğunu vurguluyor. Doç. Dr. Macit Bitargil “Özellikle mutlaka kan sulandırıcı ilaç kullanması gerekenlerin kan sulandırıcıları kesmeleri veya kullanmamaları durumunda felç riskinden yaşam kaybına dek çok ciddi sonuçlarla karşılaşılabilir.” diyor.

Spor yaparken dikkat!

Ramazan boyunca fiziksel aktivite yapmak isteyen kalp hastalarının bazı noktalara dikkat etmeleri gerekiyor. Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Macit Bitargil “Yanlış zamanda yapılacak fiziksel aktivite hali hazırda susuz kalmış bir insanda kalbin yükünü daha da artırıp istenmeyen sonuçlara, bayılmalara ve kalp krizlerine neden olabilir. O yüzden spor yapmak isteyenler kendilerini fazla zorlamadan ve doktorunun izin vermesi durumunda akşam yemek yedikten 2-3 saat sonra 30-40 dakika kadar yürüyüş yapabilirler” diyor. Doç. Dr. Macit Bitargil yemeğin hemen ardından yatmanın ise sakıncalı olduğunu, bu nedenle hareketsizlikten kaçınmak gerektiğini söylüyor.

Yeterince uyuyun

Ramazan boyunca yeterli uyku uyumanın, beynin doğru karar alma mekanizması ve hafıza, mantıksal düşünme gibi bilişsel fonksiyonlar açısından büyük önem taşıdığını vurgulayan Doç. Dr. Macit Bitargil şöyle konuşuyor: “Yeterli uyku alınmaması hatalı kararlar almaya, gün içerisinde sinirli olmaya, öfke patlamaları yaşamaya, baş ağrılarına ve stres yüklenmelerine de neden olacaktır. Bütün bunlar doğrudan ya da dolaylı olarak kalbin iş yükünü artıracak ve istenmeyen sonuçlara yol açabilecektir. Bu bakımdan iftardan sonra sahura kadar en az 4 saat kesintisiz gece uykusu uyumak, sahurdan sonra birkaç saat daha uyumak, gün içerisinde de 20 dakikalık ufak uyku molaları vermek önerilmektedir.”

 

xxxxxxx Kutu Bilgisi xxxxxxxx

Her hastaya göre değişiyor!

Yüksek tansiyonu kontrol altına alınmış hastaların, hafif-orta derecede kalp ve kalp kapak yetmezliği olanların, kalp ritim bozukluğu bulunanların doktor onayı olması durumunda kontrollü şekilde oruç tutabileceklerini söyleyen Doç. Dr. Macit Bitargil, buna karşın yakın zamanda kalp krizi geçirmiş ya da ciddi ritim bozukluğu olan hastaların, hipertansiyonu kontrolsüz seyredenlerin ve ileri derecede kalp kapak hastalığı olanların yüksek riskli kabul edildiklerini, bu nedenle oruç tutmalarının önerilmediğini vurguluyor. Acıbadem Taksim Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Macit Bitargil kalp ve damar hastalığı olanlarda özellikle kontrolsüz diyabet hastalığı ve kronik böbrek yetmezliği gibi ek hastalıklar varsa oruç tutmalarının önemli risklere yol açabileceğini; insülin kullanmayan ve diyabet ilaçları ile kan şekeri sıkı kontrol altında olan hastaların ise doktor kontrolü altında oruç tutmalarının mümkün olabildiğini söylüyor. 


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.03.22 09:34:43
Son Düzenlenme Tarihi :