SON DAKİKA
header-ad

Tütüncü, çalışanının her zaman yanında

Çalışanlarına 14 yıldır emeğinin karşılığını alın teri kurumadan ödeyen Kepez Belediyesi, EYT’den emekli olan 205 emekçinin 70 milyon 156 bin TL. tutarındaki kıdem tazminatı ve izin paralarını tek kalemde ödedi. Başkan Hakan Tütüncü, “Kepez Belediyesi’nin büyük gücü ve zenginliği çalışanlarından gelir. Bu nedenle personelimizin mutluluğu bizim en büyük önceliğimizdir. Güle güle harcasınlar.” dedi.

Kepez Belediye Başkanı Hakan Tütüncü, yine kendine yakışanı yaptı. 14 yıllık görev sürecinde çalışanlarının alın teri kuramadan ödeme yapan Kepez Belediye Başkanı Hakan Tütüncü, personelinin bir kez daha takdirini kazandı. Başkan Tütüncü’nün, talimatıyla EYT’den emekli olan 205 emekçinin 70 milyon 156 bin TL. tutarındaki kıdem tazminatı ve izin paraları tek kalemde ödendi. Kepez Belediye Başkanı Hakan Tütüncü, “Personelimizin mutluluğu bizim en büyük önceliğimizdir. Güle güle harcasınlar.” dedi. “Kepez Belediyesi’nin büyük gücü ve zenginliği çalışanlarından gelir.” diyerek sözlerini sürdüren Başkan Tütüncü, “Belediyemizde görev yapan personelimiz her gün fedakarca çalışarak belediyemizin hizmet kalitesini arttırmakta ve şehrimize değer katmaktadır. Onların emeğinin karşılığını vermek bizim en önemli görevimizdir. Bu nedenle EYT’den emekli olan 205 emekçimizin kıdem tazminatlarını ve izin paralarını tek kalemde ödedik. Toplam 70 milyon 156 bin TL. hesaplarına geçti. Bu sayede hem onların haklarını koruduk hem de onların yıllardır bize olan güvenlerini bir kez daha tazeledik. Bu uygulama ile Türkiye’de de bir ilki gerçekleştirmiş olduk” diye konuştu. -bld.bsn.


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.05.04 11:10:31
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Gökyüzünde bayılma şakasıyla başlayan korku dolu anlar

Antalya’da yaptığı şakalarla gündem oluşturan YouTuber, 150 metre yükseklikte paramotor pilotunun bayılma şakasıyla büyük korku yaşadı. Pilotun bayılma numarası ve Kuşcu’nun gökyüzünde yaşadığı panik anları kameralara yansıdı.
Antalya’da yaşayan üniversite öğrencisi Ozan Kuşcu, sosyal medya iç..

Antalya’da yaptığı şakalarla gündem oluşturan YouTuber, 150 metre yükseklikte paramotor pilotunun bayılma şakasıyla büyük korku yaşadı. Pilotun bayılma numarası ve Kuşcu’nun gökyüzünde yaşadığı panik anları kameralara yansıdı.
Antalya’da yaşayan üniversite öğrencisi Ozan Kuşcu, sosyal medya için ağırlıklı olarak şakaların olduğu dijital içerik üretiyor. Bugüne kadar hep kendi şaka yapan Kuşçu’ya, bu kez arkadaşları gökyüzünde bir şaka hazırladı. Telefonla aradıkları Kuşcu’yu Lara’da paramotorla uçuşa davet eden Uğur Kart, yaklaşık 150 metrede motoru kapatıp bayılma numarası yaptı. Bir anda motorun sesinin kesilmesiyle neye uğradığını şaşıran ve panik yapan Kuşcu, bağırarak pilotu uyandırmaya çalıştı. O anlar kameraya saniye saniye yansıdı.
GoPro kamerasına yansıyan görüntülerde Kuşcu’nun her şeyden habersiz, kamerasına el sallayarak uçuşun keyfini çıkardığı anda paramotorun motorunun durduğu ve pilotun bayıldığı görüldü.
Korku içinde seslenmeye başlayan Kuşcu, "Ağabey, Uğur ağabey, aşağı düşüyoruz" sözlerinin ardından pilot bir süre sonra kendine gelerek motoru çalıştırdı. Büyük korku ve panik yaşayan Kuşcu, "Ağabey çok korktum, çok korktum, inelim" diyerek uçuşu sonlandırmak zorunda kaldı.
Sosyal medyaya dijital içerik üreticisi ve Celal Bayar Üniversitesi Arkeoloji Bölümü öğrencisi Ozan Kuşcu (22) son zamanlarda YouTube de yaptığım şakalarla ön plana çıkmaya başladığını hatırlattı.

"Ayılmasaydı ben bayılacaktım"
Uğur Kart’ın bu yaptığı şakaları gördüğünü ve bir plan yapmaya karar verdiğini anlatan Kuşcu, "Bana güzel bir şaka hazırlamışlar. O gün evde oturuyor ve içerik üretmek için plan yapıyordum. Paramotorla beni uçurmak için aradılar, güzel fikir olacağını düşünerek kabul ettim. Ava giderken bu kez avlandım. Yaklaşık 150 metredeydik paramotorun, motor sesinin bir an kesildiğini duydum. Arkama döndüğünde pilotum Uğur ağabey bayılmıştı. Bağırmaya başladım. O ayılmasıydı ben bayılacaktım" dedi.

"Ava giderken avlandık"
Normal bir uçuş beklerken, hiç ummadığı bir şakaya maruz kaldığını dile getiren Kuşcu, "Paramotorun keyfini çıkarmak istemiştim ama hiç öyle olmadı. Yaptığım şakaların insanları nasıl korkuttuğunu anladım, bu kez daha korkunç şakalar yapmayı düşünüyorum. Ama havada değil hep karada olacağım. Bu sefer ava giderken biz avlandık" diye konuştu.
İzmir’den Antalya’ya gelen paramotor pilotu Uğur Kart, şakalarıyla sosyal medyada gündeme gelen arkadaşı Ozan Kuşcu’nun kendine bir şaka yapmak için uçuşa davet ettiğini söyledi.

"Şakalandı"
Ozan’ı havada şaka yapmak için paramotor uçuşa davet ettiklerini dile getiren Kuşcu, "Şaka nasıl yapılır anlasın istedik. Lara plajlarından yaklaşık 150 metre yüksekliğe çıktık. Yukarıda bayılmış numarası yaptım. Ozan denize düşeceğimizi zannetti ve bayağı bir korktu. Çok uzatmakta istemedim, başına bir iş gelmesin diye. Kısa kestik ama keyifli bir an oldu. Şaka yaparken bu kez fena şakalandı. Bir daha şaka yaparken düşünür. Şaka anında çok panikti ve denize düşeceğimizi düşündüm. O da bayılmasın diye ben ayılmak zorunda kaldım" ifadelerini kullandı.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.07.07 10:55:56
Son Düzenlenme Tarihi :





Acılı babanın tek umudu depremde kaybolan kızını ve eşini bulmak

Hatay’ın Antakya ilçesinde yaşayan Bulut Özgül, depremde yıkılan 12 katlı ve 250 daireli Rönesans Rezidans’ın enkazından çıkmayan kızı ve eşini bulmaya çalışıyor.
Kahramanmaraş merkezli 7,7 ve 7,6 büyüklüğündeki depremlerin ardından Hatay’ın Antakya ilçesinde "cennetten bir kare" olarak pazarlanan 12 katlı ve 250 daireli Rönesans Rezidans’ın yıkılmasıyla yüzlerce kişi hayatını kaybetti. Burada kızı ve eşiyle beraber A2 Blok 138 numaralı dairede yaşayan Bulut Özgül, şehir dışında olduğu 6 Şubat günü depreme yakalanmadı. Ancak evde bulunan 16 aylık kızı Esila Özgül, eşi Nagihan Meryam Özgül (32) ve kaynanası enkaz altında kaldı. Arama kurtarma çalışmalarında kaynana Nejla Abı’nın (63) cansız bedenine ulaşılırken, Esila Özgül ve anne Nagihan Meryem Özgül’e ulaşılamadı.
Yaşananları İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine anlatan Bulut Özgül, kızı ve karısını aramak için çalıştıklarını ancak halen bir haber alamadıklarını söyledi. Özgül, depremden 9 saat sonra bölgeye geldiğini ve binanın yıkılmış olduğunu gördüğünü belirterek, “Hemen eşimi ve kızımı aramaya başladım. Enkazların arasına girip kızımın ve eşimin isimlerini haykırmaya başladım. Tam olarak kendimde olmadığım için bir şekilde gene binanın ön tarafına gelmişim. Burada binanın enkazından canlı çıkanlarla görüşmeye başladım. O ara binanın sağ tarafında bulunan petrol bölgesine geçmeye başladım. Petrolün yanında Hatay Rönesans Rezidans’ta kantin ve restoran işletmecisi olan Hülya ablayı gördüm. Kendisi saat 04.50’de enkaz bölgesine geldiğini söyledi. Çünkü kendi yakınları da rezidansta yaşıyordu. Bana ‘Bulut kesinlikle ne ölüler arasında de ne yaşayanlar arasında Nagihan ve Esila yok, eğer görmüş olsaydım, ölü veya diri ben zaten alırdım onları’ dedi” diye konuştu.

“Çıkarılanların ölü ve diri olarak ortalama yüzde 70’ini de gördüm ama eşime ve kızıma rastlamadım”
Madencilerle birlikte tünel açtıklarını ve arama çalışmalarına durmadan devam ettiklerini ifade eden Özgül, “Sığınak dedikleri yere indik. Tabii sığınak diye bir yer yoktu, eksi 2’nci katta otopark vardı. O otoparkta arabaların üstünde toz bile yoktu. Keşke millet eksi 2’nci kata düşseydi, burada 3-4 ay yaşanırdı, temiz su boruları patlamıştı. Burada bulunan arabaların içine de baktık ama kimse yoktu. Enkaz başında Şubat’ın 6’sından 22’sine yani temel kalkana kadar çalıştık. Orada eşim ve kızıma hiçbir şekilde rastlayamadık. Oradan çıkarılanların ölü ve diri olarak ortalama yüzde 70’ini de gördüm gene rastlamadım. Şöyle de bir durum söz konusu, o binada yatak odaları yok. Bir malzeme bulsaydık eğer oradan ilerleyecektik ama A2 Blok’taki yatak odaları ortada yoktu. Tabii enkaz çalışmaları bittikten sonra artık çıkmadığını gördük. Aynı daireden depremin 9’uncu günü kaynanamı çıkardık” açıklamasında bulundu.

“Kızımla eşim hakkında hiçbir bulguya ulaşamadım”
Enkaz çalışmaları bittikten sonra Adana, Mersin, Kayseri gibi yakın şehirlerde kızını ve eşini aradığını söyleyen Özgül, “Hastanelerde resimlere baktım, morgları gezdim, ölülerin çekilmiş fotoğraflarına baktım, yani yapılabilecek her şeyi yaptım ama kızımla eşim hakkında hiçbir bulguya ulaşamadım. Enkaz alanında kızımla, eşimle ilgili hiçbir şey bulamadım zaten. Bir eşyalarını bulsam ‘burada olabilirler’ diyeceğim. Enkaz altında her cenaze çıktığında girip baktım veya bir evrak, bir bulgu bulduğumda neredeyim diye baktım. 10’uncu kattan birini bulduğumuzda ondan aldığımız bilgi ile ‘Tamam daha 10’uncu kattayız’ diyorum ve biraz daha ileriye gitmeye çalışıyorum. Bu arada diğer tarafta da diğer arkadaşlar bakıyorlar. Koordineli bir şekilde işin içine girdik ama ben kendi eşimi ve çocuğumu halen bulamadım. Şu anda yaklaşık 65 gün oldu sanırım, unuttum çünkü” şeklinde konuştu.

“Çocuğumu ve eşimi bu bölgede gördüklerini ve çok tedirgin olduklarını söylediler”
Özgül, kızı ve eşiyle ilgili çalışmalara yılmadan devam ettiğini dile getirerek, “Yapıştırmalar olsun, reklamlar olsun, her türlü yola başvurdum. Kızım ve eşimle alakalı Antalya bölgesinde görüldüğü duyumunu aldım. Tabii bunu söyleyen beni açık numaradan aramadı. Çocuğumu ve eşimi bu bölgede gördüklerini ve çok tedirgin olduklarını söylediler. Tam bir konum istedim ama o ara kapattılar telefonu zaten. Bu aramadan sonra yaşadıklarına olan inancım yüzde 90’a çıktı. Buradan sesleniyorum; ben babasıyım. Deprem esnasında belki aldınız çocuğumu ve kimsesiz olduğunu düşünüyorsunuz. Kızımın babası benim, Esile Özgül benim kızım. Benim canım yanarken ne ona annelik edebilirsiniz, ne babalık ne de ondan size evlat olur” ifadelerine yer verdi.
Özgül arama çalışmalarına kızının ve eşinin ölü veya diri haline ulaşmadan son vermeyeceğini, bulana kadar aramalara devam edeceğini dile getirdi.

Kaynak : İHA
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.04.15 15:23:54
Son Düzenlenme Tarihi :